6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10587 E. 2012/6989 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki kuralı tahkim itirazı kesin yetki cevap süresi hmk 297 ilk itiraz icazet yetki itirazı tahkim infaz muvafakat def'i yetki yetkisizlik kararı kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 116HMK 297 · HUMK — HUMK 388

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tahkim itirazının kabulüyle, dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- HMK'nun 297 vd. (HUMK'nun 388 vd.) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.

Somut olayda, gerekçede davalının yetki itirazının kabul edildiği ve bu nedenle yetkisizlik kararı verildiği halde kısa kararda tahkim itirazının kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle gerekçeli kararın hüküm fıkrasınında kısa, karara uygun olarak yazıldığı mahkemece kararın gerekçesinde belirtilmiş ve bu suretle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmuştur.

Bu durum HMK'nun 297-298 nci (HUMK'nun 388-389) maddelerine açıkça aykırı olduğundan mahkemece yeni bir karar verilmesine imkân sağlamak için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Kaldı ki, kararın gerekçesinde davalının yetki itirazı süresinde değil ise de davacının süresinde yapılmayan yetki itirazına muvafakat etmediğini belirterek karşı çıkmadığı için yetkisizlik kararı verildiği belirtilmiş ise de gerek hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK.'nun 187 nci maddesi gerekse sonradan yürürlüğe giren HMK'nun 116 ncı maddesi gereğince kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı,

ilk itirazlardan olup, esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu süreden sonra karşı yanın icazeti ile ileri sürülebilmesi def'i olmayıp ilk itirazlardan olduğundan mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, süresinde olmayan yetki itirazının reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6458 E. 2013/5959 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15125 E. 2012/12923 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13822 E. 2012/18074 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1646 E. 2020/5407 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1170 E. 2019/443 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/10587 E.  ,  2012/6989 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 tarih ve 2008/503-2009/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Nakliyat Emtea Sigorta poliçesini düzenlediği emteanın davalının taşıması esnasında hasarlandığını bildirerek Sigortalıya ödenen meblağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş, 29.07.2008 tarihli ek cevap layihasında ise tahkim ve yetki itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, tahkim itirazının kabulüyle, dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- HMK'nun 297 vd. (HUMK'nun 388 vd.) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.

Somut olayda, gerekçede davalının yetki itirazının kabul edildiği ve bu nedenle yetkisizlik kararı verildiği halde kısa kararda tahkim itirazının kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle gerekçeli kararın hüküm fıkrasınında kısa, karara uygun olarak yazıldığı mahkemece kararın gerekçesinde belirtilmiş ve bu suretle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmuştur.

Bu durum HMK'nun 297-298 nci (HUMK'nun 388-389) maddelerine açıkça aykırı olduğundan mahkemece yeni bir karar verilmesine imkân sağlamak için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Kaldı ki, kararın gerekçesinde davalının yetki itirazı süresinde değil ise de davacının süresinde yapılmayan yetki itirazına muvafakat etmediğini belirterek karşı çıkmadığı için yetkisizlik kararı verildiği belirtilmiş ise de gerek hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK.'nun 187 nci maddesi gerekse sonradan yürürlüğe giren HMK'nun 116 ncı maddesi gereğince kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı,

ilk itirazlardan olup, esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu süreden sonra karşı yanın icazeti ile ileri sürülebilmesi def'i olmayıp ilk itirazlardan olduğundan mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, süresinde olmayan yetki itirazının reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057989500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.