6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5523 E. 2012/15169 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 167 olumsuz oy temlik tebligat ıslah ihtarname yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 165BK 167 · HUMK — HUMK 288

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketlerin tebliğ adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olduğu, bu nedenle temlikin tebliğine dair davetiyenin usulüne uygun yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan davetiyeden dolayı temlikten haberi bulunmayan davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin diğer davalıya yaptığı ödemenin yerinde bulunduğu, bu nedenle davacının temliknameye dayanarak yeniden bu alacağı isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, temliknameye dayalı alacak istemine ilişkindir.Dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın özü, davalı borçlunun temliknameden sonra temlik edene yaptığı ödemenin BK’nun 165. maddesi kapsamında hüsnüniyetli bir ödeme olup olmadığında toplanmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde temliknamenin temlik edene yaptığı ödemeden önce davalı borçlu Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye bildirilip bildirilmediğinin belirlenmesi önem kazanmaktadır.

Borçlar Kanunu’nun 165. maddesinde temlikin bildirimi için bir şekil öngörülmemiştir. Esasen anılan maddede belirtilen “bildirim” kavramını bir hukuksal işlemdeki irade beyanından farklı olarak, temlikin borçlunun bilgi alanına ulaşması, temlike ıttıla etmesi olarak tanımlamak gerekir. Nitekim, BK’nun 167. maddesinde de borçlunun temlike “vakıf olması”ndan söz edilmekle, kanun koyucunun temlik bildiriminin her türlü yolla borçluya yapılabileceğini, borçlunun temlike ıttıla etmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğunu benimsediği anlaşılmaktadır. Bu durumda da temellük edenin temliknamenin borçluya bildirildiğini, bir başka deyişle onun bilgi alanına ulaştığını HUMK’nun 288 ve devamı maddelerinde öngörüldüğü biçimde kanıtlaması gerekmektedir.

Mahkemece, temlikin tebliğine dair davetiyenin usulüne uygun yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan davetiyeden dolayı temlikten haberi bulunmayan davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin diğer davalıya yaptığı ödemenin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı yanca bildirimin ispatı zımnında dosyaya sunulan 03.09.2007 tarihli faks yazısı hiç değerlendirilmediği gibi gerek işbu yazının gönderildiği gerekse noter ihtarnamesinin tebliğ edildiği davalı şirkete ait yerin niteliği ve Arıcılar Kereste İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’ne ödenen temlike konu miktarın Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin merkezi tarafından mı yoksa tebligatın çıkarıldığı birimi tarafından mı ödendiği hususları üzerinde de durulmamıştır.Bu itibarla, mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durularak yapılacak değerlendirme sonucuna göre yapılan tebligatın kanunun aradığı borçluya bildirim niteliğinde olup olmadığı ile davalı borçlu tarafından temlik edene yapılan ödemenin Borçlar Kanunu’nun 165. maddesi uyarınca kendisini borçtan kurtaran bir ödeme olup olmadığı hususlarının tespiti gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Öte yandan, kabul şekline göre de davacı tarafından verilen ıslah dilekçesinde yapılan tebligatın geçerli olduğu yönündeki iddialarının mahkemece kabul edilmemesi halinde bu kez davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin tebliği kabul ederek alan personelinin kendi yetkisinde olmayan bir işlemi yapması nedeniyle davacıya verdiği zarardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, buna göre inceleme yapılması da istenmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmayarak davacının ıslah dilekçesindeki iddia ve istemleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde Arıcılar Kereste İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin de davalı olarak gösterilmesi ve dava dilekçesinin içeriğinden davaya konu miktardan anılan davalının da sorumlu tutulmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece bu davalı yönünden de bir değerlendirme yapılmayarak bu davalı hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3732 E. 2020/919 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4655 E. 2013/11262 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Harç

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/173 E. 2011/7489 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11775 E. 2011/17170 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2752 E. 2013/19377 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5523 E.  ,  2012/15169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/12/2009 tarih ve 2008/170-2009/355 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/10/2012 günü temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinde bulunan davacı vekilinin duruşma (mürafaa) isteminden vazgeçerek incelemenin dosya üzerinde yapılmasını talep etmesi üzerine duruşma yapılmasına yer olmadığına karar verildikten sonra, dosya üzerinde yapılan incelemede Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Arıcılar Kereste İnş. Taah Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin diğer davalı Danone Hayat Gıda San.ve Tic.A.Ş.’den olan alacağını temlikname ile aldığını ve temliknamenin 04.09.2007 tarihinde davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye tebliğ edildiğini, ayrıca durumun anılan şirkete 03.09.2007 tarihinde faks ile de bildirildiğini, ancak davalının müvekkili tarafından temlik alınan alacağı 06.09.2007 ve 11.09.2007 tarihlerinde temlik eden Arıcılar Kereste İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd.Şti’nin banka hesabına havale yapmak suretiyle ödediğini, temlik edilen parayı müvekkiline ödemeyen davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin iyi niyetli davranmadığını ileri sürerek, müvekkiline temlik edilen 29.629,80 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile de öncelikle temlik edilen miktarın davalı Danone Hayat Gıda San.

ve Tic. A.Ş.’den alınmasına, mahkemece temlike ilişkin olarak yapılan tebliğin geçerli olmadığına karar verilmesi halinde ise kendini tebligatı almaya yetkili olarak tanıtan davalı Danone A.Ş. çalışanı Mehmet Güler’in müvekkilinin zarara uğramasına neden olması karşısında BK.’nun 100. maddesi uyarınca davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin 29.629,80 TL ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı Danone Hayat Gıda San.ve Tic. A.Ş. vekili, davaya konu temliknamenin müvekkili tarafından tebliğ alınmadığını, bu nedenle de temlikten haberi olmayan müvekkilinin yapması gereken ödemeleri vadelerinde Arıcılar Kereste Ltd.Şti.’ne yaptığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddiasının yerinde bulunmadığını, tebligatın yapıldığı Mehmet Güler’in de tebliğleri alma görevinin olmadığını savunarak, davanın ve ıslahın reddini istemiştir.

Davalı Arıcılar Kereste İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd.Şti. davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketlerin tebliğ adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olduğu, bu nedenle temlikin tebliğine dair davetiyenin usulüne uygun yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan davetiyeden dolayı temlikten haberi bulunmayan davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin diğer davalıya yaptığı ödemenin yerinde bulunduğu, bu nedenle davacının temliknameye dayanarak yeniden bu alacağı isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, temliknameye dayalı alacak istemine ilişkindir.Dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın özü, davalı borçlunun temliknameden sonra temlik edene yaptığı ödemenin BK’nun 165. maddesi kapsamında hüsnüniyetli bir ödeme olup olmadığında toplanmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde temliknamenin temlik edene yaptığı ödemeden önce davalı borçlu Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’ye bildirilip bildirilmediğinin belirlenmesi önem kazanmaktadır.

Borçlar Kanunu’nun 165. maddesinde temlikin bildirimi için bir şekil öngörülmemiştir. Esasen anılan maddede belirtilen “bildirim” kavramını bir hukuksal işlemdeki irade beyanından farklı olarak, temlikin borçlunun bilgi alanına ulaşması, temlike ıttıla etmesi olarak tanımlamak gerekir. Nitekim, BK’nun 167. maddesinde de borçlunun temlike “vakıf olması”ndan söz edilmekle, kanun koyucunun temlik bildiriminin her türlü yolla borçluya yapılabileceğini, borçlunun temlike ıttıla etmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğunu benimsediği anlaşılmaktadır. Bu durumda da temellük edenin temliknamenin borçluya bildirildiğini, bir başka deyişle onun bilgi alanına ulaştığını HUMK’nun 288 ve devamı maddelerinde öngörüldüğü biçimde kanıtlaması gerekmektedir.

Mahkemece, temlikin tebliğine dair davetiyenin usulüne uygun yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan davetiyeden dolayı temlikten haberi bulunmayan davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin diğer davalıya yaptığı ödemenin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı yanca bildirimin ispatı zımnında dosyaya sunulan 03.09.2007 tarihli faks yazısı hiç değerlendirilmediği gibi gerek işbu yazının gönderildiği gerekse noter ihtarnamesinin tebliğ edildiği davalı şirkete ait yerin niteliği ve Arıcılar Kereste İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’ne ödenen temlike konu miktarın Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin merkezi tarafından mı yoksa tebligatın çıkarıldığı birimi tarafından mı ödendiği hususları üzerinde de durulmamıştır.Bu itibarla, mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durularak yapılacak değerlendirme sonucuna göre yapılan tebligatın kanunun aradığı borçluya bildirim niteliğinde olup olmadığı ile davalı borçlu tarafından temlik edene yapılan ödemenin Borçlar Kanunu’nun 165.

maddesi uyarınca kendisini borçtan kurtaran bir ödeme olup olmadığı hususlarının tespiti gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Öte yandan, kabul şekline göre de davacı tarafından verilen ıslah dilekçesinde yapılan tebligatın geçerli olduğu yönündeki iddialarının mahkemece kabul edilmemesi halinde bu kez davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin tebliği kabul ederek alan personelinin kendi yetkisinde olmayan bir işlemi yapması nedeniyle davacıya verdiği zarardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, buna göre inceleme yapılması da istenmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmayarak davacının ıslah dilekçesindeki iddia ve istemleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde Arıcılar Kereste İnş.

Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin de davalı olarak gösterilmesi ve dava dilekçesinin içeriğinden davaya konu miktardan anılan davalının da sorumlu tutulmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece bu davalı yönünden de bir değerlendirme yapılmayarak bu davalı hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063839500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.