Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1502 E. 2011/10481 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme taahhüdü↗ yenileme↗ protokol↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, banka tahsil fişleri ile tahsilat rakamları birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi itibariyle davalı ...'ın bankadan 1.587,54 TL alacağının bulunduğu, davalı asıl borçlu ...'ın borcu bulunmadığından diğer davalı kefillerin de herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı banka, davalıların taraflar arasında imzalanan protokole uymadıklarını iddia ederek alacağın tahsiline ilişkin iş bu davayı açmıştır. Kredi sözleşmesindeki edimleri yerine getirmeyen davalılar hakkında başlatılan ilk takip sonrasında taraflar arasında yapılan 27/12/2001 tarihli protokolde borcun miktarı ve ödeme koşulları belirlenmiştir. Mahkemece bu ödeme taahhütnamesi BK’nun 114.maddesi anlamında yenileme olarak kabul edilmemiştir. Borcun tecdidi söz konusu olmadığına göre, davalıların taahhütnamedeki ödeme planında belirlenen 27/03/2003, 27/06/2003, 27/09/2003 ve 27/12/2003 tarihli taksitleri gecikmeli olarak ödediğinin bilirkişi raporunda saptanmış olmasına karşısında protokol hükümleri gereğince protokolün davacı alacaklı banka yönünden geçerliliğini yitirdiği kabul edilerek, protokol öncesi sözleşme hükümlerine göre borcun belirlenip neticesine göre karar vermek gerekirken uyulmayan protokol hükümleri esas alınarak davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3284 E. 2012/9651 K.
Ortak:protokol · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDavacı banka, davalıların taraflar arasında imzalanan «protokole» uymadıklarını iddia ederek alacağın tahsiline ilişkin iş bu davayı açmıştır.
Kredi sözleşmesindeki edimleri yerine getirmeyen davalılar hakkında başlatılan ilk takip sonrasında taraflar arasında yapılan 27/12/2001 tarihli «protokolde» borcun miktarı ve ödeme koşulları belirlenmiştir.
Borcun tecdidi söz konusu olmadığına göre, davalıların «taahhütnamedeki» ödeme planında belirlenen 27/03/2003, 27/06/2003, 27/09/2003 ve 27/12/2003 tarihli taksitleri gecikmeli olarak ödediğinin bilirkişi raporunda saptanmış olmasına karşısında «protokol» hükümleri gereğince protokolün davacı alacaklı banka yönünden geçerliliğini yitirdiği kabul edilerek, protokol öncesi sözleşme hükümlerine göre borcun belirlenip n …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar hakkında 26.03.2009 tarihinde 774.693,22 ana para ile faiz ve «masraflarıyla» toplam 784.614,36 TL'nın tahsili için başlatılan takipte, davalıların asıl borçlu şirketin «iflas erteleme» davası olduğu ve hakkındaki takipler durduğundan «kefiller» hakkında da takip başlatılamayacağı belirtilerek takibe, faiz oranı ve «işlemiş faiz» talebine itiraz ettikleri, taraflar arasında 25/06/2009 tarihinde «borç tasfiye protokolü» düzenlenerek «ödeme planı» düzenlendiği, bu şekilde taraflarca uyuşmazlığın çözüldüğü ve ödeme planı düzenlenmekle davanın konusunun kalmadığı, davalıların itiraz «sebebi» ve davacının protokolün düzenlendiği bilmesine rağmen dava açtığı gözetilerek davacının «icra inkar tazminatı» isteminde haklı olmadığı gerekçesiyle dava konusuz kalmakla karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2) Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak müşterek ve «müteselsil kefiller» aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen 25/06/2009 tarihli “Borç Tasfiye Protokolü” nedeniyle uyuşmazlığın çözüldüğü ve «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Oysa somut olayda, iş bu davanın açıldığı 23/03/2010 tarihinden önceki tarihte «protokol» düzenlenmiş olup, her ne kadar bu protokol borcun tecdidi mahiyetinde değilse de, dava tarihi itibarıyla davalılar protokolde kararlaştırılan ödeme planındaki taksitleri ödemede «temerrüde» düşmemişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç tasfiye protokolü · iflas erteleme · ödeme planı · davanın konusu · müteselsil kefil · dava şartı yokluğu · genel kredi sözleşmesi · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılar hakkında 26.03.2009 tarihinde 774.693,22 ana para ile faiz ve «masraflarıyla» toplam 784.614,36 TL'nın tahsili için başlatılan takipte, davalıların asıl borçlu şirketin «iflas erteleme» davası olduğu ve hakkındaki takipler durduğundan «kefiller» hakkında da takip başlatılamayacağı belirtilerek takibe, faiz oranı ve «işlemiş faiz» talebine itiraz ettikleri, taraflar arasında 25/06/2009 tarihinde «borç tasfiye protokolü» düzenlenerek «ödeme planı» düzenlendiği, bu şekilde taraflarca uyuşmazlığın çözüldüğü ve ödeme planı düzenlenmekle davanın konusunun kalmadığı, davalıların itiraz «sebebi» ve davacının protokolün düzenlendiği bilmesine rağmen dava açtığı gözetilerek davacının «icra inkar tazminatı» isteminde haklı olmadığı gerekçesiyle dava konusuz kalmakla karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2) Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak müşterek ve «müteselsil kefiller» aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında düzenlenen 25/06/2009 tarihli “Borç Tasfiye Protokolü” nedeniyle uyuşmazlığın çözüldüğü ve «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davanın açılmasından sonra, yargılama esnasında «dava konusu» alacağın ödenmesi, alacağın sona ermesi, borcun ödenmesi için anlaşma yapılması gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir.
Mahkemece, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1502 E. , 2011/10481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2007/288 - 2009/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 12.03.1999 tarihinde “Taşıt Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi” akdedildiğini, geri ödemelerin düzenli olmaması üzerine ihtarname gönderilerek icra takibine başlandığını, borçluların mağdur olmaması için yeni bir ödeme planı hazırlanarak ödeme taahhütnamesi düzenlendiğini, borçluların yine ödememesi üzerine ihtarnamenin ardından icra takibine başlandığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, 8.859.291.988.-TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, ilk yapılan icra takiplerinin kesinleştiğini, davacı banka ile davalılar arasında 27.12.2001 tarihli ödeme taahhütnamesi düzenlendiğini, bu taahhüde istinaden ödemelerde bulunulduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, banka tahsil fişleri ile tahsilat rakamları birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi itibariyle davalı ...'ın bankadan 1.587,54 TL alacağının bulunduğu, davalı asıl borçlu ...'ın borcu bulunmadığından diğer davalı kefillerin de herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı banka, davalıların taraflar arasında imzalanan protokole uymadıklarını iddia ederek alacağın tahsiline ilişkin iş bu davayı açmıştır. Kredi sözleşmesindeki edimleri yerine getirmeyen davalılar hakkında başlatılan ilk takip sonrasında taraflar arasında yapılan 27/12/2001 tarihli protokolde borcun miktarı ve ödeme koşulları belirlenmiştir. Mahkemece bu ödeme taahhütnamesi BK’nun 114.maddesi anlamında yenileme olarak kabul edilmemiştir. Borcun tecdidi söz konusu olmadığına göre, davalıların taahhütnamedeki ödeme planında belirlenen 27/03/2003, 27/06/2003, 27/09/2003 ve 27/12/2003 tarihli taksitleri gecikmeli olarak ödediğinin bilirkişi raporunda saptanmış olmasına karşısında protokol hükümleri gereğince protokolün davacı alacaklı banka yönünden geçerliliğini yitirdiği kabul edilerek, protokol öncesi sözleşme hükümlerine göre borcun belirlenip neticesine göre karar vermek gerekirken uyulmayan protokol hükümleri esas alınarak davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031231900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz