Resmi belgede sahtecilik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/527 E. 2012/13346 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belgede sahtecilik↗ güven ilişkisi↗ sahtecilik↗ şikayet↗ pasif husumet yokluğu↗ eş rızası↗ pasif husumet↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkilisi olmadığı halde davacının bilgi ve rızası olmaksızın, davalı şirket adına muhtelif çekler keşide edip imzalayarak piyasaya sürdüğü ve bu şekilde davalı şirketin borçlanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile davacının davalıdan şikayetçi olması ve davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılması nedeniyle, davacı ile davalı ... arasında husumetin doğmuş olduğu ve böylece ortaklar arasında, şirket faaliyetine sekte verecek surette huzursuzluk halinin gerçekleştiği ve aralarında güven ilişkisinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Esasen böyle bir talebin, feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12162 E. 2011/11241 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · fesih · tüzel kişilik · husumet yokluğu · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine «husumet» düşmeyen davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirketi «temsil» ve ilzam yetkilisi olmadığı halde davacının bilgi ve «rızası» olmaksızın, davalı şirket adına muhtelif çekler keşide edip imzalayarak piyasaya sürdüğü ve bu şekilde davalı şirketin borçlanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile davacının davalıdan «şikayetçi» olması ve davalı hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan kamu davası açılması nedeniyle, davacı ile davalı ... arasında «husumetin» doğmuş olduğu ve böylece ortaklar arasında, şirket faaliyetine sekte verecek surette huzursuzluk halinin gerçekleştiği ve aralarında «güven ilişkisinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, şirkete tasiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
1- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davanın niteliği itibariyle kendisine «husumet» düşmeyen davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılardan ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Esasen böyle bir talebin feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da «husumet» yöneltilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacı ortak ile davalı ortak arasındaki güvenin sarsılmış olduğu ve bu şartlar altında şirketin devam etmesinin mümkün olamayacağı kanaatine varılmakla, şirketin «fesih» ve tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
-
Şirkete şirketlerin tasfiyesine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17831 E. 2014/6668 K.
Ortak:sahtecilik · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirketi «temsil» ve ilzam yetkilisi olmadığı halde davacının bilgi ve «rızası» olmaksızın, davalı şirket adına muhtelif çekler keşide edip imzalayarak piyasaya sürdüğü ve bu şekilde davalı şirketin borçlanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile davacının davalıdan «şikayetçi» olması ve davalı hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan kamu davası açılması nedeniyle, davacı ile davalı ... arasında «husumetin» doğmuş olduğu ve böylece ortaklar arasında, şirket faaliyetine sekte verecek surette huzursuzluk halinin gerçekleştiği ve aralarında «güven ilişkisinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, şirkete tasiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
1- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Esasen böyle bir talebin, feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da «husumet» yöneltilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen dosyada davacı şirketin 18.11.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararının tespiti istenilmiş ise de davacı şirketin 10.11.2006 tarihli kararı ile birleşen davalı ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verildiği, bu kararın «ticaret sicil» gazetesinde de yayınlandığı, dolayısıyla birleşen davanın konusuz kaldığı, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, «şirketin feshine» dayanak gösterilen haklı nedenlerin davacı dışındaki ortaklardan kaynaklandığının ispat edilmesinin gerektiği, zira hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramayacağı, davalı şirketin ortakları arasında huzursuzluk olduğu, davacının şirket ortaklığından çıkmayı isteyebileceği halde ısrarla şirketin feshini istediği, şirket adına kayıtlı taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açtığı, işyerini «terk» ettiği, sürekli alkol alarak çalışma şartlarını «olumsuz» etkilediği, bu durumda mevcut huzursuzluğun davacının kusurundan kaynaklandığı, her ne kadar dava dışı ortak özel belgede «sahtecilik» suçundan dolayı cezalandırılmış ise de bu halin tek başına şirketin feshini talep etmek için yeterli bulunmadığı, kaldı ki davalı şirketin kar elde ettiği ve tasfiyeye girmesinin sakıncalı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1-Asıl dava, davalı «limited şirketin» haklı nedenlerle feshi, birleşen dava ise davacı şirket ortağının ortaklıktan ihraç edilmiş olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafça açılan iptal davasının sonucunun beklenilmesi ve buna göre davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · ortaklar kurulu kararı · aktif husumet · olumsuz oy · ticaret sicili · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen dosyada davacı şirketin 18.11.2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararının tespiti istenilmiş ise de davacı şirketin 10.11.2006 tarihli kararı ile birleşen davalı ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verildiği, bu kararın «ticaret sicil» gazetesinde de yayınlandığı, dolayısıyla birleşen davanın konusuz kaldığı, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, «şirketin feshine» dayanak gösterilen haklı nedenlerin davacı dışındaki ortaklardan kaynaklandığının ispat edilmesinin gerektiği, zira hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramayacağı, davalı şirketin ortakları arasında huzursuzluk olduğu, davacının şirket ortaklığından çıkmayı isteyebileceği halde ısrarla şirketin feshini istediği, şirket adına kayıtlı taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açtığı, işyerini «terk» ettiği, sürekli alkol alarak çalışma şartlarını «olumsuz» etkilediği, bu durumda mevcut huzursuzluğun davacının kusurundan kaynaklandığı, her ne kadar dava dışı ortak özel belgede «sahtecilik» suçundan dolayı cezalandırılmış ise de bu halin tek başına şirketin feshini talep etmek için yeterli bulunmadığı, kaldı ki davalı şirketin kar elde ettiği ve tasfiyeye girmesinin sakıncalı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Limited «şirketin feshi» davasının dinlenebilmesi için davayı açanın ortak olması ve bu sıfatını davanın devamı sırasında koruması gerekir.
Somut olayda, davacının mülga TTK'nın 529. maddesi uyarınca «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verildiği ve davacının da bu kararın iptali için dava açtığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafça açılan iptal davasının sonucunun beklenilmesi ve buna göre davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Şirkete şirketlerin tasfiyesine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4266 E. 2012/12118 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · fesih · tüzel kişilik · husumet yokluğu · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine «husumet» düşmeyen davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirketi «temsil» ve ilzam yetkilisi olmadığı halde davacının bilgi ve «rızası» olmaksızın, davalı şirket adına muhtelif çekler keşide edip imzalayarak piyasaya sürdüğü ve bu şekilde davalı şirketin borçlanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile davacının davalıdan «şikayetçi» olması ve davalı hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan kamu davası açılması nedeniyle, davacı ile davalı ... arasında «husumetin» doğmuş olduğu ve böylece ortaklar arasında, şirket faaliyetine sekte verecek surette huzursuzluk halinin gerçekleştiği ve aralarında «güven ilişkisinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, şirkete tasiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
1- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine «husumet» düşmeyen davalı ... yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılardan ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Esasen böyle bir talebin, feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da «husumet» yöneltilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2438 E. 2011/6455 K.
Ortak:fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirketi «temsil» ve ilzam yetkilisi olmadığı halde davacının bilgi ve «rızası» olmaksızın, davalı şirket adına muhtelif çekler keşide edip imzalayarak piyasaya sürdüğü ve bu şekilde davalı şirketin borçlanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile davacının davalıdan «şikayetçi» olması ve davalı hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan kamu davası açılması nedeniyle, davacı ile davalı ... arasında «husumetin» doğmuş olduğu ve böylece ortaklar arasında, şirket faaliyetine sekte verecek surette huzursuzluk halinin gerçekleştiği ve aralarında «güven ilişkisinin» kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, şirkete tasiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
1- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/527 E. , 2012/13346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2010/263-2011/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Piramit Demir Çelik İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti'ne müvekkilinin % 60, davalı ...'ın ise % 40 hisse ile ortak olduklarını, davalı ...'ın, müvekkilinin bilgisi dışında ve imza yetkisi olmaksızın davalı şirket adına çek kesip piyasaya dağıttığını ve şirketi zarara uğrattığını, bu eylemi nedeniyle davalı hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan dava açıldığını, şirket ortaklarının birbirlerine olan güven duygularını kaybettiklerini ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesi ile şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkilisi olmadığı halde davacının bilgi ve rızası olmaksızın, davalı şirket adına muhtelif çekler keşide edip imzalayarak piyasaya sürdüğü ve bu şekilde davalı şirketin borçlanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile davacının davalıdan şikayetçi olması ve davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılması nedeniyle, davacı ile davalı ... arasında husumetin doğmuş olduğu ve böylece ortaklar arasında, şirket faaliyetine sekte verecek surette huzursuzluk halinin gerçekleştiği ve aralarında güven ilişkisinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, TTK'nun 549/4. maddesinde yazılı haklı sebeplere dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Esasen böyle bir talebin, feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılardan ... yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062433000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz