Manevi tazminat | Maddi manevi tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3033 E. 2024/5467 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irade sakatlığı↗ sadakat yükümlülüğü↗ hizmet akdi↗ kişilik hakları↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ yenileme↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ kusur↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/685 E., 2022/897 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kayseri ilinde eğitim alanında faaliyet gösterdiğini ve Özel Genç ... Koleji'ni işlettiğini, davalı şirketin de Özel Atlas Koleji ve Özel Atlas Altınoluk Koleji ve diğer iştiraklerini işletmekte olduğunu, davacı şirkette 2020-2021 döneminde sözleşmeli öğretmen olarak ilk öğretim düzeyinde çalışmakta olan ...'in 2021-2022 yılında kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu olumsuzlukları okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının tamamıyla soyut olup zarar iddiasına yönelik hiçbir somut delil sunulmadığını, tazminat için gerekli şartlar ve unsurların oluşmadığını, adı geçen öğretmenin davalı kurumda çalışmadığını, öğrenci kayıtlarının tek bir öğretmene bağlı olduğu yönündeki iddiayı kabul etmemekle birlikte davacıdan davalı kuruma geçen öğrencide bulunmadığını, veli dilekçeleri incelendiğinde, aslında velilerin öğretmen hakkında zerre bilgiye sahip olmadıklarını, kayıt silinmesinin öğretmen ile ilgisi bulunmadığını, anılan dilekçelere göre velilerin yalnızca davacı kurumun yanıltıcı ve gerçekleştiremeyecekleri vaatleri ve abartılı övgüleri üzerine kayıt yaptırdıklarını, davacının yanıltıcı, aldatıcı ve irade sakatlayıcı reklamlarından duydukları güvensizlik, geri dönüş alamama, ilgisizlik nedeni ile de kayıttan vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca öğretmenlerin hizmet akdinin bir yılın sonunda sona erdiğini kaldı ki davacının iş akdi sona erecek bir öğretmenden bahisle velileri kaydetmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dosyaya sunulan veli kayıt iptal dilekçelerinde, velilerin açıkça davacı şirketin dava dışı öğretmen ... ile 2021-2022 öğretim yılında çalışacağını beyan etmiş olması nedeni ile kayıt yaptırdıklarını ancak ilgili öğretmenin davacı okulda çalışmayacağını öğrenmeleri nedeni ile kayıtlarının iptalini talep ettikleri, bu durumda kayıtların iptaline henüz anlaşma sağlanmamış bir öğretmen ile çalışılacağı iddiası ile velileri yönlendirerek kayıt alan davacının kendi kusuru ile sebep olduğu, kimsenin kendi kusuruna dayanamayacağı, kayıt iptalleri nedeni ile davacının oluştuğunu iddia ettiği maddi, manevi zararlardan bu koşullar altında davalının sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, öğretim döneminin ve öğretmenin sözleşmesinin devam ettiği sürede davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme yenilenmesi için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana kusurun, davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin kişilik haklarının zedelendiği ve itibar kaybı yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, dava dışı öğretmen ... ile sözleşme yapmadığı, öğretmenin davalı kurumda çalışmadığı, ...'in davacı ile olan sözleşmesinin süresinin 08.09.2017-30.06.2021 tarihlerini kapsadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6711 E. 2018/681 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda2- Dava, öğrenci ve öğretmen taşıma «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 2010-2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir sözleşme olmayıp, davacı ile Okul Aile Birliği Komisyonu arasında 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak akdedilen 21/07/2010 tarihli sözleşme ile daha sonra Yönetmelik'in 7/3 maddesi kapsamında öğrenci velileri ile ayrı ayrı yapılmış «taşıma sözleşmeleri» bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4554 E. 2015/11616 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:servis sözleşmesi · hizmet bedeli · taşıma sözleşmesi · alacak davası · komisyon · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · taşıyan
Benzer bu kararda… amına göre, davanın 818 sayılı BK'nın 410-415 ve devamı maddelerinde ( 6098 Sayılı BK'nın 526 ve devamı maddelerinde ) düzenlenen vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, davacı ile davalı işletme arasında 2010 -2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığı, davacı tarafın önce 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak davalı işletmenin okul aile birliği «komisyonu» ile 21/07/2010 tarihinde taşıma sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmenin 11/g maddesinde “davacı yüklenicinin öğretmen, idareci ve personeli mümkün olduğunda öğrenci servisleri ile beraber yada ayrı olarak yeterli araç tahsis ederek «taşıyacağı» ve bu taşımanın ücretsiz olacağı”, 11/h maddesinde “okul idaresi tarafından talep edilen il sınırları içinde yapılacak her türlü resmi veya özel etkinliklere okul saatleri içerisinde olmak üzere velilerden ücret talep edilmeksizin hizmet verileceği, bunun dışındaki taleplerde karşılıklı mutabık olunan ücretinin ödeneceği” düzenlemesinin yer aldığı, davalının davacıya gönderdiği 03/09/2010 tarihli 000/251 sayılı yazıda “işletmenin okul aile birliği «yönetim kurulu» toplantısında alınan kararlar gereği imzalanan «servis sözleşmesinin» idarece «geçersiz» sayıldığı ve feshedildiğinin bildirildiği, yeniden oluşturulan komisyonca 2010-2011 öğretim yılı servis sözleşmesi yapılmak üzere 07/09/2010 tarihinde yapılacak toplantıda hazır bulunmasının istendiği”, davacının bu toplantıya katılmadığı, idarenin sözleşmenin feshedildiğini bildirmesi nedeniyle örnekleri dosya içinde mevcut ve Yönetmeliğin 7/3 maddesine uygun olarak davacının öğrenci velileri ile taşıma sözleşmesi yaptığı ve bu sözleşmeler uyarınca öğrencileri taşıdığı, davacı ile öğrenci velileri arasında tek tek yapılan sözleşmelerde öğretmen, idareci ve personele ya da kültürel ve sosyal etkinliklere araç tahsisinin ücretsiz olarak davacı tarafından gerçekleştirileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı, öğretmenler için verilen taşıma «hizmetinin bedelinin» davalıdan istenemeyeceği, burslu öğrenciler için verilen servis hizmeti için de aynı durumun söz konusu olduğu, 2010-2011 eğitim öğretim dönemi içindeki sosyal, kültürel, sportif faaliyetler için davalı işletmenin okul müdürlüklerince davacı şirketten araç temini talebinde bulundukları, bu faliyetlerin mesai saati içinde ve şehir içinde bulunan yerlerde olduğu, davacının araç tahsis ettiği, okul müdürlerinin işletmeyi «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı, ancak işletmenin okullarına da bu hizmetin verildiği dikkate alındığında vekaletsiz işgörme hükümleri uyarıca davacının bu hizmet için 23.718,00 TL' y …
2-Dava, öğrenci ve öğretmen taşıma «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere davacı ile davalı arasında 2010-2011 eğitim öğretim yılı için yapılmış herhangi bir «taşıma sözleşmesi» bulunmamaktadır.
Davacı taraf ile Okul Aile Birliği Komisyonu arasında 28/08/2007 tarih ve 26627 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik'in 7. maddesine uygun olarak imzalanan 21/07/2010 tarihli «taşıma sözleşmesi» bulunmaktadır.
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6633 E. 2023/1240 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu «olumsuzlukları» okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
… mesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme «yenilenmesi» için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde «sadakat yükümlülüğüne» aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana «kusurun», davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin «kişilik haklarının» zedelendiği ve itibar «kaybı» yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü i …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «rekabet yasağına» ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, dava dışı öğretmenin, öğrenciler davalının okuluna kayıtlarını yaptırdıktan sonra davalının okulunda çalışmaya başladığı, dinlenen öğrenci velilerinin beyanlarından kendi istekleriyle ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle davacının okuldan öğrencilerin kayıtlarını aldırdıkları, dava dışı öğretmenin veya davalı tarafın herhangi bir yönlendirmesine maruz kalmadıkları, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dilemeyeceğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendini ihlal ederek «haksız rekabet yasağını» çiğnediğini, müvekkili nezdinde çalışan öğretmeni ve öğrencileri ayartarak kayıtlarını kendi okuluna aldırarak müvekkilini bilirkişi raporlarında belirtilen tutard …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · oy yasağı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «rekabet yasağına» ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, dava dışı öğretmenin, öğrenciler davalının okuluna kayıtlarını yaptırdıktan sonra davalının okulunda çalışmaya başladığı, dinlenen öğrenci velilerinin beyanlarından kendi istekleriyle ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle davacının okuldan öğrencilerin kayıtlarını aldırdıkları, dava dışı öğretmenin veya davalı tarafın herhangi bir yönlendirmesine maruz kalmadıkları, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dilemeyeceğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendini ihlal ederek «haksız rekabet yasağını» çiğnediğini, müvekkili nezdinde çalışan öğretmeni ve öğrencileri ayartarak kayıtlarını kendi okuluna aldırarak müvekkilini bilirkişi raporlarında belirtilen tutard …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5390 E. 2024/1850 K.
Ortak:dürüstlük kuralı · olumsuz oy · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu «olumsuzlukları» okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
… elilerin yalnızca davacı kurumun yanıltıcı ve gerçekleştiremeyecekleri vaatleri ve abartılı övgüleri üzerine kayıt yaptırdıklarını, davacının yanıltıcı, aldatıcı ve «irade sakatlayıcı» reklamlarından duydukları güvensizlik, geri dönüş alamama, ilgisizlik nedeni ile de kayıttan vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca öğretmenlerin «hizmet akdinin» bir yılın sonunda sona erdiğini kaldı ki davacının iş akdi sona erecek bir öğretmenden bahisle velileri kaydetmiş olmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… mesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme «yenilenmesi» için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde «sadakat yükümlülüğüne» aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana «kusurun», davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin «kişilik haklarının» zedelendiği ve itibar «kaybı» yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü i …
Benzer bu kararda… ündüz Bakım Evi'nin sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalının ise müvekkiline ait kurumda daha önce İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını, 2019 yılı içerisinde «istifa» ederek aynı muhitte ve aynı iş kolunda faaliyet yürütmek üzere Anbeba Preschool isimli iş yerini açtığını, işbu davanın konusunun davalının rakip kuruluş olarak rekabet ortamını zedeleyici, «dürüstlük kuralına» aykırı davranış ve eylemleri olduğunu, kuruluş aşamasında davalı okuluna kayıt olan öğrencilerinin neredeyse tamamının, müvekkili okulunda kayıtlı öğrencilerden oluştuğunu, aynı durumun öğretmen ve çalışan kadrosu açısından da geçerli bulunduğunu, bu durumun önceden planlanmış ve programlanmış şekilde müvekkiline zarar verme niyetiyle yapıldığının anlaşıldığını, sürekli yalan ve yanıltıcı bilgilerle müvekkiline ait kuruma kayıt yaptırmak isteyen velilerde kurum aleyhine algı yaratılmaya çalışıldığını, velileri yönlendirmek amacıyla, kurumda çalışmış olmaları sebebiyle gerçek durumu bildikleri halde, mutfakta kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğu, ikindi kahvaltısı için verilen yiyeceklerin bayat bulunduğu, öğrencilerin resmi kayıtlarının yapılmadığı, çalışan öğretmenlerin niteliksiz olduğu, maaşları ödenmediği için öğretmenlerin verimli çalışmadığı gibi gerçek dışı bilgilerin davalı eliyle yayıldığını, müvekkiline ait iş yerinde çalışan öğretmen ve diğer personeli etkilemek amacıyla, daha yüksek maaş verecekleri yönünde haberler göndererek ve müvekkilinin «dahil» olmadığı gerçek dışı diyaloglar yansıtılarak dedikodu düzeyindeki ifadelerle öğretmen-personel-işveren arasındaki huzur ve güven ortamını zedelediğini, öğretmenleri işi bırakmaya yönlendirdiğini, halihazırda müvekkiline ait iş yerinde çalışan personel ile ilgili velilere bizimle çalışacak şeklinde reklam yapıldığını, bahsi geçen ilgili çalışanın, müvekkiline ait kurumdan 2-3 aylık reklam sürecinden sonra istifa ettiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin kurum içerisinde yapmayı planladığı etkinlik ve faaliyetlerin bir şekilde davalı tarafça öğrenildiğini ve aynı gün ya da öncesinde aynı etkinlik ve faaliyetlerin gerçekleştirildiğini ileri sürerek «haksız rekabet» fiillerinin tespitine, önlenmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında «haksız rekabet» teşkil edecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin sigorta «primlerinin» uzun süre yatırılmadığını, «son» dönemde de eksik primler yatırıldığını, aynı zamanda müvekkiline karşı mobbing uygulandığını, öğretmenin yapmaması gereken işleri yapmak zorunda bırakıldığı için m …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · tanık beyanı · istifa · ek prim · kamu düzeni · ilan · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ündüz Bakım Evi'nin sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalının ise müvekkiline ait kurumda daha önce İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını, 2019 yılı içerisinde «istifa» ederek aynı muhitte ve aynı iş kolunda faaliyet yürütmek üzere Anbeba Preschool isimli iş yerini açtığını, işbu davanın konusunun davalının rakip kuruluş olarak rekabet ortamını zedeleyici, «dürüstlük kuralına» aykırı davranış ve eylemleri olduğunu, kuruluş aşamasında davalı okuluna kayıt olan öğrencilerinin neredeyse tamamının, müvekkili okulunda kayıtlı öğrencilerden oluştuğunu, aynı durumun öğretmen ve çalışan kadrosu açısından da geçerli bulunduğunu, bu durumun önceden planlanmış ve programlanmış şekilde müvekkiline zarar verme niyetiyle yapıldığının anlaşıldığını, sürekli yalan ve yanıltıcı bilgilerle müvekkiline ait kuruma kayıt yaptırmak isteyen velilerde kurum aleyhine algı yaratılmaya çalışıldığını, velileri yönlendirmek amacıyla, kurumda çalışmış olmaları sebebiyle gerçek durumu bildikleri halde, mutfakta kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğu, ikindi kahvaltısı için verilen yiyeceklerin bayat bulunduğu, öğrencilerin resmi kayıtlarının yapılmadığı, çalışan öğretmenlerin niteliksiz olduğu, maaşları ödenmediği için öğretmenlerin verimli çalışmadığı gibi gerçek dışı bilgilerin davalı eliyle yayıldığını, müvekkiline ait iş yerinde çalışan öğretmen ve diğer personeli etkilemek amacıyla, daha yüksek maaş verecekleri yönünde haberler göndererek ve müvekkilinin «dahil» olmadığı gerçek dışı diyaloglar yansıtılarak dedikodu düzeyindeki ifadelerle öğretmen-personel-işveren arasındaki huzur ve güven ortamını zedelediğini, öğretmenleri işi bırakmaya yönlendirdiğini, halihazırda müvekkiline ait iş yerinde çalışan personel ile ilgili velilere bizimle çalışacak şeklinde reklam yapıldığını, bahsi geçen ilgili çalışanın, müvekkiline ait kurumdan 2-3 aylık reklam sürecinden sonra istifa ettiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin kurum içerisinde yapmayı planladığı etkinlik ve faaliyetlerin bir şekilde davalı tarafça öğrenildiğini ve aynı gün ya da öncesinde aynı etkinlik ve faaliyetlerin gerçekleştirildiğini ileri sürerek «haksız rekabet» fiillerinin tespitine, önlenmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında «haksız rekabet» teşkil edecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin sigorta «primlerinin» uzun süre yatırılmadığını, «son» dönemde de eksik primler yatırıldığını, aynı zamanda müvekkiline karşı mobbing uygulandığını, öğretmenin yapmaması gereken işleri yapmak zorunda bırakıldığı için m …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının gerçeğe aykırı bilgilerle, müvekkiline ait kurumu «kötüleyerek» müvekkilinin öğrenci/veli sayısını düşürmeye çalışmasının, kendi kurumunun tercih edilmesini sağlamak için müvekkile iftira etmesinin rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davalının aleni olarak müvekkiline ait kurumu kötülediğini, «olumsuz» bir algı yarattığını, «tanık beyanlarının» söz konusu iddialarını açıkça desteklediğini, bildirdikleri üçüncü tanığa davetiye çıkartılmadığını ve beyanının alınmadığını, neden beyanı alınmadığına dair bir g …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında davalının «haksız rekabete» yol açan bir eyleminin ispat edilemediği, tek başına davacı yanında çalışan öğretmenlerin bazılarının ve davacı tarafta bulunan öğrencilerin davalının işyerine geçmelerinin haksız rekabetin varlığını göstermeyeceği, davacının işyerinde çalışan öğretmenlerin davalının işyerinde çalışmaya başlaması ve öğrencilerin davalının işyerine geçmesinin davalının haksız bir müdahalesiyle olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, «tanık beyanlarının» bu duruma açıklık getiremediği, bu durumda herkesin istediği yerde görev yapmasında ve çocuklarını okula göndermelerinde serbest olduğu, başkalarının eyleminden do …
-
Haksız rekabete dayalı tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4844 E. 2020/3072 K.
Ortak:dürüstlük kuralı · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu «olumsuzlukları» okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
… elilerin yalnızca davacı kurumun yanıltıcı ve gerçekleştiremeyecekleri vaatleri ve abartılı övgüleri üzerine kayıt yaptırdıklarını, davacının yanıltıcı, aldatıcı ve «irade sakatlayıcı» reklamlarından duydukları güvensizlik, geri dönüş alamama, ilgisizlik nedeni ile de kayıttan vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca öğretmenlerin «hizmet akdinin» bir yılın sonunda sona erdiğini kaldı ki davacının iş akdi sona erecek bir öğretmenden bahisle velileri kaydetmiş olmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… mesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme «yenilenmesi» için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde «sadakat yükümlülüğüne» aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana «kusurun», davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin «kişilik haklarının» zedelendiği ve itibar «kaybı» yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü i …
Benzer bu kararda… arasındaki iş akdinin sonlanması ile 2015/2016 eğitim yılından itibaren öğretmen ile davalı şirket arasında iş akdinin yapıldığı, davalı şirketçe dosya kapsamındaki «ilan» ve reklam faaliyetleri de bu kapsamda olup davalı şirketin faaliyetlerinin öğretmenin davacı şirketle iş akdinin bulunduğu döneme ilişkin menfaat sağlama, davacı ... kurumundaki öğrencilerin «kaydını» iptal ettirmelerine yönelik olmadığı, ilan panosunda "erken kayıt avantajlarını kaçırmayın" ibaresinin yer alması da öğretmenin davacı şirketle iş akdinin sona erdiği eğitim-öğretim dönemine ilişkin olarak reklam yapıldığını gösterir nitelikte olduğu, davalı şirketin eyleminin aldatıcı veya diğer bir şekilde «dürüstlük kuralına» aykırı olmadığı, TTK'nın 55. maddesinde sayılan «haksız rekabet» hallerine girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ancak, davalı şirketin 2015-2016 eğitim-öğretim dönemi için davacının dava dışı çalışanı ile anlaşması her ne kadar tek başına «haksız rekabet» teşkil etmese de, gelecek sezon için adı geçen öğretmenin davalı okullarında çalışacağını bildirerek erken kayıt dönemi için reklam yapmasının, davacı şirketin gelecek eğitim-öğretim dönemine ilişkin ticari faaliyetini etkileyen ve 6102 sayılı TTK 55.maddede yerini bulan «dürüstlük kuralına» aykırı reklam ve satış yöntemi olduğu değerlendirilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamı …
Dava, «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelenmesinde»; davalının dava dışı ... ile yaptığı sözleşmenin ...'nün davacıyla olan sözleşmesinin sona ermesinden sonra ki döneme ait olması reklamların yapıldığı tarihte davalı okulun henüz eğitim öğretim faaliyetine başlamamış olması, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp «kamu düzenine aykırılığın» da tespit edilmemesine göre; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
… arasındaki iş akdinin sonlanması ile 2015/2016 eğitim yılından itibaren öğretmen ile davalı şirket arasında iş akdinin yapıldığı, davalı şirketçe dosya kapsamındaki «ilan» ve reklam faaliyetleri de bu kapsamda olup davalı şirketin faaliyetlerinin öğretmenin davacı şirketle iş akdinin bulunduğu döneme ilişkin menfaat sağlama, davacı ... kurumundaki öğrencilerin «kaydını» iptal ettirmelerine yönelik olmadığı, ilan panosunda "erken kayıt avantajlarını kaçırmayın" ibaresinin yer alması da öğretmenin davacı şirketle iş akdinin sona erdiği eğitim-öğretim dönemine ilişkin olarak reklam yapıldığını gösterir nitelikte olduğu, davalı şirketin eyleminin aldatıcı veya diğer bir şekilde «dürüstlük kuralına» aykırı olmadığı, TTK'nın 55. maddesinde sayılan «haksız rekabet» hallerine girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3033 E. , 2024/5467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/205 Esas, 2023/227 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/685 E., 2022/897 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kayseri ilinde eğitim alanında faaliyet gösterdiğini ve Özel Genç ... Koleji'ni işlettiğini, davalı şirketin de Özel Atlas Koleji ve Özel Atlas Altınoluk Koleji ve diğer iştiraklerini işletmekte olduğunu, davacı şirkette 2020-2021 döneminde sözleşmeli öğretmen olarak ilk öğretim düzeyinde çalışmakta olan ...'in 2021-2022 yılında kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu olumsuzlukları okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının tamamıyla soyut olup zarar iddiasına yönelik hiçbir somut delil sunulmadığını, tazminat için gerekli şartlar ve unsurların oluşmadığını, adı geçen öğretmenin davalı kurumda çalışmadığını, öğrenci kayıtlarının tek bir öğretmene bağlı olduğu yönündeki iddiayı kabul etmemekle birlikte davacıdan davalı kuruma geçen öğrencide bulunmadığını, veli dilekçeleri incelendiğinde, aslında velilerin öğretmen hakkında zerre bilgiye sahip olmadıklarını, kayıt silinmesinin öğretmen ile ilgisi bulunmadığını, anılan dilekçelere göre velilerin yalnızca davacı kurumun yanıltıcı ve gerçekleştiremeyecekleri vaatleri ve abartılı övgüleri üzerine kayıt yaptırdıklarını, davacının yanıltıcı, aldatıcı ve irade sakatlayıcı reklamlarından duydukları güvensizlik, geri dönüş alamama, ilgisizlik nedeni ile de kayıttan vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca öğretmenlerin hizmet akdinin bir yılın sonunda sona erdiğini kaldı ki davacının iş akdi sona erecek bir öğretmenden bahisle velileri kaydetmiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dosyaya sunulan veli kayıt iptal dilekçelerinde, velilerin açıkça davacı şirketin dava dışı öğretmen ... ile 2021-2022 öğretim yılında çalışacağını beyan etmiş olması nedeni ile kayıt yaptırdıklarını ancak ilgili öğretmenin davacı okulda çalışmayacağını öğrenmeleri nedeni ile kayıtlarının iptalini talep ettikleri, bu durumda kayıtların iptaline henüz anlaşma sağlanmamış bir öğretmen ile çalışılacağı iddiası ile velileri yönlendirerek kayıt alan davacının kendi kusuru ile sebep olduğu, kimsenin kendi kusuruna dayanamayacağı, kayıt iptalleri nedeni ile davacının oluştuğunu iddia ettiği maddi, manevi zararlardan bu koşullar altında davalının sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, öğretim döneminin ve öğretmenin sözleşmesinin devam ettiği sürede davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme yenilenmesi için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana kusurun, davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin kişilik haklarının zedelendiği ve itibar kaybı yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, dava dışı öğretmen ... ile sözleşme yapmadığı, öğretmenin davalı kurumda çalışmadığı, ...'in davacı ile olan sözleşmesinin süresinin 08.09.2017-30.06.2021 tarihlerini kapsadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063147200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz