YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5802 E. 2024/2314 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/392 E., 2020/102 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaklaşık 210’a yakın markanın yanı sıra, 2010/38394 sayılı “Sütaş Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16543 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2013/16544 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2010/38396 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Doğal Lezzet”, 2013/16538 sayılı “Sütaş Tatlımmm Eğlenmek Ne Tatlımmm”, 2013/16537 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Eğlenmek Ne Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16525 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Var Mısın Tatlımmmcı Olmaya Doğal Lezzet”, 2013/08456 sayılı "Sütaş Tatlımmm Topimix”, 2010/ 22596 sayılı “Tatlı Dünyam” ve 2002/19145 sayılı “Tatlı Rüya” markalarının sahibi olduğunu, “Sütaş Tatlımmm” markasını ilk kez 2009 yılında müvekkili Şirketin kullandığını, bu ibarenin TÜRKPATENT nezdinde de müvekkili adına tescillenmiş ve hukuken koruma altına alınmış olduğunu, dava konusu "GelTatlım" ibaresine yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, “GEL” ibaresinin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “tatlım” kelimesinin temel bir yiyecek sınıfının adı olduğunu, “gel” ibaresinin ise “gelmek” fiilinin emir kipi olduğunu, dolayısıyla markanın yeni veya farklı bir anlam kazanmadığını ve tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin “TATLI” ve “TATLIM” ibareleri ile bir seri marka ailesi yarattığını, davalı markasını duyan ya da gören tüketicilerin daha önce tanıdığı müvekkili markalarının bıraktığı intibayı hatırlayacağını ve en önemlisi, bu hatırlamanın itiraza konu markanın müvekkilinin markalarının bir uzantısı veya müvekkilince verilmiş bir lisansa dayalı kullanımlara konu edildiği algısını yaratacağını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt edici karakterini sulandıracağını, müvekkilinin kullanım ispatına ilişkin delillerini Kuruma sunduğunu ve fakat bu delillerin değerlendirilmediğini, başvurunun aynı zamanda kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek 2018-M-7644 sayılı YİDK karar iptali ve 2017/93500 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının bütün olarak benzerlik taşımadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ortalama tüketicilerin markalar arasındaki farklılıkları algılayarak derhal iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayabileceğini, birden fazla unsurdan oluşan bileşme markalarda benzerlik tespitinin tek bir kelimeden yapılmasının doğru olmayacağını, markaların benzer hizmetleri ifade etmemekte olduğunu, müvekkilinin “pasta siparişi ve dağıtımı” işi ile iştigal ettiğini, davacının ise süt ürünleri firması olduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK'in 14.09.2018 tarih 2018-M-7644 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 30. sınıfta makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç ve 35 sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç, biralar bira yapımında kullanılap preparatlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri alkollu içecekler (biralar hariç) şaraplar rakılar viskiler likörler alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı Şirket adına tescilli 2017/93500 sayılı GelTatlım ibareli markanın tescilli olduğu, 30. sınıfta makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç ve 35 sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç, biralar bira yapımında kullanılap preparatlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri alkollü içecekler (biralar hariç) şaraplar rakılar viskiler likörler alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "GelTatlım" ibaresinin, tanımlayıcı bir ifade olduğundan tek başına marka olarak tescili mümkün olmadığını, ancak işbu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve ayırt ediciliği düşük olarak tanımlayan Kurumun "Geltatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı bulunduğunu, dava konusu GelTatlım ibareli marka başvurusuyla da 30, 35 ve 43. sınıfta yer alan ürünlerin üretimi, pazarlanması ve sergilenmesi ile ilgili sınıflar için tescili talep edildiğini, GelTatlım ibaresinin anlamsal ve işitsel olarak müvekkilinin seri markaları açısından herhangi bir ayırt edicilik teşkil etmeyen bir tanımlayıcı bir ibare olduğunu, SMK 5. maddesi uyarınca marka olarak tescilinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu markanın tescil edilebilir olduğunun kabulü halinde dahi dava konusu marka müvekkili Şirketin seri markalarına iltibas ettiğinden tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın halk tarafından müvekkili Şirket markaları ile ilişkilendirileceğini, davaya konu marka ile müvekkili Şirket markaları arasında iltibas riskinin çok yüksek olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü yönündeki karar hukuka aykırı bulunduğunu, kötü niyetli marka tescil talebinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili başvuru dilekçesinde özetle; birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalarda iki marka arasındaki benzerliğin tespiti açısından sadece tek bir kelimenin değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, değerlendirmenin bütüncül olarak yapılması gerektiğini, tarafımıza ait ola "GelTatlım" ibaresinde marka unsurunun bütüne hakim olduğunu oysa ki davacı yana ait markalarda tatlım ibaresinin değil Sütaş ibaresinin marka teşkil ettiğini, tatlım kelimesini tek başına kullanmadıklarını aksine Sütaş ile birlikte kullanılan bir marka olduğunu Sütaş ibaresinin çatı marka olarak kullanıldığını, Sütaş markasının sair ayırt edici unsurlarını taşıdığını, taraflara ait markaların bütünsel olarak ilgili tüketiciyi yanılgıya düşürecek bir benzerlik meydana getirmeyeceğinin açıkça ortaya konulmuş bulunduğunu, davacı yanın iddialarının ve yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen kabule konu ettiği mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tatlım ibaresinin ayırtediciliğinin zayıf olduğunu, bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, yeterli farklılık bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K. 2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı markalarında "TATLIM" ibarelerinin ortak olduğu, ancak anılan ibarenin tek başına ayırt edicilik taşıyacak biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen şekerli ürünleri tanımladığından yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, ibarenin herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelime veya ibarenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine tekel hakkı vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlayacağının anlaşıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, işbu dava dosyası için emsal olabilecek nitelikteki, "ALTATLIM-Sütaş Tatlımm" markalarına ilişkin olarak verdiği, 2020/129 E., 2020/4266 K. ve 20.10.2020 tarihli ilamının da bu yönde olduğu, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı için mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının esatan reddine, davalı ... ve davalı TÜRKPATENT vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu GelTatlım markasının yeni veya farklı bir anlam içermemesi ve tanımlayıcı olması sebebiyle tescilinin mümkün olmadığını, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve ayırt ediciliği düşük olarak tanımlayan Kurumun "GelTatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen ibarenin önüne "gel" kelimesinin getirilmesinin markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkil şirketin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarının, davaya konu marka ile tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından baskın unsurlarının ortak olduğu ve ortalama tüketici nezdinde işitsel ve kavramsal benzerlikleri başta olmak üzere görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikleri nedeniyle karıştırılmak suretiyle iltibasa yol açılacağını, davaya konu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkil şirket markasının başka bir versiyonu olduğu kanaati uyandıracağını, davaya konu marka ile müvekkili Şirket markaları arasında iltibas riskinin çok yüksek olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4573 E. 2025/2733 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ıcı bir ifade olduğundan tek başına marka olarak tescili mümkün olmadığını, ancak işbu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve «ayırt ediciliği» düşük olarak tanımlayan Kurumun "Geltatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı bulunduğunu, dava konusu GelTatlım ibareli marka başvurusuyla da 30, 35 ve 43. sınıfta yer alan ürünlerin üretimi, pazarlanması ve sergilenmesi ile ilgili sınıflar için tescili talep edildiğini, GelTatlım ibaresinin anlamsal ve işitsel olarak müvekkilinin seri markaları açısından herhangi bir ayırt edicilik teşkil etmeyen bir tanımlayıcı bir ibare olduğunu, SMK 5. maddesi uyarınca marka olarak tescilinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu markanın tescil edilebilir olduğunun kabulü halinde dahi dava konusu marka müvekkili Şirketin seri markalarına «iltibas» ettiğinden tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın halk tarafından müvekkili Şirket markaları ile ilişkilendirileceğini, davaya konu marka ile müvekkili …
2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı markalarında "TATLIM" ibarelerinin ortak olduğu, ancak anılan ibarenin tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen şekerli ürünleri tanımladığından yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, ibarenin herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelime veya ibarenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine «tekel hakkı» vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlay …
… davaya konu GelTatlım markasının yeni veya farklı bir anlam içermemesi ve tanımlayıcı olması sebebiyle tescilinin mümkün olmadığını, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve «ayırt ediciliği» düşük olarak tanımlayan Kurumun "GelTatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen ibarenin önüne "gel" kelimesinin getirilmesinin markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkil şirketin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarının, davaya konu marka ile tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından baskın unsurlarının ortak olduğu ve «ortalama tüketici» nezdinde işitsel ve kavramsal benzerlikleri başta olmak üzere görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikleri nedeniyle karıştırılmak suretiyle «iltibasa» yol açılacağını, davaya konu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkil şirket markasının başka bir versiyonu olduğu kanaati uyandıracağını, davaya konu marka il …
Benzer bu kararda… an ayırt edici niteliği zayıf ibare olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun 9 harften, davacı markalarının esas unsurlarının ise 6 harften, dava konusu markanın «son» 6 harfinin davacı markası ile aynı harflerden oluştuğu, markanın başında yer alan “...” ibaresinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımdan «iltibası» önleyici mahiyette bulunduğu, başvurudaki "..." ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı, ayrıca dava konusu marka ile davacı markasının tertip tarzlarının farklı olduğu, bunun yanı sıra dava konusu markanın şekil unsuru da içerdiği, bu nedenlerle marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
… sayılı ve "...+şekil " ibareli markanın 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı ...'e başvurduğu, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak, «iltibas» ve «haksız rekabet» iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından taraf markalarının benzer görülmediği ve itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
… bare İngilizce olsa da, dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliği olduğu, dava konusu markanın davacı markasını aynen içerdiği ve markalardaki bu aynılığın «iltibasa» yol açacağı, dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, bununla birlikte bili …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · iptal davası · haksız rekabet · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… e davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının «haksız rekabete» ilişkin itirazının yerinde görülmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK kararının 30. sınıf mal ve hizmetler bakımından kısmen «iptaline, davaya» konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
… an ayırt edici niteliği zayıf ibare olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun 9 harften, davacı markalarının esas unsurlarının ise 6 harften, dava konusu markanın «son» 6 harfinin davacı markası ile aynı harflerden oluştuğu, markanın başında yer alan “...” ibaresinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımdan «iltibası» önleyici mahiyette bulunduğu, başvurudaki "..." ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağladığı, ayrıca dava konusu marka ile davacı markasının tertip tarzlarının farklı olduğu, bunun yanı sıra dava konusu markanın şekil unsuru da içerdiği, bu nedenlerle marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları «dahil» olmak üzere soslar.
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicil terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2928 E. 2024/5539 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı markalarında "TATLIM" ibarelerinin ortak olduğu, ancak anılan ibarenin tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen şekerli ürünleri tanımladığından yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, ibarenin herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelime veya ibarenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine «tekel hakkı» vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlay …
… davaya konu GelTatlım markasının yeni veya farklı bir anlam içermemesi ve tanımlayıcı olması sebebiyle tescilinin mümkün olmadığını, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve «ayırt ediciliği» düşük olarak tanımlayan Kurumun "GelTatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen ibarenin önüne "gel" kelimesinin getirilmesinin markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkil şirketin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarının, davaya konu marka ile tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından baskın unsurlarının ortak olduğu ve «ortalama tüketici» nezdinde işitsel ve kavramsal benzerlikleri başta olmak üzere görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikleri nedeniyle karıştırılmak suretiyle «iltibasa» yol açılacağını, davaya konu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkil şirket markasının başka bir versiyonu olduğu kanaati uyandıracağını, davaya konu marka il …
… ı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının bütün olarak benzerlik taşımadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, «ortalama tüketicilerin» markalar arasındaki farklılıkları algılayarak derhal iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayabileceğini, birden fazla unsurdan oluşan bileşme markalarda benzerlik tespitinin tek bir kelimeden yapılmasının doğru olmayacağını, markaların benzer hizmetleri ifade etmemekte olduğunu, müvekkilinin “pasta siparişi ve «dağıtımı»” işi ile iştigal ettiğini, davacının ise süt ürünleri firması olduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunara …
Benzer bu kararda… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · sicilden terkin · terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5802 E. , 2024/2314 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1477 Esas, 2022/1002 Karar
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/392 E., 2020/102 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaklaşık 210’a yakın markanın yanı sıra, 2010/38394 sayılı “Sütaş Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16543 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2013/16544 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2010/38396 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Doğal Lezzet”, 2013/16538 sayılı “Sütaş Tatlımmm Eğlenmek Ne Tatlımmm”, 2013/16537 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Eğlenmek Ne Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16525 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Var Mısın Tatlımmmcı Olmaya Doğal Lezzet”, 2013/08456 sayılı "Sütaş Tatlımmm Topimix”, 2010/ 22596 sayılı “Tatlı Dünyam” ve 2002/19145 sayılı “Tatlı Rüya” markalarının sahibi olduğunu, “Sütaş Tatlımmm” markasını ilk kez 2009 yılında müvekkili Şirketin kullandığını, bu ibarenin TÜRKPATENT nezdinde de müvekkili adına tescillenmiş ve hukuken koruma altına alınmış olduğunu, dava konusu "GelTatlım" ibaresine yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, “GEL” ibaresinin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “tatlım” kelimesinin temel bir yiyecek sınıfının adı olduğunu, “gel” ibaresinin ise “gelmek” fiilinin emir kipi olduğunu, dolayısıyla markanın yeni veya farklı bir anlam kazanmadığını ve tanımlayıcı olduğunu, müvekkilinin “TATLI” ve “TATLIM” ibareleri ile bir seri marka ailesi yarattığını, davalı markasını duyan ya da gören tüketicilerin daha önce tanıdığı müvekkili markalarının bıraktığı intibayı hatırlayacağını ve en önemlisi, bu hatırlamanın itiraza konu markanın müvekkilinin markalarının bir uzantısı veya müvekkilince verilmiş bir lisansa dayalı kullanımlara konu edildiği algısını yaratacağını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt edici karakterini sulandıracağını, müvekkilinin kullanım ispatına ilişkin delillerini Kuruma sunduğunu ve fakat bu delillerin değerlendirilmediğini, başvurunun aynı zamanda kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek 2018-M-7644 sayılı YİDK karar iptali ve 2017/93500 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının bütün olarak benzerlik taşımadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ortalama tüketicilerin markalar arasındaki farklılıkları algılayarak derhal iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayabileceğini, birden fazla unsurdan oluşan bileşme markalarda benzerlik tespitinin tek bir kelimeden yapılmasının doğru olmayacağını, markaların benzer hizmetleri ifade etmemekte olduğunu, müvekkilinin “pasta siparişi ve dağıtımı” işi ile iştigal ettiğini, davacının ise süt ürünleri firması olduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK'in 14.09.2018 tarih 2018-M-7644 sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden kısmen 30. sınıfta makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç ve 35 sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç, biralar bira yapımında kullanılap preparatlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri alkollu içecekler (biralar hariç) şaraplar rakılar viskiler likörler alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı Şirket adına tescilli 2017/93500 sayılı GelTatlım ibareli markanın tescilli olduğu, 30.
sınıfta makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç ve 35 sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için makarnalar mantılar erişteler mayalar kabartma tozları her türlü un irmikler nişastalar, çaylar buzlu çaylar tuz, hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler patlamış mısır yulaf ezmeleri mısır cipsleri kahvaltılık hububat ürünleri işlemden geçirilmiş buğday arpa yulaf çavdar pirinç, biralar bira yapımında kullanılap preparatlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri alkollü içecekler (biralar hariç) şaraplar rakılar viskiler likörler alkol içeren kokteyller mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "GelTatlım" ibaresinin, tanımlayıcı bir ifade olduğundan tek başına marka olarak tescili mümkün olmadığını, ancak işbu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve ayırt ediciliği düşük olarak tanımlayan Kurumun "Geltatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı bulunduğunu, dava konusu GelTatlım ibareli marka başvurusuyla da 30, 35 ve 43. sınıfta yer alan ürünlerin üretimi, pazarlanması ve sergilenmesi ile ilgili sınıflar için tescili talep edildiğini, GelTatlım ibaresinin anlamsal ve işitsel olarak müvekkilinin seri markaları açısından herhangi bir ayırt edicilik teşkil etmeyen bir tanımlayıcı bir ibare olduğunu, SMK 5.
maddesi uyarınca marka olarak tescilinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu markanın tescil edilebilir olduğunun kabulü halinde dahi dava konusu marka müvekkili Şirketin seri markalarına iltibas ettiğinden tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın halk tarafından müvekkili Şirket markaları ile ilişkilendirileceğini, davaya konu marka ile müvekkili Şirket markaları arasında iltibas riskinin çok yüksek olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının tüm mal ve hizmet sınıfları yönünden iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü yönündeki karar hukuka aykırı bulunduğunu, kötü niyetli marka tescil talebinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili başvuru dilekçesinde özetle; birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalarda iki marka arasındaki benzerliğin tespiti açısından sadece tek bir kelimenin değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, değerlendirmenin bütüncül olarak yapılması gerektiğini, tarafımıza ait ola "GelTatlım" ibaresinde marka unsurunun bütüne hakim olduğunu oysa ki davacı yana ait markalarda tatlım ibaresinin değil Sütaş ibaresinin marka teşkil ettiğini, tatlım kelimesini tek başına kullanmadıklarını aksine Sütaş ile birlikte kullanılan bir marka olduğunu Sütaş ibaresinin çatı marka olarak kullanıldığını, Sütaş markasının sair ayırt edici unsurlarını taşıdığını, taraflara ait markaların bütünsel olarak ilgili tüketiciyi yanılgıya düşürecek bir benzerlik meydana getirmeyeceğinin açıkça ortaya konulmuş bulunduğunu, davacı yanın iddialarının ve yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kısmen kabule konu ettiği mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tatlım ibaresinin ayırtediciliğinin zayıf olduğunu, bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, yeterli farklılık bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K. 2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı markalarında "TATLIM" ibarelerinin ortak olduğu, ancak anılan ibarenin tek başına ayırt edicilik taşıyacak biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen şekerli ürünleri tanımladığından yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, ibarenin herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelime veya ibarenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine tekel hakkı vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlayacağının anlaşıldığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin, işbu dava dosyası için emsal olabilecek nitelikteki, "ALTATLIM-Sütaş Tatlımm" markalarına ilişkin olarak verdiği, 2020/129 E., 2020/4266 K. ve 20.10.2020 tarihli ilamının da bu yönde olduğu, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı için mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının esatan reddine, davalı ... ve davalı TÜRKPATENT vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu GelTatlım markasının yeni veya farklı bir anlam içermemesi ve tanımlayıcı olması sebebiyle tescilinin mümkün olmadığını, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve ayırt ediciliği düşük olarak tanımlayan Kurumun "GelTatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen ibarenin önüne "gel" kelimesinin getirilmesinin markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkil şirketin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarının, davaya konu marka ile tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından baskın unsurlarının ortak olduğu ve ortalama tüketici nezdinde işitsel ve kavramsal benzerlikleri başta olmak üzere görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikleri nedeniyle karıştırılmak suretiyle iltibasa yol açılacağını, davaya konu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkil şirket markasının başka bir versiyonu olduğu kanaati uyandıracağını, davaya konu marka ile müvekkili Şirket markaları arasında iltibas riskinin çok yüksek olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051459800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz