Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6633 E. 2023/1240 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ oy yasağı↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında rekabet yasağına ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, dava dışı öğretmenin, öğrenciler davalının okuluna kayıtlarını yaptırdıktan sonra davalının okulunda çalışmaya başladığı, dinlenen öğrenci velilerinin beyanlarından kendi istekleriyle ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle davacının okuldan öğrencilerin kayıtlarını aldırdıkları, dava dışı öğretmenin veya davalı tarafın herhangi bir yönlendirmesine maruz kalmadıkları, haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki iddialarını tekrar ederek aynı sınıftan 22 öğrencinin, öğretmeni ile birlikte davalıya ait okula geçiş yapmasının iyi niyet ile izah edilemeyeceğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendini ihlal ederek haksız rekabet yasağını çiğnediğini, müvekkili nezdinde çalışan öğretmeni ve öğrencileri ayartarak kayıtlarını kendi okuluna aldırarak müvekkilini bilirkişi raporlarında belirtilen tutarda maddi ve manevi zararlara uğrattığını, taraflar arasında haksız rekabet yasağına ilişkin bir sözleşmenin bulunup bulunmadığının önem arz etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2014 tarihli, 2014/12707 E. ve 2014/18911 K. sayılı ilamı
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5390 E. 2024/1850 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «rekabet yasağına» ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, dava dışı öğretmenin, öğrenciler davalının okuluna kayıtlarını yaptırdıktan sonra davalının okulunda çalışmaya başladığı, dinlenen öğrenci velilerinin beyanlarından kendi istekleriyle ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle davacının okuldan öğrencilerin kayıtlarını aldırdıkları, dava dışı öğretmenin veya davalı tarafın herhangi bir yönlendirmesine maruz kalmadıkları, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dilemeyeceğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendini ihlal ederek «haksız rekabet yasağını» çiğnediğini, müvekkili nezdinde çalışan öğretmeni ve öğrencileri ayartarak kayıtlarını kendi okuluna aldırarak müvekkilini bilirkişi raporlarında belirtilen tutard …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… ündüz Bakım Evi'nin sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalının ise müvekkiline ait kurumda daha önce İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını, 2019 yılı içerisinde «istifa» ederek aynı muhitte ve aynı iş kolunda faaliyet yürütmek üzere Anbeba Preschool isimli iş yerini açtığını, işbu davanın konusunun davalının rakip kuruluş olarak rekabet ortamını zedeleyici, «dürüstlük kuralına» aykırı davranış ve eylemleri olduğunu, kuruluş aşamasında davalı okuluna kayıt olan öğrencilerinin neredeyse tamamının, müvekkili okulunda kayıtlı öğrencilerden oluştuğunu, aynı durumun öğretmen ve çalışan kadrosu açısından da geçerli bulunduğunu, bu durumun önceden planlanmış ve programlanmış şekilde müvekkiline zarar verme niyetiyle yapıldığının anlaşıldığını, sürekli yalan ve yanıltıcı bilgilerle müvekkiline ait kuruma kayıt yaptırmak isteyen velilerde kurum aleyhine algı yaratılmaya çalışıldığını, velileri yönlendirmek amacıyla, kurumda çalışmış olmaları sebebiyle gerçek durumu bildikleri halde, mutfakta kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğu, ikindi kahvaltısı için verilen yiyeceklerin bayat bulunduğu, öğrencilerin resmi kayıtlarının yapılmadığı, çalışan öğretmenlerin niteliksiz olduğu, maaşları ödenmediği için öğretmenlerin verimli çalışmadığı gibi gerçek dışı bilgilerin davalı eliyle yayıldığını, müvekkiline ait iş yerinde çalışan öğretmen ve diğer personeli etkilemek amacıyla, daha yüksek maaş verecekleri yönünde haberler göndererek ve müvekkilinin «dahil» olmadığı gerçek dışı diyaloglar yansıtılarak dedikodu düzeyindeki ifadelerle öğretmen-personel-işveren arasındaki huzur ve güven ortamını zedelediğini, öğretmenleri işi bırakmaya yönlendirdiğini, halihazırda müvekkiline ait iş yerinde çalışan personel ile ilgili velilere bizimle çalışacak şeklinde reklam yapıldığını, bahsi geçen ilgili çalışanın, müvekkiline ait kurumdan 2-3 aylık reklam sürecinden sonra istifa ettiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin kurum içerisinde yapmayı planladığı etkinlik ve faaliyetlerin bir şekilde davalı tarafça öğrenildiğini ve aynı gün ya da öncesinde aynı etkinlik ve faaliyetlerin gerçekleştirildiğini ileri sürerek «haksız rekabet» fiillerinin tespitine, önlenmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında «haksız rekabet» teşkil edecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin sigorta «primlerinin» uzun süre yatırılmadığını, «son» dönemde de eksik primler yatırıldığını, aynı zamanda müvekkiline karşı mobbing uygulandığını, öğretmenin yapmaması gereken işleri yapmak zorunda bırakıldığı için m …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · tanık beyanı · istifa · ek prim · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · kamu düzeni · ilan
Benzer bu kararda… ündüz Bakım Evi'nin sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalının ise müvekkiline ait kurumda daha önce İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını, 2019 yılı içerisinde «istifa» ederek aynı muhitte ve aynı iş kolunda faaliyet yürütmek üzere Anbeba Preschool isimli iş yerini açtığını, işbu davanın konusunun davalının rakip kuruluş olarak rekabet ortamını zedeleyici, «dürüstlük kuralına» aykırı davranış ve eylemleri olduğunu, kuruluş aşamasında davalı okuluna kayıt olan öğrencilerinin neredeyse tamamının, müvekkili okulunda kayıtlı öğrencilerden oluştuğunu, aynı durumun öğretmen ve çalışan kadrosu açısından da geçerli bulunduğunu, bu durumun önceden planlanmış ve programlanmış şekilde müvekkiline zarar verme niyetiyle yapıldığının anlaşıldığını, sürekli yalan ve yanıltıcı bilgilerle müvekkiline ait kuruma kayıt yaptırmak isteyen velilerde kurum aleyhine algı yaratılmaya çalışıldığını, velileri yönlendirmek amacıyla, kurumda çalışmış olmaları sebebiyle gerçek durumu bildikleri halde, mutfakta kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğu, ikindi kahvaltısı için verilen yiyeceklerin bayat bulunduğu, öğrencilerin resmi kayıtlarının yapılmadığı, çalışan öğretmenlerin niteliksiz olduğu, maaşları ödenmediği için öğretmenlerin verimli çalışmadığı gibi gerçek dışı bilgilerin davalı eliyle yayıldığını, müvekkiline ait iş yerinde çalışan öğretmen ve diğer personeli etkilemek amacıyla, daha yüksek maaş verecekleri yönünde haberler göndererek ve müvekkilinin «dahil» olmadığı gerçek dışı diyaloglar yansıtılarak dedikodu düzeyindeki ifadelerle öğretmen-personel-işveren arasındaki huzur ve güven ortamını zedelediğini, öğretmenleri işi bırakmaya yönlendirdiğini, halihazırda müvekkiline ait iş yerinde çalışan personel ile ilgili velilere bizimle çalışacak şeklinde reklam yapıldığını, bahsi geçen ilgili çalışanın, müvekkiline ait kurumdan 2-3 aylık reklam sürecinden sonra istifa ettiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin kurum içerisinde yapmayı planladığı etkinlik ve faaliyetlerin bir şekilde davalı tarafça öğrenildiğini ve aynı gün ya da öncesinde aynı etkinlik ve faaliyetlerin gerçekleştirildiğini ileri sürerek «haksız rekabet» fiillerinin tespitine, önlenmesine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının gerçeğe aykırı bilgilerle, müvekkiline ait kurumu «kötüleyerek» müvekkilinin öğrenci/veli sayısını düşürmeye çalışmasının, kendi kurumunun tercih edilmesini sağlamak için müvekkile iftira etmesinin rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davalının aleni olarak müvekkiline ait kurumu kötülediğini, «olumsuz» bir algı yarattığını, «tanık beyanlarının» söz konusu iddialarını açıkça desteklediğini, bildirdikleri üçüncü tanığa davetiye çıkartılmadığını ve beyanının alınmadığını, neden beyanı alınmadığına dair bir g …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında «haksız rekabet» teşkil edecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin sigorta «primlerinin» uzun süre yatırılmadığını, «son» dönemde de eksik primler yatırıldığını, aynı zamanda müvekkiline karşı mobbing uygulandığını, öğretmenin yapmaması gereken işleri yapmak zorunda bırakıldığı için m …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında davalının «haksız rekabete» yol açan bir eyleminin ispat edilemediği, tek başına davacı yanında çalışan öğretmenlerin bazılarının ve davacı tarafta bulunan öğrencilerin davalının işyerine geçmelerinin haksız rekabetin varlığını göstermeyeceği, davacının işyerinde çalışan öğretmenlerin davalının işyerinde çalışmaya başlaması ve öğrencilerin davalının işyerine geçmesinin davalının haksız bir müdahalesiyle olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, «tanık beyanlarının» bu duruma açıklık getiremediği, bu durumda herkesin istediği yerde görev yapmasında ve çocuklarını okula göndermelerinde serbest olduğu, başkalarının eyleminden do …
-
Manevi tazminat | Maddi manevi tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3033 E. 2024/5467 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında «rekabet yasağına» ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, dava dışı öğretmenin, öğrenciler davalının okuluna kayıtlarını yaptırdıktan sonra davalının okulunda çalışmaya başladığı, dinlenen öğrenci velilerinin beyanlarından kendi istekleriyle ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle davacının okuldan öğrencilerin kayıtlarını aldırdıkları, dava dışı öğretmenin veya davalı tarafın herhangi bir yönlendirmesine maruz kalmadıkları, «haksız rekabet» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dilemeyeceğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendini ihlal ederek «haksız rekabet yasağını» çiğnediğini, müvekkili nezdinde çalışan öğretmeni ve öğrencileri ayartarak kayıtlarını kendi okuluna aldırarak müvekkilini bilirkişi raporlarında belirtilen tutard …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu «olumsuzlukları» okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
… mesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme «yenilenmesi» için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde «sadakat yükümlülüğüne» aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana «kusurun», davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin «kişilik haklarının» zedelendiği ve itibar «kaybı» yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü i …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade sakatlığı · sadakat yükümlülüğü · hizmet akdi · kişilik hakları · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · yenileme · kâr kaybı
Benzer bu kararda… mesi devam eden öğretmenle gizlice görüşerek, bir takım vaatlerde bulunduğu ve öğretmeni müvekkili işyerinden koparmasının haksız olduğunu, davacı şirketle sözleşme «yenilenmesi» için hiçbir görüşme yapılmadan, sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde «sadakat yükümlülüğüne» aykırı olarak doğrudan bir başka okulla anlaşma yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla zarara esas olan ana «kusurun», davalı şirketin, davacı şirkette sözleşmesi devam eden öğretmenle erken kayıt döneminden önce gizlice görüşülmesi ve anlaşma sağlanması olduğunu, kusurlu tarafın davalı şirket ve dava dışı öğretmen olduğunu, davacı şirketin erken kayıt döneminde velilere okulu tanıtırken, kayıt tarihinde halen sözleşmesi devam eden ve okul idaresi tarafından sözleşmesi uzatılmak istenen öğretmenin tanıtılmasının gayet doğal olduğunu, bu doğrultuda dava dilekçesinde, taraflarınca davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi neticesinde elde etmesi mümkün görülen menfaatinin de tazminat olarak hüküm altına alınması talep edilmiş iken bu konuda gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme ve tespitte bulunulmadığını, manevi tazminat talebinin neden reddedildiği konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin açıkça davacı şirketin haklarına yönelik bir saldırı olduğu, bu doğrultuda davacı şirketin «kişilik haklarının» zedelendiği ve itibar «kaybı» yaşadığı ve manevi zarara uğradığını, dava konusu ile birebir emsal nitelikteki Yargıtay kararları olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü i …
… elilerin yalnızca davacı kurumun yanıltıcı ve gerçekleştiremeyecekleri vaatleri ve abartılı övgüleri üzerine kayıt yaptırdıklarını, davacının yanıltıcı, aldatıcı ve «irade sakatlayıcı» reklamlarından duydukları güvensizlik, geri dönüş alamama, ilgisizlik nedeni ile de kayıttan vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca öğretmenlerin «hizmet akdinin» bir yılın sonunda sona erdiğini kaldı ki davacının iş akdi sona erecek bir öğretmenden bahisle velileri kaydetmiş olmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… kadrolarında olacağına dair erken kayıt dönemi olan 15.02.2021 tarihinde davalı şirket tarafından sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunulduğunu, bu eylemlerin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu reklam faaliyeti sebebiyle, okula kayıt yaptırmayı düşünen velilerden bir kısmının da kayıt yaptırmaktan vazgeçtiklerini, davacı şirkete ait okul idaresinin halen öğrenim görmekte olan öğrencilere ve velilerine karşı zor durumda kaldığını, Mehtap Öğretmenin okuldan ayrılacağının kısa süre içerisinde tüm okul içerisinde ve veliler arasında yayıldığını, bu durumun erken kayıt yaptıran veliler arasında da tartışma konusu haline geldiğini, bütün bu «olumsuzlukları» okul idaresinin tek başına göğüslemeye çalıştığını, bu sırada büyük üzüntü ve sıkıntılar yaşandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7213 E. 2024/3325 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza koşulu · hisse devri sözleşmesi · re'sen gözetilme · sözleşmenin ihlali · istifa · tasdik kararı · hisse devri · hakkaniyet
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan «hisse devri sözleşmesi» ve «taahhütnamesi» uyarınca davalının sözleşme ve taahhütnameyi aykırı davranıp davranmadığı sözleşmeye aykırı davranma hali var ise «cezai şart» alacağı şartlarının oluşup oluşmadığı, cezai şart bedelini aşan bir zarar bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, benimsenen 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, somut olayda gelen müzekkere cevapları tanık ifadelerine göre Hisse Devir Sözleşmesi tarihinden sonra Dünya Üç Renk Anaokulu’nun bir çalışanı ile 22 öğrencisinin davalının çalıştığı Kuruma geçtiğinin görüldüğünü, sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 3 üncü maddesinde 30.000,00 TL olan tek bir cezai şartın belirlendiği ve bunun kişi sayısı arttıkça artmayacağı ve tek bir ihlalin söz konusu olduğu, davacı dava dilekçesinde hem «ceza koşulu» olan şimdilik 30.000,00 TL'yi hem de şimdilik 10.000,00 TL tazminat miktarı talebinde bulunmuş ise de; ilgili okuldan bir öğretmen ve 22 öğrencinin diğer okula geçişi ile ilgili kişiler gitmemiş olsaydı 7.866,62 TL kâr elde edileceği, bu meblağın cezai şart miktarı olan 30.000,00 TL'yi aşmadığı, ilgili işletmenin hacmi gözetildiğinde kararlaştırılan cezai şart miktarının fahiş olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle 30.000,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan dava tarihi olan 28.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Noterliği'nin 20.03.2018 tarihli resmi «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiğini, noter tarafından «tasdik» edilen işbu sözleşmenin 3 üncü maddesinde devir tarihinde «hisse devrine» konu «limited şirketin» (anaokulunun) 36 öğrencisinin ve 7 öğretmeninin bulunduğunu, devredenin veya devredenin ailesinden, yakınlarından, tanıdıklarından arkadaşlarından herhangi birinin 31.12.2018 tarihine kadar şirketten herhangi bir öğrenci veya herhangi bir öğretmeni götüremeyeceği veya başka bir kuruma yönlendirmeyeceği, aksi halde yani 31.12.2018 tarihine kadar herhangi bir öğrenci veya öğretmenin davalıca veya davalı ile ilgisi bulunan kişilerce şirketten götürülmesi veya başka bir kuruma yönlendirilmesi halinde davalı devredenin davacı devralana 30.000,00 TL «cezai şart» ödeyeceği kararlaştırıldığı, söz konusu hisse devir sözleşmesinden sonra veliler tarafından peyderpey 22 çocuğun okuldan alındığını ve ... isimli öğretmenin de oku …
Montessori Anaokulu'nda 02.04.2018 tarihinde işe başlayıp 3 ay sonra da «istifa» 13.07.2018 tarihinde işten ayrıldığını, okuldan ayrılan 22 çocuktan sadece 10 çocuğun MEBBİS kayıtlarına göre ... anaokulunun öğrencisi olduğunu, müvekkilinin annesi....'in dava dilekçesine konu fotoğraflarının anneler günü kutlamalarına ait olduğunu, müvekkilinin velilere yönelik herhangi bir yönlendirmesi bulunmadığı dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğu halde ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin anaokulunda kurum müdürü olmadığından okula öğrenci kaydetme ve personel atama «yetkisinin» bulunmadığını, müvekkilinin dava tarihinden sonra halkla ilişkiler üniversitesi eğitimini 2020 yılında tamamladığını, dolayısıyla anaokulunda sadece düz çalışan olduğunu, ileri sürerek açıklanan bu ve re'«sen gözetilecek» nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 22 öğrenci ve 1 öğretmeni götürmesi nedeniyle ayrı ayrı «cezai şart» tespit edilerek ayrı ayrı cezai şart hüküm altına alınması gerekirken tek bir cezai şarta hükmedilmesinin cezai şart taleplerini karşılamadığını, bu durumda 23 kez ihlal edilen sözleşmenin 3/2 maddesindeki cezai şart sebebiyle 23 kişi için ayrı ayrı 30.000,00 TL cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini, tarafların sözleşmeye cezai şart koymaktaki maksadının sözleşmede yazılı 31.12.2018 tarihine kadar olan 9,5 aylık dönemde 36 öğrenciden gelecek gelirin korunmasının amaçlandığını, aylık 1.600,00 TL olan eğitim ücretinin 36 çocuk toplamı üzerinden 9,5 aylık gelirinin toplam 547.200,00 TL olacağını, kişi başına korunmak istenen menfaatin ise yıllık 15.200,00 TL olduğunu, okuldan kaç çocuk giderse gitsin sadece tek bir cezai şart miktarı olan 30.000,00 TL ye hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığını, mahkemece sözleşmeye göre tek bir 30.000,00 TL cezai şart alacağının doğacağına karar verilmiş olup kararın devamında 22 çocuğun ayrılması nedeni ile davacının kurumunda doğan zararın miktarını ise hatalı olarak 7.866,62 TL olarak belirleyip zararın 30.000,00 TL cezai şartın altında kaldığının kabulü ile cezai şartı aşan zarar alacağının reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, 9,5 aylık dönem için okuldan ayrılan 22 çocuk sebebiyle müvekkilinin gelir «kaybının» 314.665,00 TL olduğunu, nitekim 11.12.2020 tarihli 2 nci raporda da bu meblağın belirlendiğini, her iki raporda da hatalı olarak %2,5 sektörel karlılık oranı ile hesaplama yapıldığını, bu oranın nasıl bulunduğunun belirtilmediğini, bu oranın 314.665,00 TL ile çarpılması sonucunda bulunan kâr miktarı 7.866,22 TL'nin 30.000,00 TL cezai şartı aşmadığı kabul edilerek cezai şartı aşan alacak taleplerinin reddine karar verildiğini, kârlılık hesabına ve karlılık oranına göre hesaplama yapılamayacağını, 22 çocuğun okuldan ayrılması sebebiyle uğranılan 314.665,00 TL gelir kaybının zarar olarak kabul edilmesi ve buna göre cezai şartı aşan zarar alacağının hesaplanması gerektiğini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde anaokulu ve kreş sektöründe karlılık oranı ile zarar hesabı yapılacak olması halinde dava konusu okul öncesi anaokulu ve kreş sektöründe kârlılık oranı en az %35-%40 olup kreş ve anaokulu sektöründe kârlılık oranının Ankara Ticaret Odasından vs. ilgili kurumlardan sorularak gelen yazı cevabına göre cezai şartın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'«sen gözetilecek» nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6633 E. , 2023/1240 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait okulda sınıf öğretmeni olarak çalışan Vijdan Angı isimli kişinin sözleşmesi devam ederken, davalı tarafla görüşerek davacı ile imzaladığı sözleşmesi bittikten sonra davalının okulunda öğretmenlik yapmaya başladığını, sınıf öğretmeni ile birlikte aynı sınıftan 21 adet öğrencinin de toplu olarak davalının işlettiği okula kaydını aldırdığını, muhatapların iş sözleşmesine ve rekabet kurallarına aykırı davrandıklarını, bu eylem neticesinde müvekkilinin zararı doğduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, 20.000,00 TL manevi tazminat, 1.000,00 TL kar kaybı tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile kar kaybı talebini 62.920,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öğrenci velilerinin kendi istekleri ile davacının okuldan ayrıldığını, bahsi geçen öğretmenin, öğrenciler kayıtlarını yaptırdıktan sonra müvekkiline ait okulda çalışmaya başladığını, velilerin çocuklarını davacının okuluna devam ettirmeyeceklerini beyan etmeleri üzerine bu hususun tutunağa bağlandığını, hatta öğrenci velilelerinin başkaca okullarla da görüşerek müvekkiline ait okula geldiklerini, yapılan işlemin hayatın akışına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında rekabet yasağına ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, dava dışı öğretmenin, öğrenciler davalının okuluna kayıtlarını yaptırdıktan sonra davalının okulunda çalışmaya başladığı, dinlenen öğrenci velilerinin beyanlarından kendi istekleriyle ve yaşadıkları sorunlar nedeniyle davacının okuldan öğrencilerin kayıtlarını aldırdıkları, dava dışı öğretmenin veya davalı tarafın herhangi bir yönlendirmesine maruz kalmadıkları, haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki iddialarını tekrar ederek aynı sınıftan 22 öğrencinin, öğretmeni ile birlikte davalıya ait okula geçiş yapmasının iyi niyet ile izah edilemeyeceğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendini ihlal ederek haksız rekabet yasağını çiğnediğini, müvekkili nezdinde çalışan öğretmeni ve öğrencileri ayartarak kayıtlarını kendi okuluna aldırarak müvekkilini bilirkişi raporlarında belirtilen tutarda maddi ve manevi zararlara uğrattığını, taraflar arasında haksız rekabet yasağına ilişkin bir sözleşmenin bulunup bulunmadığının önem arz etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2014 tarihli, 2014/12707 E. ve 2014/18911 K. sayılı ilamı
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/883005000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz