İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14299 E. 2012/16795 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu↗ i̇i̇k 257↗ emredici hüküm↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davaya konu kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava; ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Anılan kanunun yürürlük kanunu olan 6101 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi hükmüne göre, uyuşmazlığa uygulanması gereken kanun 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu hükümleridir. Kredi sözleşmelerinin imza tarihinin ve kredinin kullandırılma tarihinin 01/07/2012 tarihinden önce olması nedeni ile uyuşmazlıkta 6101 sayılı Yasa'nın 4 üncü maddesinin uygulanması söz konusu edilemeyeceği gibi yeni Borçlar Kanunu ile düzenlenen genel işlem koşullarına aykırılık da; Yürürlük Kanunu'nun 2 inci maddesi kapsamında değerlendirilemez. Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2478 E. 2013/4623 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebe dayanak banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanması açısından yasanın öngördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK’nun .... maddesi kapsamından bir kabulün de bulunmadığı açıkça anlaşılmakla sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7.maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14301 E. 2012/16818 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7'nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararını bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşmeler, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2482 E. 2013/4162 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · kamu düzeni · kefil · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaYürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de «temerrüt», sona erme ve «tasfiye» söz konusu olmadığından ve salt «genel işlem şartlarına» aykırılık «kamu düzeni» ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi, 7. maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından, mahkemece İİK.
Mahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu «kefiller» yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13983 E. 2012/17248 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · emredici hüküm · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl borçlu ... hakkında talebin kabülüne, «kefiller» ..., İsmail ŞIK ve ... hakkında ise davaya konu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlanması açısından, yasanın ön gördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, TBK’nun 21'ci maddesi kapsamında bir kabulünün de bulunmadığı sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu, TBK'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen, genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, Yürürlük Yasasının 2, 3, 4'cü ve 7'ci maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin, ne zaman düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, 6098 sayılı TBK'nun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve bu nedenle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak yapılmış sözleşme uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan «kredi sözleşmesinin» mülga 818 sayılı yasanın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · kamu düzeni · kefil · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaYürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda «temerrüt», sona erme ve «tasfiye» söz konusu olmadığından ve salt «genel işlem şartlarına» aykırılık «kamu düzeni» ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından mahkemece İİK.
Mahkemece, asıl borçlu ... hakkında talebin kabülüne, «kefiller» ..., İsmail ŞIK ve ... hakkında ise davaya konu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlanması açısından, yasanın ön gördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, TBK’nun 21'ci maddesi kapsamında bir kabulünün de bulunmadığı sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu, TBK'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen, genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, Yürürlük Yasasının 2, 3, 4'cü ve 7'ci maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin, ne zaman düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, 6098 sayılı TBK'nun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve bu nedenle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak yapılmış sözleşme uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2287 E. 2013/3762 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka «kredi sözleşmesi» «genel işlem koşullarına» aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanımı» teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · dürüstlük kuralı · kefil · teminat
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka «kredi sözleşmesi» «genel işlem koşullarına» aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanımı» teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş.
Şti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14300 E. 2012/16819 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · emredici hüküm · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşullarına» ilişkin kuralların «emredici» nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, “Geçmişe Etkili Olma” kuralını düzenleyen 2., 3., 4. ve 7. maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman akdedilmiş olurlarsa olsunlar 6098 sayılı TBK'nun hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak imzalanmış davaya konu banka «kredi sözleşmesi» uyarınca yapılan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstem «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan «kredi sözleşmesinin» mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir.
Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda «temerrüt», sona erme ve «tasfiye» söz konusu olmadığından, salt «genel işlem şartlarına» aykırılık, «kamu düzeni» ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulanma koşulları da yer almadığından mahkemece İİK «257». maddeki koşullar oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar vermek gerekirken yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · kamu düzeni · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaYürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda «temerrüt», sona erme ve «tasfiye» söz konusu olmadığından, salt «genel işlem şartlarına» aykırılık, «kamu düzeni» ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulanma koşulları da yer almadığından mahkemece İİK «257». maddeki koşullar oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar vermek gerekirken yazılı şekilde «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14299 E. , 2012/16795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2012 tarih ve 2012/690-2012/691 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dışı şirkete müvekkili bankaca kredi kullandırıldığını, ... ve ...'in kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, borçlunun kredi ödemelerini sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, alacaklarının muaccel hale geldiğini, çekilen ihtara rağmen ödenmediğini, asıl borçlu tarafından ipotek verildiğini, borçluların mal kaçırma hazırlıklarına girdiğini belirterek borçluların mal, hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20.
maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava; ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Anılan kanunun yürürlük kanunu olan 6101 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi hükmüne göre, uyuşmazlığa uygulanması gereken kanun 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu hükümleridir. Kredi sözleşmelerinin imza tarihinin ve kredinin kullandırılma tarihinin 01/07/2012 tarihinden önce olması nedeni ile uyuşmazlıkta 6101 sayılı Yasa'nın 4 üncü maddesinin uygulanması söz konusu edilemeyeceği gibi yeni Borçlar Kanunu ile düzenlenen genel işlem koşullarına aykırılık da; Yürürlük Kanunu'nun 2 inci maddesi kapsamında değerlendirilemez.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 22/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064488100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz