İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1103 E. 2014/7513 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ müteselsil kefil↗ dava şartı yokluğu↗ olumsuz oy↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ protokol↗ hukuki yarar↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve uyulan bozma ilamına göre, dava tarihi itibari ile tarafların borcun ödenmesi hususunda anlaştıkları, anlaşmaya uygun olarak davalılar tarafından taksitlerin ödendiği, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak müşterek ve müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini de talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihi itibariyle, takipten sonra imzalanan protokol hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kötüniyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken davalının bu talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3134 E. 2021/4750 K.
Ortak:protokol · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDavalı vekili davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini de talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihi itibariyle, takipten sonra imzalanan «protokol» hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kötüniyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken davalının bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan «protokolde» davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet «vade farkı faturasının» ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının «temerrüdü» oluşmadığından «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki borç «yapılandırma protokolüne» göre davacının davalıdan «vade farkı» talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan 73.795,00 TL vade farkı miktarının protokole uygun olduğu, «işlemiş faiz» ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 16.09.2013 tarihli borç «yapılandırma protokolünün» 3. maddesinde ödemelerin süresinde yapılmamış olması halinde «vade farkı» uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade farkı faturası · vade farkı · yapılandırma protokolü · mahsup · işlemiş faiz · vade · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan «protokolde» davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet «vade farkı faturasının» ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının «temerrüdü» oluşmadığından «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki borç «yapılandırma protokolüne» göre davacının davalıdan «vade farkı» talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan 73.795,00 TL vade farkı miktarının protokole uygun olduğu, «işlemiş faiz» ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 16.09.2013 tarihli borç «yapılandırma protokolünün» 3. maddesinde ödemelerin süresinde yapılmamış olması halinde «vade farkı» uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Dava, «vade farkına» ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1103 E. , 2014/7513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/03/2013
NUMARASI 2013/18-2013/44
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2013 tarih ve 2013/18-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı M.M...Ltd. Şti.’ne genel kredi sözleşmesine müsteniden kredi kullandırdığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dışı şirket hakkında iflasın ertelenmesine karar verildiğini, müvekkillerin ana paraya değil yalnızca faize itiraz ettiklerini, yapılan protokolle davacı bankanın alacak miktarını 749.030,60 TL, aylık faiz oranını %1.40 olarak kabul ettiklerini, davacının davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %40’tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve uyulan bozma ilamına göre, dava tarihi itibari ile tarafların borcun ödenmesi hususunda anlaştıkları, anlaşmaya uygun olarak davalılar tarafından taksitlerin ödendiği, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak müşterek ve müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini de talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihi itibariyle, takipten sonra imzalanan protokol hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kötüniyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken davalının bu talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) açıklanan nedenle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101804500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz