Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11775 E. 2011/17170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçtan kurtulma↗ i̇i̇k 167↗ tebligat kanunu m.35↗ temlik↗ tebligat↗ ihtarname↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı Arıcılar Ltd. Şti. yönünden açılan davanın atiye bırakılması nedeniyle bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden ise, temlik bildiriminin usulsüz olması nedeniyle yapılan ödemenin hüsnüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı Çimsa A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.06.2011 tarihli ilamıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, temliknameye dayalı alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamı uyarınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın özü, davalı borçlunun diğer davalı ile arasında düzenlenen temliknameden sonra temlik eden davalıya yaptığı ödemenin BK’nun 165. maddesi kapsamında hüsnüniyetli bir ödeme olup olmadığında toplanmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde, davalılar arasında düzenlenen temliknamenin, temlik edene yaptığı ödemeden önce davalı borçlu Çimsa A.Ş.’ne bildirilmiş bulunup bulunmadığının belirlenmesi önem kazanmaktadır.
BK’nun 165. maddesinde temlik bildirimi için bir şekil öngörülmüş değildir. Esasen yasa maddesinde belirtilen “bildirim” kavramını, bir hukuksal işlemdeki irade beyanından farklı olarak, temlikin borçlunun bilgi alanına ulaşması, temlike ıttıla edilmesi olarak tanımlamak gerekir. Nitekim BK’nun 167. maddesinde de borçlunun temlike “vakıf olması”ndan söz edilmekle, yasakoyucunun temlik bildiriminin her türlü yolla borçluya yapılabileceğini, borçlunun temlike ıttıla etmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğunu benimsediği anlaşılmaktadır. Hiç kuşkusuz, temellük edenin temliknamenin borçluya bildirildiğini, bir diğer deyişle onun bilgi alanına ulaştığını HMUK’nun 288 vd. maddelerinde öngörüldüğü biçimde kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, davacı yanca noter ihtarnamesiyle yapılan tebliğin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olmadığından bahisle davalı Çimsa A.Ş. tarafından yapılan ödemenin hüsnüniyetli olduğu ve anılan davalının temlike konu borçtan kurtulmuş bulunduğu kabul edilmiş ise de, davacı yanca bildirimin ispatı zımnında dosyaya sunulan 3.9.2007 tarihli faks yazısı hiç değerlendirilmediği gibi, gerek işbu yazının ve gerekse de noter ihtarnamesinin tebliğ biçimi itibariyle temliknamenin davalı borçlunun bilgi alanına ulaşmış sayılıp sayılmayacağı hususu da yukarda belirtildiği biçimde tartışılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle, mahkemece, davacı temellük edenin, temliknamenin borçluya bildirildiğine ilişkin iddiası ve buna ilişkin olarak dosyaya sunduğu delillerin tümü yukarda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 2.6.2011 tarih ve 7500-6737 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarda belirtilen nedenlerle davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5523 E. 2012/15169 K.
Ortak:i̇i̇k 167 · temlik · tebligat · ihtarname · Alacak
İncelediğiniz karardaNitekim BK’nun «167». maddesinde de borçlunun «temlike» “vakıf olması”ndan söz edilmekle, yasakoyucunun temlik bildiriminin her türlü yolla borçluya yapılabileceğini, borçlunun temlike ıttıla etmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğunu benimsediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı yanca noter «ihtarnamesiyle» yapılan tebliğin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olmadığından bahisle davalı Çimsa A.Ş. tarafından yapılan ödemenin hüsnüniyetli olduğu ve anılan davalının «temlike» konu «borçtan kurtulmuş» bulunduğu kabul edilmiş ise de, davacı yanca bildirimin ispatı zımnında dosyaya sunulan 3.9.2007 tarihli faks yazısı hiç değerlendirilmediği gibi, gerek işbu yazın …
Şti. yönünden açılan davanın atiye bırakılması nedeniyle bu davalı yönünden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalı yönünden ise, «temlik» bildiriminin usulsüz olması nedeniyle yapılan ödemenin hüsnüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı Çimsa A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı …
Benzer bu karardaNitekim, BK’nun «167». maddesinde de borçlunun «temlike» “vakıf olması”ndan söz edilmekle, kanun koyucunun temlik bildiriminin her türlü yolla borçluya yapılabileceğini, borçlunun temlike ıttıla etmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğunu benimsediği anlaşılmaktadır.
A.Ş.’nin merkezi tarafından mı yoksa «tebligatın» çıkarıldığı birimi tarafından mı ödendiği hususları üzerinde de durulmamıştır.Bu itibarla, mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durularak yapılacak değerlendirme sonucuna göre yapılan tebligatın kanunun aradığı borçluya bildirim niteliğinde olup olmadığı ile davalı borçlu tarafından «temlik» edene yapılan ödemenin Borçlar Kanunu’nun 165. maddesi uyarınca kendisini borçtan kurtaran bir ödeme olup olmadığı hususlarının tespiti gerekirken, bu hususlar üze …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketlerin tebliğ adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olduğu, bu nedenle «temlikin» tebliğine dair davetiyenin usulüne uygun yapılmadığı, usulüne uygun yapılmayan davetiyeden dolayı temlikten haberi bulunmayan davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ıslah · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaA.Ş.’nin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, buna göre inceleme yapılması da istenmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmayarak davacının «ıslah» dilekçesindeki iddia ve istemleri konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde Arıcılar Kereste İnş.
2- Öte yandan, kabul şekline göre de davacı tarafından verilen «ıslah» dilekçesinde yapılan «tebligatın» geçerli olduğu yönündeki iddialarının mahkemece kabul edilmemesi halinde bu kez davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic.
A.Ş.’nin tebliği kabul ederek alan personelinin kendi «yetkisinde» olmayan bir işlemi yapması nedeniyle davacıya verdiği zarardan dolayı Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında davalı Danone Hayat Gıda San. ve Tic.
Şti.’nin de davalı olarak gösterilmesi ve dava dilekçesinin içeriğinden davaya konu miktardan anılan davalının da sorumlu tutulmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece bu davalı yönünden de bir değerlendirme yapılmayarak bu davalı hakkında da olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4188 E. 2021/6579 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · bedelsizlik · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı öncesi verilen ve Yargıtay'ca verilen ilamda bozulmayarak kesinleşen kısımlar yönünden yeniden hüküm tesisine gerek olmadığı, davalı ...'na açılan dava yönünden ise, davacı, davalı ...Ş. tarafından davaya konu «çekin bedelsiz» olduğunun bilinmesine rağmen «kötüniyetli» olarak iktisap edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacının, davalı Hüsnüniyet Yakıt Mad.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11775 E. , 2011/17170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2009 gün ve 2007/512-2009/59 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/06/2011 gün ve 2009/7500-2011/6737 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Arıcılar Ltd. Şti.’nin diğer davalı şirketten olan alacağını temlik aldığını, keyfiyeti davalı borçlu Çimsa A.Ş.’ne tebliğ ettiğini, ancak tebliğe rağmen anılan davalının 11.09.2007 tarihinde temlik eden davalı Arıcılar Ltd. Şti.’ne 65.760,90 TL tutarında ödemede bulunduğunu, temlik edilen alacağın müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı borçlunun temlik edene yaptığı ödeme ile borçtan kurtulamayacağını ileri sürerek, 68.068,89 YTL’nin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Çimsa A.Ş. vekili, temliknamenin geçersiz olduğu gibi temlikin müvekkili şirkete tebliğ işleminin de usulsüz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket yetkililerinin temlik eden Arıcılar Ltd.Şti.’ne ödemede bulunduklarını, hüsnüniyetle yapılan ödeme nedeniyle borçtan kurtulduklarını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Davalı Arıcılar Ltd. Şti. davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı Arıcılar Ltd. Şti. yönünden açılan davanın atiye bırakılması nedeniyle bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden ise, temlik bildiriminin usulsüz olması nedeniyle yapılan ödemenin hüsnüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı Çimsa A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.06.2011 tarihli ilamıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, temliknameye dayalı alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamı uyarınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın özü, davalı borçlunun diğer davalı ile arasında düzenlenen temliknameden sonra temlik eden davalıya yaptığı ödemenin BK’nun 165. maddesi kapsamında hüsnüniyetli bir ödeme olup olmadığında toplanmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde, davalılar arasında düzenlenen temliknamenin, temlik edene yaptığı ödemeden önce davalı borçlu Çimsa A.Ş.’ne bildirilmiş bulunup bulunmadığının belirlenmesi önem kazanmaktadır.
BK’nun 165. maddesinde temlik bildirimi için bir şekil öngörülmüş değildir. Esasen yasa maddesinde belirtilen “bildirim” kavramını, bir hukuksal işlemdeki irade beyanından farklı olarak, temlikin borçlunun bilgi alanına ulaşması, temlike ıttıla edilmesi olarak tanımlamak gerekir. Nitekim BK’nun 167. maddesinde de borçlunun temlike “vakıf olması”ndan söz edilmekle, yasakoyucunun temlik bildiriminin her türlü yolla borçluya yapılabileceğini, borçlunun temlike ıttıla etmiş olmasının gerekli ve yeterli olduğunu benimsediği anlaşılmaktadır. Hiç kuşkusuz, temellük edenin temliknamenin borçluya bildirildiğini, bir diğer deyişle onun bilgi alanına ulaştığını HMUK’nun 288 vd. maddelerinde öngörüldüğü biçimde kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, davacı yanca noter ihtarnamesiyle yapılan tebliğin Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olmadığından bahisle davalı Çimsa A.Ş. tarafından yapılan ödemenin hüsnüniyetli olduğu ve anılan davalının temlike konu borçtan kurtulmuş bulunduğu kabul edilmiş ise de, davacı yanca bildirimin ispatı zımnında dosyaya sunulan 3.9.2007 tarihli faks yazısı hiç değerlendirilmediği gibi, gerek işbu yazının ve gerekse de noter ihtarnamesinin tebliğ biçimi itibariyle temliknamenin davalı borçlunun bilgi alanına ulaşmış sayılıp sayılmayacağı hususu da yukarda belirtildiği biçimde tartışılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle, mahkemece, davacı temellük edenin, temliknamenin borçluya bildirildiğine ilişkin iddiası ve buna ilişkin olarak dosyaya sunduğu delillerin tümü yukarda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 2.6.2011 tarih ve 7500-6737 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarda belirtilen nedenlerle davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 2.6.2011 tarih ve 7500-6737 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının belirtilen nedenlerle davacı yan lehine BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyenlere iadesine, 16/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039417800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz