Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1671 E. 2023/5439 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası↗ hakkaniyet↗ alacak davası↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/25 E., 2021/39 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının marka ve tasarım tescilli olarak kullandığı "Filiz Çayı" markasını davalının taklit ederek "Doğadan Altın Filiz" ibaresiyle çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya sürdüğünü, "Filiz" ibaresinin bir çay türü olmadığını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, maddi tazminatın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından uyuşmazlık konusu markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının maddi tazminat talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle haksız rekabetin ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen tazminat tutarlarının somut olaya göre çok düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;gerekçeli karara dayanak alınan 27.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda "Filiz ibaresinin ayırt edici olmadığına" yönelik emsal Yargıtay kararı, kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicinin tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için ayırt ediciliği son derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilli markasının çay emtiasını kapsamadığı, bu haliyle davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın somut olaya ve hakkaniyete uygun görüldüğü, Kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, belirtilen yöntemin kabul edilmemesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca tespit edilen tazminat miktarının düşük olduğunu, dava dilekçesinde 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminata makul bir payın ilave edilmesi talep edilmesine karşın bu hususun yargılamada değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescilli markadan kaynaklı haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1356 E. 2021/1114 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ticari defter · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” ibaresinin TPMK nezdinde 151576 sayısı ile tescilli marka olduğu, davalıya ait herhangi bir tasarım «kaydının» bulunmadığı, davalının “Çayder Filiz Çayı” biçimindeki ambalaj kullanımının «iltibas» yaratarak davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi dikkate alınarak «maddi tazminat» miktarının takdir edildiği gerekçesiyle davalının davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” marka ve tasarımını "Çayder Filiz Çayı” marka ve tasarımı adı altında piyasaya sürmek suretiyle oluşan haksız rekabetinin men’ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, “Çayder Filiz Çayı” markası adı altında davalı tarafça marka hakkında tecavüz şeklinde üretilen çay poşet ve paketlerinin el konulmasına ve imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerinin üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü üretimi bulunması ve tecavüzü önlenmesi bakımından imhanın kaçınılmazlığı ispatlanamadığından reddine, karar kesinleştiğinde «masrafın» davalıdan karşılanmak suretiyle hüküm özetlerinin birkez Türkiye’de yayınlanan gazetelerden birinde iki kez de mahalli gazetelerde «ilanına» karar verilmiştir.
3-Ayrıca, davacı vekili «maddi tazminat» talebini 556 sayılı KHK'nın 66/2-b madde kapsamında “davalı tarafın markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca” göre hesaplanmasını talep etmiş ve 21.08.2015 tarihli delil listesinde davalı «ticari defter» ve kayıtlarına dayandıklarını, «ticari defterlerindeki kayıtları» kabul ettiklerini bildirmiştir.
Bu halde, «münhasıran» davalı «ticari defter» ve kayıtlarına dayanan davacının «maddi tazminat» talebinin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 50. maddesi kapsamında tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · maktu vekalet ücreti · münhasırlık · ara karar · kesinlik sınırı · kesin süre · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince 29.03.2016 ve 28.06.2016 tarihli celselerde verilen «ara» kararla, davaya konu ürünün satışına başlandığı takvim yılından itibaren (2015 yılı ve 2015’ten 5 yıl öncesine ait) davanın açıldığı 10.08.2015 tarihi de «dahil» olmak üzere elde ettiği kazancı gösteren «ticari defter» ve kayıtların iki haftalık «kesin süre» içinde sunulması, aksi halde dosyanın mevcut haliyle karar verileceği hususu davalı tarafa 25.07.2016 tarihinde tebliğ edilmişse de davalı tarafından ticari defter …
6100 sayılı HMK'nın 222/5 maddesinde; “Taraflardan biri «tacir» olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın «ticari defterlerindeki kayıtları» kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, «ibrazı» talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” düzenlemesi mevcuttur.
4-Ayrıca kabul şekline göre de, ilk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle talepler bakımından ayrı ayrı 1.980,00 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmişse de, ilk derece mahkemesince davaya Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 2. bölümünde Fikri Sınai Haklar Mahkemesi bakımından yer alan maktu vekalet ücreti miktarından az olmamak kaydıyla «maddi tazminat» istemi yönünden Tarife’nin 3. kısmı uyarınca ve manevi tazminat istemi yönünden de Tarife’nin 10. maddesindeki esaslar uyarınca her iki istem yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince AAÜT’nde Asliye Mahkemesince bakılan davalar bakımından belirtilen asgari sınır dahilinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de kararın fer’isi niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümüne yönelik istinaf talebinin karar tarihi itibariyle «kesinlik sınırı» içerisinde kaldığı şeklindeki hatalı gerekçeyle reddedilmesi doğru görülmemiştir.
… raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” ibaresinin TPMK nezdinde 151576 sayısı ile tescilli marka olduğu, davalıya ait herhangi bir tasarım «kaydının» bulunmadığı, davalının “Çayder Filiz Çayı” biçimindeki ambalaj kullanımının «iltibas» yaratarak davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi dikkate alınarak «maddi tazminat» miktarının takdir edildiği gerekçesiyle davalının davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” marka ve tasarımını "Çayder Filiz Çayı” marka ve tasarımı adı altında piyasaya sürmek suretiyle oluşan haksız rekabetinin men’ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, “Çayder Filiz Çayı” markası adı altında davalı tarafça marka hakkında tecavüz şeklinde üretilen çay poşet ve paketlerinin el konulmasına ve imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerinin üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü üretimi bulunması ve tecavüzü önlenmesi bakımından imhanın kaçınılmazlığı ispatlanamadığından reddine, karar kesinleştiğinde «masrafın» davalıdan karşılanmak suretiyle hüküm özetlerinin birkez Türkiye’de yayınlanan gazetelerden birinde iki kez de mahalli gazetelerde «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5798 E. 2024/2225 K.
Ortak:ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında «iltibasa» mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip o …
… başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay …
… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak
Benzer bu kararda… sında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından «müktesep hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2064 E. 2023/1956 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibarelerinin asli unsur olarak yer aldığı çay ambalajlarının basımı eyleminin markaya tecavüz oluşturduğu ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden ise markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının haksız rekabetin men'i ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasına yönelik davasının kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibareli markaları «taşıyan» ürün ambalajını basmak suretiyle oluşan haksız rekabetinin men'ine ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden açılan davanın reddine, tecavüz teşkil eden çay poşetlerinin üretimine yarayan araç, gereç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü de üretim imkanı bulunması ve tecavüzün önlenmesi bakımından imhanın kaçınılması ispatlanamadığından reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 16.303,74 TL maddi tazminatın 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 14.303,74 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmişt …
… a sahibi olmadığından davalıya karşı hükümsüzlük kararının geriye etkisi bulunmadığı, “Hediyelik Çay+Şekil” ibareli marka yönünden davalıya karşı markaya tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle tazminat talebinin ileri sürülemeyeceği, ancak “Rize Harman+Şekil”, “Tomurcuk+Şekil” ve “Filiz+Şekil” ibareli markaların dava dışı şirket adına tescilli olmadığı, bu markalar yönünden talebin ileri sürülebileceği, davalının eyleminin üç marka yönünden «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu ve ayrıca haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 13.10.2015 tarih, 2015/449 E. ve 2015/779 K. sayılı kararı davalının Karali şirketinin markayı tescil ettirmesindeki «kötü niyetini» bilebilecek durumda olmaması sebebiyle bu markalara ilişkin ambalajları üretmesi markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ıslah · taşıyan · yasal faiz
Benzer bu kararda… "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibarelerinin asli unsur olarak yer aldığı çay ambalajlarının basımı eyleminin markaya tecavüz oluşturduğu ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden ise markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının haksız rekabetin men'i ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasına yönelik davasının kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibareli markaları «taşıyan» ürün ambalajını basmak suretiyle oluşan haksız rekabetinin men'ine ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden açılan davanın reddine, tecavüz teşkil eden çay poşetlerinin üretimine yarayan araç, gereç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü de üretim imkanı bulunması ve tecavüzün önlenmesi bakımından imhanın kaçınılması ispatlanamadığından reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 16.303,74 TL maddi tazminatın 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 14.303,74 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmişt …
Mahkemece 13.10.2015 tarih, 2015/449 E. ve 2015/779 K. sayılı kararı davalının Karali şirketinin markayı tescil ettirmesindeki «kötü niyetini» bilebilecek durumda olmaması sebebiyle bu markalara ilişkin ambalajları üretmesi markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza dosyasında beraat kararı verildiğini, «kötü niyeti» bilebilecek durumda olmadığını, daha önce ileri sürülmemiş «iltibas» iddiasının seneler sonra ileri sürüldüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1671 E. , 2023/5439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1486 Esas, 2022/57 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/25 E., 2021/39 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının marka ve tasarım tescilli olarak kullandığı "Filiz Çayı" markasını davalının taklit ederek "Doğadan Altın Filiz" ibaresiyle çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya sürdüğünü, "Filiz" ibaresinin bir çay türü olmadığını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, maddi tazminatın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında iltibasa mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından uyuşmazlık konusu markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının maddi tazminat talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle haksız rekabetin ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen tazminat tutarlarının somut olaya göre çok düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;gerekçeli karara dayanak alınan 27.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda "Filiz ibaresinin ayırt edici olmadığına" yönelik emsal Yargıtay kararı, kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicinin tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için ayırt ediciliği son derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilli markasının çay emtiasını kapsamadığı, bu haliyle davacının markadan kaynaklı haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın somut olaya ve hakkaniyete uygun görüldüğü, Kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, belirtilen yöntemin kabul edilmemesi halinde 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca tespit edilen tazminat miktarının düşük olduğunu, dava dilekçesinde 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminata makul bir payın ilave edilmesi talep edilmesine karşın bu hususun yargılamada değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescilli markadan kaynaklı haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003611300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz