YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2841 E. 2024/5505 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/186 E., 2020/156 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tanınmış “Doğuşçay” markasının sahibi olduğunu, asıl unsuru olan “Doğuş” olan çok sayıda tescilli seri markası olduğunu, “Doğuş gurme filiz” ibareli 2018/24416 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, davalının "FİLİZ" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazların YİDK tarafından kabul edilerek müvekkil şirketin marka başvurusunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin markasının esas unsurunu “Doğuş” ibaresinin oluşturduğunu, yanındaki ibarelerin tali unsur olduğunu, "filiz" kelimesinin “tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün” şeklinde tanımlandığını, müvekkili şirketin ... faaliyet alanı olan çay sektöründe, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, ayırt edicilik niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, ortalama bir tüketicinin, markayı gördüğünde, “FİLİZ” kelimesinin, onun için ayrıştırıcı unsur olacağını, bu unsurun ise müvekkilinin tescilli ve koruma altında olan markası olduğunu, "Filiz" ibaresinin, bir çay türü olmadığını, çay bitkisine özgü bir anlam da içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli "FİLİZ" esas ibareli markalar ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvuruların reddedildiği, yeniden aynı ibare ile yanına düşük somut ayırt edici ibareler eklenerek başvuru yapılmasının davalı markasına yanaşma çabası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararının hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, markaların birbirinden görsel, biçimsel, fonetik, anlamsal, işitsel yahut bütünsel açıdan tamamen farklı olup aralarında iltibasa yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin müvekkili şirketin “Doğuş Gurme Filiz” ibareli markasının, tüketiciler nezdinde davalı markasının bir uzantısı şeklinde algılanacağı yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmadığını, “filiz” ibaresinin münhasıran davalı şirkete bırakılamayacağına ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Doğuş Gurme Filiz+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "FİLİZ" asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda yer alan "Doğuş" ibaresinin, davacının çatı markası olduğu ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağı, "Filiz" ibaresinin, çay ürünleri yönünde ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/574 E. 2020/4250 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5798 E. 2024/2225 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… e, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, «ayırt edicilik» niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı ma …
… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
… arının hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, markaların birbirinden görsel, biçimsel, fonetik, anlamsal, işitsel yahut bütünsel açıdan tamamen farklı olup aralarında «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin müvekkili şirketin “Doğuş Gurme Filiz” ibareli markasının, tüketiciler nezdinde davalı markasının bir uzantısı şeklinde algılanacağı yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmadığını, “filiz” ibaresinin «münhasıran» davalı şirkete bırakılamayacağına ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… kırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip o …
… başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay …
… sında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından «müktesep hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · haksız rekabet
Benzer bu kararda… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… sında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından «müktesep hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1671 E. 2023/5439 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
… e, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, «ayırt edicilik» niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı ma …
… arının hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, markaların birbirinden görsel, biçimsel, fonetik, anlamsal, işitsel yahut bütünsel açıdan tamamen farklı olup aralarında «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin müvekkili şirketin “Doğuş Gurme Filiz” ibareli markasının, tüketiciler nezdinde davalı markasının bir uzantısı şeklinde algılanacağı yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmadığını, “filiz” ibaresinin «münhasıran» davalı şirkete bırakılamayacağına ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında «iltibasa» mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, «ortalama tüketicinin» tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için «ayırt ediciliği» «son» derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk D …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · hakkaniyet · alacak davası · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ticari defter · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… rkasının çay emtiasını kapsamadığı, bu haliyle davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın somut olaya ve «hakkaniyete» uygun görüldüğü, Kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygu …
1 benzer karar daha
-
Marka Kurum kararının iptali | Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7194 E. 2024/3028 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… e, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, «ayırt edicilik» niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı ma …
… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
Benzer bu kararda… telik taşımadığı, bununla birlikte "Çay Filizi" ibaresinin "Filiz" ibaresinden farklı olduğu ve çay emtiası yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı kabul edilse dahi, «dava konusu» başvurunun yalnızca bu ibareden oluşmayıp, ayrıca "Güzel Çay" ibaresini de içermediği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "Güzel Çay" ibaresinin, 30. sınıf ürünlerin «ortalama tüketicileri» üzerinde markasal algı yaratacak nitelikte bir ibare olduğu, gerçekten de, "güzel" ibaresi, bir sıfat olmakla ve «ayırt ediciliği» düşük bulunmakla birlikte doğrudan bir tanımlama veya tasvir içerdiğinin söylenemeyeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun bir bütün olarak kapsamında bulunan "çaylar, buzlu çaylar" malları da «dahil» tüm mallar yönünden ayırt edici bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin do …
… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez «ayırt edicilik» özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ist …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · davanın konusu · ba formu · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · iptal davası · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… vurusunun reddine ilişkin Markalar Dairesi Kararına yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali için açıldığı gözetildiğinde, anılan davalı yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı, davalı Şirketin pasif husumetinin bulunduğunun kabul edildiği, «dava konusu» başvuru, standart harf karakterleriyle yazılmış "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli olup, başvuruda başkaca bir ibare ya da şekil unsuru bulunmadığı, her ne kadar İlk D …
Müdürlüğüne yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… ine sahip olduğunu, 35 yılı aşkın süredir çay işletmeciliği yaptığını, bu bağlamda “Güzel Çay” markasının müvekkili adına tescilli tanınmış bir marka olduğunu, işbu «davanın konusu» olan markaları “Güzel Çay Çay Filizi”nin, tescilli markaları ile birlikte kullanılmış hali bulunduğunu, müvekkili tarafından “Güzel Çay Çay Filizi” markasının tesc …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2841 E. , 2024/5505 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/229 Esas, 2023/173 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi- esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/186 E., 2020/156 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tanınmış “Doğuşçay” markasının sahibi olduğunu, asıl unsuru olan “Doğuş” olan çok sayıda tescilli seri markası olduğunu, “Doğuş gurme filiz” ibareli 2018/24416 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, davalının "FİLİZ" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazların YİDK tarafından kabul edilerek müvekkil şirketin marka başvurusunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin markasının esas unsurunu “Doğuş” ibaresinin oluşturduğunu, yanındaki ibarelerin tali unsur olduğunu, "filiz" kelimesinin “tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün” şeklinde tanımlandığını, müvekkili şirketin ... faaliyet alanı olan çay sektöründe, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, ayırt edicilik niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, ortalama bir tüketicinin, markayı gördüğünde, “FİLİZ” kelimesinin, onun için ayrıştırıcı unsur olacağını, bu unsurun ise müvekkilinin tescilli ve koruma altında olan markası olduğunu, "Filiz" ibaresinin, bir çay türü olmadığını, çay bitkisine özgü bir anlam da içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli "FİLİZ" esas ibareli markalar ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvuruların reddedildiği, yeniden aynı ibare ile yanına düşük somut ayırt edici ibareler eklenerek başvuru yapılmasının davalı markasına yanaşma çabası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararının hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, markaların birbirinden görsel, biçimsel, fonetik, anlamsal, işitsel yahut bütünsel açıdan tamamen farklı olup aralarında iltibasa yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin müvekkili şirketin “Doğuş Gurme Filiz” ibareli markasının, tüketiciler nezdinde davalı markasının bir uzantısı şeklinde algılanacağı yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmadığını, “filiz” ibaresinin münhasıran davalı şirkete bırakılamayacağına ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Doğuş Gurme Filiz+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "FİLİZ" asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda yer alan "Doğuş" ibaresinin, davacının çatı markası olduğu ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağı, "Filiz" ibaresinin, çay ürünleri yönünde ayırt edici niteliğe sahip bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063249400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz