Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/574 E. 2020/4250 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ denetime elverişlilik↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ortalama tüketici↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2002 yılından bu yana Doğuş Filiz Çayı, Doğuş Karadeniz Filiz Çayı, Doğuş Karadenİz Tiryaki Çayı markalı çaylarını kullandığı, davacının 2017 tarihinde eldeki davayı açtığı, aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalının kullanımından haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davacının markanın bu şekilde kullanıldığından 15 yıla yakın süre ile haberdar olmasına karşın dava açmayıp sessiz kaldığı, böylece davalının bu şekildeki markasal kullanımına karşı sahip olduğu dava hakkını sessiz kalarak kaybettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesi'nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Doğuş ve Tiryaki kelimelerinin anlamları ve kullanım yerleri göz önüne alındığında, davalının kullanım şeklindeki Filiz Çayı ve Tiryaki Çayı markalarının niteliği kullanım amacı ve makul ve ortalama bir tüketici nezdindeki anlaşılması göz önüne alındığında ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olması gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı tescilli tasarımı ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi ve duruşmalardaki beyanlarında ise 02.04.2002 tarih 2002/07203 sayılı ''Doğuş Karadeniz Siyah Filiz Çayı Doğuş Çay+şekil'', 27.12.2002 tarih 2002/33953 sayılı ''Doğuş Çay Filiz Doğuş Çay+şekil'', 02.04.2004 tarih 2004/09054 sayılı ''Doğuş Çay Karadeniz Siyah Filiz Çayı Doğuş+şekil'', 28.02.2005 tarih 2005/06334 sayılı ''Karadeniz Siyah Çay Filizi Geleneksel Siyah Çay+şekil, 14.11.2006 tarih 2006/55118 sayılı 'Karadeniz Filiz Çayı Siyah Çay+şekil'', 09.08.2007 tarih 2007/39344 sayılı ''Karadeniz Tiryaki'', 24.11.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren tescilli tasarımların sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Ancak ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tescilli tasarımına tecavüzün tesbitini talep ettiği halde bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi davalının kendi tescilli marka ve tasarımlarımı kullandığı yoksa davacının tescilli marka ve tasarımlarına benzeterek mi kullandığı yönündede bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, tarafların istem ve savunmalarını da karşılayacak nitelikte incelemeyi de içermemektedir. Bu durumda mahkemece dava konusu uyuşmazlığa ilişkin alanda uzman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların tüm istem ve savunmalarını karşılayan rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/234 E. 2023/808 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · eksik inceleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaÇayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… ettiğini, davalının müvekkili kurumun yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği marka ve tasarımlarının aynısını, benzerini piyasaya sürerek «haksız rekabette» bulunduğunu ileri sürerek davalının haksız rekabetinin men'ine ve müvekkili Kurumun «marka hakkına tecavüz» fiillerinin durdurulmasına, davalının tecavüzü nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca tecavüz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · dürüstlük kuralı · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ına tescilli markanın ise "... çayı" ve "tiryaki çayı" olduğu, uyuşmazlığın ... ve tiryaki ibarelerinin cins ve nitelik belirten ibareler olup olmadığı, bu bakımdan «ayırt edicilik» yönünden esaslı unsur olup olmadığı noktasında toplandığı, ... çayın, çayın ... bölümünden üretildiği ve genel olarak belli kimselerin kullandıkları, beğenenlerin diğer çayları asla içmediği çay olarak gösterildiği, buradan hareketle ortalama bir tüketici, ... ibaresini gördüğünde zihninde bitkinin katileli bir «bölümü» olduğundan bu kısmı yoğun şekilde barındıran yahut tamamen bu bölümden oluşan çayı canlandıracağı, markalar arasında ... ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerlik olmadığı, bu nedenle ... ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük bir ibare olduğu, davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği ve «haksız rekabete» yol açmadığı kanaatine varıldığı, davacının diğer bir iddiasına konu tiryaki çayı yönünden yapılan incelemede Türk Dil Kurumu (TDK) çevrimiçi sözlüğüne göre tiryaki ibaresinin " Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan, bir şeye çok alışmış olan" şeklinde tanımlandığı, buna göre «ortalama tüketiciler» nezdinde bir değerlendirme yapıldığında tüketicinin çayı çok seven, çaydan vazgeçemeyen kişileri ve çayın alışkanlık yapan özelliğini belirteceği, bu bakımdan bir çay türünü belirtmemekle birlikte bir özellik belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliği zayıf bir marka olduğu, davacı adına tescilli marka ve tasarımlar ile davalı kullanımı arasında tiryaki ibaresi dışında tasarımsal ve görsel olarak başkaca bir benzerliğin bulunmadığı, bu nedenle Tiryaki ibaresinin ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu ve davalının marka ve tasarım kullanımı ile davacıya ait marka ve tasarımlara tecavüz etmediği, müşterileri etkileyici ve «dürüstlük kuralına» aykırı şekilde kullanmadığından, davalının haksız rekabete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nımın kabul edilmesi halinde ise, davacının tescilli markalarının daha önceki tarihli olduğunu, davacının markalarının sulandırıldığını, tiryaki ve ... ibarelerinin «ayırt ediciliğinin» olduğunu, bu ibarelerin davacı firmayı akla getirdiğini, tanınmış marka olduğunu, alınan raporların çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5798 E. 2024/2225 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaKarar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… erini, piyasadaki sair markalarda da benzer kullanımlarının olduğunu, davacının çay bitkisinin çeşitli kısımlarını, tamamen kendi tekeline almaya çalışarak piyasada «haksız rekabete» yol açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… sında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "filiz" ibaresinin, niteliği itibariyle iltibasa sebebiyet verecek bir ibare olmadığı, dava konusu markadaki kullanımların 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, aynı 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilir olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut bulunmadığı, davalının 2002/25199 sayılı markasının, dava konusu marka açısından «müktesep hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kırılık bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde "ÖZÇAY Çay Filizi+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "filiz" ibareli markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Filiz" ibaresinin, çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» yüksek olmadığı, bunun yanında esasen davalı Şirketin adına tescilli 2002/25199 sayılı markadan kaynaklı olarak dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakka sahip o …
… başka bir bitkinin dallarının uç kısmının değil, doğrudan doğruya Çaykurun “filiz” markalarının akla geldiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, emsal mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2016/31626 numaralı ''özçay çay …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşullarının gerçekleştiğini, mahkemenin kabulünün …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4594 E. 2020/2537 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDavacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı «tescilli tasarımı» ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve «marka hakkına tecavüz» ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… 1.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren «tescilli tasarımların» sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve «haksız rekabet» yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya «iltibas» ihtimali bulunmadığı ve «marka hakkına tecavüz» fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında «haksız rekabet» hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «tescilli tasarım» ve «marka hakkına tecavüzden» kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile ürünlerin toplatılması istemine ilişkindir.
Davacıya ait 89365 tescil numaralı “Tiryaki Çayı” markasının esas unsurunun “Tiryaki” ibaresi olduğu göz önüne alındığında, davalı yana ait paket ambalajında “Tiryaki” ibaresinin kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK anlamında benzerlik veya «iltibas» ihtimali bulunmadığı ve «marka hakkına tecavüz» fiilerinin gerçekleşmediği, davalı tarafça "Kuleli Çay Tiryaki" şeklindeki ürün ambalajı şeklindeki kullanımın, davacı tarafa ait "Tiryaki Çayı" şeklindeki markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanılmaması nedeniyle, TTK'nun 54. vd. maddeleri anlamında «haksız rekabet» hükümlerinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2841 E. 2024/5505 K.
Ortak:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… arının hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, markaların birbirinden görsel, biçimsel, fonetik, anlamsal, işitsel yahut bütünsel açıdan tamamen farklı olup aralarında «iltibasa» yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, yerel mahkemenin müvekkili şirketin “Doğuş Gurme Filiz” ibareli markasının, tüketiciler nezdinde davalı markasının bir uzantısı şeklinde algılanacağı yönündeki değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmışlığından yararlanmaya çalışmadığını, “filiz” ibaresinin «münhasıran» davalı şirkete bırakılamayacağına ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… e, filiz kelimesinin, teknik bir terim olduğunu ve çayın bir türü, piyasada kabul edilen kalite ölçütü olarak kullanıldığını, zayıf bir marka olan filiz ibaresinin, «ayırt edicilik» niteliği bulunmayan ve ancak tamamlayıcı, jenerik bir unsur olabilecek bir sözcük olduğunu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili başvurusu ile davalı ma …
… ile davacının "doğuş Gurme Filiz + şekil" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının her ikisinin de "çay" emtiasına ilişkin olduğu, davacının daha evvel aynı ibare ile yaptığı başvurul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/574 E. , 2020/4250 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 09.05.2019 tarih ve 2017/223 E- 2019/152 K. sayılı kararın Davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.11.2019 tarih ve 2019/1384 E- 2019/1556 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil kurumun çaylarının marka ve tasarım tescili olduğunu, davalı firmanın müvekkil kurumun tescilli marka olarak kullandığı Filiz Çayı markasını taklit ederek Doğuş Filiz Çayı ve Doğuş Karadeniz Filiz Çayı adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarda piyasaya sürdüğünü, yine davalı firmanın müvekkil kurumun tescilli marka olarak kullandığı Tiryaki Çayı markasını taklit ederek Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı adı altında çeşitli ambalaj ve gramajlarda piyasaya sürdüğünü, davalının müvekkili kurumun tescilli marka ve tasarım olarak kullanmış olduğu çay ürünlerini taklit ederek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet ettiğini, davalının müvekkili kurumun yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği marka ve tasarımlarının aynısını, benzerini piyasaya sürerek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin men'ine ve müvekkili Kurumun marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, davalının tecavüzü nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, ayrıca tecavüz teşkil edecek şekilde üretilen çay, poşet ve paketlere ve bu ürünleri üretmeye özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına, mahkeme kararının masrafı davalıdan karşılanmak üzere ilgililere tebliğ edilmesine, kamuya yayın yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Filiz ve Tiryaki ibarelerini gizleyerek tescil ettirmek ve bu ibarelerin tanınmışlığından yararlandığı iddiasının mesnetsiz ve gerçeklikten uzak olduğunu, davalı markanın zaten tanınmış Doğuş Çay markası olup "Filiz Çayı" ve "tiryaki çayı" ibarelerini çay cinsini belirten ibareler olduğundan, sunulan ürünün çeşidini ifade etmek adına kullanıldığını, davacı tarafın "filiz" ve "tiryaki" ibarelerinin bir çay cinsi ifade etmediği yönündeki iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, tiryaki çayı ibaresinin çay sektöründe faaliyet gösteren bir çok firma tarafından kullanıldığını ve aynı zamanda tiryaki çayı ibaresinin Türkpatent nezdinde bir çok firma adına 30.sınıfta çaylar için tescilli olduğunu, müvekkilinin Doğuş Filiz Çayı markasını ilk kullandığı 1994 yılından bu yana ve Doğuş Filiz Çayı için ilk marka başvurusu yaptığı 02.04.2002 tarihinden bu yana müvekkilinin kullanımlarına, ürünlerine karşı davacı tarafça herhangi bir tecavüz iddiasında bulunulmadığını, müvekkilinin bu ibareyi kullanımından bu yana yaklaşık 25 yıl geçmişken davacının bu kullanımlar aleyhine açtığı davanın haklı olduğunun iddia edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2002 yılından bu yana Doğuş Filiz Çayı, Doğuş Karadeniz Filiz Çayı, Doğuş Karadenİz Tiryaki Çayı markalı çaylarını kullandığı, davacının 2017 tarihinde eldeki davayı açtığı, aynı sektörde faaliyet gösteren davacının davalının kullanımından haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davacının markanın bu şekilde kullanıldığından 15 yıla yakın süre ile haberdar olmasına karşın dava açmayıp sessiz kaldığı, böylece davalının bu şekildeki markasal kullanımına karşı sahip olduğu dava hakkını sessiz kalarak kaybettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesi'nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Doğuş ve Tiryaki kelimelerinin anlamları ve kullanım yerleri göz önüne alındığında, davalının kullanım şeklindeki Filiz Çayı ve Tiryaki Çayı markalarının niteliği kullanım amacı ve makul ve ortalama bir tüketici nezdindeki anlaşılması göz önüne alındığında ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olması gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçelerle, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde 18.11.2009 tarih 2009/05418 numaralı tescilli tasarımı ile 15.10.1985 tarih 89419 sayılı ''Filiz Çayı'', 11.05.1994 tarih 151576 sayılı ''Filiz Lüks Çayı'', 30.03.1994 tarih 151379 sayılı '' Filiz Lüks Çayı'' ibareli tescilli markalarını taklit etmek suretiyle davalı şirket tarafından '' Doğuş Filiz Çayı'', ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ile ''Doğuş Karadeniz Tiryaki Çayı'' adı altında çeşitli amblaj ve gramajlarla piyasaya malını sürerek tescilli tasarım ve marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi ve duruşmalardaki beyanlarında ise 02.04.2002 tarih 2002/07203 sayılı ''Doğuş Karadeniz Siyah Filiz Çayı Doğuş Çay+şekil'', 27.12.2002 tarih 2002/33953 sayılı ''Doğuş Çay Filiz Doğuş Çay+şekil'', 02.04.2004 tarih 2004/09054 sayılı ''Doğuş Çay Karadeniz Siyah Filiz Çayı Doğuş+şekil'', 28.02.2005 tarih 2005/06334 sayılı ''Karadeniz Siyah Çay Filizi Geleneksel Siyah Çay+şekil, 14.11.2006 tarih 2006/55118 sayılı 'Karadeniz Filiz Çayı Siyah Çay+şekil'', 09.08.2007 tarih 2007/39344 sayılı ''Karadeniz Tiryaki'', 24.11.2011 tarih 2011/98418 sayılı ''Karadeniz karadeniz tiryaki+şekil'' ibareli markalar ile 30.12.2013 tarih 2013 0876 ''Doğuş Karadeniz Filiz Çayı'' ibaresini içeren tescilli tasarımların sahibi olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkili tescilli marka ve endüstriyel tasarımlarından doğan haklarına dayandığını,davacı aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Ancak ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tescilli tasarımına tecavüzün tesbitini talep ettiği halde bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi davalının kendi tescilli marka ve tasarımlarımı kullandığı yoksa davacının tescilli marka ve tasarımlarına benzeterek mi kullandığı yönündede bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi, tarafların istem ve savunmalarını da karşılayacak nitelikte incelemeyi de içermemektedir. Bu durumda mahkemece dava konusu uyuşmazlığa ilişkin alanda uzman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların tüm istem ve savunmalarını karşılayan rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/629846900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz