İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/79 E. 2012/11584 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz edilmemesi↗ faturaya itiraz↗ bilirkişi incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edilmediği, davacının alacaklı olduğu, ihtilafın yargılama sonucu çözülmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, oyunculuk, ajans hizmetinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın yargılama sonucu çözüldüğü gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf faturaya dayalı olarak takipte bulunmuş, yapılan bilirkişi incelemesi ile de faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenerek bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu durumda alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/852 E. 2017/3865 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · komisyon alacağı · yoksun kalınan kâr · takas · ihtisas mahkemesi · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı- karşı davacının sözleşmeyi "..." isimli dizi yapımcısı ile davacı- karşı davalının «husumeti» nedeniyle aracı olmaktan kaçındığı gerekçesiyle feshettiğini ihtarında belirttiği, dolayısıyla feshin haklı olup olmadığının bu «ihtar» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı oyuncunun TBK'nın 123. maddesinde öngörülen mehli vermeksizin sözleşmeyi feshetmesinin «geçersiz» olduğu, «sözleşmenin feshinin» geçersiz olmasıyla beraber dinlenen tanığın beyanıyla oyuncunun "..." isimli dizide rol almasının davacı ajans tarafından engellenmek istendiğinin anlaşıldığı, ajansın, husumetli olduğu yapımcıda menajeri olduğu oyuncuyu çalıştırmak istememesinin kendi açısından haklı görülebilirse de işlerine aracılık etmeyi sözleşme ile üstlendiği davalı oyuncunun zararına sebebiyet verdiğinden haklılığının kabul edilemeyeceği, ancak davacı ajansın, davalı oyuncu için çeşitli iş teklifleri de sunduğu, "..." dizisinin toplam 46 bölümünde ve "..." sinema filminden oyuncunun gelir elde ettiği, bu tespitlerden ajansın, oyuncuya sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece belli işler vererek onun tanınmasına imkan sağladığı, sözleşmedeki hüküm nedeniyle davalının da TBK'ya uygun bir şekilde «fesih» yapmadan dizide rol almasının kusurlu bulunduğu, dolayısıyla her iki tarafından kusurlu kabul edildiği, gerek karşılıklı «kusur», gerekse «fahiş cezai şart» ve TBK'nın 182/«son» maddesi hükmünün dikkate alınarak cezai şartın 50.000 TL olarak dikkate alındığı, davacının aracılık etmediği iş için sanki aracılık etmiş gibi sözleşmede belirtilen oranda «komisyon» alamayacağı, TBK'nın 51. ve 52. maddeleri dikkate alınarak davacının «komisyon alacağının» 10.500 TL olarak takdir edildiği, bunun dışında bir zararın ajans tarafından ispatlanamadığı, bu ücretten davalı oyuncunun 7.500 TL tutarındaki alacağının mahsubu ile 3.000 TL «yoksun kalınan» kâr alacağının kaldığı gerekçesiyle asıl davada TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren 50.000 TL cezai şartın ve 3.000 TL yoksun kalınan alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… vacı vekili, davalının, taraflar arasında aktedilen menajerlik sözleşmesini haksız feshettiğini ve anılan sözleşme uyarınca müvekkiline ödemesi gereken ajans servis «komisyonunu» ödemediği gibi müvekkilinin sözleşmenin devamı halinde elde edeceği kazançtan «mahrum» kaldığını ileri sürerek «cezai şart» ve «yoksun kalınan» kârın tahsilini, karşı davada ise davacı vekili, karşı davalının ajans servis komisyonu olarak «takas» ettiğini belirttiği alacağının ödenmesini istemiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.06.2010 tarihli menajerlik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12078 E. 2016/6141 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu kararda… ak üzere toplam 21.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, karşı davada, davacı-karşı davalıya izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davalı karşı davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/79 E. , 2012/11584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2009/1217-2010/1417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ' Kadri'nin Götürdüğü Yere Git ' isimli sinema filminde oyunculuk ve ajans hizmeti verdiğini, 26.09.2008 tarihli faturanın düzenlendiğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, yine anılan filmle ilgili olarak oyuncu talep etmediklerini, oyunculuk ve ajans sözleşmesinden doğan borçları olmadığını, faturanın ödeme emri ekinde kendilerine tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edilmediği, davacının alacaklı olduğu, ihtilafın yargılama sonucu çözülmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, oyunculuk, ajans hizmetinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın yargılama sonucu çözüldüğü gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf faturaya dayalı olarak takipte bulunmuş, yapılan bilirkişi incelemesi ile de faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenerek bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu durumda alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061887700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz