Yöneticinin azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/897 E. 2024/4428 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yükümlülüğü↗ özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ limited şirket müdürlüğü↗ bağlılık yükümlülüğü↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ aile şirketi↗ güven ilişkisi↗ azil↗ temsil yetkisi↗ şirket müdürlüğü↗ rekabet yasağı↗ ticaret sicili tescili↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ hakkaniyet↗ oy yasağı↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1467 E., 2021/105 K.
Taraflar arasındaki yöneticinin azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ' nin münferiden yetkili müdürlerinden olup ortaklık hisse oranının %40 olduğunu, münferiden yetkili diğer müdürün davacının kardeşi olan davalı ... olup şirketteki hisse oranının %60 olduğunu, davalının babası ile birlikte gelecekteki ticari faaliyetlerine zemin oluşturacak şekilde ... Ltd. Şti. de dahil olmak üzere mevcut aile şirketlerinin içini boşaltma faaliyetinde bulunarak şirketlere zarar vermeye başladığını, davalının müdürlük görevinin sağladığı yetkileri kötüye kullandığını özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlal edecek eylemlerde bulunduğunu, şahsi menfaatlerini şirket menfaatlerinin önünde tuttuğunu, davalının 23.05.2018 tarihinde aynı adreste ... Tekstil Gıda San ve Tic. A.Ş. ünvanlı yeni bir şirket kurduğunu, şirketin kurucularının davalı ile babası... olduğunu, davalının yeni şirkette %90 oranında hisse sahibi olduğunu ve bu şirketin de müdürü olduğunu, davalının yetkilisi ve ortağı olduğu bu şirketin faaliyet konusunun ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu, davalının bu şekilde rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, özen ve bağlılık yükümünü açık şekilde ihlal ettiğinin ortada olduğunu, ... Ltd Şti' nin diğer aile şirketlerinden tahsil edilmeyen yüklü miktarda alacakları bulunduğunu ancak bu alacaklar hakkında takip yapılmadığını, davacı tarafından başlatılan takiplerin davalı tarafından borçlu şirketin yetkilisi sıfatıyla yapılan itirazlar sonucunda durdurulduğunu, davacının şirketin yönetimi, işleyişi ve özellikle diğer aile şirketlerindeki alacakların ne şekilde elde edildiğine dair bilgi ve belge edinemediğini, ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, davacının şirket binasına girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirketin yönetiminde söz sahibi olamadığını, davalı tarafın yönetim hakkını ve temsil yetkilerini kötüye kullandığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ve 630 uncu maddeleri uyarınca davalı tarafın temsil yetkisinin kaldırılması ile şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada şirketin hasım gösterilmesi gerektiğini, şirketin 2014 yılından bu yana gayri faal olduğunu, 2014 yılına kadar bir Japon firmasının Türkiye nakış makina satış temsilciliğini yapmakta iken bu faaliyetin sona ermesi ile birlikte hiçbir ticari işlemde bulunmadığını, rekabet yasağına aykırı olarak kurulduğu iddia edilen şirketin faaliyeti ile ... Ltd Şti. nin faaliyeti arasında hiç bir benzerlik bulunmadığını, ... Ltd Şti. nin üretim şirketi olmayıp makina satışı ile ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olduğunu, iki şirketin ticaret sicilde faaliyet konularının aynı görünmesinin rekabet yasağına aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, rekabet yasağına aykırılığın ancak aktif ticaret konularında somut olaylarla gündeme geleceğini, dolayısıyla aktif ticari faaliyeti olmayan bir şirket ile rekabet etmek fiilen mümkün olmadığından bu hususu müdürlükten azil gerekçesi yapmanın mümkün olmadığını, 2014 yılında yapılan genel kurul öncesinde davacının yönetimde yer aldığını, tüm bilgi ve işlemlerden haberdar olduğunu, son yapılan genel kurulda 5 yıllığına davacı ve davalının münferit imza yetkili müdür olarak seçildiğini, davanın kötü niyetle yalnızca davacının aile şirketlerindeki hisselerinin zorla satın alınmasını temin etmek için açıldığını, davalının azli halinde davacının imzaya yetkili tek müdür olarak kalacağını, böyle bir durumunda hakkaniyete aykırı olacağını, hiç bir sebep yokken %60 hissedar olduğu ve davacı ile birlikte müdür oldukları şirkette sadece davacının müdür olarak kalmasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının dava dışı şirketin ortakları olup her ikisinin de münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları, davalı ... 'nun aynı zamanda ... Tekstil Gıda AŞ.'nin de kurucu ortaklarından ve yetkililerinden biri olup söz konusu şirketin 23.05.2018 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ... .. Ltd Şti ile ... Tekstil AŞ.'nin faaliyet konularında benzerlikler bulunduğu, ... Ltd Şti. gayri faal olarak görünse de şirketin ticaret sicil kayıtlarının silinmediği, vergi mükellefiyetinin devam ettiği, şirketin resmi olarak faaliyetine devam ettiği, davalı ...'nun ... Ltd Şti. nin müdürlerinden olup bu şirketten ve ortaklar kurulundan herhangi bir izin almadan dava dışı Kulsan Şirketinin de yönetiminde bulunduğu, söz konusu durumun 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinde belirtilen müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı hükmüne, özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesindeki müdürün haklı sebeple azli koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... 'nun ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakış Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketindeki müdürlüğünden azline ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada şirket hasım gösterilmediğinden öncelikle davanın bu yönden reddi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin rekabet oluşturacak faaliyette bulunulmasını yasaklayan bir hüküm olup, maddenin lafzi yorumundan rekabette bulunmanın aktif bir faaliyet olduğu, sadece benzer faaliyet konuları olan bir şirkette ortak veya müdür olmak gibi pasif bir durumun rekabet yasağı maddesini ihlal kabul edilemeyeceğini, mahkemece alınan 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporunun yerinde olduğunu, ancak mahkemece bu raporun karar vermeye yeterli olmadığı hususuna itiraz ettiklerini, davalının müdür olarak görev yaptığı şirketin 2014 yılından bu yana aktif ticaret faaliyetinin bulunmadığını, ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile rekabet yasağına aykırı kurulduğu iddia edilen şirketin faaliyetleri arasında benzerlik bulunmadığını, ... Limited Şirketi'nin üretim şirketi olmayıp, makine satışıyla ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olup ticaret sicil faaliyet konularının benzer görülmesinin rekabet yasağına aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, aktif ticari faaliyet olmayan bir şirketle rekabet etmenin fiilen mümkün olmadığından azil gerekçesi yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Ltd. Şti. ve ... Tekstil Gıda A.Ş.'nin faaliyet konularında benzerlikler olduğu, her iki şirketin müdürlerinden birinin de ... olduğu dikkate alındığında bu durumun rekabet yasağı kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ... Ltd.Şti.'nin, ... Nakış A.Ş.'den olan alacağına karşılık olarak 926.000,00 TL'lik, İskul A.Ş.'den olan alacağına karşılık olarak da 1.011.000,00 TL'lik iki senedin, şirketlerin kurucusu olan İsmail Kuloğlu tarafından borçlu sıfatıyla imzalanarak ... Ltd.Şti.'ye cirolandığı, başka bir deyişle ... Ltd.Şti.'nin her iki grup şirketinden olan alacağı için ortak davalının değil, İsmail Kuloğlu'nun borçlu gözüktüğü, ... Ltd.Şti.'nin ilgili hesaplardaki işlemlerinin önemli kısmının 2017 yılı ve öncesine ait olduğu göz önünde bulundurulduğunda, o dönem şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde olduğu, ... Ltd.Şti.'nin 2016-2018 yıllarına ilişkin defter ve kayıtlarından şirketin üretim, alım, satım gibi faaliyetlerde bulunmadığı, son 3 yıllık envanter kayıtlarında önemli bir değişiklik olmadığı ancak şirketin ticaret sicil kaydının silinmediği, vergi mükellefiyetinin devam ettiği, şirketin resmi olarak faaliyetine devam ettiği, ağırlıklı olarak Kuloğlu ailesine ait şirketlerin ortak ve grup şirketlerine yönelik açılmış çok sayıda dava dikkate alındığında ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'nde davalının temsil yetkisinin kaldırılması ve şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 613, 626, 630 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4660 E. 2019/3822 K.
Ortak:bağlılık yükümlülüğü · azil · şirket zararı · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaŞti. de «dahil» olmak üzere mevcut «aile şirketlerinin» içini boşaltma faaliyetinde bulunarak «şirketlere zarar» vermeye başladığını, davalının müdürlük görevinin sağladığı yetkileri kötüye kullandığını özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlal edecek eylemlerde bulunduğunu, şahsi menfaatlerini şirket menfaatlerinin önünde tuttuğunu, davalının 23.05.2018 tarihinde aynı adreste ...
Ltd Şti' nin diğer «aile şirketlerinden» tahsil edilmeyen yüklü miktarda alacakları bulunduğunu ancak bu alacaklar hakkında takip yapılmadığını, davacı tarafından başlatılan takiplerin davalı tarafından borçlu şirketin yetkilisi sıfatıyla yapılan itirazlar sonucunda durdurulduğunu, davacının şirketin yönetimi, işleyişi ve özellikle diğer aile şirketlerindeki alacakların ne şekilde elde edildiğine dair bilgi ve belge edinemediğini, «ihtarnamelerin» sonuçsuz kaldığını, davacının şirket binasına girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirketin yönetiminde söz sahibi olamadığını, davalı tarafın yönetim hakkını ve «temsil yetkilerini» kötüye kullandığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ve 630 uncu maddeleri uyarınca davalı tarafın «temsil yetkisinin kaldırılması» ile «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada şirketin hasım gösterilmesi gerektiğini, şirketin 2014 yılından bu yana gayri faal olduğunu, 2014 yılına kadar bir Japon firmasının Türkiye nakış makina satış «temsilciliğini» yapmakta iken bu faaliyetin sona ermesi ile birlikte hiçbir ticari işlemde bulunmadığını, «rekabet yasağına» aykırı olarak kurulduğu iddia edilen şirketin faaliyeti ile ...
Benzer bu kararda… e Mahkemesince, davacı-karşı davalının şirkete sokulmadığı ve şirket hesap ve kayıtlarının gösterilmediği yönündeki iddialarının sabit olmadığı tespit edilmiş ancak «şirketin zarar» ettiği, iyi yönetilmediği, şirketin kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, şirketin yönetilmesi ile daha yoğun ilgilenen davalı-karşı davacının bilirkişi raporlarındaki saptanan işlem ve eylemlerinin yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğüne» aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne karar vermiştir.
Dosyada mübrez asıl ve ek bilirkişi raporlarında; şirkete ait «ticari defter» ve kayıtların tam olarak usulüne uygun tutulmadığı belirlenmekle birlikte ticari defter ve kayıtların tutulmasından davacı ile davalı yöneticilerin her ikisinin de TTK'nun 623, 626. maddeleri hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup, bu gerekçe ile «azil» talebinde bulunulması ve yine bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi MK 2'ye aykırı olup, asıl dava yönünden verilen hükmün davalı yararına bozulmasına ka …
… erin kendisinden gizlendiğini, şirkete 200.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemenin şirket kayıtlarına işlenmediğini, hesapların usulsüz tutulduğunu, şirket gelirlerinin «deftere» yansıtılmadığını ileri sürerek, davalı-karşı davacı ortağın müdürlük görevinden azlini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · istinaf başvurusunun reddi · kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · ticari defter
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından da, davacı-karşı davalı da münferit yetkiyle şirketi «temsile» yetkili müdür ise de, bizzat davalı yanın beyanlarıyla da anlaşıldığı üzere şirketin fiilen davalı tarafından yönetilmiş olduğu da gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıklar, müzekkere yanıtları, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi, «kamu düzenine aykırılık» da görülmediği gerekçesi ile davalı-karşı davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
dava, «şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez asıl ve ek bilirkişi raporlarında; şirkete ait «ticari defter» ve kayıtların tam olarak usulüne uygun tutulmadığı belirlenmekle birlikte ticari defter ve kayıtların tutulmasından davacı ile davalı yöneticilerin her ikisinin de TTK'nun 623, 626. maddeleri hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup, bu gerekçe ile «azil» talebinde bulunulması ve yine bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi MK 2'ye aykırı olup, asıl dava yönünden verilen hükmün davalı yararına bozulmasına ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5893 E. 2016/2550 K.
Ortak:azil · temsil yetkisi · şirket müdürü · limited şirket · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaLtd Şti' nin diğer «aile şirketlerinden» tahsil edilmeyen yüklü miktarda alacakları bulunduğunu ancak bu alacaklar hakkında takip yapılmadığını, davacı tarafından başlatılan takiplerin davalı tarafından borçlu şirketin yetkilisi sıfatıyla yapılan itirazlar sonucunda durdurulduğunu, davacının şirketin yönetimi, işleyişi ve özellikle diğer aile şirketlerindeki alacakların ne şekilde elde edildiğine dair bilgi ve belge edinemediğini, «ihtarnamelerin» sonuçsuz kaldığını, davacının şirket binasına girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirketin yönetiminde söz sahibi olamadığını, davalı tarafın yönetim hakkını ve «temsil yetkilerini» kötüye kullandığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ve 630 uncu maddeleri uyarınca davalı tarafın «temsil yetkisinin kaldırılması» ile «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmesini talep etmiştir.
Ltd Şti. nin üretim şirketi olmayıp makina satışı ile ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olduğunu, iki şirketin «ticaret sicilde» faaliyet konularının aynı görünmesinin «rekabet yasağına» aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, rekabet yasağına aykırılığın ancak aktif ticaret konularında somut olaylarla gündeme geleceğini, dolayısıyla aktif ticari faaliyeti olmayan bir şirket ile rekabet etmek fiilen mümkün olmadığından bu hususu müdürlükten «azil» gerekçesi yapmanın mümkün olmadığını, 2014 yılında yapılan genel kurul öncesinde davacının yönetimde yer aldığını, tüm bilgi ve işlemlerden haberdar olduğunu, «son» yapılan genel kurulda 5 yıllığına davacı ve davalının münferit imza yetkili müdür olarak seçildiğini, davanın kötü niyetle yalnızca davacının «aile şirketlerindeki» hisselerinin zorla satın alınmasını temin etmek için açıldığını, davalının azli halinde davacının imzaya yetkili tek müdür olarak kalacağını, böyle bir durumunda «hakkaniyete» aykırı olacağını, hiç bir sebep yokken %60 hissedar olduğu ve davacı ile birlikte müdür oldukları şirkette sadece davacının müdür olarak kalmasının kabul edilemeye …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada şirketin hasım gösterilmesi gerektiğini, şirketin 2014 yılından bu yana gayri faal olduğunu, 2014 yılına kadar bir Japon firmasının Türkiye nakış makina satış «temsilciliğini» yapmakta iken bu faaliyetin sona ermesi ile birlikte hiçbir ticari işlemde bulunmadığını, «rekabet yasağına» aykırı olarak kurulduğu iddia edilen şirketin faaliyeti ile ...
Benzer bu kararda2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün, birleşen davalı şirketi iyi yönettiği, şirketin kar elde ettiği, ihtilafın davacının eşi... ile şirketin diğer ortağı ve davalının eşi olan... arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı, müdürlükten «azil» için haklı nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · haklı sebep · sözleşmeden doğan dava · temlik · haciz · husumet
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Davacının, dava dışı bankaya olan borcu, davalı müdür tarafından «temlik» alınmış, daha sonra da bu borcun tahsili için başlatılan icra takibinde davacının söz konusu şirket hissesine «haciz» konulması talep edilmiş ve bu talep kabul edilerek davacının şirket hissesi haczedilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, asıl davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaLtd Şti' nin diğer «aile şirketlerinden» tahsil edilmeyen yüklü miktarda alacakları bulunduğunu ancak bu alacaklar hakkında takip yapılmadığını, davacı tarafından başlatılan takiplerin davalı tarafından borçlu şirketin yetkilisi sıfatıyla yapılan itirazlar sonucunda durdurulduğunu, davacının şirketin yönetimi, işleyişi ve özellikle diğer aile şirketlerindeki alacakların ne şekilde elde edildiğine dair bilgi ve belge edinemediğini, «ihtarnamelerin» sonuçsuz kaldığını, davacının şirket binasına girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirketin yönetiminde söz sahibi olamadığını, davalı tarafın yönetim hakkını ve «temsil yetkilerini» kötüye kullandığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ve 630 uncu maddeleri uyarınca davalı tarafın «temsil yetkisinin kaldırılması» ile «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmesini talep etmiştir.
Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'nde davalının «temsil yetkisinin kaldırılması» ve «şirket müdürlüğünden» azli istemine ilişkindir.
Elektronik Nakış Makinaları ve Nakış Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketindeki müdürlüğünden azline ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı ...'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu durumda, davacıların, öncelikle «şirket müdürünün azli» veya «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · haklı sebep · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:temsil yetkisinin kaldırılması · azil · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaLtd Şti' nin diğer «aile şirketlerinden» tahsil edilmeyen yüklü miktarda alacakları bulunduğunu ancak bu alacaklar hakkında takip yapılmadığını, davacı tarafından başlatılan takiplerin davalı tarafından borçlu şirketin yetkilisi sıfatıyla yapılan itirazlar sonucunda durdurulduğunu, davacının şirketin yönetimi, işleyişi ve özellikle diğer aile şirketlerindeki alacakların ne şekilde elde edildiğine dair bilgi ve belge edinemediğini, «ihtarnamelerin» sonuçsuz kaldığını, davacının şirket binasına girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirketin yönetiminde söz sahibi olamadığını, davalı tarafın yönetim hakkını ve «temsil yetkilerini» kötüye kullandığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ve 630 uncu maddeleri uyarınca davalı tarafın «temsil yetkisinin kaldırılması» ile «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmesini talep etmiştir.
Elektronik Nakış Makinaları ve Nakış Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketindeki müdürlüğünden azline ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'nde davalının «temsil yetkisinin kaldırılması» ve «şirket müdürlüğünden» azli istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · şirket müdürünün azli · müdahale talebi · asli müdahale · haklı sebep · tefrik · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1719 E. 2023/1591 K.
Ortak:temsil yetkisinin kaldırılması · azil · şirket müdürlüğü · rekabet yasağı · şirket müdürü · şirket zararı · hakkaniyet · oy yasağı
İncelediğiniz karardaLtd Şti. nin üretim şirketi olmayıp makina satışı ile ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olduğunu, iki şirketin «ticaret sicilde» faaliyet konularının aynı görünmesinin «rekabet yasağına» aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, rekabet yasağına aykırılığın ancak aktif ticaret konularında somut olaylarla gündeme geleceğini, dolayısıyla aktif ticari faaliyeti olmayan bir şirket ile rekabet etmek fiilen mümkün olmadığından bu hususu müdürlükten «azil» gerekçesi yapmanın mümkün olmadığını, 2014 yılında yapılan genel kurul öncesinde davacının yönetimde yer aldığını, tüm bilgi ve işlemlerden haberdar olduğunu, «son» yapılan genel kurulda 5 yıllığına davacı ve davalının münferit imza yetkili müdür olarak seçildiğini, davanın kötü niyetle yalnızca davacının «aile şirketlerindeki» hisselerinin zorla satın alınmasını temin etmek için açıldığını, davalının azli halinde davacının imzaya yetkili tek müdür olarak kalacağını, böyle bir durumunda «hakkaniyete» aykırı olacağını, hiç bir sebep yokken %60 hissedar olduğu ve davacı ile birlikte müdür oldukları şirkette sadece davacının müdür olarak kalmasının kabul edilemeye …
Limited Şirketi'nin üretim şirketi olmayıp, makine satışıyla ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olup «ticaret sicil» faaliyet konularının benzer görülmesinin «rekabet yasağına» aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, aktif ticari faaliyet olmayan bir şirketle rekabet etmenin fiilen mümkün olmadığından «azil» gerekçesi yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Tekstil Gıda A.Ş.'nin faaliyet konularında benzerlikler olduğu, her iki «şirketin müdürlerinden» birinin de ... olduğu dikkate alındığında bu durumun «rekabet yasağı» kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ...
Benzer bu karardaElektronik Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olduğu, aynı alanda faaliyette bulunduklarının tespit edildiği, tüm ortakların yazılı «muvafakat» ettiklerine ilişkin bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca «müdürün azli» için haklı neden olarak belirtilen özen ve bağlılık yükümünün ihlal edilmesi şartı gerçekleşmiş bulunduğu, davalının dava dışı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde 503220-0 sicil numarası ile kayıtlı As Elektronik Teknik Servisleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki müdürlük görevinden azline, yönetim ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», şirketin «organsız» kalmaması için yetkili organlar tarafından yeni bir «şirket müdürü» seçilene kadar şirketi temsil ve ilzam etmek üzere ...'ün kayyum olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Elektronik Ticaret Limited Şirketi'nin küçülürken diğer şirketin aynı oranda büyümesi gerektiği halde raporunda böyle bir durumun olmadığının tespit edildiği halde kararın «hakkaniyete», taraflara arasındaki hak ve menfaat dengesine aykırı olduğundan bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · müdürün azli · şirket müdürünün azli · ortaklıktan çıkarma · organsızlık · müşteri portföyü · taleple bağlılık · tasfiye memuru
Benzer bu karardaElektronik Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olduğu, aynı alanda faaliyette bulunduklarının tespit edildiği, tüm ortakların yazılı «muvafakat» ettiklerine ilişkin bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca «müdürün azli» için haklı neden olarak belirtilen özen ve bağlılık yükümünün ihlal edilmesi şartı gerçekleşmiş bulunduğu, davalının dava dışı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde 503220-0 sicil numarası ile kayıtlı As Elektronik Teknik Servisleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki müdürlük görevinden azline, yönetim ve «temsil yetkisinin kaldırılmasına», şirketin «organsız» kalmaması için yetkili organlar tarafından yeni bir «şirket müdürü» seçilene kadar şirketi temsil ve ilzam etmek üzere ...'ün kayyum olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
Elektronik Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve müdürü olduğu, davanın ise 2014 yılında açıldığını, «haksız rekabete» ilişkin hakların zaman aşımına uğradığını, davacının dava dışı şirketlerin bölgesi ve «müşteri portföyü» farklı olduğundan şirketlerin birbiri ile rekabet etmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkilinin faaliyetlerine izin vermesine paralel olarak kendisinin de eşinin işletmesi üzerinden satış ve yetkili servis hizmeti verdiğini, eşinin şirketini esasen «temsil» ettiğini, daha sonra ise dava dışı ortakları olduğu şirketin «yetki» alanındaki işleri eşinin firmasına geçirdiğini, müvekkilinin «ortaklıktan çıkarma» talebiyle açmış olduğu dava sonucunda misilleme olarak bu davanın açıldığını, bilirkişi tespitlerinden anlaşılığı üzere dava dışı...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/897 E. , 2024/4428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/702 Esas, 2023/6 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1467 E., 2021/105 K.
Taraflar arasındaki yöneticinin azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ' nin münferiden yetkili müdürlerinden olup ortaklık hisse oranının %40 olduğunu, münferiden yetkili diğer müdürün davacının kardeşi olan davalı ... olup şirketteki hisse oranının %60 olduğunu, davalının babası ile birlikte gelecekteki ticari faaliyetlerine zemin oluşturacak şekilde ... Ltd. Şti. de dahil olmak üzere mevcut aile şirketlerinin içini boşaltma faaliyetinde bulunarak şirketlere zarar vermeye başladığını, davalının müdürlük görevinin sağladığı yetkileri kötüye kullandığını özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlal edecek eylemlerde bulunduğunu, şahsi menfaatlerini şirket menfaatlerinin önünde tuttuğunu, davalının 23.05.2018 tarihinde aynı adreste ...
Tekstil Gıda San ve Tic. A.Ş. ünvanlı yeni bir şirket kurduğunu, şirketin kurucularının davalı ile babası... olduğunu, davalının yeni şirkette %90 oranında hisse sahibi olduğunu ve bu şirketin de müdürü olduğunu, davalının yetkilisi ve ortağı olduğu bu şirketin faaliyet konusunun ... Ltd. Şti ile aynı olduğunu, davalının bu şekilde rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, özen ve bağlılık yükümünü açık şekilde ihlal ettiğinin ortada olduğunu, ... Ltd Şti' nin diğer aile şirketlerinden tahsil edilmeyen yüklü miktarda alacakları bulunduğunu ancak bu alacaklar hakkında takip yapılmadığını, davacı tarafından başlatılan takiplerin davalı tarafından borçlu şirketin yetkilisi sıfatıyla yapılan itirazlar sonucunda durdurulduğunu, davacının şirketin yönetimi, işleyişi ve özellikle diğer aile şirketlerindeki alacakların ne şekilde elde edildiğine dair bilgi ve belge edinemediğini, ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, davacının şirket binasına girişinin engellendiğini, müvekkilinin şirketin yönetiminde söz sahibi olamadığını, davalı tarafın yönetim hakkını ve temsil yetkilerini kötüye kullandığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ve 630 uncu maddeleri uyarınca davalı tarafın temsil yetkisinin kaldırılması ile şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada şirketin hasım gösterilmesi gerektiğini, şirketin 2014 yılından bu yana gayri faal olduğunu, 2014 yılına kadar bir Japon firmasının Türkiye nakış makina satış temsilciliğini yapmakta iken bu faaliyetin sona ermesi ile birlikte hiçbir ticari işlemde bulunmadığını, rekabet yasağına aykırı olarak kurulduğu iddia edilen şirketin faaliyeti ile ... Ltd Şti. nin faaliyeti arasında hiç bir benzerlik bulunmadığını, ... Ltd Şti. nin üretim şirketi olmayıp makina satışı ile ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olduğunu, iki şirketin ticaret sicilde faaliyet konularının aynı görünmesinin rekabet yasağına aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, rekabet yasağına aykırılığın ancak aktif ticaret konularında somut olaylarla gündeme geleceğini, dolayısıyla aktif ticari faaliyeti olmayan bir şirket ile rekabet etmek fiilen mümkün olmadığından bu hususu müdürlükten azil gerekçesi yapmanın mümkün olmadığını, 2014 yılında yapılan genel kurul öncesinde davacının yönetimde yer aldığını, tüm bilgi ve işlemlerden haberdar olduğunu, son yapılan genel kurulda 5 yıllığına davacı ve davalının münferit imza yetkili müdür olarak seçildiğini, davanın kötü niyetle yalnızca davacının aile şirketlerindeki hisselerinin zorla satın alınmasını temin etmek için açıldığını, davalının azli halinde davacının imzaya yetkili tek müdür olarak kalacağını, böyle bir durumunda hakkaniyete aykırı olacağını, hiç bir sebep yokken %60 hissedar olduğu ve davacı ile birlikte müdür oldukları şirkette sadece davacının müdür olarak kalmasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının dava dışı şirketin ortakları olup her ikisinin de münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları, davalı ... 'nun aynı zamanda ... Tekstil Gıda AŞ.'nin de kurucu ortaklarından ve yetkililerinden biri olup söz konusu şirketin 23.05.2018 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ... .. Ltd Şti ile ... Tekstil AŞ.'nin faaliyet konularında benzerlikler bulunduğu, ... Ltd Şti. gayri faal olarak görünse de şirketin ticaret sicil kayıtlarının silinmediği, vergi mükellefiyetinin devam ettiği, şirketin resmi olarak faaliyetine devam ettiği, davalı ...'nun ... Ltd Şti. nin müdürlerinden olup bu şirketten ve ortaklar kurulundan herhangi bir izin almadan dava dışı Kulsan Şirketinin de yönetiminde bulunduğu, söz konusu durumun 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinde belirtilen müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı hükmüne, özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesindeki müdürün haklı sebeple azli koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...
'nun ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakış Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret Limited Şirketindeki müdürlüğünden azline ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada şirket hasım gösterilmediğinden öncelikle davanın bu yönden reddi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin rekabet oluşturacak faaliyette bulunulmasını yasaklayan bir hüküm olup, maddenin lafzi yorumundan rekabette bulunmanın aktif bir faaliyet olduğu, sadece benzer faaliyet konuları olan bir şirkette ortak veya müdür olmak gibi pasif bir durumun rekabet yasağı maddesini ihlal kabul edilemeyeceğini, mahkemece alınan 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporunun yerinde olduğunu, ancak mahkemece bu raporun karar vermeye yeterli olmadığı hususuna itiraz ettiklerini, davalının müdür olarak görev yaptığı şirketin 2014 yılından bu yana aktif ticaret faaliyetinin bulunmadığını, ...
Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile rekabet yasağına aykırı kurulduğu iddia edilen şirketin faaliyetleri arasında benzerlik bulunmadığını, ... Limited Şirketi'nin üretim şirketi olmayıp, makine satışıyla ilgilendiğini, oysa yeni kurulan şirketin üretim şirketi olup ticaret sicil faaliyet konularının benzer görülmesinin rekabet yasağına aykırılık olarak kabul edilemeyeceğini, aktif ticari faaliyet olmayan bir şirketle rekabet etmenin fiilen mümkün olmadığından azil gerekçesi yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Ltd. Şti. ve ... Tekstil Gıda A.Ş.'nin faaliyet konularında benzerlikler olduğu, her iki şirketin müdürlerinden birinin de ... olduğu dikkate alındığında bu durumun rekabet yasağı kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ... Ltd.Şti.'nin, ... Nakış A.Ş.'den olan alacağına karşılık olarak 926.000,00 TL'lik, İskul A.Ş.'den olan alacağına karşılık olarak da 1.011.000,00 TL'lik iki senedin, şirketlerin kurucusu olan İsmail Kuloğlu tarafından borçlu sıfatıyla imzalanarak ... Ltd.Şti.'ye cirolandığı, başka bir deyişle ... Ltd.Şti.'nin her iki grup şirketinden olan alacağı için ortak davalının değil, İsmail Kuloğlu'nun borçlu gözüktüğü, ...
Ltd.Şti.'nin ilgili hesaplardaki işlemlerinin önemli kısmının 2017 yılı ve öncesine ait olduğu göz önünde bulundurulduğunda, o dönem şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde olduğu, ... Ltd.Şti.'nin 2016-2018 yıllarına ilişkin defter ve kayıtlarından şirketin üretim, alım, satım gibi faaliyetlerde bulunmadığı, son 3 yıllık envanter kayıtlarında önemli bir değişiklik olmadığı ancak şirketin ticaret sicil kaydının silinmediği, vergi mükellefiyetinin devam ettiği, şirketin resmi olarak faaliyetine devam ettiği, ağırlıklı olarak Kuloğlu ailesine ait şirketlerin ortak ve grup şirketlerine yönelik açılmış çok sayıda dava dikkate alındığında ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... Elektronik Nakış Makinaları ve Nakliyat Baskı Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'nde davalının temsil yetkisinin kaldırılması ve şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 613, 626, 630 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061006000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz