Marka Kurum kararının iptali | Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7194 E. 2024/3028 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti↗ davanın konusu↗ ba formu↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ iptal davası↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/291 E., 2020/151 K.
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin ilk özel sektör çay fabrikalarından birine sahip olduğunu, 35 yılı aşkın süredir çay işletmeciliği yaptığını, bu bağlamda “Güzel Çay” markasının müvekkili adına tescilli tanınmış bir marka olduğunu, işbu davanın konusu olan markaları “Güzel Çay Çay Filizi”nin, tescilli markaları ile birlikte kullanılmış hali bulunduğunu, müvekkili tarafından “Güzel Çay Çay Filizi” markasının tescili için 2018/87469 no ile başvuruda bulunulduğunu, davalı ... tarafından "FİLİZ" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itiraz üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili markası ile itiraz edenin markası arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin görülmediğini, bu tespitin doğru olduğunu, ancak tescil edilmek istenen markanın ayırt edici özelliği olmadığı iddiasının hatalı bulunduğunu, "Güzel Çay" ibaresinin müvekkiline ait bir marka olduğunu ve tüketici nezdinde ayırt edici nitelik taşıdığını, diğer taraftan "Güzel Çay" markasıyla üretilen çayın türünün ise “Çay Filizi” ibaresi ile açıkça ortaya konulduğunu, marka tescilinde şekil bulunması zorunluluğunun da bulunmadığını, aslolanın markayı oluşturan yazının tüketicide oluşturacağı kanaat olduğunu, nitekim davalı Kurumun benzer şekildeki birçok markayı tescil ettiğini, müvekkili markasının esas unsurunun “Güzel Çay” ibaresi olduğunu, anılan markanın gerek davalının markalarından, gerekse de diğer markalardan tamamen farklı bulunduğunu, “Güzel Çay Çay Filizi” markasının tek başına bağımsız, özgün ve orijinal bir marka olduğunu, tüketici nezdinde ayırt edilebilecek nitelikleri de haiz bulunduğundan marka olarak tescil edilmesi gerekirken talebin reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-7179 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının “Güzel Çay Çay Filizi” ibareli başvuru markasının, red kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir malın kaynağına işaret eder nitelikte ayırt edici bir ibare olmadığını, dolayısıyla reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu YİDK kararının tescil başvurusunun reddi konusunda yerinde olsa da red gerekçesinin müvekkili Kurumun markalarına benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmasının gerektiğini, davaya konu “Güzel Çay Çay Filizi” ibaresinde esas unsurun “filiz” kelimesi olduğunu, ortalama bir tüketici markayı gördüğünde “filiz” kelimesinin onun için ayrıştırıcı unsur olacağını, bunun ise müvekkilinin tescilli ve koruma altında olan markası bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusunu oluşturan işaretin "Güzel Çay Çay Filizi" şeklinde, şekil unsurundan yoksun, standart karakterle yazılı salt kelime markası olduğu, "Güzel Çay" ibaresinin, çay emtiasının güzel olduğunu belirten, çay emtiasını niteleyen, doğrudan tanımlayıcı niteliği haiz bir ibare bulunduğu, "Çay Filizi" ibaresinin ise sektörde paket çay türü, ürün adı olarak kullanılan, doğrudan tanımlayıcı, somut ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğu, bir bütün olarak davaya konu marka başvurusunun, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları bakımından, ayırt edici niteliği bulunmayan, bu emtiaları tasvir edici "Güzel Çay" ve "Çay Filizi" ibarelerinden müteşekkil bulunduğu, bu nedenle marka fonksiyonlarını yerine getirme gücünden yoksun bir işaret olduğu, davacının önceki tarihli 2006/39787 sayılı "GÜZEL ÇAY Çay Filizi+Şekil" ibareli markasının salt söz öbeği unsurundan oluşmadığı, söz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir formda tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile ayırt ediciliğinin sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından dava konusu marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat kaybına uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre iptal davası ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan mallar bakımından 2019-M-7179 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... Müdürlüğüne yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin marka başvurusuna davalı Şirket tarafından, marka benzerliği iddiası ile itirazda bulunulduğunu, ancak Çaykur'un bu iddiasının Kurum tarafından reddedildiğini, davalı ... tarafından bu karar aleyhine dava ikame edilmediğini, buna rağmen Mahkemece, Kurum tarafından reddedilen bu hususun taleplerine konu olmamasına rağmen resen değerlendirilerek karar verildiğini, bu tespit ve kararın hatalı olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporunda da "çay filizi" ibaresinin sektörde ürün adı (paket çay türü) olarak kullanıldığının, markanın bütünsel açıdan "güzel çay" markası ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin, bu durumda "güzel çay" markası altında çıkarılan bir marka olduğu algısının olacağının ve bu yönüyle mutlak tescil engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez ayırt edicilik özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf ehliyetinin bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "güzel çay çay filizi" ibareli başvuru markasının, red kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir malın kaynağına işaret eder nitelikte ayırt edici bir ibare olmadığını, dolayısıyla, reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini ve söz konusu mallar bakımından “ayırt ediciliğinin” bulunmadığını, söz konusu başvurunun orta düzeydeki tüketiciler tarafından marka olarak algılanacak nitelikteki asli ayırt edici unsurunun "güzel çay çay filizi" ibaresi olduğunu ve anılan ibarenin, genel ve sıradan bir ibare niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tescilini istediği markanın “GÜZEL ÇAY ÇAY FİLİZİ” sözcüklerinden oluştuğunu, bu ibarede esas unsurun “FİLİZ” sözcüğü olduğunu, bunun da müvekkilinin tescilli ve koruma altında olan markası bulunduğunu, mahkemece bu husus gözetilerek, 30. sınıfta tescilin tamamiyle reddinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli dava konusu başvurunun, başvuru kapsamında yer alan "Çaylar, buzlu çaylar" malları dışında kalan mallar yönünden ayırt edici nitelik taşıdığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, dava konusu başvurunun, davalı ... Müdürlüğünün itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiği, anılan davalının 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi kapsamında diğer davalı Kuruma görüş bildirmesinin söz konusu olmadığı, aksine aynı Kanun'un 18 nci maddesi kapsamında yaptığı itirazında, başvurunun ayırt edici olmadığı yönünde mutlak ret nedenine de dayandığı, eldeki davanın da, davalı ... Müdürlüğünün itirazı üzerine marka başvurusunun reddine ilişkin Markalar Dairesi Kararına yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali için açıldığı gözetildiğinde, anılan davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı, davalı Şirketin pasif husumetinin bulunduğunun kabul edildiği, dava konusu başvuru, standart harf karakterleriyle yazılmış "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli olup, başvuruda başkaca bir ibare ya da şekil unsuru bulunmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "Çay Filizi" ibaresinin, sektörde paket çay türü, ürün adı olarak kullanılan, doğrudan tanımlayıcı, somut ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.03.2012 tarih, 2010/4132 E., 2012/3269 K. ve 19.01.2015 tarih, 2014/15448 E., 2015/649 K. sayılı kararlarında da açıkça kabul edildiği üzere "Filiz" ibaresi, çay ürünü yönünden tanımlayıcı bir nitelik taşımadığı, bununla birlikte "Çay Filizi" ibaresinin "Filiz" ibaresinden farklı olduğu ve çay emtiası yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı kabul edilse dahi, dava konusu başvurunun yalnızca bu ibareden oluşmayıp, ayrıca "Güzel Çay" ibaresini de içermediği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "Güzel Çay" ibaresinin, 30. sınıf ürünlerin ortalama tüketicileri üzerinde markasal algı yaratacak nitelikte bir ibare olduğu, gerçekten de, "güzel" ibaresi, bir sıfat olmakla ve ayırt ediciliği düşük bulunmakla birlikte doğrudan bir tanımlama veya tasvir içerdiğinin söylenemeyeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun bir bütün olarak kapsamında bulunan "çaylar, buzlu çaylar" malları da dahil tüm mallar yönünden ayırt edici bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Kurum kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5798 E. 2024/2225 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez «ayırt edicilik» özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ist …
… dolayısıyla, reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini ve söz konusu mallar bakımından “«ayırt ediciliğinin»” bulunmadığını, söz konusu başvurunun orta düzeydeki tüketiciler tarafından marka olarak algılanacak nitelikteki asli ayırt edici unsurunun "güzel çay çay filizi" …
Benzer bu kararda… kırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… sında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından «müktesep hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay …
… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşullarının gerçekleştiğini, mahkemenin kabulünün …
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1671 E. 2023/5439 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… telik taşımadığı, bununla birlikte "Çay Filizi" ibaresinin "Filiz" ibaresinden farklı olduğu ve çay emtiası yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı kabul edilse dahi, «dava konusu» başvurunun yalnızca bu ibareden oluşmayıp, ayrıca "Güzel Çay" ibaresini de içermediği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "Güzel Çay" ibaresinin, 30. sınıf ürünlerin «ortalama tüketicileri» üzerinde markasal algı yaratacak nitelikte bir ibare olduğu, gerçekten de, "güzel" ibaresi, bir sıfat olmakla ve «ayırt ediciliği» düşük bulunmakla birlikte doğrudan bir tanımlama veya tasvir içerdiğinin söylenemeyeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun bir bütün olarak kapsamında bulunan "çaylar, buzlu çaylar" malları da «dahil» tüm mallar yönünden ayırt edici bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin do …
… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez «ayırt edicilik» özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ist …
Benzer bu kararda… kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, «ortalama tüketicinin» tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için «ayırt ediciliği» «son» derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk D …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında «iltibasa» mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · hakkaniyet · alacak davası · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ticari defter · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… rkasının çay emtiasını kapsamadığı, bu haliyle davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın somut olaya ve «hakkaniyete» uygun görüldüğü, Kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2841 E. 2024/5505 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… telik taşımadığı, bununla birlikte "Çay Filizi" ibaresinin "Filiz" ibaresinden farklı olduğu ve çay emtiası yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı kabul edilse dahi, «dava konusu» başvurunun yalnızca bu ibareden oluşmayıp, ayrıca "Güzel Çay" ibaresini de içermediği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "Güzel Çay" ibaresinin, 30. sınıf ürünlerin «ortalama tüketicileri» üzerinde markasal algı yaratacak nitelikte bir ibare olduğu, gerçekten de, "güzel" ibaresi, bir sıfat olmakla ve «ayırt ediciliği» düşük bulunmakla birlikte doğrudan bir tanımlama veya tasvir içerdiğinin söylenemeyeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun bir bütün olarak kapsamında bulunan "çaylar, buzlu çaylar" malları da «dahil» tüm mallar yönünden ayırt edici bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin do …
… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez «ayırt edicilik» özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ist …
Benzer bu kararda… e, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, «ayırt edicilik» niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı ma …
… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · iltibas
Benzer bu kararda… arının hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, markaların birbirinden görsel, biçimsel, fonetik, anlamsal, işitsel yahut bütünsel açıdan tamamen farklı olup aralarında «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin müvekkili şirketin “Doğuş Gurme Filiz” ibareli markasının, tüketiciler nezdinde davalı markasının bir uzantısı şeklinde algılanacağı yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmadığını, “filiz” ibaresinin «münhasıran» davalı şirkete bırakılamayacağına ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7194 E. , 2024/3028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1520 Esas, 2022/1269 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/291 E., 2020/151 K.
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin ilk özel sektör çay fabrikalarından birine sahip olduğunu, 35 yılı aşkın süredir çay işletmeciliği yaptığını, bu bağlamda “Güzel Çay” markasının müvekkili adına tescilli tanınmış bir marka olduğunu, işbu davanın konusu olan markaları “Güzel Çay Çay Filizi”nin, tescilli markaları ile birlikte kullanılmış hali bulunduğunu, müvekkili tarafından “Güzel Çay Çay Filizi” markasının tescili için 2018/87469 no ile başvuruda bulunulduğunu, davalı ... tarafından "FİLİZ" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itiraz üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili markası ile itiraz edenin markası arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin görülmediğini, bu tespitin doğru olduğunu, ancak tescil edilmek istenen markanın ayırt edici özelliği olmadığı iddiasının hatalı bulunduğunu, "Güzel Çay" ibaresinin müvekkiline ait bir marka olduğunu ve tüketici nezdinde ayırt edici nitelik taşıdığını, diğer taraftan "Güzel Çay" markasıyla üretilen çayın türünün ise “Çay Filizi” ibaresi ile açıkça ortaya konulduğunu, marka tescilinde şekil bulunması zorunluluğunun da bulunmadığını, aslolanın markayı oluşturan yazının tüketicide oluşturacağı kanaat olduğunu, nitekim davalı Kurumun benzer şekildeki birçok markayı tescil ettiğini, müvekkili markasının esas unsurunun “Güzel Çay” ibaresi olduğunu, anılan markanın gerek davalının markalarından, gerekse de diğer markalardan tamamen farklı bulunduğunu, “Güzel Çay Çay Filizi” markasının tek başına bağımsız, özgün ve orijinal bir marka olduğunu, tüketici nezdinde ayırt edilebilecek nitelikleri de haiz bulunduğundan marka olarak tescil edilmesi gerekirken talebin reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-7179 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının “Güzel Çay Çay Filizi” ibareli başvuru markasının, red kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir malın kaynağına işaret eder nitelikte ayırt edici bir ibare olmadığını, dolayısıyla reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu YİDK kararının tescil başvurusunun reddi konusunda yerinde olsa da red gerekçesinin müvekkili Kurumun markalarına benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmasının gerektiğini, davaya konu “Güzel Çay Çay Filizi” ibaresinde esas unsurun “filiz” kelimesi olduğunu, ortalama bir tüketici markayı gördüğünde “filiz” kelimesinin onun için ayrıştırıcı unsur olacağını, bunun ise müvekkilinin tescilli ve koruma altında olan markası bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusunu oluşturan işaretin "Güzel Çay Çay Filizi" şeklinde, şekil unsurundan yoksun, standart karakterle yazılı salt kelime markası olduğu, "Güzel Çay" ibaresinin, çay emtiasının güzel olduğunu belirten, çay emtiasını niteleyen, doğrudan tanımlayıcı niteliği haiz bir ibare bulunduğu, "Çay Filizi" ibaresinin ise sektörde paket çay türü, ürün adı olarak kullanılan, doğrudan tanımlayıcı, somut ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğu, bir bütün olarak davaya konu marka başvurusunun, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları bakımından, ayırt edici niteliği bulunmayan, bu emtiaları tasvir edici "Güzel Çay" ve "Çay Filizi" ibarelerinden müteşekkil bulunduğu, bu nedenle marka fonksiyonlarını yerine getirme gücünden yoksun bir işaret olduğu, davacının önceki tarihli 2006/39787 sayılı "GÜZEL ÇAY Çay Filizi+Şekil" ibareli markasının salt söz öbeği unsurundan oluşmadığı, söz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir formda tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile ayırt ediciliğinin sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından dava konusu marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat kaybına uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre iptal davası ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan mallar bakımından 2019-M-7179 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...
Müdürlüğüne yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin marka başvurusuna davalı Şirket tarafından, marka benzerliği iddiası ile itirazda bulunulduğunu, ancak Çaykur'un bu iddiasının Kurum tarafından reddedildiğini, davalı ... tarafından bu karar aleyhine dava ikame edilmediğini, buna rağmen Mahkemece, Kurum tarafından reddedilen bu hususun taleplerine konu olmamasına rağmen resen değerlendirilerek karar verildiğini, bu tespit ve kararın hatalı olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporunda da "çay filizi" ibaresinin sektörde ürün adı (paket çay türü) olarak kullanıldığının, markanın bütünsel açıdan "güzel çay" markası ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin, bu durumda "güzel çay" markası altında çıkarılan bir marka olduğu algısının olacağının ve bu yönüyle mutlak tescil engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez ayırt edicilik özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf ehliyetinin bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "güzel çay çay filizi" ibareli başvuru markasının, red kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir malın kaynağına işaret eder nitelikte ayırt edici bir ibare olmadığını, dolayısıyla, reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini ve söz konusu mallar bakımından “ayırt ediciliğinin” bulunmadığını, söz konusu başvurunun orta düzeydeki tüketiciler tarafından marka olarak algılanacak nitelikteki asli ayırt edici unsurunun "güzel çay çay filizi" ibaresi olduğunu ve anılan ibarenin, genel ve sıradan bir ibare niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tescilini istediği markanın “GÜZEL ÇAY ÇAY FİLİZİ” sözcüklerinden oluştuğunu, bu ibarede esas unsurun “FİLİZ” sözcüğü olduğunu, bunun da müvekkilinin tescilli ve koruma altında olan markası bulunduğunu, mahkemece bu husus gözetilerek, 30. sınıfta tescilin tamamiyle reddinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli dava konusu başvurunun, başvuru kapsamında yer alan "Çaylar, buzlu çaylar" malları dışında kalan mallar yönünden ayırt edici nitelik taşıdığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, dava konusu başvurunun, davalı ... Müdürlüğünün itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiği, anılan davalının 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi kapsamında diğer davalı Kuruma görüş bildirmesinin söz konusu olmadığı, aksine aynı Kanun'un 18 nci maddesi kapsamında yaptığı itirazında, başvurunun ayırt edici olmadığı yönünde mutlak ret nedenine de dayandığı, eldeki davanın da, davalı ...
Müdürlüğünün itirazı üzerine marka başvurusunun reddine ilişkin Markalar Dairesi Kararına yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali için açıldığı gözetildiğinde, anılan davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı, davalı Şirketin pasif husumetinin bulunduğunun kabul edildiği, dava konusu başvuru, standart harf karakterleriyle yazılmış "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli olup, başvuruda başkaca bir ibare ya da şekil unsuru bulunmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince "Çay Filizi" ibaresinin, sektörde paket çay türü, ürün adı olarak kullanılan, doğrudan tanımlayıcı, somut ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 06.03.2012 tarih, 2010/4132 E., 2012/3269 K. ve 19.01.2015 tarih, 2014/15448 E., 2015/649 K. sayılı kararlarında da açıkça kabul edildiği üzere "Filiz" ibaresi, çay ürünü yönünden tanımlayıcı bir nitelik taşımadığı, bununla birlikte "Çay Filizi" ibaresinin "Filiz" ibaresinden farklı olduğu ve çay emtiası yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı kabul edilse dahi, dava konusu başvurunun yalnızca bu ibareden oluşmayıp, ayrıca "Güzel Çay" ibaresini de içermediği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere "Güzel Çay" ibaresinin, 30. sınıf ürünlerin ortalama tüketicileri üzerinde markasal algı yaratacak nitelikte bir ibare olduğu, gerçekten de, "güzel" ibaresi, bir sıfat olmakla ve ayırt ediciliği düşük bulunmakla birlikte doğrudan bir tanımlama veya tasvir içerdiğinin söylenemeyeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun bir bütün olarak kapsamında bulunan "çaylar, buzlu çaylar" malları da dahil tüm mallar yönünden ayırt edici bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ile davalı ...
vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Kurum kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039609600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz