Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12142 E. 2012/16629 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Zamanaşımı
- ['6102/644']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu↗ yetkili hamil↗ yetki itirazı↗ rehin↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ yetki↗ asıl alacak↗ çek↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin (Alibeyköy) İstanbul Ticaret Mahkemeleri’nin yetki alanında bulunduğu gerekçesiyle davalının yetki itirazının reddine karar verilmesi sonucu devam edilen yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Sevinç İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten aldığı çeki davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere davacı bankaya ciro ettiği, ibraz tarihinde karşılığı olmadığından ödenmeyen çek nedeniyle davalının davacı bankaya karşı borçlu olduğu, çekin kredi borcunun teminatı olarak verildiğinin iki tarafın da kabulünde olması nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın kredi alacağının 154.352, 23 TL olarak hesaplanması karşısında bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 154.352,23 TL alacağın 150.000,00 TL asıl alacak kısmının dava tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen yetki itirazına ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı keşidecinin zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak amacıyla ciro yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” şerhi konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nun 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Bu durumda çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı yetkili hamili olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11986 E. 2014/4760 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı ['6102/644'] · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
2-Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» oluşturmak amacıyla «ciro» yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” «şerhi» konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Poliçeye ait olup, «çek» hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nun 730. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Somut olayda, davacı Banka davaya konu çeki «teminat» amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nın 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nın 644'üncü maddesine dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın dava konusu çeki 3. kişiye verilen kredinin «teminatı» olarak aldığı, «çek» «keşide tarihi» olan 28/7/2011 tarihi itibariyle davacı bankanın dava dışı kredi borçlusundan 20.000 TL'nin çok üzerinde alacaklı olduğu, yine dava tarihi olan 07/02/2012 tarihi itibariyle nakit kredilerden dolayı 19.932,47 TL alacaklı olduğu, gayrinakti kredilerden dolayı alacağını delillendiren belge sunmadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının 19.932,47 TL «sebepsiz zenginleştiği» miktarı talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.832,47 TL'nin çekin keşide tarihinin 28/07/2011 oluşu dikkate alındığında «ibraz» tarihinin «son» günü olan 08/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4568 E. 2015/11537 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · asıl alacak · zamanaşımı ['6102/644']
İncelediğiniz karardaBu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
2-Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» oluşturmak amacıyla «ciro» yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” «şerhi» konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin (Alibeyköy) İstanbul Ticaret Mahkemeleri’nin «yetki» alanında bulunduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» reddine karar verilmesi sonucu devam edilen yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Sevinç İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten aldığı çeki davacı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere davacı bankaya «ciro» ettiği, «ibraz» tarihinde karşılığı olmadığından ödenmeyen «çek» nedeniyle davalının davacı bankaya karşı borçlu olduğu, çekin kredi borcunun teminatı olarak verildiğinin iki tarafın da kabulünde olması nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın kredi alacağının 154.352, 23 TL olarak hesaplanması karşısında bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 154.352,23 TL alacağın 150.000,00 TL «asıl alacak» kısmının dava tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞubesi çekinin kredi ilişkisi nedeniyle «teminat» olarak «lehtar» tarafından davacı bankaya «ciro» edilmiş olduğu, çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya «ibraz» edilmediği, bu nedenle senede dayanan hakların kaybedildiği, ancak TTK 644. maddesi gereği «sebepsiz zenginleşme» koşullarının oluştuğu, «zamanaşımına» uğramış «çek» nedeniyle davalı-«keşidecinin» sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davacı bankanın çek miktarı olan 20.000,00 TL alacağına 09/05/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren 05/03/2012 dava tarihine kadar %15 «ticari faiz»/«avans faizi» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.508,33 TL dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 22.508,33 TL'nin davalıdan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz ( 11.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı bankanın davaya konu çeki «teminat» amacıyla aldığı, dosya kapsamı, bankaca temyiz edilmeyen mahkeme kararı gerekçesinden anlaşılmış olup, yukarıda açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı banka «yetkili hamil» kabul edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · lehtar · ticari faiz · işlemiş faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaŞubesi çekinin kredi ilişkisi nedeniyle «teminat» olarak «lehtar» tarafından davacı bankaya «ciro» edilmiş olduğu, çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya «ibraz» edilmediği, bu nedenle senede dayanan hakların kaybedildiği, ancak TTK 644. maddesi gereği «sebepsiz zenginleşme» koşullarının oluştuğu, «zamanaşımına» uğramış «çek» nedeniyle davalı-«keşidecinin» sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davacı bankanın çek miktarı olan 20.000,00 TL alacağına 09/05/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren 05/03/2012 dava tarihine kadar %15 «ticari faiz»/«avans faizi» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.508,33 TL dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 22.508,33 TL'nin davalıdan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «keşidecisi» davalı, «keşide tarihi» 31/11/2010, meblağı 20.000,00 TL olan, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6984 E. 2012/14883 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaBu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin (Alibeyköy) İstanbul Ticaret Mahkemeleri’nin «yetki» alanında bulunduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» reddine karar verilmesi sonucu devam edilen yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Sevinç İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten aldığı çeki davacı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere davacı bankaya «ciro» ettiği, «ibraz» tarihinde karşılığı olmadığından ödenmeyen «çek» nedeniyle davalının davacı bankaya karşı borçlu olduğu, çekin kredi borcunun teminatı olarak verildiğinin iki tarafın da kabulünde olması nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın kredi alacağının 154.352, 23 TL olarak hesaplanması karşısında bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 154.352,23 TL alacağın 150.000,00 TL «asıl alacak» kısmının dava tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» oluşturmak amacıyla «ciro» yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” «şerhi» konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · son hamil · lehtar · bedelsizlik · iyiniyet · kötüniyet · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5755 E. 2011/16419 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · hamil · keşideci · çek · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı ['6102/644'] · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
2-Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» oluşturmak amacıyla «ciro» yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” «şerhi» konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Poliçeye ait olup, «çek» hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nun 730. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan davacı banka çekin «yetkili hamili» olmadığından TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca da hak sahibi olamaz.
Mahkemece, davacının çekin «zamanaşımına» uğraması ve karşılıksız çıkması nedeniyle alacağını alamadığı, bu şekilde «keşidecinin» mal varlığında çoğalma meydana geldiği gerekçesiyle, 30.000 TL «çek» bedelinin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile, Antalya 1.
TTK.'nun 730 ncu maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı yasanın 601 nci maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · yasal faiz
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/10346 sayılı dosyası ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere, tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının çekin «zamanaşımına» uğraması ve karşılıksız çıkması nedeniyle alacağını alamadığı, bu şekilde «keşidecinin» mal varlığında çoğalma meydana geldiği gerekçesiyle, 30.000 TL «çek» bedelinin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile, Antalya 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12142 E. , 2012/16629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2010 tarih ve 2008/312-2010/279 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Demet Yargıç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Sevinç İnşaat Malzemeleri Taş....Ltd.Şti.’nin müvekkili bankanın kredi müşterisi olup, müvekkilinin krediyi teminen kendisine ciro edilen ve davalının düzenleyip imzaladığı çekten dolayı alacaklı olduğunu, sözkonusu çekin yasal süresi içinde bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığını, başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulması üzerine İcra Hukuk Mahkemesi tarafından zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalı bakımından takibin iptaline karar verildiğini, bu durumda davalının ödemekle yükümlü olduğu halde ödemediği çekten dolayı haksız ve sebepsiz yere zenginleşmiş bulunduğunu ileri sürerek, davalının ödemediği çekten dolayı sebepsiz iktisaba dayalı olarak 193.062,50 TL’nin dava tarihinden itibaren asıl alacak olan 150.000,00 TL’sine işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Alibeyköy’de bulunması nedeniyle davada Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini istemiş, esasa ilişkin olarak da davaya konu çekin müvekkili tarafından Sevinç İnşaata kredi alabilmesi amacıyla hatıra binaen verilmiş bir çek olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya ve asıl borçlu Sevinç İnşaata hiçbir nam ve hesap altında bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin (Alibeyköy) İstanbul Ticaret Mahkemeleri’nin yetki alanında bulunduğu gerekçesiyle davalının yetki itirazının reddine karar verilmesi sonucu devam edilen yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Sevinç İnşaat Ltd.Şti.’nin davalı şirketten aldığı çeki davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere davacı bankaya ciro ettiği, ibraz tarihinde karşılığı olmadığından ödenmeyen çek nedeniyle davalının davacı bankaya karşı borçlu olduğu, çekin kredi borcunun teminatı olarak verildiğinin iki tarafın da kabulünde olması nedeniyle dava tarihi itibariyle davacı bankanın kredi alacağının 154.352, 23 TL olarak hesaplanması karşısında bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 154.352,23 TL alacağın 150.000,00 TL asıl alacak kısmının dava tarihinden itibaren % 27 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen yetki itirazına ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı keşidecinin zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla TTK’nun 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Dava konusu çek, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak amacıyla ciro yolu ile davacı bankaya geçmiş olup, çekin arkasında “Bedeli teminat içindir” şerhi konularak davacıya ciro edilmiştir.Esasen bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Poliçeye ait olup, çek hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nun 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır. Bu durumda çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin ciro edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.Somut olayda, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı yetkili hamili olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064404800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz