6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5661 E. 2012/13283 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası lütuf (hatır) ödemesi poliçe özel şartları emniyeti suistimal rücu davası halefiyet aktif husumet ehliyeti ibraname alacağın temliki aktif husumet husumet ehliyeti teminat kapsamı riziko rücu temlik taraf ehliyeti sigorta poliçesi teminat husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 162 · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, dava konusu her iki poliçenin de emniyeti suistimal poliçesi olduğu, sigortacı tarafından ödeme yapılması için belli başlı rizikoların belirtildiği, davacı tarafından bu rizikolardan herhangi birinin gerçekleştiği yönünde delil sunulmadığı, davacının zararının riziko gerçekleşmediği halde ödeme yapması nedeniyle kendi kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emniyeti suistimal sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nun 1301. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa ibraname getirtilip devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi dava ehliyetine ilişkin olmakla davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkeme tarafından da re'sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.

Somut olaya gelince, davalının T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Reyhanlı/Hatay Şubesi'nde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme poliçe özel şartlarında mevcut poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.

Ancak, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen ibraname ve temlikname belgesiyle davacı ... şirketi, sigortalının davalıya karşı olan takip ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı banka, dava konusu kredi ilişkisi ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK'nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine temlik etmiştir. Bu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı aktif husumet ehliyetine sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece, davanın açıklanan gerekçelerle kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11011 E. 2010/2174 K.

    Ortak: · dava şartı · Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı, Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10494 E. 2010/1579 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ex gratia ödeme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9032 E. 2012/21243 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta rücu davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3292 E. 2013/19572 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5661 E.  ,  2012/13283 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2010 tarih ve 2006/159-2010/555 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı olarak, dava dışı T.C.Ziraat Bankası A.Ş. tarafından personeli olan davalıya kullandırılan kredinin borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından 7.249,50 TL’nın sigorta ettiren bankaya ödendiğini, bu suretle müvekkilinin dava dışı sigortalısının hakkına halef olduğunu ileri sürerek, söz konusu tutarın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilin davalı sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, dava konusu her iki poliçenin de emniyeti suistimal poliçesi olduğu, sigortacı tarafından ödeme yapılması için belli başlı rizikoların belirtildiği, davacı tarafından bu rizikolardan herhangi birinin gerçekleştiği yönünde delil sunulmadığı, davacının zararının riziko gerçekleşmediği halde ödeme yapması nedeniyle kendi kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emniyeti suistimal sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nun 1301. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa ibraname getirtilip devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi dava ehliyetine ilişkin olmakla davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi, mahkeme tarafından da re'sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.

Somut olaya gelince, davalının T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Reyhanlı/Hatay Şubesi'nde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme poliçe özel şartlarında mevcut poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.

Ancak, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen ibraname ve temlikname belgesiyle davacı ... şirketi, sigortalının davalıya karşı olan takip ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı banka, dava konusu kredi ilişkisi ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK'nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine temlik etmiştir. Bu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı aktif husumet ehliyetine sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece, davanın açıklanan gerekçelerle kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062432200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.