Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4036 E. 2012/11333 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35↗ dolandırıcılık↗ havale↗ tebligat↗ geçersizlik↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Her ne kadar davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulan Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı, davacı vekili adına 19.07.2011 tarihinde “adreste çalışan” meşruhatı ile Veli Kök isimli bir kişiye tebliğ edilmişse de, tebliğ belgesinde davacı vekili Av. ...'ın adreste bulunamadığı hususu tebliğ memurunca yazılıp imzalanmamıştır. Oysa Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddelerine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Diğer bir deyişle aynı adreste daimi çalışanlara tebliğ yapılabilmesi, ancak devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlerin tebliğ anında o yerde bulunmadıklarının tebliğ belgesine yazılması koşuluyla mümkün ve geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta ise bu şart yerine getirilmediğinden, 19.07.2011 tarihli tebligat geçersizdir. Davacı vekili ise Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamından 13.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiştir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme istemi süresinde kabul edilerek karar düzeltme itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamı ile mahkemenin davanın reddine dair kararının davacı vekili Av. ...'a 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün ise süresi geçirildikten sonra 23.10.2009 tarihinde temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece verilen karar, davacı vekili Av. ... adına 06.01.2009 tarihinde ve “Cumhuriyet ...... Elmadağ/İstanbul” adresinde “sekreter ...'e” tebliğ edilmiş, tebligat parçası ise 08.01.2009 tarihli dilekçe ile Av. ......isimli başka bir avukat tarafından, her ne kadar sekreterlerince sehven tebliğ alınmışsa da ... ... isimli bir müvekkillerinin bulunmadığı bildirilmek suretiyle mahkemeye iade edilmiştir. Mahkemece bu kez doğru adrese çıkarılan tebligat, 13.10.2009 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz istemi süresindedir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2009/13972 E.-2011/6540 K. sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının ortadan kaldırılmasına ve davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı ... A.Ş.’nin külli halefi olduğu Egebank A.Ş. Ulus Şubesinde bulunan davacı mevduatının, Egebank Offshore Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece ilk tesis edilen hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı Egebank A.Ş. adına Oyakbank A.Ş. vekili temyiz etmiş, Dairemizin 29.06.2004 tarihli kararı ile gerekçesi açıklandığı üzere, davalı banka aleyhine açılan ve bu aşamada dinlenme koşulu bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bu kez bozma ilamına uyularak davanın erken açıldığından reddine karar verilmiştir. Bu karar da davacı vekili tarafından 23.10.2009 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ve Dairemizce yukarıda da açıklandığı üzere 30.05.2011 tarihli ilam ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, her ne kadar davacının davalı bankada bulunan parasının Egebank Offshore Ltd. Şti.’ne havale edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd. Şti.’nin (KKTC.'nde mukim) herhangi bir mal varlığının olmadığı anlaşıldığından, Dairemiz bozma kararında belirtildiği gibi davanın dinlenilme koşullarının bu aşamada bulunmadığının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Offshore hesaplarına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası bulunduğundan ve dosyada alınan bilirkişi raporunda da davaya konu (82.000) DM.'nin Egebank A.Ş. bünyesinde ve kullanımında kaldığı tespit edildiğinden, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14890 E. 2012/19483 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2153 E. 2011/12553 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd.
… rak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı anlaşıldığından bozm …
… arak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7779 E. 2011/12328 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd.
… rak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı anlaşıldığından bozm …
… arak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Daire …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı BDDK hakkındaki davanın «husumetten», davalı Egebank Off Shore Limited Şirketi hakkındaki davanın esastan reddine, davalı Egebank (Oyakbank) A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar Da …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2521 E. 2011/12464 K.
Ortak:dolandırıcılık · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd.
… rak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, Egebank Off-Shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin farklı «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiş ise de Dairemizden geçen emsal davalarda, Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, yine Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı da sabit olmuştur.
… lı Egebank A.Ş.’nin Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının talimatıyla paranın Egebank Offshore Ltd hesabına yatırıldığı, şirketin farklı «tüzel kişiliğe» sahip olduğu, davacının aldatılma ve yönlendirme sonucu davalı banka «görevlilerince» offshore bankasına hesap açtırıldığı hususunu ispatlayamadığı, alacağın Egebank Offshore Ltd.’den talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, Egebank Off-Shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin farklı «tüzel kişiliği» bulunduğu gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiş ise de Dairemizden geçen emsal davalarda, Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, yine Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı da sabit olmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1565 E. 2011/10870 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd.
… rak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, Egebank Off-Shore hesabına «havale» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, önce hesabın havale edildiği Egebank Off Shore Ltd.Şti.’ne açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Dairemizden geçen emsal davalarda, Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, yine Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı da sabit olmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının talimatıyla paranın Egebank Offshore Ltd hesabına «havale» edildiği, önce offshore bankasına müracaat edilmesi gerektiği, bu aşamadan sonra hesabın açılmasına aracılık eden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirileceği, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… lı Egebank A.Ş.’nin Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2980 E. 2012/3867 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davacının talimatıyla paranın Egebank Offshore Ltd hesabına yatırıldığı, şirketin farklı «tüzel kişiliğe» sahip olduğu, davacının aldatılma ve yönlendirme sonucu davalı banka «görevlilerince» offshore bankasına hesap açtırıldığı hususunu ispatlayamadığı, alacağın Egebank Offshore Ltd.’den talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.10.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6749 E. 2013/22026 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaŞti.’ne «havale» edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd.
… rak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, Egebank Off-Shore hesabına «havale» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, Egebank Off Shore Ltd.
Şti'ye başvurmadığı gerekçesiyle davanın hem dava şartları oluşmadığından hem de «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de Dairemizden geçen emsal davalarda, Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, yine Egebank Off Shore Ltd.
… en Egebank A.Ş.’nin Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince, davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet yokluğu · yetki · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti’ne başvurmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın hem dava şartları oluşmadığından ve hem de davalının sıfat («pasif husumet) yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İzmir Yenigün Şubesi aracılığıyla yapıldığından «yetki itirazının» yerinde olmadığı, davacının Egebank A.Ş. dışında Egebank Offshore Ltd.
Şti'ye başvurmadığı gerekçesiyle davanın hem dava şartları oluşmadığından hem de «pasif husumetten» reddine karar verilmiş ise de Dairemizden geçen emsal davalarda, Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, yine Egebank Off Shore Ltd.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Geçici Madde 11/«son» maddesi uyarına mahkemenin «görevli» olduğu, dava konusu işlemin Egebank A.Ş.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4036 E. , 2012/11333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/03/2005 gün ve 2004/1043-2005/195 sayılı kararı ile reddeden davanın Daire’nin 30/05/2011 gün ve 2009/13972-2011/6540 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin parasını değerlendirmek amacıyla davalı bankanın Ulus Şubesi’ne başvurduğunu, şube yetkili ve çalışanlarının paranın Egebank güvencesi altında bulunan Egebank Off-Shore Ltd.Şti.nde değerlendirilmesi yönündeki yönlendirme ve iknaları sonucunda 82.000 DM.nı bankaya yatırdığını, ancak 22.12.1999 tarihinde bankaya TMSF’ca elkonularak müvekkiline faiz ödemeleri yapılmadığı gibi paranın da ödenmediğini, bankanın taraflar arasındaki vekalet ilişkisine sadakat borcunu yerine getirmediğini ve müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 82.000 DM.nın 22.12.1999 tarihinden itibaren vadeli döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 17.11.1999 tarihli havale talimatına dayanarak istenen parayı Egebank Off-Shore Ltd.Şti.ne havale ettiğini, bankaya husumet düşmeyeceğini, işlemlerin vekaleten değil bizzat davacının talimatına uygun olarak yapıldığını, bu nedenle vekaletten doğan bir sorumluluktan söz edilemeyeceğini, davacının parasının havaleden önce bankada vadesiz mevduat hesabından durduğundan ancak vadesiz mevduat faizi istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Her ne kadar davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulan Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı, davacı vekili adına 19.07.2011 tarihinde “adreste çalışan” meşruhatı ile Veli Kök isimli bir kişiye tebliğ edilmişse de, tebliğ belgesinde davacı vekili Av. ...'ın adreste bulunamadığı hususu tebliğ memurunca yazılıp imzalanmamıştır. Oysa Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddelerine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Diğer bir deyişle aynı adreste daimi çalışanlara tebliğ yapılabilmesi, ancak devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlerin tebliğ anında o yerde bulunmadıklarının tebliğ belgesine yazılması koşuluyla mümkün ve geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta ise bu şart yerine getirilmediğinden, 19.07.2011 tarihli tebligat geçersizdir. Davacı vekili ise Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamından 13.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiştir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme istemi süresinde kabul edilerek karar düzeltme itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamı ile mahkemenin davanın reddine dair kararının davacı vekili Av. ...'a 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün ise süresi geçirildikten sonra 23.10.2009 tarihinde temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece verilen karar, davacı vekili Av. ... adına 06.01.2009 tarihinde ve “Cumhuriyet ...... Elmadağ/İstanbul” adresinde “sekreter ...'e” tebliğ edilmiş, tebligat parçası ise 08.01.2009 tarihli dilekçe ile Av. ......isimli başka bir avukat tarafından, her ne kadar sekreterlerince sehven tebliğ alınmışsa da ... ... isimli bir müvekkillerinin bulunmadığı bildirilmek suretiyle mahkemeye iade edilmiştir.
Mahkemece bu kez doğru adrese çıkarılan tebligat, 13.10.2009 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz istemi süresindedir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2009/13972 E.-2011/6540 K. sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının ortadan kaldırılmasına ve davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı ... A.Ş.’nin külli halefi olduğu Egebank A.Ş. Ulus Şubesinde bulunan davacı mevduatının, Egebank Offshore Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece ilk tesis edilen hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı Egebank A.Ş. adına Oyakbank A.Ş. vekili temyiz etmiş, Dairemizin 29.06.2004 tarihli kararı ile gerekçesi açıklandığı üzere, davalı banka aleyhine açılan ve bu aşamada dinlenme koşulu bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bu kez bozma ilamına uyularak davanın erken açıldığından reddine karar verilmiştir. Bu karar da davacı vekili tarafından 23.10.2009 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ve Dairemizce yukarıda da açıklandığı üzere 30.05.2011 tarihli ilam ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, her ne kadar davacının davalı bankada bulunan parasının Egebank Offshore Ltd. Şti.’ne havale edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd. Şti.’nin (KKTC.'nde mukim) herhangi bir mal varlığının olmadığı anlaşıldığından, Dairemiz bozma kararında belirtildiği gibi davanın dinlenilme koşullarının bu aşamada bulunmadığının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Offshore hesaplarına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası bulunduğundan ve dosyada alınan bilirkişi raporunda da davaya konu (82.000) DM.'nin Egebank A.Ş. bünyesinde ve kullanımında kaldığı tespit edildiğinden, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2009/13972 E.-2011/6540 K. sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının ortadan kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 21.03.2005 tarihli mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060686500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz