6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3284 E. 2012/9651 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç tasfiye protokolü iflas erteleme ödeme planı davanın konusu müteselsil kefil dava şartı yokluğu genel kredi sözleşmesi işlemiş faiz kefil protokol hukuki yarar ek tasfiye iflas karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kredi sözleşmesi icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı dava sebebi karar verilmesine yer olmadığına temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar hakkında 26.03.2009 tarihinde 774.693,22 ana para ile faiz ve masraflarıyla toplam 784.614,36 TL'nın tahsili için başlatılan takipte, davalıların asıl borçlu şirketin iflas erteleme davası olduğu ve hakkındaki takipler durduğundan kefiller hakkında da takip başlatılamayacağı belirtilerek takibe, faiz oranı ve işlemiş faiz talebine itiraz ettikleri, taraflar arasında 25/06/2009 tarihinde borç tasfiye protokolü düzenlenerek ödeme planı düzenlendiği, bu şekilde taraflarca uyuşmazlığın çözüldüğü ve ödeme planı düzenlenmekle davanın konusunun kalmadığı, davalıların itiraz sebebi ve davacının protokolün düzenlendiği bilmesine rağmen dava açtığı gözetilerek davacının icra inkar tazminatı isteminde haklı olmadığı gerekçesiyle dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak müşterek ve müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen 25/06/2009 tarihli “Borç Tasfiye Protokolü” nedeniyle uyuşmazlığın çözüldüğü ve davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, davanın açılmasından sonra, yargılama esnasında dava konusu alacağın ödenmesi, alacağın sona ermesi, borcun ödenmesi için anlaşma yapılması gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Oysa somut olayda, iş bu davanın açıldığı 23/03/2010 tarihinden önceki tarihte protokol düzenlenmiş olup, her ne kadar bu protokol borcun tecdidi mahiyetinde değilse de, dava tarihi itibarıyla davalılar protokolde kararlaştırılan ödeme planındaki taksitleri ödemede temerrüde düşmemişlerdir. Bu durumda, dava tarihi itibarıyla tarafların borcun ödenmesi hususunda anlaştıkları ve bu anlaşmaya uygun olarak davalılar tarafından taksitlerin ödendiği ve temerrüde düşmedikleri göz önüne alındığında, davacının bu davanın açılmasındaki dava şartlarından olan hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3) Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15695 E. 2012/20669 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1103 E. 2014/7513 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/79 E. 2012/11584 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1502 E. 2011/10481 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 5941 sayılı çek kanunu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6458 E. 2023/6110 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3284 E.  ,  2012/9651 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2010/226-2010/592 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı Modes Mob..Ltd. Şti.’ne genel kredi sözleşmesine müsteniden kredi kullandırdığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, dava dışı şirket hakkında iflasın ertelenmesine karar verildiğini, müvekkillerin ana paraya değil yalnızca faize itiraz ettiklerini, yapılan protokolle davacı bankanın alacak miktarının 749.030,60 TL aylık faiz oranın %1.40 olarak kabul ettiklerini, davacının davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %40’tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar hakkında 26.03.2009 tarihinde 774.693,22 ana para ile faiz ve masraflarıyla toplam 784.614,36 TL'nın tahsili için başlatılan takipte, davalıların asıl borçlu şirketin iflas erteleme davası olduğu ve hakkındaki takipler durduğundan kefiller hakkında da takip başlatılamayacağı belirtilerek takibe, faiz oranı ve işlemiş faiz talebine itiraz ettikleri, taraflar arasında 25/06/2009 tarihinde borç tasfiye protokolü düzenlenerek ödeme planı düzenlendiği, bu şekilde taraflarca uyuşmazlığın çözüldüğü ve ödeme planı düzenlenmekle davanın konusunun kalmadığı, davalıların itiraz sebebi ve davacının protokolün düzenlendiği bilmesine rağmen dava açtığı gözetilerek davacının icra inkar tazminatı isteminde haklı olmadığı gerekçesiyle dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak müşterek ve müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen 25/06/2009 tarihli “Borç Tasfiye Protokolü” nedeniyle uyuşmazlığın çözüldüğü ve davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, davanın açılmasından sonra, yargılama esnasında dava konusu alacağın ödenmesi, alacağın sona ermesi, borcun ödenmesi için anlaşma yapılması gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Oysa somut olayda, iş bu davanın açıldığı 23/03/2010 tarihinden önceki tarihte protokol düzenlenmiş olup, her ne kadar bu protokol borcun tecdidi mahiyetinde değilse de, dava tarihi itibarıyla davalılar protokolde kararlaştırılan ödeme planındaki taksitleri ödemede temerrüde düşmemişlerdir.

Bu durumda, dava tarihi itibarıyla tarafların borcun ödenmesi hususunda anlaştıkları ve bu anlaşmaya uygun olarak davalılar tarafından taksitlerin ödendiği ve temerrüde düşmedikleri göz önüne alındığında, davacının bu davanın açılmasındaki dava şartlarından olan hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

3) Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060576200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.