Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3123 E. 2022/3984 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olağanüstü hal↗ çek hamili↗ re'sen terkin↗ özel dava şartı↗ lehdar↗ tahkikat↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ dava şartı yokluğu↗ hamil↗ kâr dağıtımı↗ usulden reddi↗ iflas↗ terkin↗ çek↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin lehtarı olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden kaydının re'sen terkin edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği düzenlemesi yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından mal teslimi için avans verilen çeklerin lehdar şirketin 17.8.2016 tarihli 670 sayılı KHK ile kapatılması sonucu bedelsiz kalan çeklerden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin lehdarı olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'sen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı çek hamili bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İşbu davada, dava dışı senet lehdarı olan şirket anılan KHK kapsamında olup, somut vaka ile bağdaşmayan gerekçe ile dava şartı yokluğu nedeniyle KHK nedeniyle davanın reddine dair verilen karar doğru olmayıp, mahkemece işin esasına girilerek gerekli tahkikatın yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7800 E. 2017/6060 K.
Ortak:olağanüstü hal · re'sen terkin · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · iflas · terkin · ilan · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (3) 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir. (4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük «hak düşürücü süre» içinde başvurabileceği belirtilir.
20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesinde aynen; “MADDE 16-(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce,15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
Tarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır. (2) 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · yargılama giderleri · hak düşürücü süre · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaTarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır. (2) 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir.
Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (3) 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir. (4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük «hak düşürücü süre» içinde başvurabileceği belirtilir.
20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesinde aynen; “MADDE 16-(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce,15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden «kesin» olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/289 E. 2017/6057 K.
Ortak:olağanüstü hal · re'sen terkin · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · iflas · terkin · ilan · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesin …
1-20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
20/07/2016 tarihli ve 016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca düşme kararı verilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · yargılama giderleri · hak düşürücü süre · teminat · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaŞubesi tarafından düzenlenen 01/09/2009 tarihli 13804 numaralı 50.000,00 TL tutarlı «teminat mektubunun» davalı tarafından davacıya iadesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
1-20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden «kesin» olarak verilir ve davacılara re'sen tebliğ edilir.
Tarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1183 E. 2017/6058 K.
Ortak:olağanüstü hal · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · iflas · terkin · ilan · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesin …
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca düşme kararı verilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · ibra · yargılama giderleri · hak düşürücü süre · teminat · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalıdan aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, davacının 250.000,00 TL nakdi «teminatı» ödediğine dair usul ve yasaya uygun delil sunulmadığı, davacının davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karar davacı yararına bozulmuştur.
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden «kesin» olarak verilir ve davacılara re'sen tebliğ edilir.
Tarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15618 E. 2017/1424 K.
Ortak:olağanüstü hal · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · iflas · terkin · ilan · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır. (2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda ... ile ...
Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine ...
1- 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesinde; “ MADDE 16- (1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda ... ile ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · yargılama giderleri · hak düşürücü süre · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaGenel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden «kesin» olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir.
Tarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır. (2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda ... ile ...
Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca düşme kararı verilir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1764 E. 2017/2144 K.
Ortak:olağanüstü hal · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · iflas · terkin · ilan · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesin …
1-20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve «iflas» takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca düşme kararı verilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · yargılama giderleri · hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı eylemlerinin davacı taraf tescilli «marka hakkına tecavüz» ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına», markaya tecavüz teşkil eden her türlü evrak ve malzemenin üretim, satış, «dağıtım» vs. tasarrufların önlenmesine, ayrıca bunları üretmeye yarayan cihazlara el konulması talebinin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar …
1-20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne «husumet» yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle red kararı verilir.
Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden «kesin» olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir.
Tarafların yaptığı «yargılama giderleri» kendi üzerlerinde bırakılır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3123 E. , 2022/3984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.06.2018 tarih ve 2017/703 E- 2018/530 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2019 tarih ve 2018/2965 E- 2019/245 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalının ortağı olduğu dava dışı şirket arasında ticari yayım sözleşmesi imzalandığını, davalının şirket ortağı olarak ciro ile aldığı bonoları sözleşmenin gereği yerine getirilmediği halde kötüniyetle takibe konu ettiğini, bonoların lehdarı olan dava dışı İhtiyaç Yayıncılık A.Ş.'nin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de Yayınlanan 670 sayılı "olağanüstü hal kapsamına alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname" ile Fetö bağlantılı olması sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğunu, bonoların sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirilmesine karşılık verildiğini ancak dava dışı şirketin bunu yerine getiremeyeceğini belirtilerek, bedelsiz kalan bonolardan kaynaklı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takibe konu senetlerin dava dışı şirketçe kâr payı karşılığı verildiğini, senetlerin avans seneti olmadığını ve davacıya sözleşmenin gereği olan yükümlülüklerin şirketin kapanma tarihine kadar yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin lehtarı olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden kaydının re'sen terkin edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği düzenlemesi yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından mal teslimi için avans verilen çeklerin lehdar şirketin 17.8.2016 tarihli 670 sayılı KHK ile kapatılması sonucu bedelsiz kalan çeklerden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin lehdarı olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'sen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı çek hamili bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İşbu davada, dava dışı senet lehdarı olan şirket anılan KHK kapsamında olup, somut vaka ile bağdaşmayan gerekçe ile dava şartı yokluğu nedeniyle KHK nedeniyle davanın reddine dair verilen karar doğru olmayıp, mahkemece işin esasına girilerek gerekli tahkikatın yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile ilk derece mahkesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen başvurunun esastan reddine ilişkin kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik inceklenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793322200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz