6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7807 E. 2012/11816 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu temlik cirosu rehin ciro kazanılmış hak sebepsiz zenginleşme keşideci bono temlik protokol çek teminat e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 644TTK 730

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, çek tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve cironun temlik için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına kazanılmış hak teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli protokolde gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının keşidecisi olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının teminatı olarak davacıya temlik cirosu ile ciro edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili çek tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.

Oysa, davacı tarafın açık kabulü ve çek tevdiat bordrolarındaki "teminat" açıklaması nazara alındığında anılan cironun, rehin cirosu mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu yoldaki cironun çeki elinde bulundurana hak bahşetmeyeceği hususu dikkate alınarak 13.500,00-YTL bedelli çeke ilişkin istemin dahi reddi gerekirken denetlenebilir gerekçe de gösterilmeden kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak | Öncelikli uyuşmazlık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9455 E. 2011/3340 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1753 E. 2010/7451 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1062 E. 2015/2176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7807 E.  ,  2012/11816 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.07.2010 tarih ve 2009/261-2010/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu dava dışı şirketlerin kredi borçlarının teminatı için temlik cirosu ile müvekkiline ciro ettikleri iki adet çekin yasal ibraz süresi içinde ibraz edildiğini, ancak keşideci tarafından ödemeden men talimatı verildiğinden ödeme yapılamadığını, çeklerin arkalarına bu yönde açıklama yazıldığını, davalının TTK.nun 644 ncü maddesine göre sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, dava konusu çek bedellerinin 20/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu çeklerin davalı bankaya dava dışı şirketler tarafından tahsil cirosu ve çek tevdii bordrosu düzenlenerek teslim edildiğini, çek tevdii bordrosunda “yukarıda yazılı çeklerin üzerinde yazılı tanzim tarihlerine kadar bankanızda saklanmasını, bu tarihlerde tahsilinden sonra yukarıdaki hesaba alacak kaydedilmesini rica ederiz” talimatının yer almakta olduğunu, davalı şirket ile dava konusu çeklerin lehtarları arasında 05/02/2009 tarihinde iki adet protokol imzalandığını, buna göre müvekkilinin davacı banka aleyhine zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, vekil hamil durumunda olan davacının yetkisini aştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, çek tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve cironun temlik için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına kazanılmış hak teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli protokolde gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının keşidecisi olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının teminatı olarak davacıya temlik cirosu ile ciro edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili çek tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.

Oysa, davacı tarafın açık kabulü ve çek tevdiat bordrolarındaki "teminat" açıklaması nazara alındığında anılan cironun, rehin cirosu mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu yoldaki cironun çeki elinde bulundurana hak bahşetmeyeceği hususu dikkate alınarak 13.500,00-YTL bedelli çeke ilişkin istemin dahi reddi gerekirken denetlenebilir gerekçe de gösterilmeden kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından temyiz eden davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061938600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.