6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4036 E. 2012/11333 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat kanunu m.35 dolandırıcılık havale tebligat geçersizlik eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Her ne kadar davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulan Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı, davacı vekili adına 19.07.2011 tarihinde “adreste çalışan” meşruhatı ile Veli Kök isimli bir kişiye tebliğ edilmişse de, tebliğ belgesinde davacı vekili Av. ...'ın adreste bulunamadığı hususu tebliğ memurunca yazılıp imzalanmamıştır. Oysa Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddelerine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Diğer bir deyişle aynı adreste daimi çalışanlara tebliğ yapılabilmesi, ancak devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlerin tebliğ anında o yerde bulunmadıklarının tebliğ belgesine yazılması koşuluyla mümkün ve geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta ise bu şart yerine getirilmediğinden, 19.07.2011 tarihli tebligat geçersizdir. Davacı vekili ise Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamından 13.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiştir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme istemi süresinde kabul edilerek karar düzeltme itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamı ile mahkemenin davanın reddine dair kararının davacı vekili Av. ...'a 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün ise süresi geçirildikten sonra 23.10.2009 tarihinde temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece verilen karar, davacı vekili Av. ... adına 06.01.2009 tarihinde ve “Cumhuriyet ...... Elmadağ/İstanbul” adresinde “sekreter ...'e” tebliğ edilmiş, tebligat parçası ise 08.01.2009 tarihli dilekçe ile Av. ......isimli başka bir avukat tarafından, her ne kadar sekreterlerince sehven tebliğ alınmışsa da ... ... isimli bir müvekkillerinin bulunmadığı bildirilmek suretiyle mahkemeye iade edilmiştir. Mahkemece bu kez doğru adrese çıkarılan tebligat, 13.10.2009 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz istemi süresindedir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2009/13972 E.-2011/6540 K. sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının ortadan kaldırılmasına ve davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.

2- Dava, davalı ... A.Ş.’nin külli halefi olduğu Egebank A.Ş. Ulus Şubesinde bulunan davacı mevduatının, Egebank Offshore Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece ilk tesis edilen hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı Egebank A.Ş. adına Oyakbank A.Ş. vekili temyiz etmiş, Dairemizin 29.06.2004 tarihli kararı ile gerekçesi açıklandığı üzere, davalı banka aleyhine açılan ve bu aşamada dinlenme koşulu bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bu kez bozma ilamına uyularak davanın erken açıldığından reddine karar verilmiştir. Bu karar da davacı vekili tarafından 23.10.2009 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ve Dairemizce yukarıda da açıklandığı üzere 30.05.2011 tarihli ilam ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Dava konusu olayda, her ne kadar davacının davalı bankada bulunan parasının Egebank Offshore Ltd. Şti.’ne havale edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd. Şti.’nin (KKTC.'nde mukim) herhangi bir mal varlığının olmadığı anlaşıldığından, Dairemiz bozma kararında belirtildiği gibi davanın dinlenilme koşullarının bu aşamada bulunmadığının kabulü mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Offshore hesaplarına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası bulunduğundan ve dosyada alınan bilirkişi raporunda da davaya konu (82.000) DM.'nin Egebank A.Ş. bünyesinde ve kullanımında kaldığı tespit edildiğinden, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14890 E. 2012/19483 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2153 E. 2011/12553 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7779 E. 2011/12328 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2521 E. 2011/12464 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1565 E. 2011/10870 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2980 E. 2012/3867 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6749 E. 2013/22026 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4036 E.  ,  2012/11333 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/03/2005 gün ve 2004/1043-2005/195 sayılı kararı ile reddeden davanın Daire’nin 30/05/2011 gün ve 2009/13972-2011/6540 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin parasını değerlendirmek amacıyla davalı bankanın Ulus Şubesi’ne başvurduğunu, şube yetkili ve çalışanlarının paranın Egebank güvencesi altında bulunan Egebank Off-Shore Ltd.Şti.nde değerlendirilmesi yönündeki yönlendirme ve iknaları sonucunda 82.000 DM.nı bankaya yatırdığını, ancak 22.12.1999 tarihinde bankaya TMSF’ca elkonularak müvekkiline faiz ödemeleri yapılmadığı gibi paranın da ödenmediğini, bankanın taraflar arasındaki vekalet ilişkisine sadakat borcunu yerine getirmediğini ve müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 82.000 DM.nın 22.12.1999 tarihinden itibaren vadeli döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin 17.11.1999 tarihli havale talimatına dayanarak istenen parayı Egebank Off-Shore Ltd.Şti.ne havale ettiğini, bankaya husumet düşmeyeceğini, işlemlerin vekaleten değil bizzat davacının talimatına uygun olarak yapıldığını, bu nedenle vekaletten doğan bir sorumluluktan söz edilemeyeceğini, davacının parasının havaleden önce bankada vadesiz mevduat hesabından durduğundan ancak vadesiz mevduat faizi istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Her ne kadar davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulan Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı, davacı vekili adına 19.07.2011 tarihinde “adreste çalışan” meşruhatı ile Veli Kök isimli bir kişiye tebliğ edilmişse de, tebliğ belgesinde davacı vekili Av. ...'ın adreste bulunamadığı hususu tebliğ memurunca yazılıp imzalanmamıştır. Oysa Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddelerine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Diğer bir deyişle aynı adreste daimi çalışanlara tebliğ yapılabilmesi, ancak devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlerin tebliğ anında o yerde bulunmadıklarının tebliğ belgesine yazılması koşuluyla mümkün ve geçerlidir.

Somut uyuşmazlıkta ise bu şart yerine getirilmediğinden, 19.07.2011 tarihli tebligat geçersizdir. Davacı vekili ise Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamından 13.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiştir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme istemi süresinde kabul edilerek karar düzeltme itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

Dairemizin 30.05.2011 tarihli ilamı ile mahkemenin davanın reddine dair kararının davacı vekili Av. ...'a 06.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün ise süresi geçirildikten sonra 23.10.2009 tarihinde temyiz edildiği gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece verilen karar, davacı vekili Av. ... adına 06.01.2009 tarihinde ve “Cumhuriyet ...... Elmadağ/İstanbul” adresinde “sekreter ...'e” tebliğ edilmiş, tebligat parçası ise 08.01.2009 tarihli dilekçe ile Av. ......isimli başka bir avukat tarafından, her ne kadar sekreterlerince sehven tebliğ alınmışsa da ... ... isimli bir müvekkillerinin bulunmadığı bildirilmek suretiyle mahkemeye iade edilmiştir.

Mahkemece bu kez doğru adrese çıkarılan tebligat, 13.10.2009 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz istemi süresindedir. Bu durum karşısında davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2009/13972 E.-2011/6540 K. sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının ortadan kaldırılmasına ve davacı vekilinin 23.10.2009 tarihli temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.

2- Dava, davalı ... A.Ş.’nin külli halefi olduğu Egebank A.Ş. Ulus Şubesinde bulunan davacı mevduatının, Egebank Offshore Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece ilk tesis edilen hükümde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı Egebank A.Ş. adına Oyakbank A.Ş. vekili temyiz etmiş, Dairemizin 29.06.2004 tarihli kararı ile gerekçesi açıklandığı üzere, davalı banka aleyhine açılan ve bu aşamada dinlenme koşulu bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bu kez bozma ilamına uyularak davanın erken açıldığından reddine karar verilmiştir. Bu karar da davacı vekili tarafından 23.10.2009 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ve Dairemizce yukarıda da açıklandığı üzere 30.05.2011 tarihli ilam ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Dava konusu olayda, her ne kadar davacının davalı bankada bulunan parasının Egebank Offshore Ltd. Şti.’ne havale edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal eden dosyalardan Egebank A.Ş. yetkilileri aleyhine, müşterileri kandırarak bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Offshore hesabına aktarmak yoluyla dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Offshore Ltd. Şti.’nin (KKTC.'nde mukim) herhangi bir mal varlığının olmadığı anlaşıldığından, Dairemiz bozma kararında belirtildiği gibi davanın dinlenilme koşullarının bu aşamada bulunmadığının kabulü mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Offshore hesaplarına gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası bulunduğundan ve dosyada alınan bilirkişi raporunda da davaya konu (82.000) DM.'nin Egebank A.Ş. bünyesinde ve kullanımında kaldığı tespit edildiğinden, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığının incelenmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 21.02.2012 tarihli karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 30.05.2011 tarih ve 2009/13972 E.-2011/6540 K. sayılı temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının ortadan kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 21.03.2005 tarihli mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060686500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.