İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9058 E. 2012/15715 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ illiyet bağı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ rücuen tazminat↗ icra takibine itiraz↗ üçüncü kişi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, su borularının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında kusur olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan sorumludur. Başka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “kusursuz” sorumluluk olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin ağır kusuru”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “mücbir sebep” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, sigortalı işyerinin davalılara ait dairenin patlayan su borularından sızan su nedeniyle hasarlandığı, su borularının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı ve bunun önüne geçilmesinin mümkün olmadığı yapı malikleri olan davalıların kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu sorumluğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez. Bina malikinin sorumluluğu objektif nitelik taşımaktadır. Yinelemek gerekirse, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile illiyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır. O halde; su borularının patlamasına sebep olduğu iddia edilen don olayının illiyet bağını kesen ve davalı bina maliklerinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden denetimine uygun yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/818 E. 2011/10178 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Yinelemek gerekirse, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» ile «illiyet bağının» kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
… larının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında «kusur» olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya «kusursuz sorumluluk» halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · rücuen alacak · işyeri sigorta poliçesi · özen yükümlülüğü · işyeri sigortası · hasar
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde «hasar» oluşumuna sebep veren inşaatın davalıya ait arsa üzerine yapıldığı ancak davalı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşme uyarınca inşaatın neden olduğu tü …
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1550 E. 2011/10176 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · rücuen tazminat · üçüncü kişi · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Yinelemek gerekirse, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» ile «illiyet bağının» kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
… larının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında «kusur» olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya «kusursuz sorumluluk» halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca «rücuen tazminat» alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · iş bölümü · hasar
Benzer bu karardaBu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Somut olayda davalı bağımsız «bölüm» maliki de savunmasında, «hasara» neden olan su tesisatının binanın projesine aykırı olarak sigortalı konumundaki kiracı tarafından sonradan yapıldığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu savunmanın yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda karar yerinde tartışılmaksızın «eksik incelemeyle» hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasardan bağımsız «bölüm» maliki davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13009 E. 2010/10238 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
… larının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında «kusur» olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya «kusursuz sorumluluk» halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yinelemek gerekirse, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» ile «illiyet bağının» kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
Benzer bu karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz" sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Dava konusu olayda, yangının çıkış nedeni, sorumlusunun kim olduğu, bina malikinin sorumluluğunu kaldıran (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»”) bir hal olup olmadığı, davalı tarafın sorumlu olması halinde davacı tarafın isteyebileceği tazminat miktarının tespiti açısından konularında uzman teknik bilirki …
… nolu dükkanların davalıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, meydana gelen yangının davalıların maliki olduğu 82, 84 ve 86 nolu bağımsız bölümden çıktığı, binanın «kat mülkiyeti» esasına göre bölündüğü yangının binanın ortak yerlerinden sayılan bir yerden çıktığının iddia ve ispat edilemediği, diğer kat malikleri «dahil» olmaksızın davalıların sorumlu olacağı, BK 58.maddesi uyarınca bina sahibi davalıların meydana gelen zarardan «kusur»-kusurlu aranmaksızın sorumlu olduğu gerekçesiyle, 85.000,00 YTL'nın 13.03.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · kat mülkiyeti · dahili dava
Benzer bu kararda… nolu dükkanların davalıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, meydana gelen yangının davalıların maliki olduğu 82, 84 ve 86 nolu bağımsız bölümden çıktığı, binanın «kat mülkiyeti» esasına göre bölündüğü yangının binanın ortak yerlerinden sayılan bir yerden çıktığının iddia ve ispat edilemediği, diğer kat malikleri «dahil» olmaksızın davalıların sorumlu olacağı, BK 58.maddesi uyarınca bina sahibi davalıların meydana gelen zarardan «kusur»-kusurlu aranmaksızın sorumlu olduğu gerekçesiyle, 85.000,00 YTL'nın 13.03.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen …
Dava, davalı tarafın maliki bulunduğu işyerinde çıkan yangında, davacı şirkete yangın «sigorta poliçesi» ile sigortalı işyerinde bulunan emtianın da zarar gördüğü iddiasıyla, davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7782 E. 2012/490 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · rücuen tazminat · üçüncü kişi · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Yinelemek gerekirse, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» ile «illiyet bağının» kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
… larının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında «kusur» olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya «kusursuz sorumluluk» halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · iş bölümü · cy/cy kaydı · hasar · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda da dosyaya «ibraz» olunan tapu «kaydına» göre davalılar zarara neden olduğu bildirilen 6 nolu bağımsız «bölümün» maliki bulunmalarının yanı sıra mahkeme gerekçesinin aksine teknik bilirkişi raporunda “zarara sebebiyet veren spiral borunun oldukça uzun olduğu ve TSE’siz malzeme kullanıldığının” tespit edilmiş olması karşısında davanın yazılı gerekçeyle ret edilemeyeceği açıktır.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» oluşumuna sigortalı işyerinin üst katındaki klozete temiz su bağlantısını sağlayan spiral borunun patlamasının neden olduğu, bu nedenle binanın ortak su tesisatından ve gereği gibi yapılmaması veya bakımsızlığından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7568 E. 2012/15430 K.
Ortak:mücbir sebep · kusursuz sorumluluk · ağır kusur · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “«kusursuz” sorumluluk» olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin «ağır kusuru»”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “«mücbir sebep»” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Yinelemek gerekirse, «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «kusuru» ile «illiyet bağının» kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
… larının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında «kusur» olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya «kusursuz sorumluluk» halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak illiyet bağını kesen, zarar görenin «ağır kusuru», «üçüncü kişinin» ağır kusuru veya «mücbir sebep» var ise bunları kanıtlayarak «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · kusur oranı · alacak davası · kesin hüküm
Benzer bu kararda1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2010 tarihi itibariyle 1.430 TL’ye çıkarılmıştır.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu sorumluluk «kusura» dayanmadığı gibi, malikin «kurtuluş beyyinesi» getirmesi de mümkün değildir.
Somut olayda, yukarıda belirtildiği şekilde bina maliklerinin objektif sorumluluğuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı ... şirketinin sigortalısının %50 «kusur oranına» göre hesaplanan tazminat miktarında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9058 E. , 2012/15715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kulu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2011 tarih ve 2008/54-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan iş yerindeki emtianın 10/02/2006 tarihinde ... ve ...'a ait, kiracısı ... olan dairenin patlayan su borusundan sızan su nedeni ile hasarlandığını, 1.618,00 TL hasar bedelinin 10/03/2006 tarihinde davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalılar aleyhine girişilen icra takibine yapılan itiraz sonucu icra takibinin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, su borularının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı, bilirkişi raporlarına göre bunun önüne geçmenin mümkün olmadığı, binanın yapımında kusur olmadığı gibi yapı malikleri olan davalıların da bir kusurunun bulunmadığı, yapı maliki davalılar açısından kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan sorumludur. Başka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu “kusursuz” sorumluluk olup, binanın neden olduğu tüm zararları, (sebep-sonuç ilişkisini kesen “zarar görenin ağır kusuru”, “3. şahsın ağır kusuru” veya “mücbir sebep” dışındaki) karşılamakla yükümlüdür.
Dava konusu olayda, mahkeme gerekçesinde, sigortalı işyerinin davalılara ait dairenin patlayan su borularından sızan su nedeniyle hasarlandığı, su borularının patlamasının yapımındaki bir kusurdan değil, don olayından kaynaklandığı ve bunun önüne geçilmesinin mümkün olmadığı yapı malikleri olan davalıların kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de BK.nın 58. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina maliklerinin bu sorumluğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez. Bina malikinin sorumluluğu objektif nitelik taşımaktadır. Yinelemek gerekirse, mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile illiyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
O halde; su borularının patlamasına sebep olduğu iddia edilen don olayının illiyet bağını kesen ve davalı bina maliklerinin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden denetimine uygun yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063982000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz