6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1671 E. 2023/5439 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası hakkaniyet alacak davası marka hakkına tecavüz uyuşmazlık konusu maddi ve manevi tazminat ticari defter esastan ret ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 50 · HMK · SMK — SMK 151

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2021/25 E., 2021/39 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının marka ve tasarım tescilli olarak kullandığı "Filiz Çayı" markasını davalının taklit ederek "Doğadan Altın Filiz" ibaresiyle çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya sürdüğünü, "Filiz" ibaresinin bir çay türü olmadığını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, maddi tazminatın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından uyuşmazlık konusu markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının maddi tazminat talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle haksız rekabetin ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen tazminat tutarlarının somut olaya göre çok düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;gerekçeli karara dayanak alınan 27.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda "Filiz ibaresinin ayırt edici olmadığına" yönelik emsal Yargıtay kararı, kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicinin tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için ayırt ediciliği son derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilli markasının çay emtiasını kapsamadığı, bu haliyle davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın somut olaya ve hakkaniyete uygun görüldüğü, Kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, belirtilen yöntemin kabul edilmemesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca tespit edilen tazminat miktarının düşük olduğunu, dava dilekçesinde 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminata makul bir payın ilave edilmesi talep edilmesine karşın bu hususun yargılamada değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tescilli markadan kaynaklı haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1356 E. 2021/1114 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5798 E. 2024/2225 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2064 E. 2023/1956 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1671 E.  ,  2023/5439 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1486 Esas, 2022/57 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2021/25 E., 2021/39 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının marka ve tasarım tescilli olarak kullandığı "Filiz Çayı" markasını davalının taklit ederek "Doğadan Altın Filiz" ibaresiyle çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya sürdüğünü, "Filiz" ibaresinin bir çay türü olmadığını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, maddi tazminatın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından uyuşmazlık konusu markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının maddi tazminat talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle haksız rekabetin ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen tazminat tutarlarının somut olaya göre çok düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;gerekçeli karara dayanak alınan 27.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda "Filiz ibaresinin ayırt edici olmadığına" yönelik emsal Yargıtay kararı, kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicinin tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için ayırt ediciliği son derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilli markasının çay emtiasını kapsamadığı, bu haliyle davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın somut olaya ve hakkaniyete uygun görüldüğü, Kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, belirtilen yöntemin kabul edilmemesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca tespit edilen tazminat miktarının düşük olduğunu, dava dilekçesinde 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminata makul bir payın ilave edilmesi talep edilmesine karşın bu hususun yargılamada değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tescilli markadan kaynaklı haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003611300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.