YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5798 E. 2024/2225 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/236 E., 2021/133 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “filiz çayı”, “filiz lüks çayı”, “çaykur filiz lüks” ve “çaykur Anadolu filiz çayı şekil” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise 2016/31626 sayılı ''özçay çay filizi+şekil'' ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin “filiz” markasının tanınmış olduğunu, çay sektöründe filiz denildiği vakit, çay bitkisinin veya başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay filizi'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2002/25199 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, markaların asıl unsurunun “özçay” ibaresi olduğunu, çay filizi ibaresinin, çay bitkisinin “filiz” kısmını ifade ettiğini, davacının “çaykur filiz” çayı ile müvekkilinin “özçay çay filizi” markalarının benzeşmediklerini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada haksız rekabete yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının önceki tarihli “filiz” ibaresini içerir markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından müktesep hak teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşullarının gerçekleştiğini, mahkemenin kabulünün aksine "filiz" sözcüğünün, cins, çeşit bildirici nitelikte bir kelime olmadığını, müvekkilinin "filiz" markasını, 1975 yılından beri tescilli olarak kullandığını ve çay sektöründe üstün bir tanınmışlık değerine ulaşan bir marka haline geldiğini, dolayısıyla "filiz" ibareli markaya dair bir müktesep haktan söz edilecekse bu hakkın müvekkili Kurumdan başkasına ait olmaması gerektiğini, davalının müktesep hakkının bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden ayırt ediciliğinin yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip olduğu, davacının daha eski tarihli "filiz" ibareli markalara sahip olmasının da davalı Şirketin müktesep hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1356 E. 2021/1114 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay …
… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… sında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından «müktesep hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” ibaresinin TPMK nezdinde 151576 sayısı ile tescilli marka olduğu, davalıya ait herhangi bir tasarım «kaydının» bulunmadığı, davalının “Çayder Filiz Çayı” biçimindeki ambalaj kullanımının «iltibas» yaratarak davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi dikkate alınarak «maddi tazminat» miktarının takdir edildiği gerekçesiyle davalının davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” marka ve tasarımını "Çayder Filiz Çayı” marka ve tasarımı adı altında piyasaya sürmek suretiyle oluşan haksız rekabetinin men’ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, “Çayder Filiz Çayı” markası adı altında davalı tarafça marka hakkında tecavüz şeklinde üretilen çay poşet ve paketlerinin el konulmasına ve imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerinin üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü üretimi bulunması ve tecavüzü önlenmesi bakımından imhanın kaçınılmazlığı ispatlanamadığından reddine, karar kesinleştiğinde «masrafın» davalıdan karşılanmak suretiyle hüküm özetlerinin birkez Türkiye’de yayınlanan gazetelerden birinde iki kez de mahalli gazetelerde «ilanına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince davalıya ait “çay ürünü ambalaj kullanımının” davacı marka ve tasarımı ile «iltibas» yarattığı gerekçesiyle «haksız rekabetinin» men’ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına ve tecavüze elverişli davalıya ait çay poşet ve paketlerine el konulması ve imhasına karar verilmiş olmakla, bu ambalaj ve poşetlerin «münhasıran» basımında kullanılan film ve kalıplara el konulmasına ilişkin talebin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görül …
2-Dava, davacının marka ve tasarım hakkına dayalı «haksız rekabet» ve markaya tecavüzün men’i, tecavüze konu çay, poşet, paketlere ve bu ürünleri üretmeye özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası ile maddi ve manevi tazminat istemidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · maktu vekalet ücreti · münhasırlık · ara karar · kesinlik sınırı · kesin süre · marka hakkına tecavüz · ticari defter
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince 29.03.2016 ve 28.06.2016 tarihli celselerde verilen «ara» kararla, davaya konu ürünün satışına başlandığı takvim yılından itibaren (2015 yılı ve 2015’ten 5 yıl öncesine ait) davanın açıldığı 10.08.2015 tarihi de «dahil» olmak üzere elde ettiği kazancı gösteren «ticari defter» ve kayıtların iki haftalık «kesin süre» içinde sunulması, aksi halde dosyanın mevcut haliyle karar verileceği hususu davalı tarafa 25.07.2016 tarihinde tebliğ edilmişse de davalı tarafından ticari defter …
3-Ayrıca, davacı vekili «maddi tazminat» talebini 556 sayılı KHK'nın 66/2-b madde kapsamında “davalı tarafın markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca” göre hesaplanmasını talep etmiş ve 21.08.2015 tarihli delil listesinde davalı «ticari defter» ve kayıtlarına dayandıklarını, «ticari defterlerindeki kayıtları» kabul ettiklerini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222/5 maddesinde; “Taraflardan biri «tacir» olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın «ticari defterlerindeki kayıtları» kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, «ibrazı» talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” düzenlemesi mevcuttur.
Bu halde, «münhasıran» davalı «ticari defter» ve kayıtlarına dayanan davacının «maddi tazminat» talebinin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 50. maddesi kapsamında tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1671 E. 2023/5439 K.
Ortak:ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… kırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip o …
… başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay …
… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında «iltibasa» mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · hakkaniyet · alacak davası · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ticari defter · ortalama tüketici · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, «ortalama tüketicinin» tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için «ayırt ediciliği» «son» derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk D …
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/574 E. 2020/4250 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaKarar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Ancak ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı «tescilli tasarımına» tecavüzün tesbitini talep ettiği halde bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi davalının kendi tescilli marka ve tasarımlarımı kullandığı yoksa davacının tescilli marka ve tasarımlarına benzeterek mi kullandığı yönündede bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5798 E. , 2024/2225 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/850 Esas, 2022/973 Karar
Avukat ...
DAVALILAR 1.S.S. Of Özçay Tarımsal Kalkınma Kooperatifi vekili Avukat ...
2. ... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/236 E., 2021/133 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “filiz çayı”, “filiz lüks çayı”, “çaykur filiz lüks” ve “çaykur Anadolu filiz çayı şekil” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin ise 2016/31626 sayılı ''özçay çay filizi+şekil'' ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin “filiz” markasının tanınmış olduğunu, çay sektöründe filiz denildiği vakit, çay bitkisinin veya başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay filizi'' ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2002/25199 sayılı markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, markaların asıl unsurunun “özçay” ibaresi olduğunu, çay filizi ibaresinin, çay bitkisinin “filiz” kısmını ifade ettiğini, davacının “çaykur filiz” çayı ile müvekkilinin “özçay çay filizi” markalarının benzeşmediklerini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada haksız rekabete yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının önceki tarihli “filiz” ibaresini içerir markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından müktesep hak teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşullarının gerçekleştiğini, mahkemenin kabulünün aksine "filiz" sözcüğünün, cins, çeşit bildirici nitelikte bir kelime olmadığını, müvekkilinin "filiz" markasını, 1975 yılından beri tescilli olarak kullandığını ve çay sektöründe üstün bir tanınmışlık değerine ulaşan bir marka haline geldiğini, dolayısıyla "filiz" ibareli markaya dair bir müktesep haktan söz edilecekse bu hakkın müvekkili Kurumdan başkasına ait olmaması gerektiğini, davalının müktesep hakkının bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden ayırt ediciliğinin yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip olduğu, davacının daha eski tarihli "filiz" ibareli markalara sahip olmasının da davalı Şirketin müktesep hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051311400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz