Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1126 E. 2024/4605 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfaat dengesi↗ imtiyazlı pay↗ çağrı usulsüzlüğü↗ ana sözleşme değişikliği↗ toplantı ve karar nisabı↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ butlan↗ esas sözleşme↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ maddi hata↗ şirket zararı↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/724 E., 2019/1054 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı şirket temsilcileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin ortağı olduğu gibi davalı şirketin sahibi olduğu ... AVM'nin arsa sahibi olduğunu, davacı şirketin 01.10.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini ve ibra edilmediğini, yeni yöneticiler seçildiğini, müvekkili şirketin azledilmiş eski yöneticisi olan ...'nin davacı ... temsilen tek başına davalı şirketin 25.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katıldığını, ancak ...'nin tek başına temsil yetkisinin olmadığını, genel kurul toplantı tutanağına göre ana sözleşmenin 4,6,9 ve 11 inci maddeleri görüşüldüğü halde Ticaret Sicil Gazetesinde değişikliğin 8 inci madde olarak yayınlanan değişiklik ile şirketin işlerinin yürütülmesine dair düzenleme ile A grubu hissedar olan müvekkili şirket aleyhine karar alındığını, yine ana sözleşmedeki diğer madde değişiklikleri ile müvekkili şirketin devre dışı bırakıldığını, genel kurula yapılan çağrı ve ilanın usulüne uygun olmadığını, alınan kararların menfaatler dengesi, dürüstlük kuralı ve eşit işlem yapma kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek 25.07.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının tümünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinde iptal davası açabilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığını, davacının davaya konu ettiği kararların alındığı toplantıda temsilcisinin hazır olduğunu ve işbu dava ile iptalini istediği bütün kararlara olumlu oy kullandığını, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu toplantıya ilişkin çağrının elden tebliğ edildiğini, aralarında davacının da bulunduğu bütün hissedarlar toplantıda hazır olduğundan çağrının usulsüz yapıldığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının imzaya yetkili temsilcileri tarafından...'in genel kurulda davacıyı temsil etmek ve oy kullanmak üzere çift imza ile yetkilendirildiğini, oybirliği ile kabul edilen kararlara ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan metinde madde numarasında yapılan 8 yerine 6 yazılmak suretiyle yapılan maddi hatanın gerek değişiklik yapılacak maddelerin esas sözleşmedeki karşılıkları ve ilan metni, gerekse genel kurulda alınan kararların içerik itibariyle birbirini tutuyor oldukları nazara alındığında toplantıda alınan kararın iptalini gerektirecek bir usulsüzlük olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu toplantıya ilişkin çağrıda, ilanda ve gündemde usule aykırılık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceğinin öngörüldüğü, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 4 üncü maddesinde şirket esas sözleşmesine, 6 ncı maddesinde yönetim kuruluna, 9 uncu maddesinde şirketin temsiline, 11. maddesinde genel kurula ilişkin hususlarda yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değişiklik yapılamasının müzakere edildiği, 25.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemde belirtilen hususların müzakere edilmesi ve onaylanmasına ilişkin olarak da Bastim A.Ş. adına...'in genel kurul tutanağını imzaladığı, belirtilen tarihteki genel kurula davacı şirketin gösterdiği temsilcinin toplantıya katıldığı, alınan kararları da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, genel kurul toplantısından 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcilerinin azledilmesi ve yetkisiz kılınmasının, genel kurul tutanağının yetkili kişilerce imzalandığı hususunu değiştirmeyeceği, sonraki tarihli azlin önceki tarihli toplantıyı geçersiz kılmayacağı, alınan genel kurul kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından iptali gerekmediği gibi kararlar usulüne uygun alındığından butlanı da gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket temsilcileri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı şirket temsilcileri istinaf dilekçesinde özetle; iptalini istedikleri davalı şirket genel kurulunun, müvekkili şirketin eski yöneticileri ile davalı şirketin yöneticileri tarafından önceden planlanlanarak imtiyazlı pay sahibi olan müvekkili şirketi yönetimden devre dışı bırakabilmek adına kötü niyetli bir şekilde hayata geçirildiğini, davalı şirketin genel kurulunda alınmış olan kararlara olumlu oy kullanan müvekkili şirketin eski yöneticilerinin müvekkili şirketin ve ortaklarının aleyhine işlem tesis etmiş olmakla müktesep haklarının ihlal edildiğini, iptali istenen genel kurulun bu haliyle butlan sebebiyle yok hükmünde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu davalı şirketin 25.07.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda imtiyazlı paya yönelik ana sözleşme değişikliği yapılmak suretiyle alınan gündemin 4.maddesinin yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı, dosya kapsamına göre davacı şirketin davalı şirkette A grubu %47 hissesinin bulunduğu, davalı şirketin 05.07.2017 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın gündem maddelerinin görüşüldüğü, yönetim kurulunda davacı şirket adına toplantıya yönetim kurulu başkanı sıfatıyla..., ... ve ...'nun katıldığı, yönetim kurulu üyelerinin gündemin 5 inci maddesiyle şirket esas sözleşmesinin, yönetim kuruluna ilişkin 8 inci maddesinin, şirket temsilcisine ilişkin 9 uncu maddesinin, genel kurula ilişkin 11 inci maddesinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun şekilde değiştirilmesi hususunda oy birliğiyle karar aldığı, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın da 4 üncü maddesiyle şirket esas sözleşmesinin yönetim kuruluna ilişkin 8 inci maddesinin, şirketi temsile ilişkin 9. maddesinin, genel kurula ilişkin 11 inci maddesinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değiştirilmesi hususunun müzakere edildiği ve oy birliği ile kabul edildiği, genel kurul toplantısına davacı şirket adına temsilen...'in katıldığı, davalı şirketin genel kurul toplantısından yaklaşık 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcisi...'in azledilmiş ve yetkileri kaldırılmış ise de, dava konusu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle davacı şirketin usulüne uygun temsil belgesine istinaden... tarafından temsil edilerek genel kurul toplantı tutanağının imzalandığı, davacı şirket tarafından sonradan yapılan azlin önceki tarihli toplantıyı geçersiz kılması söz konusu olamayacağı gibi alınan genel kurul kararının da 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından davanın reddine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel kurul toplantı tutanağında 6 ncı madde değişikliğinden bahsedildiği halde Ticaret Sicil Gazetesi'nde 8 inci madde değişikliğinin yayımlandığını, 8 inci madde ile şirketin işlerini yürütmek üzere daha evvel belirlenen hissedar yapısının müvekkili aleyhine olacak şekilde değiştirildiğini, toplantıya katılan ... ve diğer yöneticiler aleyhine müvekkili şirketi zarara uğratmaktan dolayı açılmış davada alınan bilirkişi raporunda bu yöneticilerin şirketi zarara uğrattıkları yönünde tespit yapıldığını, bu tespite konu olayların, işbu davaya konu kararları da alan yönetim kurulu üyelerinin olduğu döneme de denk geldiğini, iptali istenen genel kurul kararı sonrası yapılan 01.10.2017 genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini, ancak 01.10.2017 tarihi itibarı ile iptali istenen genel kurul kararlarının yayımlanmamış olduğunu, 04.10.2017 tarihinde yayımlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 445 ve 446 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6451 E. 2012/3892 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tebligat
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, «bozma sonrası» duruşma günü, azledilen «vekile tebliğ» edilerek taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, takip edilmeyen davanın HUMK’nun 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Buna rağmen, mahkemece, gerek davalı vekilinin temyiz dilekçesi ve gerekse Dairemizin bozma ilamı azledilen Av....’ye tebliğ edilmiş olup, adı geçen vekil tarafından «tebligat» zarfı azledildiğinden bahisle mahkemeye iade edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9622 E. 2016/4384 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · ana sözleşme değişikliği · butlan · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · iptal davası
İncelediğiniz kararda… E MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin «iptal davası» açabileceğinin öngörüldüğü, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı «olağan genel kurul» toplantısının 4 üncü maddesinde şirket «esas sözleşmesine», 6 ncı maddesinde yönetim kuruluna, 9 uncu maddesinde şirketin «temsiline», 11. maddesinde genel kurula ilişkin hususlarda «yönetim kurulu» tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değişiklik yapılamasının müzakere edildiği, 25.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemde belirtilen hususların müzakere edilmesi ve onaylanmasına ilişkin olarak da Bastim A.Ş. adına...'in genel kurul tutanağını imzaladığı, belirtilen tarihteki genel kurula davacı şirketin gösterdiği temsilcinin toplantıya katıldığı, alınan kararları da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı, alınan kararların toplantı ve karar «nisabına» uygun olduğu, genel kurul toplantısından 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcilerinin azledilmesi ve «yetkisiz» kılınmasının, genel kurul tutanağının yetkili kişilerce imzalandığı hususunu değiştirmeyeceği, sonraki tarihli azlin önceki tarihli toplantıyı «geçersiz» kılmayacağı, alınan genel kurul kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve «dürüstlük kuralına» aykırı olmadığından iptali gerekmediği gibi kararlar usulüne uygun alındığından «butlanı» da gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinde «iptal davası» açabilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığını, davacının davaya konu ettiği kararların alındığı toplantıda «temsilcisinin» hazır olduğunu ve işbu dava ile iptalini istediği bütün kararlara olumlu oy kullandığını, davacının dava «ehliyetinin» bulunmadığını, dava konusu toplantıya ilişkin çağrının elden tebliğ edildiğini, aralarında davacının da bulunduğu bütün hissedarlar toplantıda hazır olduğundan «çağrının usulsüz» yapıldığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının imzaya yetkili temsilcileri tarafından...'in genel kurulda davacıyı temsil etmek ve oy kullanmak üzere çift imza ile yetkilendirildiğini, oybirliği ile kabul edilen kararlara ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan metinde madde numarasında yapılan 8 yerine 6 yazılmak suretiyle yapılan «maddi hatanın» gerek değişiklik yapılacak maddelerin «esas sözleşmedeki» karşılıkları ve «ilan» metni, gerekse genel kurulda alınan kararların içerik itibariyle birbirini tutuyor oldukları nazara alındığında toplantıda alınan kararın iptalini gerektirecek bir …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 15/06/2013 tarihli genel kurul toplantısı için yapılan «çağrı usulsüzlüklerinin» ve alınan bazı kararların TTK'nın 446/1-b. maddesine aykırı olduğu, bu eksikliğin sonuca etkili olduğu, «ana sözleşme değişikliği» ile A gruba paylara yönetim kuurlu üyelerine seçme konusunda tanınan imtiyazın TTK'nın 360. ve 434/2. maddesine aykırı olduğu ve TTK'nın 447. maddesi uyarınca batıl olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile 15/06/2013 tarihli davalı ... 'nin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
1- Dava, TTK'nın 445. vd maddeleri uyarınca açılmış «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mutlak «butlan» hali dışında toplantıya katılıp alınan karara karşı aleyhe oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten ortağın yukarıda belirtilen nedenlerle «iptal davası» açması mümkündür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda2- Ayrıca, mahkeme kararının hüküm fıkrasında da davanın kabulüne karar verildikten sonra “...şirketinin «genel kurul kararının iptaline»” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak genel kurulda alınan hangi kararların iptal edildiği hususu açık ve net olarak ifade edilmemiş, tüm genel kurul kararlarının iptal edildiği şeklinde ve «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm tesisi de hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilebilmesi için her bir karar bakımından mahkemece davacıdan hangi nedenle kararın iptalini istediğinin sorulması ve buna göre de her bir karar bakımından inceleme yapılması, gerekiyorsa «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve kararın gerekçesinde de davacının taleplerinin hangi nedenle reddine veya kabulüne karar verildiğinin ayrı ayrı açıklanması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4647 E. 2019/3855 K.
Ortak:butlan · esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · iptal davası · anonim şirket · ilan
İncelediğiniz kararda… E MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin «iptal davası» açabileceğinin öngörüldüğü, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı «olağan genel kurul» toplantısının 4 üncü maddesinde şirket «esas sözleşmesine», 6 ncı maddesinde yönetim kuruluna, 9 uncu maddesinde şirketin «temsiline», 11. maddesinde genel kurula ilişkin hususlarda «yönetim kurulu» tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değişiklik yapılamasının müzakere edildiği, 25.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemde belirtilen hususların müzakere edilmesi ve onaylanmasına ilişkin olarak da Bastim A.Ş. adına...'in genel kurul tutanağını imzaladığı, belirtilen tarihteki genel kurula davacı şirketin gösterdiği temsilcinin toplantıya katıldığı, alınan kararları da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı, alınan kararların toplantı ve karar «nisabına» uygun olduğu, genel kurul toplantısından 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcilerinin azledilmesi ve «yetkisiz» kılınmasının, genel kurul tutanağının yetkili kişilerce imzalandığı hususunu değiştirmeyeceği, sonraki tarihli azlin önceki tarihli toplantıyı «geçersiz» kılmayacağı, alınan genel kurul kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve «dürüstlük kuralına» aykırı olmadığından iptali gerekmediği gibi kararlar usulüne uygun alındığından «butlanı» da gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinde «iptal davası» açabilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığını, davacının davaya konu ettiği kararların alındığı toplantıda «temsilcisinin» hazır olduğunu ve işbu dava ile iptalini istediği bütün kararlara olumlu oy kullandığını, davacının dava «ehliyetinin» bulunmadığını, dava konusu toplantıya ilişkin çağrının elden tebliğ edildiğini, aralarında davacının da bulunduğu bütün hissedarlar toplantıda hazır olduğundan «çağrının usulsüz» yapıldığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının imzaya yetkili temsilcileri tarafından...'in genel kurulda davacıyı temsil etmek ve oy kullanmak üzere çift imza ile yetkilendirildiğini, oybirliği ile kabul edilen kararlara ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan metinde madde numarasında yapılan 8 yerine 6 yazılmak suretiyle yapılan «maddi hatanın» gerek değişiklik yapılacak maddelerin «esas sözleşmedeki» karşılıkları ve «ilan» metni, gerekse genel kurulda alınan kararların içerik itibariyle birbirini tutuyor oldukları nazara alındığında toplantıda alınan kararın iptalini gerektirecek bir …
AVM'nin arsa sahibi olduğunu, davacı şirketin 01.10.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini ve «ibra» edilmediğini, yeni yöneticiler seçildiğini, müvekkili şirketin azledilmiş eski yöneticisi olan ...'nin davacı ... «temsilen» tek başına davalı şirketin 25.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katıldığını, ancak ...'nin tek başına temsil «yetkisinin» olmadığını, genel kurul «toplantı tutanağına» göre ana sözleşmenin 4,6,9 ve 11 inci maddeleri görüşüldüğü halde Ticaret Sicil Gazetesinde değişikliğin 8 inci madde olarak yayınlanan değişiklik ile şirketin işlerinin yürütülmesine dair düzenleme ile A grubu hissedar olan müvekkili şirket aleyhine karar alındığını, yine ana sözleşmedeki diğer madde değişiklikleri ile müvekkili şirketin devre dışı bırakıldığını, genel kurula yapılan çağrı ve «ilanın» usulüne uygun olmadığını, alınan kararların «menfaatler dengesi», «dürüstlük kuralı» ve eşit işlem yapma kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek 25.07.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının tümünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir …
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın “İptal sebepleri” başlıklı 445. maddesine göre “446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde «iptal davası» açabilirler.” Aynı kanunun “İptal davası açabilecek kişiler” başlıklı 446/1-b maddesinde ise “Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, «olumsuz» oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi «ilan» edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya «temsilcilerinin» toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren «pay sahipleri»...” hükmü mevcuttur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davada «butlan» halinin bulunmadığı, iptal edilebilirliğin söz konusu olduğu, davacıların ortaklık hakkından doğan genel kurula katılma ve oy kullanma haklarının engellendiği, davacıların genel kurulda alınacak kararlar üzerinde etki etme imkanlarının haksız olarak ortadan kaldırıldığı, alınan bu kararların «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunun ve iptali gerektiğinin kabulünün gerektiği, yani, bu durumda kararların içeriklerinin ayrıca incelenip tartışılmasına, kanuna, ana sözleşmeye veya «dürüstlük kuralına aykırılığını» araştırmaya gerek olmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda yasal koşulları bulunmayan butlanın tespiti talebinin reddine, davalı şirketin 03/08/2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan tüm kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptaline karar verilmiştir.
1- Dava, davalı «anonim şirketin» 03/08/2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların «butlanı», olmadığı taktirde iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlığa dava tarihi ve dava konusu genel kurul tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK hükümleri uygulanacaktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname eksikliği · mutlak butlan · dürüstlük kuralına aykırılık · şekil şartı · şirket merkezi mahkemesi · pay sahipliği
Benzer bu kararda… lunmadığına dair gerekçenin haklı ve yasal zeminde olmadığı gibi, yasada vekaletin şekline ilişkin açık bir düzenleme olmamasına rağmen, TBK 21/1 maddede belirlenen «şekil şartlarına» göre de somut davada sunulan vekaletname ve imza sirkülerinin davacı «temsilcilerinin» genel kurul toplantısına kabul edilmelerine engel teşkil etmeyeceği, dolayısıyla davacı yanın TTK'nın 447(1)-a maddesinde tanımlanan pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını ortadan kaldıran genel kurul toplantısının batıl olduğu gerekçesiyle, genel kurul kararlarının «mutlak butlanla» batıl olduğunun tespitine karar vermiştir.
6102 sayılı TTK'nın “İptal sebepleri” başlıklı 445. maddesine göre “446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya «esas sözleşme» hükümlerine ve özellikle «dürüstlük kuralına» aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde «iptal davası» açabilirler.” Aynı kanunun “İptal davası açabilecek kişiler” başlıklı 446/1-b maddesinde ise “Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, «olumsuz» oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi «ilan» edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya «temsilcilerinin» toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren «pay sahipleri»...” hükmü mevcuttur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davada «butlan» halinin bulunmadığı, iptal edilebilirliğin söz konusu olduğu, davacıların ortaklık hakkından doğan genel kurula katılma ve oy kullanma haklarının engellendiği, davacıların genel kurulda alınacak kararlar üzerinde etki etme imkanlarının haksız olarak ortadan kaldırıldığı, alınan bu kararların «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunun ve iptali gerektiğinin kabulünün gerektiği, yani, bu durumda kararların içeriklerinin ayrıca incelenip tartışılmasına, kanuna, ana sözleşmeye veya «dürüstlük kuralına aykırılığını» araştırmaya gerek olmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda yasal koşulları bulunmayan butlanın tespiti talebinin reddine, davalı şirketin 03/08/2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan tüm kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda davacı ortağın «temsilcilerinin» «vekaletteki eksiklikler» gerekçe gösterilerek haksız olarak toplantıya alınmaması davacıya «iptal davası» açma hakkı verir, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin davada «butlan» halinin bulunmadığı, iptal edilebilirliğin söz konusu olduğu yönündeki kabulü yerindedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1126 E. , 2024/4605 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/324 Esas, 2022/1454 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/724 E., 2019/1054 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı şirket temsilcileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin ortağı olduğu gibi davalı şirketin sahibi olduğu ... AVM'nin arsa sahibi olduğunu, davacı şirketin 01.10.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini ve ibra edilmediğini, yeni yöneticiler seçildiğini, müvekkili şirketin azledilmiş eski yöneticisi olan ...'nin davacı ... temsilen tek başına davalı şirketin 25.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katıldığını, ancak ...'nin tek başına temsil yetkisinin olmadığını, genel kurul toplantı tutanağına göre ana sözleşmenin 4,6,9 ve 11 inci maddeleri görüşüldüğü halde Ticaret Sicil Gazetesinde değişikliğin 8 inci madde olarak yayınlanan değişiklik ile şirketin işlerinin yürütülmesine dair düzenleme ile A grubu hissedar olan müvekkili şirket aleyhine karar alındığını, yine ana sözleşmedeki diğer madde değişiklikleri ile müvekkili şirketin devre dışı bırakıldığını, genel kurula yapılan çağrı ve ilanın usulüne uygun olmadığını, alınan kararların menfaatler dengesi, dürüstlük kuralı ve eşit işlem yapma kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek 25.07.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararlarının tümünün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinde iptal davası açabilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığını, davacının davaya konu ettiği kararların alındığı toplantıda temsilcisinin hazır olduğunu ve işbu dava ile iptalini istediği bütün kararlara olumlu oy kullandığını, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu toplantıya ilişkin çağrının elden tebliğ edildiğini, aralarında davacının da bulunduğu bütün hissedarlar toplantıda hazır olduğundan çağrının usulsüz yapıldığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının imzaya yetkili temsilcileri tarafından...'in genel kurulda davacıyı temsil etmek ve oy kullanmak üzere çift imza ile yetkilendirildiğini, oybirliği ile kabul edilen kararlara ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan metinde madde numarasında yapılan 8 yerine 6 yazılmak suretiyle yapılan maddi hatanın gerek değişiklik yapılacak maddelerin esas sözleşmedeki karşılıkları ve ilan metni, gerekse genel kurulda alınan kararların içerik itibariyle birbirini tutuyor oldukları nazara alındığında toplantıda alınan kararın iptalini gerektirecek bir usulsüzlük olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu toplantıya ilişkin çağrıda, ilanda ve gündemde usule aykırılık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceğinin öngörüldüğü, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 4 üncü maddesinde şirket esas sözleşmesine, 6 ncı maddesinde yönetim kuruluna, 9 uncu maddesinde şirketin temsiline, 11. maddesinde genel kurula ilişkin hususlarda yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değişiklik yapılamasının müzakere edildiği, 25.07.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemde belirtilen hususların müzakere edilmesi ve onaylanmasına ilişkin olarak da Bastim A.Ş.
adına...'in genel kurul tutanağını imzaladığı, belirtilen tarihteki genel kurula davacı şirketin gösterdiği temsilcinin toplantıya katıldığı, alınan kararları da herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, genel kurul toplantısından 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcilerinin azledilmesi ve yetkisiz kılınmasının, genel kurul tutanağının yetkili kişilerce imzalandığı hususunu değiştirmeyeceği, sonraki tarihli azlin önceki tarihli toplantıyı geçersiz kılmayacağı, alınan genel kurul kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından iptali gerekmediği gibi kararlar usulüne uygun alındığından butlanı da gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket temsilcileri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı şirket temsilcileri istinaf dilekçesinde özetle; iptalini istedikleri davalı şirket genel kurulunun, müvekkili şirketin eski yöneticileri ile davalı şirketin yöneticileri tarafından önceden planlanlanarak imtiyazlı pay sahibi olan müvekkili şirketi yönetimden devre dışı bırakabilmek adına kötü niyetli bir şekilde hayata geçirildiğini, davalı şirketin genel kurulunda alınmış olan kararlara olumlu oy kullanan müvekkili şirketin eski yöneticilerinin müvekkili şirketin ve ortaklarının aleyhine işlem tesis etmiş olmakla müktesep haklarının ihlal edildiğini, iptali istenen genel kurulun bu haliyle butlan sebebiyle yok hükmünde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu davalı şirketin 25.07.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda imtiyazlı paya yönelik ana sözleşme değişikliği yapılmak suretiyle alınan gündemin 4.maddesinin yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı, dosya kapsamına göre davacı şirketin davalı şirkette A grubu %47 hissesinin bulunduğu, davalı şirketin 05.07.2017 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın gündem maddelerinin görüşüldüğü, yönetim kurulunda davacı şirket adına toplantıya yönetim kurulu başkanı sıfatıyla..., ... ve ...'nun katıldığı, yönetim kurulu üyelerinin gündemin 5 inci maddesiyle şirket esas sözleşmesinin, yönetim kuruluna ilişkin 8 inci maddesinin, şirket temsilcisine ilişkin 9 uncu maddesinin, genel kurula ilişkin 11 inci maddesinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun şekilde değiştirilmesi hususunda oy birliğiyle karar aldığı, 25.07.2017 tarihli 2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın da 4 üncü maddesiyle şirket esas sözleşmesinin yönetim kuruluna ilişkin 8 inci maddesinin, şirketi temsile ilişkin 9.
maddesinin, genel kurula ilişkin 11 inci maddesinin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ekli tadil tasarısına uygun olarak değiştirilmesi hususunun müzakere edildiği ve oy birliği ile kabul edildiği, genel kurul toplantısına davacı şirket adına temsilen...'in katıldığı, davalı şirketin genel kurul toplantısından yaklaşık 2,5 ay sonra davacı şirket temsilcisi...'in azledilmiş ve yetkileri kaldırılmış ise de, dava konusu genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle davacı şirketin usulüne uygun temsil belgesine istinaden... tarafından temsil edilerek genel kurul toplantı tutanağının imzalandığı, davacı şirket tarafından sonradan yapılan azlin önceki tarihli toplantıyı geçersiz kılması söz konusu olamayacağı gibi alınan genel kurul kararının da 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesine göre kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından davanın reddine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; genel kurul toplantı tutanağında 6 ncı madde değişikliğinden bahsedildiği halde Ticaret Sicil Gazetesi'nde 8 inci madde değişikliğinin yayımlandığını, 8 inci madde ile şirketin işlerini yürütmek üzere daha evvel belirlenen hissedar yapısının müvekkili aleyhine olacak şekilde değiştirildiğini, toplantıya katılan ... ve diğer yöneticiler aleyhine müvekkili şirketi zarara uğratmaktan dolayı açılmış davada alınan bilirkişi raporunda bu yöneticilerin şirketi zarara uğrattıkları yönünde tespit yapıldığını, bu tespite konu olayların, işbu davaya konu kararları da alan yönetim kurulu üyelerinin olduğu döneme de denk geldiğini, iptali istenen genel kurul kararı sonrası yapılan 01.10.2017 genel kurul toplantısında eski yöneticilerin azledildiğini, ancak 01.10.2017 tarihi itibarı ile iptali istenen genel kurul kararlarının yayımlanmamış olduğunu, 04.10.2017 tarihinde yayımlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 445 ve 446 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061473800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz