Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7807 E. 2012/11816 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu↗ temlik cirosu↗ rehin↗ ciro↗ kazanılmış hak↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ bono↗ temlik↗ protokol↗ çek↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, çek tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve cironun temlik için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına kazanılmış hak teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli protokolde gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının keşidecisi olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının teminatı olarak davacıya temlik cirosu ile ciro edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili çek tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.
Oysa, davacı tarafın açık kabulü ve çek tevdiat bordrolarındaki "teminat" açıklaması nazara alındığında anılan cironun, rehin cirosu mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu yoldaki cironun çeki elinde bulundurana hak bahşetmeyeceği hususu dikkate alınarak 13.500,00-YTL bedelli çeke ilişkin istemin dahi reddi gerekirken denetlenebilir gerekçe de gösterilmeden kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9455 E. 2011/3340 K.
Ortak:temlik cirosu · rehin · ciro · sebepsiz zenginleşme · keşideci · bono · temlik · çek
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının «teminatı» olarak davacıya «temlik cirosu» ile «ciro» edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili «çek» tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.
Oysa, davacı tarafın açık kabulü ve «çek» tevdiat bordrolarındaki "«teminat»" açıklaması nazara alındığında anılan «cironun», «rehin cirosu» mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve «bononun» aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «çek» tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve «cironun» «temlik» için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın «defterlerini» ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına «kazanılmış hak» teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli «protokolde» gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, «cironun» «temlik cirosu» ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu «çek» bordrosunda çekin "«teminat»" olduğu yazılı olduğu gibi davacı Bankanın B...
TTK'nın 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve «bononun» aksine, çekin «rehin» cirosuyla devri mümkün değildir (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · yetkili hamil · aktif husumet · hamil · komisyon · yetkisizlik kararı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle «yetkili hamil» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1753 E. 2010/7451 K.
Ortak:rehin cirosu · temlik cirosu · rehin · ciro · sebepsiz zenginleşme · bono · temlik · çek · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının «teminatı» olarak davacıya «temlik cirosu» ile «ciro» edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili «çek» tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.
Oysa, davacı tarafın açık kabulü ve «çek» tevdiat bordrolarındaki "«teminat»" açıklaması nazara alındığında anılan «cironun», «rehin cirosu» mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve «bononun» aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «çek» tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve «cironun» «temlik» için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın «defterlerini» ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına «kazanılmış hak» teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli «protokolde» gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDiğer çekin ise fotokopisi tam okunamadığından yapılan «cironun» «rehin cirosu» mu yoksa «temlik cirosu» mu olup olmadığı tam anlaşılamamaktadır.
Anılan «ciro», «rehin cirosu» mahiyetindedir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, anılan çeklerin «zamanaşımına» uğradığı, davacının TTK'nun 644. maddesine dayandığı, davalının «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlayamadığı, temel ilişkiye dayanılsa bile davacının verdiği kredinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, anılan çeklerin «zamanaşımına» uğradığı, davacının TTK'nun 644. maddesine dayandığı, davalının «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlayamadığı, temel ilişkiye dayanılsa bile davacının verdiği kredinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1062 E. 2015/2176 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · temlik · çek · teminat
İncelediğiniz karardaOysa, davacı tarafın açık kabulü ve «çek» tevdiat bordrolarındaki "«teminat»" açıklaması nazara alındığında anılan «cironun», «rehin cirosu» mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve «bononun» aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının «teminatı» olarak davacıya «temlik cirosu» ile «ciro» edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili «çek» tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, «çek» tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve «cironun» «temlik» için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın «defterlerini» ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına «kazanılmış hak» teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli «protokolde» gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · i̇i̇k 257 · hamil · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7807 E. , 2012/11816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.07.2010 tarih ve 2009/261-2010/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu dava dışı şirketlerin kredi borçlarının teminatı için temlik cirosu ile müvekkiline ciro ettikleri iki adet çekin yasal ibraz süresi içinde ibraz edildiğini, ancak keşideci tarafından ödemeden men talimatı verildiğinden ödeme yapılamadığını, çeklerin arkalarına bu yönde açıklama yazıldığını, davalının TTK.nun 644 ncü maddesine göre sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, dava konusu çek bedellerinin 20/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin davalı bankaya dava dışı şirketler tarafından tahsil cirosu ve çek tevdii bordrosu düzenlenerek teslim edildiğini, çek tevdii bordrosunda “yukarıda yazılı çeklerin üzerinde yazılı tanzim tarihlerine kadar bankanızda saklanmasını, bu tarihlerde tahsilinden sonra yukarıdaki hesaba alacak kaydedilmesini rica ederiz” talimatının yer almakta olduğunu, davalı şirket ile dava konusu çeklerin lehtarları arasında 05/02/2009 tarihinde iki adet protokol imzalandığını, buna göre müvekkilinin davacı banka aleyhine zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, vekil hamil durumunda olan davacının yetkisini aştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, çek tevdiat bordrosundaki "tahsil içindir" ibaresinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve cironun temlik için yapılmış sayılacağı, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçındığı, bu durumun, karşı taraf yararına kazanılmış hak teşkil etttiği,05/02/2009 tarihli protokolde gözetilerek dava konusu 12.000,00-TL bedelli 20/11/2008 keşide tarihli çeke ilişkin dava reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava,TTK'nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının keşidecisi olduğu dava konusu iki ayrı çekin dava dışı şirketlerin kredi borçlarının teminatı olarak davacıya temlik cirosu ile ciro edildikleri iddia edilmiş olup, esasen, bu husus davacı tarafın açık kabulündedir.Dava konusu çeklerle ilgili çek tevdiat bordrolarında da davacı bankaca çeklerin "teminat" olduğu banka notu olarak belirtilmiştir.
Oysa, davacı tarafın açık kabulü ve çek tevdiat bordrolarındaki "teminat" açıklaması nazara alındığında anılan cironun, rehin cirosu mahiyetinde olduğu kuşkusuz olup, TTK'nun 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla verilmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu yoldaki cironun çeki elinde bulundurana hak bahşetmeyeceği hususu dikkate alınarak 13.500,00-YTL bedelli çeke ilişkin istemin dahi reddi gerekirken denetlenebilir gerekçe de gösterilmeden kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından temyiz eden davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061938600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz