6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3612 E. 2012/12112 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meslek kuruluşu kısmi kabul ticari avans faizi haksız eylem illiyet bağı ticari faiz hakkaniyet taşıma sözleşmesi kâr kaybı içtihadı birleştirme kararı maddi ve manevi tazminat maddi tazminat kusur avans faizi teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 41BK 47BK 49

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, taşıma sözleşmesi ve tüm dosya içeriğine göre, ilk yapılan kursun sınav kağıtlarının kaybolması nedeniyle yeniden yapılan seminer nedeniyle davacı odanın toplamda 1.747,50 TL harcamasının olduğu, bu harcamanın tamamından davalı kargo şirketinin sorumlu olacağı, bir çok insanın sertifika almak amacıyla seminere katıldığı, ancak davalı şirket tarafından seminer sonunda düzenlenen sınav kağıtlarının kaybı nedeniyle davacı odanın yeniden seminer düzenlemek zorunda kaldığı, bu süreçte dört kursiyerin sertifika almaktan vazgeçtikleri ve paralarının iadesini talep ettikleri, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan davacının sınav kağıtlarının kaybolması nedeniyle güvenilirliğini yitirdiği, BK m. 41 ve 49 uyarınca davacı açısından manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kabulü ile, toplam 1.747,50 TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile, takdiren 1.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalıya teslim edilen kargonun, taşıma sırasında kaybolduğu dosya kapsamı ile belirgindir. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalının haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Bu şartlardan en önemlisi zarar ile fiil arasında illiyet bağıdır. Eğer olayda zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamıyorsa sorumluluk da doğmamaktadır. Borçlar Kanununun (BK) 49. maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir

Öte yandan, BK'nun 47. maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği Yargıtay’ın 22.06.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda taktir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını Medeni Kanunun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.

Yine Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre: hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmaktadır. 0 halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Taktir edilecek miktarı mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece manevi tazminat isteminin bir kısmı kabul edilmiş ise de; taktir hakkının bu şekilde kullanımına etkili olan nedenler, karar yerinde, objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmemiş olup, esasen de davalı tarafça taşıması yapılan sınav belgelerinin kaybı nedeniyle, davacı kurum nezdinde BK'nun 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/396 E. 2013/559 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7106 E. 2012/14054 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14786 E. 2013/14519 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6093 E. 2013/6440 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3612 E.  ,  2012/12112 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2010/195-2010/614 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 16.06.2008 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilince yapılan sınav kağıtlarının, İstanbul Şubesine gönderilmek üzere 07.10.2009 tarihinde davalı kargo şirketine teslim edildiğini, ancak sınav kağıtlarının kaybolarak ilgili yere teslim edilemediğini ileri sürerek, 1.747,50 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi tazminatın, faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının dava konusu kargoyu müvekkili şirkete teslim ederken içeriğinin ne olduğu hususunda açıklama yapmadığı gibi normal kargo gibi gönderdiğini, sevk irsaliyesinde de taşınan eşyanın ne olduğu ve değeri hususunda da herhangi bir beyanda bulunulmadığını, kusurun tamamen müvekkili şirkete izafe edilmesinin yanlış olacağını, davalı tarafın tek taraflı beyanı ile taşınan kargo içeriğinin sınav evrakları olduğu iddiasını kabul etmediklerini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, taşıma sözleşmesi ve tüm dosya içeriğine göre, ilk yapılan kursun sınav kağıtlarının kaybolması nedeniyle yeniden yapılan seminer nedeniyle davacı odanın toplamda 1.747,50 TL harcamasının olduğu, bu harcamanın tamamından davalı kargo şirketinin sorumlu olacağı, bir çok insanın sertifika almak amacıyla seminere katıldığı, ancak davalı şirket tarafından seminer sonunda düzenlenen sınav kağıtlarının kaybı nedeniyle davacı odanın yeniden seminer düzenlemek zorunda kaldığı, bu süreçte dört kursiyerin sertifika almaktan vazgeçtikleri ve paralarının iadesini talep ettikleri, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan davacının sınav kağıtlarının kaybolması nedeniyle güvenilirliğini yitirdiği, BK m.

41 ve 49 uyarınca davacı açısından manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kabulü ile, toplam 1.747,50 TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile, takdiren 1.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalıya teslim edilen kargonun, taşıma sırasında kaybolduğu dosya kapsamı ile belirgindir. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalının haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir. Bu şartlardan en önemlisi zarar ile fiil arasında illiyet bağıdır. Eğer olayda zarar ile fiil arasında illiyet bağı kurulamıyorsa sorumluluk da doğmamaktadır. Borçlar Kanununun (BK) 49. maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir

Öte yandan, BK'nun 47. maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği Yargıtay’ın 22.06.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda taktir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını Medeni Kanunun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.

Yine Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre: hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmaktadır. 0 halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Taktir edilecek miktarı mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece manevi tazminat isteminin bir kısmı kabul edilmiş ise de; taktir hakkının bu şekilde kullanımına etkili olan nedenler, karar yerinde, objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmemiş olup, esasen de davalı tarafça taşıması yapılan sınav belgelerinin kaybı nedeniyle, davacı kurum nezdinde BK'nun 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 122,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062134800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.