YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15125 E. 2012/12923 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infaz↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı markasında "BEYAZ" ibaresinin "PINAR" kelimesi ile ayırt ediciliği sağlayan asıl unsur niteliği taşıdığı, her iki taraf markasında bulunan "BEYAZ" ibaresi nedeniyle davalı şirket markasının aynı tür mal ve hizmetler itibariyle KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca karıştırmaya maruz kalma ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle 30 ve 32. sınıf ürünlerin tamamı ile 29. sınıftaki (05, 06, 07, 08, 09, 11, 12, 14) mallar yönünden başvurunun reddine karar verilmesinin yerinde bulunduğu, 29.10 alt gruptaki "fındık ve fındık ezmeleri" yönünden taraf mallarının benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK kararının 29. sınıfın 10. alt grubundaki "fındık ve fındık ezmeleri" mallar yönünden iptaline, sair 30 ve 32. sınıf malların tamamı ile 29. sınıftaki (05, 06, 07, 08, 09, 11, 12, 14) mallar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK'nun 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, kısa kararda davaya konu TPE YİDK kararının 29. sınıfın 01-02-03-04-10 ve 13. alt grupları yönünden iptaline karar verilmiş ise de gerekçeli kararda söz konusu kararın 29. sınıfın 10. alt grubundaki "fındık ve fındık ezmeleri" mallar yönünden iptaline karar verilmiş, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuştur.
Bu durum HUMK'nun 388-389 ncu (HMK'nun 297-298) maddelerine açıkça aykırı olduğundan mahkemece yeni bir karar verilmesine imkân sağlamak için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10587 E. 2012/6989 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · tahkim itirazı · kesin yetki · cevap süresi · ilk itiraz · icazet · yetki itirazı · tahkim
Benzer bu kararda2- Kaldı ki, kararın gerekçesinde davalının «yetki itirazı» süresinde değil ise de davacının süresinde yapılmayan yetki itirazına «muvafakat» etmediğini belirterek karşı çıkmadığı için «yetkisizlik» kararı verildiği belirtilmiş ise de gerek hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK.'nun 187 nci maddesi gerekse sonradan yürürlüğe giren HMK'nun 116 ncı maddesi gereğince «kesin yetki kuralının» bulunmadığı hallerde yetki itirazı, «ilk itirazlardan» olup, esasa «cevap süresi» içinde ileri sürülmesi gerekir.
Somut olayda, gerekçede davalının «yetki itirazının» kabul edildiği ve bu nedenle «yetkisizlik» kararı verildiği halde kısa kararda «tahkim itirazının» kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle gerekçeli kararın hüküm fıkrasınında kısa, karara uygun olarak yazıldığı mahkemece kararın gerekçesinde belirtilmiş ve bu suretle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmuştur.
Mahkemece, «tahkim itirazının» kabulüyle, dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bu süreden sonra karşı yanın «icazeti» ile ileri sürülebilmesi «def»'i olmayıp «ilk itirazlardan» olduğundan mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6458 E. 2013/5959 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davanın kabulüne, davalıların takibe yaptıkları itirazın iptali ile 20.000 TL alacağın takip tarihi olan ....07.2008 tarihinden itibaren %80 «temerrüt faizi» ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle davalılardan tahsili için takibin devamına karar verilmiştir.
Bu itibarla somut uyuşmazlıkta dava «alacak davası» olarak açıldığı, mahkemece de gerekçe kısmında bu şekilde özetlendiği halde, hüküm fıkrasında itirazın iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın reesen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13822 E. 2012/18074 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu karardaTemyize konu mahkeme kararının gerekçe kısmında özetlenen iddia, savunma, kanıtlar ve değerlendirilmesiyle igili olarak yapılan açıklamalar ile «davanın konusu» ve kararın hüküm fıkrası arasında irtibat bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15125 E. , 2012/12923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2010 tarih ve 2007/458-2010/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "İÇİM BEYAZ" ibareli markanın 29, 30 ve 32. sınıf ürünler yönünden tescili için TPE'ye başvurduğunu, davalı şirketin "PINAR BEYAZ", "PINAR BEYAZ + şekil", "BEYAZIM" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine TPE YİDK'nın itirazın kısmen kabulüne karar verdiğini, "beyaz" ibaresinin davalı markasında esas unsur olmaması ve bir peynir cinsi için kullanılması nedeniyle iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve başvurunun ilan edilen mallar yönünden tescil edilmesi için işlemlerin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait "PINAR BEYAZ" markasının ayırtedici nitelik kazandığını ve "beyaz" ibaresinin esas unsur haline geldiğini, "PINAR BEYAZ" markası ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle birçok markanın tescil talebinin reddedildiğini, taraf markalarında "BEYAZ" kelimesinin öne çıktığını, bu kelime ile müvekkiline ait ürünün hatırlandığını, markaların birbirine karıştırılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı markasında "BEYAZ" ibaresinin "PINAR" kelimesi ile ayırt ediciliği sağlayan asıl unsur niteliği taşıdığı, her iki taraf markasında bulunan "BEYAZ" ibaresi nedeniyle davalı şirket markasının aynı tür mal ve hizmetler itibariyle KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca karıştırmaya maruz kalma ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle 30 ve 32. sınıf ürünlerin tamamı ile 29. sınıftaki (05, 06, 07, 08, 09, 11, 12, 14) mallar yönünden başvurunun reddine karar verilmesinin yerinde bulunduğu, 29.10 alt gruptaki "fındık ve fındık ezmeleri" yönünden taraf mallarının benzer olmadıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK kararının 29.
sınıfın 10. alt grubundaki "fındık ve fındık ezmeleri" mallar yönünden iptaline, sair 30 ve 32. sınıf malların tamamı ile 29. sınıftaki (05, 06, 07, 08, 09, 11, 12, 14) mallar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK'nun 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, kısa kararda davaya konu TPE YİDK kararının 29. sınıfın 01-02-03-04-10 ve 13. alt grupları yönünden iptaline karar verilmiş ise de gerekçeli kararda söz konusu kararın 29. sınıfın 10. alt grubundaki "fındık ve fındık ezmeleri" mallar yönünden iptaline karar verilmiş, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuştur.
Bu durum HUMK'nun 388-389 ncu (HMK'nun 297-298) maddelerine açıkça aykırı olduğundan mahkemece yeni bir karar verilmesine imkân sağlamak için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062297200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz