Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2098 E. 2024/3142 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olağanüstü hal↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ rücu↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/2195 E., 2022/2016 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Özel Eğitim ve Araçları Gıda Sağlık İnş. Tem. Tur. Taşm. San. ve Tic. A.Ş. ile müvekkili idare arasında, Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/466 E. sayılı dosyası ile görülen alacak (rücu) davasında alınan karar gereğince söz konusu şirketin 15.11.2016 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin bildirilmesi üzerine şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini, alınan tasfiye kararının açtıkları alacak davasının devam etmesini ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, açılan davanın taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını teminen mahkemeden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek ... Özel Eğitim ve Araçları Gıda Sağlık İnş. Tem. Tur. Taşm. San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 28.06.2016 tarih 26354 sayılı yazıyla OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PYD aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çeşitli kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonların kapatılarak Hazine'ye devredildiği, 15.08.2016 tarih 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının "kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyon vb. şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir." hükmü gereğince ekli listede ismi bulunan ve sicilde kayıtlı olduğu tespit edilen şirketlerin resen terkin edilmesi hususunun tebliğ edildiğini, tebliğ edilen yazı ve ekinde bulunan şirketlerden ihyası istenen şirket hakkında Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak 15.11.2016 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığını, tescil edilen işlemin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 25.11.2016 tarih 9206 sayılı gazetesinde ilan edildiğini, Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda FETÖ/PYD'ye aidiyeti, iltisakı veye irtibatı tespit edilerek kapatılarak Hazine'ye devredilen şirketin sicilden resen terkin edilerek silinme işleminde usule aykırı bir işlemi bulunmadığını, açık ve yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen ... Özel Eğitim ve Araçları A.Ş.'nin 23.07.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 667 no.lu KHK kapsamında kapatılmış olduğu, 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi uyarınca 15.11.2016 tarihinde ticaret sicil kaydının resen silinmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında ihya edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yasaya ve usule aykırı olduğunu, şirketin sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen yetkiye istinaden dava açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 667 sayılı KHK ile kapatılan ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı sicil müdürlüğünce ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirketin 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve yine aynı yasanın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca ihyası mümkün bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi, 547 nci maddesi.
3. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KHK'nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası.
4. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25.09.2023 tarih 2023/4780 E., 2023/5309 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4780 E. 2023/5309 K.
Ortak:re'sen terkin · şirketin ihyası · dava şartı yokluğu · ihya · ticaret sicili · yetki · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2020/466 E. sayılı dosyası ile görülen alacak («rücu») davasında alınan karar gereğince söz konusu şirketin 15.11.2016 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin bildirilmesi üzerine «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına «yetki» ve süre verildiğini, alınan «tasfiye» kararının açtıkları alacak davasının devam etmesini ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, açılan davanın taraf teşkilinin sağlana …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 28.06.2016 tarih 26354 sayılı yazıyla OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PYD aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çeşitli kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonların kapatılarak Hazine'ye devredildiği, 15.08.2016 tarih 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının "kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyon vb. şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları «resen terkin» edilir." hükmü gereğince ekli listede ismi bulunan ve sicilde kayıtlı olduğu tespit edilen şirketlerin resen terkin edilmesi hususunun tebliğ edildiğini, tebliğ edilen yazı ve ekinde bulunan «şirketlerden ihyası» istenen şirket hakkında Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak 15.11.2016 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığını, tescil edilen işlemin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 25.11.2016 tarih 9206 sayılı gazetesinde «ilan» edildiğini, Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda FETÖ/PYD'ye aidiyeti, iltisakı veye irtibatı tespit edilerek kapatılarak Hazine'ye devredilen şirketin sicilden resen terkin edilerek silinme işleminde usule aykırı bir işlemi bulunmadığını, açık ve «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
… yayımlanan 667 no.lu KHK kapsamında kapatılmış olduğu, 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi uyarınca 15.11.2016 tarihinde «ticaret sicil» «kaydının» resen silinmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında «ihya» edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ticaret sicil» kayıtlarına göre «ihyası» istenen şirketin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği milli güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığının olurlarıyla kapatıldığı ve 12.06.2017 tarihinde sicilden re'«sen terkin» edildiği, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinde KHK ile kapatılan şirketlerin tüm «malvarlıklarının» takyidatlardan ari olarak Hazineye geçeceği, faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının re'sen terkin edileceği, şirketten borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanların ise KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (kapatma daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiş ise kapatma tarihinden itibaren) altmış günlük «hak düşürücü süre» içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici «defter», kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi gerektiği düzenlendiği, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesinde ise KHK ile kapatılan şirkete karşı 17.08.2016 tarihinden önce açılmış davalarda dava «şartı yokluğu» nedeniyle «kesin» olarak red kararı verileceği, icra takipleri hakkında ise kesin olarak düşme kararı verileceği, 17.08.2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında ise dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verileceğinin düzenlendiği, bu madde gereğince «derdest» davalar ve takipler hakkında verilmiş olan verilen red ve düşme kararlarının tebliğinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde ilgili hak sahibinin idareye başvurabileceği, idari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabileceği, idari yargının verdiği kararın kesin olup, uyuşmazlığın adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamayacağı, bu düzenlemelere göre KHK ile kapatılan şirketlere yöneltilmek istenen hakların belirtilen hak düşürücü süre içinde idareye iletilmesi mümkün olmasına karşılık KHK ile kapatılan ve «sicilden terkin» edilen bir «şirketin ihyası» ihtimalinin yasal olarak bulunmadığı, ihyası istenen şirketin bu kapsamda 667 sayılı KHK ile FETÖ bağlantısı sebebiyle kapatılmış ve sicilden silinmiş olması itibariyle ihyasının mümkün olmadığı ve davacının bu talebi açısından «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «ihyası» gerekeceğinden bahisle bozulduğunu, bozma üzerine yapılan yargılama sırasında adıgeçen «şirketin ihyası» için «yetki» verilmiş olduğunu ileri sürerek «sicilden terkin» edilen Sakarya Azim Özel Eğitim Hiz.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicilinden 667 sayılı KHK uyarınca re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · ihya davası · dava dilekçesinin tebliği · malvarlığına ilişkin dava · kısıtlılık · sicilden terkin · derdestlik · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ticaret sicil» kayıtlarına göre «ihyası» istenen şirketin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği milli güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığının olurlarıyla kapatıldığı ve 12.06.2017 tarihinde sicilden re'«sen terkin» edildiği, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinde KHK ile kapatılan şirketlerin tüm «malvarlıklarının» takyidatlardan ari olarak Hazineye geçeceği, faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının re'sen terkin edileceği, şirketten borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanların ise KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (kapatma daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiş ise kapatma tarihinden itibaren) altmış günlük «hak düşürücü süre» içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici «defter», kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi gerektiği düzenlendiği, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesinde ise KHK ile kapatılan şirkete karşı 17.08.2016 tarihinden önce açılmış davalarda dava «şartı yokluğu» nedeniyle «kesin» olarak red kararı verileceği, icra takipleri hakkında ise kesin olarak düşme kararı verileceği, 17.08.2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında ise dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verileceğinin düzenlendiği, bu madde gereğince «derdest» davalar ve takipler hakkında verilmiş olan verilen red ve düşme kararlarının tebliğinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde ilgili hak sahibinin idareye başvurabileceği, idari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabileceği, idari yargının verdiği kararın kesin olup, uyuşmazlığın adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamayacağı, bu düzenlemelere göre KHK ile kapatılan şirketlere yöneltilmek istenen hakların belirtilen hak düşürücü süre içinde idareye iletilmesi mümkün olmasına karşılık KHK ile kapatılan ve «sicilden terkin» edilen bir «şirketin ihyası» ihtimalinin yasal olarak bulunmadığı, ihyası istenen şirketin bu kapsamda 667 sayılı KHK ile FETÖ bağlantısı sebebiyle kapatılmış ve sicilden silinmiş olması itibariyle ihyasının mümkün olmadığı ve davacının bu talebi açısından «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2023/57 E. sayılı dosyası için «ihya» edilerek davaya devam edileceğini, yerel mahkemece verilen kararın şirketin tüm hak ve borçları için yapılan bir ihya olmadığını, Yargıtay bozmasında «şirketin ihyası» gerekliliğinden bahsettiğini, aksi bir kararın davacının «hak arama özgürlüğünün» «kısıtlanması» niteliğininde olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.
A.Ş.'nin «ihyası» gerekeceğinden bahisle bozulduğunu, bozma üzerine yapılan yargılama sırasında adıgeçen «şirketin ihyası» için «yetki» verilmiş olduğunu ileri sürerek «sicilden terkin» edilen Sakarya Azim Özel Eğitim Hiz.
CEVAP Davalı tarafa dava «dilekçesi tebliğ» edilmemiştir.
-
KHK ile kapatılıp terkin edilen şirkete ilişkin davada dava şartı yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/257 E. 2020/4031 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz kararda… yayımlanan 667 no.lu KHK kapsamında kapatılmış olduğu, 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi uyarınca 15.11.2016 tarihinde «ticaret sicil» «kaydının» resen silinmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında «ihya» edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… vletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verildiği, dava açıldığı tarihte dava şartının bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmenin geçerlilik şartları, «ayıp» iddiaları ve davalıların iddialarının dinlenemeyeceği, her ne kadar kısa kararda "davalı şirket" yazılmış ise de "davalıların şirketinin" olarak düzeltildiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; taraflar arasındaki «hisse devrine» konu Özel Fark Koleji Eğitim Kurumları A.Ş.’nin dosya kapsamında mevcut «ticaret sicil» «kaydı» incelendiğinde, 670 sayılı KHK ile sicil kaydının 24.08.2016 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, davalılar dava tarihi itibariyle adı geçen şirketin sahibi(ortağı) konumunda değillerse de, işbu dava davalıların ortaklık hisselerinin devrinin «geçersizliği» iddiasına yani davalıların şirketteki sahiplik sıfatlarına dayalı olarak açılmış olup, dava tarihi de dikkate alındığında 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16.maddesi hükmü uyarınca işbu davanın dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiği, dolayısıyla mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3123 E. 2022/3984 K.
Ortak:olağanüstü hal · re'sen terkin · dava şartı yokluğu · usulden reddi · terkin · ilan · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… yayımlanan 667 no.lu KHK kapsamında kapatılmış olduğu, 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi uyarınca 15.11.2016 tarihinde «ticaret sicil» «kaydının» resen silinmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında «ihya» edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 28.06.2016 tarih 26354 sayılı yazıyla OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PYD aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çeşitli kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonların kapatılarak Hazine'ye devredildiği, 15.08.2016 tarih 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının "kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyon vb. şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları «resen terkin» edilir." hükmü gereğince ekli listede ismi bulunan ve sicilde kayıtlı olduğu tespit edilen şirketlerin resen terkin edilmesi hususunun tebliğ edildiğini, tebliğ edilen yazı ve ekinde bulunan «şirketlerden ihyası» istenen şirket hakkında Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak 15.11.2016 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığını, tescil edilen işlemin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 25.11.2016 tarih 9206 sayılı gazetesinde «ilan» edildiğini, Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda FETÖ/PYD'ye aidiyeti, iltisakı veye irtibatı tespit edilerek kapatılarak Hazine'ye devredilen şirketin sicilden resen terkin edilerek silinme işleminde usule aykırı bir işlemi bulunmadığını, açık ve «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
… ı belirtilen kararı ile 667 sayılı KHK ile kapatılan ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı sicil müdürlüğünce ticaret sicilinden re'«sen terkin» olunan şirketin 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve yine aynı yasanın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «ihyası» mümkün bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kar …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · lehdar · tahkikat · borçlu olunmadığının tespiti · lehtar · bedelsizlik · hamil · kâr dağıtımı
Benzer bu kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
Dava, davacı tarafından mal «teslimi» için avans verilen çeklerin «lehdar» şirketin 17.8.2016 tarihli 670 sayılı KHK ile kapatılması sonucu «bedelsiz» kalan çeklerden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
İşbu davada, dava dışı senet «lehdarı» olan şirket anılan KHK kapsamında olup, somut vaka ile bağdaşmayan gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle KHK nedeniyle davanın reddine dair verilen karar doğru olmayıp, mahkemece işin esasına girilerek gerekli «tahkikatın» yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5095 E. 2025/4544 K.
Ortak:olağanüstü hal · resen terkin · dava şartı yokluğu · usulden reddi · terkin · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 28.06.2016 tarih 26354 sayılı yazıyla OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PYD aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çeşitli kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonların kapatılarak Hazine'ye devredildiği, 15.08.2016 tarih 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının "kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyon vb. şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları «resen terkin» edilir." hükmü gereğince ekli listede ismi bulunan ve sicilde kayıtlı olduğu tespit edilen şirketlerin resen terkin edilmesi hususunun tebliğ edildiğini, tebliğ edilen yazı ve ekinde bulunan «şirketlerden ihyası» istenen şirket hakkında Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak 15.11.2016 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığını, tescil edilen işlemin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 25.11.2016 tarih 9206 sayılı gazetesinde «ilan» edildiğini, Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda FETÖ/PYD'ye aidiyeti, iltisakı veye irtibatı tespit edilerek kapatılarak Hazine'ye devredilen şirketin sicilden resen terkin edilerek silinme işleminde usule aykırı bir işlemi bulunmadığını, açık ve «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmaması talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
… yayımlanan 667 no.lu KHK kapsamında kapatılmış olduğu, 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi uyarınca 15.11.2016 tarihinde «ticaret sicil» «kaydının» resen silinmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında «ihya» edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ı belirtilen kararı ile 667 sayılı KHK ile kapatılan ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı sicil müdürlüğünce ticaret sicilinden re'«sen terkin» olunan şirketin 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve yine aynı yasanın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca «ihyası» mümkün bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kar …
Benzer bu kararda… 5 sayılı KHK) "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, 20.07.2016 tarihli, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilân edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17.08.2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine vey …
… a ekli listede yer alan kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, buna göre Mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, KHK nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «ecrimisil» tazminatının taşınmazlar için söz konusu olduğunu, davanın dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin sona ermesi · ecrimisil · finansal kiralama sözleşmesi · zilyetlik · hükmün kesinleşmesi · finansal kiralama · ön inceleme duruşması · tüzel kişilik
Benzer bu karardaÜniversitesinin fer'i «zilyet», müvekkilinin asli zilyet olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından «tüzel kişiliğin sona ermesi» nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, davalının haksız şekilde el konulmuş taşınırları bedel ödemeden ve bilgi verilmeden kullanmaya başladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini, fakat sonuç alınamadığını ileri sürerek müvekkiline ait taşınırların tespit edilecek değerinin ve «ecrimisil» alacağının miktarının tam ve «kesin» olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline ait menkuller ile ilgili haksız olarak el konulma tarihi olan 23.07.2016 tarihinden «hükmün kesinleşeceği» süreye kadar şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil tazminatının yasal faiziyle birlikte tahsiline, alınmış olan kamu yararı kararı gereğince mülkiyeti müvekkiline ait ol …
Üniversitesinin «tüzel kişiliğinin sona ermesi» nedeniyle feshedildiğini, davacının kendisine ait «finansal kiralama sözleşmesine» konu malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını belirterek yukarıda dava dilekçesinde açıklanan …
TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ve KHK ile kapatılan dava dışı üniversite arasında yapılan «finansal kiralama sözleşmesinin» üniversitenin «tüzel kişiliğini» kaybetmesi nedeniyle sona ermesi üzerine sözleşmeye konu taşınır malların (ekipmanların) davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı iddiasına dayalı tazminat, ta …
Davacı, «finansal kiralama» konusu taşınırların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia ederek dava açmış olup bu çerçevede davanın, 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle doğrudan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, dosyaya sunulan «finansal kiralama sözleşmeleri», konu ile ilgili çıkartılan KHK hükümleri, yazışmalar, 6361 sayılı Kanun hükümleri, tarafların iddia ve savunmaları araştırılıp irdelenerek ve ayrıca davacının dava dilekçesindeki talebinin ve ön «inceleme duruşmasındaki» talebinin kısmen farklı olması nedeniyle talebi de açıklattırılarak davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2098 E. , 2024/3142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/797 Esas, 2023/2016 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/2195 E., 2022/2016 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Özel Eğitim ve Araçları Gıda Sağlık İnş. Tem. Tur. Taşm. San. ve Tic. A.Ş. ile müvekkili idare arasında, Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/466 E. sayılı dosyası ile görülen alacak (rücu) davasında alınan karar gereğince söz konusu şirketin 15.11.2016 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin bildirilmesi üzerine şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini, alınan tasfiye kararının açtıkları alacak davasının devam etmesini ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, açılan davanın taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını teminen mahkemeden şirketin ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek ...
Özel Eğitim ve Araçları Gıda Sağlık İnş. Tem. Tur. Taşm. San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 28.06.2016 tarih 26354 sayılı yazıyla OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PYD aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çeşitli kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonların kapatılarak Hazine'ye devredildiği, 15.08.2016 tarih 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının "kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyon vb. şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir." hükmü gereğince ekli listede ismi bulunan ve sicilde kayıtlı olduğu tespit edilen şirketlerin resen terkin edilmesi hususunun tebliğ edildiğini, tebliğ edilen yazı ve ekinde bulunan şirketlerden ihyası istenen şirket hakkında Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak 15.11.2016 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığını, tescil edilen işlemin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 25.11.2016 tarih 9206 sayılı gazetesinde ilan edildiğini, Kanun Hükmünde Kararname hükümleri doğrultusunda FETÖ/PYD'ye aidiyeti, iltisakı veye irtibatı tespit edilerek kapatılarak Hazine'ye devredilen şirketin sicilden resen terkin edilerek silinme işleminde usule aykırı bir işlemi bulunmadığını, açık ve yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen ... Özel Eğitim ve Araçları A.Ş.'nin 23.07.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 667 no.lu KHK kapsamında kapatılmış olduğu, 17.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesi uyarınca 15.11.2016 tarihinde ticaret sicil kaydının resen silinmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında ihya edilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yasaya ve usule aykırı olduğunu, şirketin sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen yetkiye istinaden dava açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 667 sayılı KHK ile kapatılan ve 670 sayılı KHK'nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı sicil müdürlüğünce ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirketin 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve yine aynı yasanın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca ihyası mümkün bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi, 547 nci maddesi.
3. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın 16 ncı maddesi, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KHK'nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası.
4. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25.09.2023 tarih 2023/4780 E., 2023/5309 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060079800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz