İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5671 E. 2012/13080 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
varşova konvansiyonu↗ navlun alacağı↗ ağır kusur↗ cmr↗ navlun↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ ibraz↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli teslim ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/son maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ibraz edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı taşıyıcı için ağır kusur teşkil ettiği, TTK’nun 786/son maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında taşımanın İstanbul/Yunanistan arası yapıldığı hususu tartışmasız olup, öncelikle dava konusu olaya hangi hukuki mevzuatın uygulanacağının tespit edilmesi gerekir.
T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR, Varşova gibi Konvansiyonların öncelikli olarak uygulanması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle İstanbul/Yunanistan arası taşımanın hangi yolla gerçekleştirildiği ve dava konusu uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı tespit edilip, tarafların hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya teslim etmediği, bu durumun ağır kusur oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi "zararın gerçek miktarını ispatlamak mümkün olmazsa Hakim adalete uygun olarak tazminata hükmeder" hükmünü haiz olup, zarar miktarının ispat edilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8267 E. 2014/16400 K.
Ortak:taşıyıcı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli «teslim» ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/«son» maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, «ibraz» edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «navlun alacağından» kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların «teslim» edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı «taşıyıcı» için «ağır kusur» teşkil ettiği, TTK’nun 786/«son» maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya «teslim» etmediği, bu durumun «ağır kusur» oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımaya ilişkin taşıma «irsaliyesi» düzenlenmediği, davacı tarafından düzenlenen «sevk irsaliyesinde» davalı «taşıyıcının» imzasının bulunmadığı, taşıma faturasının 1 adet koli için düzenlendiği, bu kolinin de «teslim» edildiği, 5 adet emtia içerir ikinci bir koliye ilişkin «taşıma sözleşmesinin» varlığının kanıtlanamadığı, zira kargo taşımacılığında «ticari teamül» gereği her koli için ayrı takip fişi verilmesinin gerektiği, 5 adet emtia içeren ikinci bir kolinin davalıya teslim edildiğinin ve taşıma sırasında kaybedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve takibin «kötüniyetle» yapıldığı kanıtlanamadığından «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dosyaya delil olarak 26.07.2012 tarihli taşıma «irsaliyesi» «ibraz» edilmiş olup, bizzat davalı «taşıyıcı» tarafından düzenlenen bu belgede gönderi bilgileri kısmında kap adedinin (2) olduğu belirtilmektedir.
Dava, taşınma sözleşmesi uyarınca davalıya «teslim» edilen iki koliden birinin gönderilene teslim edilmediği iddasına dayalı alacak istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · sevk irsaliyesi · teamül · irsaliye · kötüniyet tazminatı · taşıma sözleşmesi · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımaya ilişkin taşıma «irsaliyesi» düzenlenmediği, davacı tarafından düzenlenen «sevk irsaliyesinde» davalı «taşıyıcının» imzasının bulunmadığı, taşıma faturasının 1 adet koli için düzenlendiği, bu kolinin de «teslim» edildiği, 5 adet emtia içerir ikinci bir koliye ilişkin «taşıma sözleşmesinin» varlığının kanıtlanamadığı, zira kargo taşımacılığında «ticari teamül» gereği her koli için ayrı takip fişi verilmesinin gerektiği, 5 adet emtia içeren ikinci bir kolinin davalıya teslim edildiğinin ve taşıma sırasında kaybedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve takibin «kötüniyetle» yapıldığı kanıtlanamadığından «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dosyaya delil olarak 26.07.2012 tarihli taşıma «irsaliyesi» «ibraz» edilmiş olup, bizzat davalı «taşıyıcı» tarafından düzenlenen bu belgede gönderi bilgileri kısmında kap adedinin (2) olduğu belirtilmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise taşıma «irsaliyesinden» bahsedilmiş ancak içeriği tartışılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6176 E. 2023/1315 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur · teslim
İncelediğiniz kararda1-Asıl dava, «navlun alacağından» kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların «teslim» edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı «taşıyıcı» için «ağır kusur» teşkil ettiği, TTK’nun 786/«son» maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya «teslim» etmediği, bu durumun «ağır kusur» oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli «teslim» ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/«son» maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, «ibraz» edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… CE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uluslararası taşımacılık bilirkişileri tarafından sunulan raporda, davalı «taşıyıcının» üzerinde yer alan bilgi ve belgeler kapsamında taşıma sürecinde «kusuru» bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı, talep edilen «maddi tazminat» olarak kayıp saatlerin değeri konusunda dosyada mevcut bilirkişi görüşlerinin esas alınması yönünde kanaat bildirdikleri, kolideki saatlerden 177 adedinin eksik olduğunun davacı tarafça iddia edilmesi karşısında saatlerin bulunduğu kolinin ambalajının kargo şirketi tarafından açılıp açılmadığı, kolinin «teslim» edilirken alındığı şekli ile teslim edilip edilmediği, kolideki saatlerin ne şekilde eksik teslim edildiğinin belgelendirilmesi için davacı vekiline süre verildiği, davacı tarafça tek taraflı tutulan tutanaklar dışında dosyaya belge sunulamadığı, «hasar ihbarının» da davalı şirkete usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · hasar ihbarı · istinaf sebebi · sınırlı sorumluluk · sözleşmeye aykırılık · taşıma sözleşmesi · ihbar · taşıyan
Benzer bu kararda… CE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uluslararası taşımacılık bilirkişileri tarafından sunulan raporda, davalı «taşıyıcının» üzerinde yer alan bilgi ve belgeler kapsamında taşıma sürecinde «kusuru» bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı, talep edilen «maddi tazminat» olarak kayıp saatlerin değeri konusunda dosyada mevcut bilirkişi görüşlerinin esas alınması yönünde kanaat bildirdikleri, kolideki saatlerden 177 adedinin eksik olduğunun davacı tarafça iddia edilmesi karşısında saatlerin bulunduğu kolinin ambalajının kargo şirketi tarafından açılıp açılmadığı, kolinin «teslim» edilirken alındığı şekli ile teslim edilip edilmediği, kolideki saatlerin ne şekilde eksik teslim edildiğinin belgelendirilmesi için davacı vekiline süre verildiği, davacı tarafça tek taraflı tutulan tutanaklar dışında dosyaya belge sunulamadığı, «hasar ihbarının» da davalı şirkete usulüne uygun ve süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
… rine olduğu halde mahkemece davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin ret gerekçesindeki hususların bilirkişi raporunda detaylı bir şekilde değerlendirildiğini, «hasarın bildirimine» ilişkin davalı şirket çalışanının imzasını «taşıyan» evrak dikkate alındığında davalının taşımada hasar oluştuğu hususunda bilgi sahibi olduğu ve «ihbarın» yapıldığının açık olmasına rağmen gerekçede davacı tarafça tek taraflı tutulan tutanaklar dışında dosyaya belge sunulamadığı hususunun anlaşılamadığını, zira tutan …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «taşıma sözleşmesine aykırılık» nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Temyiz «sebebi» yapılan hususlar daha önce «istinaf sebebi» yapılmış, istinaf mahkemesince usul ve yasaya uygun olarak değerlendirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5041 E. 2010/11659 K.
Ortak:taşıyıcı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli «teslim» ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/«son» maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, «ibraz» edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «navlun alacağından» kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların «teslim» edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı «taşıyıcı» için «ağır kusur» teşkil ettiği, TTK’nun 786/«son» maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya «teslim» etmediği, bu durumun «ağır kusur» oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavada çözümü gereken yön kaybolan kolinin değeri ve davalının «teslimini» gerçekleştiremediği 1 adet koliden dolayı davacıya ödemesi gereken bedele ilişkindir.Davaya konu taşıma iç taşıma olup, bu konuda uygulanması gereken TTK’nun 785. maddesinde zıyadan doğan tazminatın «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat «taşıyıcıya» bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği …
Taşınan eşyanın giyim eşyası olduğu ileri sürülmekte olup, buna ilişkin «fatura» da «ibraz» edilmiştir.Göndericinin tekstil şirketi olduğu, alıcının da tekstil işiyle uğraştığının dosya kapsamından anlaşılmasına ve davacı tarafından gönderici şirket tarafından düzenlenen faturanın da ibraz edilmiş olmasına göre taşımaya konu 6 adet kolinin faturada belirtilen eşyalara ilişkin olduğunun kabul edilerek, mahkemece giyim sektöründen bir kişi ile mali müşavirden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla her bir kolide ne kadar eşya taşınabileceği ile kaybolan 1 adet kolideki eşyanın anılan madde uyarınca gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerinin tespiti gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan, anılan yönleri açıklığa kavuşturan, gerekçeli, bilimsel ve «denetime elverişli» bir rapor alınmadan davacının istediği mal bedelinin hüküm altına alınması suretiyle kaybolan eşyadan dolayı davacının isteyebileceği miktar yönünden inceleme yapılmaması doğru görülmemiş, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile taşınan eşyanın «teslim» yerinin Tarsus olması karşısında akitten doğan işbu uyuşmazlıkta akdin «ifa» yerindeki mahkeme de yetkili bulunduğundan davalının «yetki itirazının» yerinde olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · yoksun kalınan kâr · yetki itirazı · denetime elverişlilik · ifa · kâr kaybı · yetki · fatura
Benzer bu kararda… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile taşınan eşyanın «teslim» yerinin Tarsus olması karşısında akitten doğan işbu uyuşmazlıkta akdin «ifa» yerindeki mahkeme de yetkili bulunduğundan davalının «yetki itirazının» yerinde olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ka …
Taşınan eşyanın giyim eşyası olduğu ileri sürülmekte olup, buna ilişkin «fatura» da «ibraz» edilmiştir.Göndericinin tekstil şirketi olduğu, alıcının da tekstil işiyle uğraştığının dosya kapsamından anlaşılmasına ve davacı tarafından gönderici şirket tarafından düzenlenen faturanın da ibraz edilmiş olmasına göre taşımaya konu 6 adet kolinin faturada belirtilen eşyalara ilişkin olduğunun kabul edilerek, mahkemece giyim sektöründen bir kişi ile mali müşavirden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla her bir kolide ne kadar eşya taşınabileceği ile kaybolan 1 adet kolideki eşyanın anılan madde uyarınca gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerinin tespiti gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan, anılan yönleri açıklığa kavuşturan, gerekçeli, bilimsel ve «denetime elverişli» bir rapor alınmadan davacının istediği mal bedelinin hüküm altına alınması suretiyle kaybolan eşyadan dolayı davacının isteyebileceği miktar yönünden inceleme yapılmaması doğru görülmemiş, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının taşıdığı kargolardan birinin kaybolduğunun davalı tarafından da kabul edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.497,36 YTL mal bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, «yoksun kalınan» kara ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı tarafından taşınan eşyalardan bir kısmının «kaybı» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17867 E. 2013/15416 K.
Ortak:ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli «teslim» ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/«son» maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, «ibraz» edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «navlun alacağından» kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların «teslim» edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı «taşıyıcı» için «ağır kusur» teşkil ettiği, TTK’nun 786/«son» maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya «teslim» etmediği, bu durumun «ağır kusur» oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosyaya «ibraz» edilen 09/09/2008 tarihli ve fiili sevk tarihi olarak 10/09/2008 tarihini gösteren «sevk irsaliyesine» göre, davalıya «teslim» edilen toplam 48 adet koliden 40 adedi lokum ve pişmaniye olup bu 40 kolinin 30 adedinin ise pişmaniye ürününü içerdiği anlaşılmaktadır.
2- Dava, taşınması için davalı kargo şirketine «teslim» edilen malların taşıma sırasında «hasar» gördüğünden bahisle bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 3 adet kolinin araçtan dağınık indiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle bu koliler içindeki malların bedellerinin tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi · irsaliye · taşıyan · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «hasarın» taşınma sırasında meydana geldiği, davalı «taşıyanın» meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğu, 12.09.2008 tarihli durum tespit tutanağı içeriğinden taşımaya konu 48 adet koliden 3 adedinin araçtan dağınık indiğinin ve pişmaniyelerin kullanılmayacak durumda olduğunun anlaşıldığı, diğer malların zarar gördüğü hususunun davacı yanca kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 784,80 TL alacağın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyaya «ibraz» edilen 09/09/2008 tarihli ve fiili sevk tarihi olarak 10/09/2008 tarihini gösteren «sevk irsaliyesine» göre, davalıya «teslim» edilen toplam 48 adet koliden 40 adedi lokum ve pişmaniye olup bu 40 kolinin 30 adedinin ise pişmaniye ürününü içerdiği anlaşılmaktadır.
2- Dava, taşınması için davalı kargo şirketine «teslim» edilen malların taşıma sırasında «hasar» gördüğünden bahisle bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 3 adet kolinin araçtan dağınık indiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle bu koliler içindeki malların bedellerinin tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12258 E. 2012/4779 K.
Ortak:taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli «teslim» ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/«son» maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, «ibraz» edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava, «navlun alacağından» kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların «teslim» edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı «taşıyıcı» için «ağır kusur» teşkil ettiği, TTK’nun 786/«son» maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya «teslim» etmediği, bu durumun «ağır kusur» oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı tarafından Yunanistan'a eşya taşıması işinin yapıldığı, ödemenin vesaik mukabili ödeme olarak kararlaştırıldığı, davalı «taşıyıcının», alıcı bankadan ödemeyi teyit etmeden malı «teslim» etmiş olması nedeniyle davacıya borçlu olduğu, takip tarihinden önce davalının «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının 6.509,19 EURO alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranında işletilecek faiz yönünden iptaline, 4.856,12 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde, mahkemece davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Dava, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinin» ihlalinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu tazminat miktarının CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca ancak mahkemece belirlenmesinin mümkün olmasına göre alacağın likit olduğundan söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinin» ihlalinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu tazminat miktarının CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca ancak mahkemece belirlenmesinin mümkün olmasına göre alacağın likit olduğundan söz edilemez.
… arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı tarafından Yunanistan'a eşya taşıması işinin yapıldığı, ödemenin vesaik mukabili ödeme olarak kararlaştırıldığı, davalı «taşıyıcının», alıcı bankadan ödemeyi teyit etmeden malı «teslim» etmiş olması nedeniyle davacıya borçlu olduğu, takip tarihinden önce davalının «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının 6.509,19 EURO alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranında işletilecek faiz yönünden iptaline, 4.856,12 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5671 E. , 2012/13080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2009/1094-2010/1190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı- karşı davalı vekili, müvekkilinin davalıya ait emtianın İstanbul/Yunanistan arası taşınması işini üstlendiğini, edimini eksiksiz olarak yerine getirdiği halde ücretin ödenmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davalı vekili, davacının 11 adet koliden 10 adedini teslim etmediğini, olay nedeniyle zararları oluştuğunu, taşıma ücretini davacının hak kazanmadığını ileri sürerek, 3.682,33 TL'nin faiziyle birlikte davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının taşınmak üzere davacıya 11 adet koli teslim ettiği, bunlardan 10 adedinin alıcıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davacının teslim etiği 1 adet koli bedeline ilişkin olarak taşıma ücretini hak ettiği, TTK'nun 786/son maddesi uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak taşınan emtianın niteliğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, ibraz edilen belgelerin zararı hesaplamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 163,64 TL üzerinden takibin iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline, karşı davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise emtiaların teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu olaya TTK hükümleri uygulanmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise taşınması gereken 11 adet koliden 10 adedinin alıcıya teslim edilmediği, bu durumun davacı taşıyıcı için ağır kusur teşkil ettiği, TTK’nun 786/son maddesi uyarınca zarardan davacının sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında taşımanın İstanbul/Yunanistan arası yapıldığı hususu tartışmasız olup, öncelikle dava konusu olaya hangi hukuki mevzuatın uygulanacağının tespit edilmesi gerekir.
T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR, Varşova gibi Konvansiyonların öncelikli olarak uygulanması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle İstanbul/Yunanistan arası taşımanın hangi yolla gerçekleştirildiği ve dava konusu uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı tespit edilip, tarafların hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, kabule göre mahkemece davacının 10 adet koliyi alıcıya teslim etmediği, bu durumun ağır kusur oluşturduğu, davacının zarardan sorumlu olduğu, ancak zarar miktarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi "zararın gerçek miktarını ispatlamak mümkün olmazsa Hakim adalete uygun olarak tazminata hükmeder" hükmünü haiz olup, zarar miktarının ispat edilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiş, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062389300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz