6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10494 E. 2010/1579 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası lütuf (hatır) ödemesi rücu davası nakliyat sigortası ibraname rücuen tahsil aktif dava ehliyeti teminat kapsamı riziko rücu temlik taraf ehliyeti taşıyıcı sigorta poliçesi eksik inceleme teminat teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip, devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

Somut olayda, davacıya sigortalı emtia davalılardan Ran Lojistik A.Ş. tarafından taşındığı, alıcıya teslim edildiği sırada bir kısım emtianın hasarlandığına dair 15.07.2005 tarihli tutanağın tutulduğu, davalı taşıyıcı sürücüsünün de bu tutanakta imzasının olduğu sabittir. Öte yandan, davacı sigortalısı ödemeye dair Tazminat Makbuzuyla alacağını davacıya temlik etmiştir. Bu durumda yapılan ödemenin poliçe kapsamında olduğu ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gereklidir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11011 E. 2010/2174 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücu davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3292 E. 2013/19572 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5661 E. 2012/13283 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Lütuf (hatır) ödemesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4324 E. 2011/16485 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10494 E.  ,  2010/1579 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2008 tarih ve 2007/1027-2008/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın davalılardan Ran Lojistik A.Ş. tarafından taşındığı sırada hasarlandığını, diğer davalı ... şirketinin CMR sigortacısı olduğunu, oluşan 702,90 EURO hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, başlatılan icra takibine davalıların haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip, devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

Somut olayda, davacıya sigortalı emtia davalılardan Ran Lojistik A.Ş. tarafından taşındığı, alıcıya teslim edildiği sırada bir kısım emtianın hasarlandığına dair 15.07.2005 tarihli tutanağın tutulduğu, davalı taşıyıcı sürücüsünün de bu tutanakta imzasının olduğu sabittir. Öte yandan, davacı sigortalısı ödemeye dair Tazminat Makbuzuyla alacağını davacıya temlik etmiştir. Bu durumda yapılan ödemenin poliçe kapsamında olduğu ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gereklidir.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009579500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.