Özen ve bağlılık yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7367 E. 2024/3619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ bağlılık yükümlülüğü↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ kayyım tayini↗ limited şirket ortağı↗ ortaklıktan çıkma↗ temsil yetkisi↗ kötüleme↗ kayyım atanması↗ haklı sebep↗ ticari itibar↗ rekabet yasağı↗ kayyım↗ kar payı↗ muvazaa↗ bedelsizlik↗ şirket zararı↗ ciro↗ ipotek↗ iş bölümü↗ oy yasağı↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ kâr payı↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/562 E., 2019/630 K.
Taraflar arasındaki limited şirket yöneticisinin azli ve kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ...'un dava dışı ... Torna Tekstil Makine ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hissedarı olduğunu, müvekkillerinin dava dışı şirketin küçük hissedarı konumunda olduğu, davalı ...'un ise büyük hissedar ve aynı zamanda dava dışı şirketin tek başına temsile yetkili yöneticisi/müdürü olduğu, müvekkillerinin küçük yaşta babalarını, ardından da dedelerini kaybettiklerini, dedelerinin vefatı üzerine miras yolu ile dava dışı şirketin hissedarı olduklarını, ... şirketin kamu borçlarını kasıtlı olarak ödemediğini, şirket mal varlığı ve gelirlerini azaltıp kendisi yararına şirketin içini boşalttığını, şirketin giderlerini ve zararlarını ise arttırdığını, şirketin mali durumunu ve ticari itibarını kötüleştirdiğini, şirket varlıkları ile gelirlerini kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve bu surette şirketin ve dolayısıyla davacıların zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalının uzun yıllar şirket genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, bu nedenle uzun yıllardır şirket genel kurulunun gerçekleşmediğini, müvekkillerinin mahkemenin 2012/271 E. sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bunun üzerine davalının dava dışı ... Torna Şirketi ile aynı işi yapan Dörtler Paslanmaz Torna Şirketini kurduğunu ve bu şirketin tek başına yöneticisi olduğunu, özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, davalının bu şirketi kurma nedeninin diğer şirketin içini boşaltmak olduğunu, davalının ilk iş olarak ... Torna Şirketine ait Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, Sam Mah. 166 ada 2 parselde kayıtlı 16 no.lu bağımsız bölüm taşınmazı Dörter Paslanmaz Torna Şirketine bedelsiz ve muvazaalı olarak devrettiğini, davalının dava dışı şirketin ihtiyacı olmaması rağmen bankadan kredi kullandığını ve şirket adına bulunan taşınmazları ipotek ettiğini, davalının gelen paraları kendi menfaati doğrultusunda kullandığını, bu nedenlerle dava dışı ... Torna Tekstil Makine ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek başına temsile yetkili yöneticisi/müdürü olan davalı ...'un, ... Şirketi'nin portföyünü, Dörter Şirketi'ne aktardığını, şirketi zarar uğrattığını ileri sürerek dava dışı şirketteki yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca ve detayı yukarıda arz edilen haklı sebepler nedeniyle kaldırılmasını, dava dışı ... Torna Tekstil Makine ve Yedek Parça San.ve Tic. Ltd. Şti. yönetiminin tedbiren mahkemece uygun görülecek bağımsız ve tarafsız bir kayyıma devredilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacıların belirttiği gibi hukuka aykırı herhangi bir durum söz konusu olmadığını, dava dışı ... şirketine ait hiçbir taşınmazın muvazaalı olarak Dörtler Paslanmaz Şirketine satılmadığını, müvekkilinin temsilcisi ve müdürü olduğu şirketin zararda olmadığını, davacıların daha öncesinde müvekkili aleyhine davalar açtığını ve davaların lehlerine sonuçlandığını, müvekkili adına açılan davaların şirkete de zarar verdiğini, müvekkilinin Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösterdiğini, davacıların daha önce yine davacı konumunda taraflarına Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tasfiye ve ortaklıktan çıkma istemli dava açtıklarını, ne var ki ortaklıktan çıkmak için söz konusu davada ortaklıktan çıkmak için tasfiye istediklerini, buna karşın müvekkili tarafından Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/76 E. no.lu dava ile davacıların ortaklıktan çıkmaları istemiyle dava açıldığını, ancak davacıların bu davada ortaklıktan çıkma istemlerini kabul etmediğini, davacıların amacının şirketi dağıtmak olduğunu, şirketin taşınmazlarının yıllardır satılmadığını, davacıların kar payı alamadıkları iddiasının doğru olmadığını, 2014 yılı Ağustos ayından bu yana davacıların Vakıfbanktaki hesaplarına düzenli olarak ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada husumet her ne kadar dava dışı ... Şirketinin yetkilisi ...'un şahsına yöneltilmiş ise de; yönetim yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması şeklindeki talebin muhatabı, sonuçtan asıl etkilenecek olan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirketin kendisi olduğu, yine şirkete kayyım tayin edilmesi talebinin şirket idaresinin yeniden oluşturulması talebi sonucunu da doğuracağı, şirket yetkilisinin eylemleri sebebiyle haksız rekabet, kötü yönetim, şirketin başkalarının yararına zarara uğratılması gibi iddialar ile yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması şeklindeki talebin gerçekte ve özünde şirkete kayyım tayin edilmesi sonucunu da doğuracağı ve ortaya çıkacak sonuçtan asıl etkilenecek, şirket olacağı, eldeki davada, şirketin davaya taraf ortaklardan başka ortakları da bulunduğu ve husumetin iddialar şahsından kaynaklanan davalı ile birlikte şirket tüzel kişiliğine veya şirket ortaklarının tamamına yöneltilmesi gerekir iken salt davalıya yöneltilmiş olması usule uygun düşmediği, şirket tüzel kişiliğinin veya şirketin davalı dışındaki ortaklarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasının da usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı şirketinin tek başına temsile yetkili yöneticisi/müdürü konumunda bulunan davalının özen, bağlılık yükümlülüklerine ve rekabet yasağına açıkça aykırı davrandığını, kanunun ve şirket ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyerek bu görevleri kötüye kullandığını, müvekkillerinin kağıt üzerinde hissedar görünmekle birlikte, gerek yaşlarının küçüklüğü ve gerekse kendilerine ait hissenin azlığı ve gerekse de yaşamakta oldukları maddi- manevi zorluklar nedeniyle şirketin yönetiminde, kararlarında, sevk ve idaresinde etkili olamadıklarını, o nedenle dava dışı şirketin yönetiminin davalıda olduğunun da dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalının uzun yıllardır şirket genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, şirketi kendi keyfine ve çıkarlarına göre yönettiğini ve küçük hissedar olan müvekkillerine söz hakkı tanımadığını, hissedarlıktan kaynaklanan haklarını kullanmalarını engellediğini ve her yıl milyonlarca liralık ciro yapan şirketten müvekkillerine tek bir lira ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, ayrıca şirketin kamu borçlarını da kasıtlı olarak ödemediğini, davalının kendi şahsi çıkarları ve kendisine ait Dörter Paslanmaz Torna Şirketi'nin menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun) belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında davanın husumet yönünden reddine şeklinde yazılması gerektiği halde görünüş itibariyle kesin hüküm oluşturacak şekilde "davanın reddine" şeklinde yazılmasının kanunen ve hukuken kabul edilemeyeceğini, davanın hukuka aykırı gerekçe ile husumetten reddedildiğini ve konuya ilişkin emsal içtihatlara aykırı şekilde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkin açılan davada davanın kime yöneltilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 04.03.2002 tarihli, 2002/9420 E., 2002/1762 K. sayılı; 25.03.2002 tarihli, 2002/10398 E., 2002/2662 K. sayılı; 10.01.2014 tarihli, 2012/8208 E., 2014/474 K. sayılı kararları.
3. Değerlendirme
Dava, limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete kayyım atanmasını istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını ve sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Anılan hüküm uyarınca şirket yöneticilerinin azli talepli açılan davalarda husumetin, azli talep edilen yöneticiye yöneltilmesi gerekli ve yerinde olup ayrıca şirket tüzel kişiliği veya şirket ortaklarının tamamının dava dahil edilmesi zorunlu değildir. Dairemiz 04.03.2002 tarihli, 2002/9420 E., 2002/1762 K. sayılı, 25.03.2002 tarihli, 2002/10398 E., 2002/2662 K. sayılı, 10.01.2014 tarihli, 2012/8208 E., 2014/474 K. sayılı emsal kararlarımızdan da anlaşılacağı üzere, Dairemiz uygulamasında da limited şirket ortağı olan müdürün görevden alınmasına ilişkin olarak açılan davada, organ sıfatı bulunan ve azli istenen müdürün davalı olarak gösterilmesi yeterli kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken davanın şirket tüzel kişiliğine veya şirket ortaklarının tamamına yöneltilmesi gerekirken husumetin sadece davalıya yöneltilmiş olmasının usule uygun düşmediği ve taraf teşkilinin sağlanmasının da usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8927 E. 2014/20263 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8014 E. 2018/1246 K.
Ortak:limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirket» yöneticisinin azli ve «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada «husumet» her ne kadar dava dışı ...
Şirketinin yetkilisi ...'un şahsına yöneltilmiş ise de; yönetim «yetkisinin» kaldırılması veya sınırlandırılması şeklindeki talebin muhatabı, sonuçtan asıl etkilenecek olan ve ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan şirketin kendisi olduğu, yine şirkete «kayyım tayin» edilmesi talebinin şirket idaresinin yeniden oluşturulması talebi sonucunu da doğuracağı, şirket yetkilisinin eylemleri sebebiyle «haksız rekabet», kötü yönetim, şirketin başkalarının yararına zarara uğratılması gibi iddialar ile yönetim hakkı ve «temsil yetkisinin kaldırılması» şeklindeki talebin gerçekte ve özünde şirkete kayyım tayin edilmesi sonucunu da doğuracağı ve ortaya çıkacak sonuçtan asıl etkilenecek, şirket olacağı, eldeki davada, şirketin davaya taraf ortaklardan başka ortakları da bulunduğu ve «husumetin» iddialar şahsından kaynaklanan davalı ile birlikte şirket tüzel kişiliğine veya şirket ortaklarının tamamına yöneltilmesi gerekir iken salt davalıya yöneltilmiş olması usule uygun düşmediği, şirket tüzel kişiliğinin veya şirketin davalı dışındaki ortaklarının davaya «dahil» edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasının da usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'yi doğrudan doğruya ilgilendirileceği, «husumetin» doğrudan doğruya davalı şirket ile birlikte hasım gösterilerek yönetilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK.114-1-d maddesi gereğince husumetin doğru hasma yöneltilmesi dava şartı niteliğinde bulunduğu, gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» HMK.115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nin 660/2. maddesine istinaden açılan «limited şirket» müdürünün haklı sebeplerin varlığı nedeniyle azli istemine ilişkindir.
Mahkemece, «husumetin» müdür dışında ayrıca şirkete de yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebeple azil · azil · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaŞti.'yi doğrudan doğruya ilgilendirileceği, «husumetin» doğrudan doğruya davalı şirket ile birlikte hasım gösterilerek yönetilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK.114-1-d maddesi gereğince husumetin doğru hasma yöneltilmesi dava şartı niteliğinde bulunduğu, gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» HMK.115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
H.D 25.03.2002 tarih 10398/2664 sayılı kararı), «haklı sebeple azil» davasında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9233 E. 2018/2097 K.
Ortak:limited şirket
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirket» yöneticisinin azli ve «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket» yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin açılan davada davanın kime yöneltilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Değerlendirme Dava, «limited şirket» yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete «kayyım atanmasını» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · ticari defter · fatura · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaLimited Şirketinin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde de «bilirkişi incelemesi» yapılarak davalı tarafça «ibraz» edilen «fatura» karşılığında davalı şirkete «uyuşmazlık konusu» torna makinasının satışının yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davanın reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Limited Şirketinin de «ticari defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmak suretiyle, davalı tarafça «ibraz» edilen «fatura» karşılığında davalı şirkete «uyuşmazlık konusu» torna makinasının satışının yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinde bahisle yerel mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra davalı şirket «ticari defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmış, raporda davaya konu torna makinesinin dava dışı ...
Şti. tarafından davalıya satıldığı, satışın davalının «defter» kayıtlarına alındığı, satış bedeli olan 29.500,00 TL'nin ....000,00 TL'lik kısmın Süleyman Deştioğlu ve 20.000,00 TL'lik kısmının ise ...
4 benzer karar daha
-
Müdürün azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3070 E. 2015/9972 K.
Ortak:temsil yetkisi · kayyım atanması · kayyım · limited şirket · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirket» yöneticisinin azli ve «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket» yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin açılan davada davanın kime yöneltilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Değerlendirme Dava, «limited şirket» yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete «kayyım atanmasını» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette müdürün azli» ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde ''Her ortak, haklı sebeblerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkınının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir'' hükmü düzenlenmiştir.
Ayrıca davacıların «şirket müdürünün azli» dışında şirkete «kayyım atanması» talebi de mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · limited şirket müdürü · şirket müdürünün azli · hukuki menfaat · şirket müdürü
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette müdürün azli» ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile şirket müdürünü görevden alabilecekleri, dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirket nezdindeki hissesinin %66,67 olduğu, TTK'nın 616/1-b ve 630/1.madde hükmüne göre davacıların genel kurulu toplayarak genel kurul kararı ile davalı «şirketin müdürü» S..
A..'un görevini sona erdirmesinin mümkün olduğu, davacıların sözü edilen yola başvurmaksızın işbu davanın açılmasında «hukuki menfaati» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca davacıların «şirket müdürünün azli» dışında şirkete «kayyım atanması» talebi de mevcuttur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3634 E. 2023/4832 K.
Ortak:limited şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirket» yöneticisinin azli ve «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… sedarı olduğunu, müvekkillerinin dava dışı şirketin küçük hissedarı konumunda olduğu, davalı ...'un ise büyük hissedar ve aynı zamanda dava dışı şirketin tek başına «temsile» yetkili yöneticisi/müdürü olduğu, müvekkillerinin küçük yaşta babalarını, ardından da dedelerini kaybettiklerini, dedelerinin vefatı üzerine miras yolu ile dava dışı şirketin hissedarı olduklarını, ... şirketin kamu borçlarını kasıtlı olarak ödemediğini, şirket mal varlığı ve gelirlerini azaltıp kendisi yararına şirketin içini boşalttığını, şirketin giderlerini ve zararlarını ise arttırdığını, şirketin mali durumunu ve «ticari itibarını» «kötüleştirdiğini», şirket varlıkları ile gelirlerini kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve bu surette şirketin ve dolayısıyla davacıların zarar görmesine sebebiyet v …
Şti.'nin tek başına «temsile» yetkili yöneticisi/müdürü olan davalı ...'un, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaUyuşmazlık, davalı şirket uhdesinde bulunduğu iddia olunan torna makinesinin «teslimi» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3634 E. 2023/4832 K.
Ortak:limited şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirket» yöneticisinin azli ve «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… sedarı olduğunu, müvekkillerinin dava dışı şirketin küçük hissedarı konumunda olduğu, davalı ...'un ise büyük hissedar ve aynı zamanda dava dışı şirketin tek başına «temsile» yetkili yöneticisi/müdürü olduğu, müvekkillerinin küçük yaşta babalarını, ardından da dedelerini kaybettiklerini, dedelerinin vefatı üzerine miras yolu ile dava dışı şirketin hissedarı olduklarını, ... şirketin kamu borçlarını kasıtlı olarak ödemediğini, şirket mal varlığı ve gelirlerini azaltıp kendisi yararına şirketin içini boşalttığını, şirketin giderlerini ve zararlarını ise arttırdığını, şirketin mali durumunu ve «ticari itibarını» «kötüleştirdiğini», şirket varlıkları ile gelirlerini kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve bu surette şirketin ve dolayısıyla davacıların zarar görmesine sebebiyet v …
Şti.'nin tek başına «temsile» yetkili yöneticisi/müdürü olan davalı ...'un, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaUyuşmazlık, davalı şirket uhdesinde bulunduğu iddia olunan torna makinesinin «teslimi» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirket» yöneticisinin azli ve «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. yönetiminin tedbiren mahkemece uygun görülecek bağımsız ve tarafsız bir «kayyıma» devredilmesini talep etmiştir.
Şirketinin yetkilisi ...'un şahsına yöneltilmiş ise de; yönetim «yetkisinin» kaldırılması veya sınırlandırılması şeklindeki talebin muhatabı, sonuçtan asıl etkilenecek olan ve ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan şirketin kendisi olduğu, yine şirkete «kayyım tayin» edilmesi talebinin şirket idaresinin yeniden oluşturulması talebi sonucunu da doğuracağı, şirket yetkilisinin eylemleri sebebiyle «haksız rekabet», kötü yönetim, şirketin başkalarının yararına zarara uğratılması gibi iddialar ile yönetim hakkı ve «temsil yetkisinin kaldırılması» şeklindeki talebin gerçekte ve özünde şirkete kayyım tayin edilmesi sonucunu da doğuracağı ve ortaya çıkacak sonuçtan asıl etkilenecek, şirket olacağı, eldeki davada, şirketin davaya taraf ortaklardan başka ortakları da bulunduğu ve «husumetin» iddialar şahsından kaynaklanan davalı ile birlikte şirket tüzel kişiliğine veya şirket ortaklarının tamamına yöneltilmesi gerekir iken salt davalıya yöneltilmiş olması usule uygun düşmediği, şirket tüzel kişiliğinin veya şirketin davalı dışındaki ortaklarının davaya «dahil» edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasının da usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7367 E. , 2024/3619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/623 Esas, 2022/1644 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/562 E., 2019/630 K.
Taraflar arasındaki limited şirket yöneticisinin azli ve kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ...'un dava dışı ... Torna Tekstil Makine ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin hissedarı olduğunu, müvekkillerinin dava dışı şirketin küçük hissedarı konumunda olduğu, davalı ...'un ise büyük hissedar ve aynı zamanda dava dışı şirketin tek başına temsile yetkili yöneticisi/müdürü olduğu, müvekkillerinin küçük yaşta babalarını, ardından da dedelerini kaybettiklerini, dedelerinin vefatı üzerine miras yolu ile dava dışı şirketin hissedarı olduklarını, ... şirketin kamu borçlarını kasıtlı olarak ödemediğini, şirket mal varlığı ve gelirlerini azaltıp kendisi yararına şirketin içini boşalttığını, şirketin giderlerini ve zararlarını ise arttırdığını, şirketin mali durumunu ve ticari itibarını kötüleştirdiğini, şirket varlıkları ile gelirlerini kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve bu surette şirketin ve dolayısıyla davacıların zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalının uzun yıllar şirket genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, bu nedenle uzun yıllardır şirket genel kurulunun gerçekleşmediğini, müvekkillerinin mahkemenin 2012/271 E.
sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bunun üzerine davalının dava dışı ... Torna Şirketi ile aynı işi yapan Dörtler Paslanmaz Torna Şirketini kurduğunu ve bu şirketin tek başına yöneticisi olduğunu, özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, davalının bu şirketi kurma nedeninin diğer şirketin içini boşaltmak olduğunu, davalının ilk iş olarak ... Torna Şirketine ait Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, Sam Mah. 166 ada 2 parselde kayıtlı 16 no.lu bağımsız bölüm taşınmazı Dörter Paslanmaz Torna Şirketine bedelsiz ve muvazaalı olarak devrettiğini, davalının dava dışı şirketin ihtiyacı olmaması rağmen bankadan kredi kullandığını ve şirket adına bulunan taşınmazları ipotek ettiğini, davalının gelen paraları kendi menfaati doğrultusunda kullandığını, bu nedenlerle dava dışı ...
Torna Tekstil Makine ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek başına temsile yetkili yöneticisi/müdürü olan davalı ...'un, ... Şirketi'nin portföyünü, Dörter Şirketi'ne aktardığını, şirketi zarar uğrattığını ileri sürerek dava dışı şirketteki yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi uyarınca ve detayı yukarıda arz edilen haklı sebepler nedeniyle kaldırılmasını, dava dışı ... Torna Tekstil Makine ve Yedek Parça San.ve Tic. Ltd. Şti. yönetiminin tedbiren mahkemece uygun görülecek bağımsız ve tarafsız bir kayyıma devredilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacıların belirttiği gibi hukuka aykırı herhangi bir durum söz konusu olmadığını, dava dışı ... şirketine ait hiçbir taşınmazın muvazaalı olarak Dörtler Paslanmaz Şirketine satılmadığını, müvekkilinin temsilcisi ve müdürü olduğu şirketin zararda olmadığını, davacıların daha öncesinde müvekkili aleyhine davalar açtığını ve davaların lehlerine sonuçlandığını, müvekkili adına açılan davaların şirkete de zarar verdiğini, müvekkilinin Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösterdiğini, davacıların daha önce yine davacı konumunda taraflarına Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tasfiye ve ortaklıktan çıkma istemli dava açtıklarını, ne var ki ortaklıktan çıkmak için söz konusu davada ortaklıktan çıkmak için tasfiye istediklerini, buna karşın müvekkili tarafından Gaziantep 3.
Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/76 E. no.lu dava ile davacıların ortaklıktan çıkmaları istemiyle dava açıldığını, ancak davacıların bu davada ortaklıktan çıkma istemlerini kabul etmediğini, davacıların amacının şirketi dağıtmak olduğunu, şirketin taşınmazlarının yıllardır satılmadığını, davacıların kar payı alamadıkları iddiasının doğru olmadığını, 2014 yılı Ağustos ayından bu yana davacıların Vakıfbanktaki hesaplarına düzenli olarak ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada husumet her ne kadar dava dışı ... Şirketinin yetkilisi ...'un şahsına yöneltilmiş ise de; yönetim yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması şeklindeki talebin muhatabı, sonuçtan asıl etkilenecek olan ve ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirketin kendisi olduğu, yine şirkete kayyım tayin edilmesi talebinin şirket idaresinin yeniden oluşturulması talebi sonucunu da doğuracağı, şirket yetkilisinin eylemleri sebebiyle haksız rekabet, kötü yönetim, şirketin başkalarının yararına zarara uğratılması gibi iddialar ile yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması şeklindeki talebin gerçekte ve özünde şirkete kayyım tayin edilmesi sonucunu da doğuracağı ve ortaya çıkacak sonuçtan asıl etkilenecek, şirket olacağı, eldeki davada, şirketin davaya taraf ortaklardan başka ortakları da bulunduğu ve husumetin iddialar şahsından kaynaklanan davalı ile birlikte şirket tüzel kişiliğine veya şirket ortaklarının tamamına yöneltilmesi gerekir iken salt davalıya yöneltilmiş olması usule uygun düşmediği, şirket tüzel kişiliğinin veya şirketin davalı dışındaki ortaklarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanmasının da usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı şirketinin tek başına temsile yetkili yöneticisi/müdürü konumunda bulunan davalının özen, bağlılık yükümlülüklerine ve rekabet yasağına açıkça aykırı davrandığını, kanunun ve şirket ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyerek bu görevleri kötüye kullandığını, müvekkillerinin kağıt üzerinde hissedar görünmekle birlikte, gerek yaşlarının küçüklüğü ve gerekse kendilerine ait hissenin azlığı ve gerekse de yaşamakta oldukları maddi- manevi zorluklar nedeniyle şirketin yönetiminde, kararlarında, sevk ve idaresinde etkili olamadıklarını, o nedenle dava dışı şirketin yönetiminin davalıda olduğunun da dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalının uzun yıllardır şirket genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, şirketi kendi keyfine ve çıkarlarına göre yönettiğini ve küçük hissedar olan müvekkillerine söz hakkı tanımadığını, hissedarlıktan kaynaklanan haklarını kullanmalarını engellediğini ve her yıl milyonlarca liralık ciro yapan şirketten müvekkillerine tek bir lira ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, ayrıca şirketin kamu borçlarını da kasıtlı olarak ödemediğini, davalının kendi şahsi çıkarları ve kendisine ait Dörter Paslanmaz Torna Şirketi'nin menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun) belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında davanın husumet yönünden reddine şeklinde yazılması gerektiği halde görünüş itibariyle kesin hüküm oluşturacak şekilde "davanın reddine" şeklinde yazılmasının kanunen ve hukuken kabul edilemeyeceğini, davanın hukuka aykırı gerekçe ile husumetten reddedildiğini ve konuya ilişkin emsal içtihatlara aykırı şekilde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkin açılan davada davanın kime yöneltilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 04.03.2002 tarihli, 2002/9420 E., 2002/1762 K. sayılı;
25. 03.2002 tarihli, 2002/10398 E., 2002/2662 K. sayılı;
10. 01.2014 tarihli, 2012/8208 E., 2014/474 K. sayılı kararları.
3. Değerlendirme
Dava, limited şirket yöneticisinin haklı sebeple azli ve şirkete kayyım atanmasını istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını ve sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Anılan hüküm uyarınca şirket yöneticilerinin azli talepli açılan davalarda husumetin, azli talep edilen yöneticiye yöneltilmesi gerekli ve yerinde olup ayrıca şirket tüzel kişiliği veya şirket ortaklarının tamamının dava dahil edilmesi zorunlu değildir. Dairemiz 04.03.2002 tarihli, 2002/9420 E., 2002/1762 K. sayılı, 25.03.2002 tarihli, 2002/10398 E., 2002/2662 K. sayılı, 10.01.2014 tarihli, 2012/8208 E., 2014/474 K.
sayılı emsal kararlarımızdan da anlaşılacağı üzere, Dairemiz uygulamasında da limited şirket ortağı olan müdürün görevden alınmasına ilişkin olarak açılan davada, organ sıfatı bulunan ve azli istenen müdürün davalı olarak gösterilmesi yeterli kabul edilmektedir. O halde İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken davanın şirket tüzel kişiliğine veya şirket ortaklarının tamamına yöneltilmesi gerekirken husumetin sadece davalıya yöneltilmiş olmasının usule uygun düşmediği ve taraf teşkilinin sağlanmasının da usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062537000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz