6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5671 E. 2012/13080 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu navlun alacağı ağır kusur cmr navlun taşıyıcı icra inkar tazminatı inkar tazminatı kusur ibraz teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 786

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli teslim ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/son maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ibraz edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı taşıyıcı için ağır kusur teşkil ettiği, TTK’nun 786/son maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında taşımanın İstanbul/Yunanistan arası yapıldığı hususu tartışmasız olup, öncelikle dava konusu olaya hangi hukuki mevzuatın uygulanacağının tespit edilmesi gerekir.

T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR, Varşova gibi Konvansiyonların öncelikli olarak uygulanması gerekir.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle İstanbul/Yunanistan arası taşımanın hangi yolla gerçekleştirildiği ve dava konusu uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı tespit edilip, tarafların hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya teslim etmediği, bu durumun ağır kusur oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi "zararın gerçek miktarını ispatlamak mümkün olmazsa Hakim adalete uygun olarak tazminata hükmeder" hükmünü haiz olup, zarar miktarının ispat edilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 886

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8267 E. 2014/16400 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6176 E. 2023/1315 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma senedi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5041 E. 2010/11659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17867 E. 2013/15416 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12258 E. 2012/4779 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5671 E.  ,  2012/13080 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2009/1094-2010/1190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı- karşı davalı vekili, müvekkilinin davalıya ait emtianın İstanbul/Yunanistan arası taşınması işini üstlendiğini, edimini eksiksiz olarak yerine getirdiği halde ücretin ödenmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davalı vekili, davacının 11 adet koliden 10 adedini teslim etmediğini, olay nedeniyle zararları oluştuğunu, taşıma ücretini davacının hak kazanmadığını ileri sürerek, 3.682,33 TL'nin faiziyle birlikte davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli teslim ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/son maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ibraz edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı taşıyıcı için ağır kusur teşkil ettiği, TTK’nun 786/son maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında taşımanın İstanbul/Yunanistan arası yapıldığı hususu tartışmasız olup, öncelikle dava konusu olaya hangi hukuki mevzuatın uygulanacağının tespit edilmesi gerekir.

T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR, Varşova gibi Konvansiyonların öncelikli olarak uygulanması gerekir.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle İstanbul/Yunanistan arası taşımanın hangi yolla gerçekleştirildiği ve dava konusu uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı tespit edilip, tarafların hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya teslim etmediği, bu durumun ağır kusur oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi "zararın gerçek miktarını ispatlamak mümkün olmazsa Hakim adalete uygun olarak tazminata hükmeder" hükmünü haiz olup, zarar miktarının ispat edilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiş, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062389300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.