İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5095 E. 2025/4544 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin sona ermesi↗ 6361 sayılı kanun 9/2↗ olağanüstü hal↗ ecrimisil↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ zilyetlik↗ resen terkin↗ hükmün kesinleşmesi↗ finansal kiralama↗ ön inceleme duruşması↗ vekâlet ücreti↗ dava şartı yokluğu↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ usulden reddi↗ ihbar↗ ihtar↗ iflas↗ terkin↗ ihtarname↗ dahili dava↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/283 E., 2018/538 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile ... Üniversitesi arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'na (6361 sayılı Kanun) uygun olarak farklı tarihlerde düzenlenen ana sözleşme ve eki niteliğinde iki adet sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşme gereği sözleşme konusu ekipmanların ... Üniversitesi kullanımına sunulduğunu, kiralanan ekipmanların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, ... Üniversitesinin fer'i zilyet, müvekkilinin asli zilyet olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından tüzel kişiliğin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, davalının haksız şekilde el konulmuş taşınırları bedel ödemeden ve bilgi verilmeden kullanmaya başladığını, davalıya ihtarname çekildiğini, fakat sonuç alınamadığını ileri sürerek müvekkiline ait taşınırların tespit edilecek değerinin ve ecrimisil alacağının miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline ait menkuller ile ilgili haksız olarak el konulma tarihi olan 23.07.2016 tarihinden hükmün kesinleşeceği süreye kadar şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil tazminatının yasal faiziyle birlikte tahsiline, alınmış olan kamu yararı kararı gereğince mülkiyeti müvekkiline ait olan ekipmanların ... ve Maliye Bakanlığı'na devrine karar verilirse menkullerin bedellerinin tespiti ile müvekkili şirkete dava tarihinden itibaren işleyecek uygulana en yüksek faizi, kararın kesinleşmesinden sonra kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ecrimisil tazminatının taşınmazlar için söz konusu olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davayı 30.05.2018 tarihinde açtığı, davacı tarafından sözleşme yapılan ... Üniversitesi'nin OHAL kapsamında kapatıldığı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, 20.07.2016 tarihli, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilân edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17.08.2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir, hükmünün yer aldığı, eldeki davada 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... Üniversitesi'nin 667 sayılı KHK’ya ekli listede yer alan kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, buna göre Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, KHK nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ve KHK ile kapatılan dava dışı üniversite arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesinin üniversitenin tüzel kişiliğini kaybetmesi nedeniyle sona ermesi üzerine sözleşmeye konu taşınır malların (ekipmanların) davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı iddiasına dayalı tazminat, taşınırların kamu yararı kararı kapsamında davalı Bakanlığa devri hâlinde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı, ... Üniversitesi ile 6361 sayılı Kanun'a uygun olarak farklı tarihlerde ana sözleşme ve eki niteliğinde iki adet finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeler gereği sözleşme konusu ekipmanların ... Üniversitesi kullanımına sunulduğunu, kiralanan ekipmanların mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, ... Üniversitesinin fer'i zilyet bulunduğunu, sözleşmenin davacı tarafından ... Üniversitesinin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, davacının kendisine ait finansal kiralama sözleşmesine konu malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını belirterek yukarıda dava dilekçesinde açıklanan taleplerle davalı T.C. ... aleyhine dava açmış, İlk Derece Mahkemesince 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, tarafların istinaf başvuruları da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
6361 sayılı Kanun'un 18. maddesi, "Finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir." düzenlemesini, 23/1 maddesi ise, "Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir. Ancak taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilir." düzenlemelerini içermektedir. Bu düzenlemelerden anlaşılan, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracı, kira bedellerini tamamen ödeyip malın mülkiyetini satın alma hakkını kullanarak malları satın almadığı sürece malların mülkiyetinin finansal kiralama şirketine ait olduğudur.
Kiracı ... Üniversitesi, Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek 667 sayılı KHK uyarınca kapatılmış olup davacı, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin 6361 sayılı Kanun'un 30. maddesi hükmü gereğince ihtar veya ihbara gerek duyulmadan feshedildiğini, sözleşmede kiracı konumunda bulunan üniversitenin kapatılması ve sözleşmenin feshedilmesine rağmen mülkiyeti kendisine ait olan sözleşmeye konu taşınırları geri alamadığını, bu taşınırların ... .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin ek binasında kullanımda olduğunu iddia etmektedir. Dava dilekçesinde davalı olarak ... ile T.C. ... gösterilmiştir.
Davacı, finansal kiralama konusu taşınırların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia ederek dava açmış olup bu çerçevede davanın, 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle doğrudan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, dosyaya sunulan finansal kiralama sözleşmeleri, konu ile ilgili çıkartılan KHK hükümleri, yazışmalar, 6361 sayılı Kanun hükümleri, tarafların iddia ve savunmaları araştırılıp irdelenerek ve ayrıca davacının dava dilekçesindeki talebinin ve ön inceleme duruşmasındaki talebinin kısmen farklı olması nedeniyle talebi de açıklattırılarak davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3123 E. 2022/3984 K.
Ortak:olağanüstü hal · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · usulden reddi · iflas · terkin · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 5 sayılı KHK) "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, 20.07.2016 tarihli, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilân edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da «resen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17.08.2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine vey …
… a ekli listede yer alan kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, buna göre Mahkemece davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, KHK nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «ecrimisil» tazminatının taşınmazlar için söz konusu olduğunu, davanın dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
Bölge adliye mahkemesince, 29.10.2016 günlü 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Hakkındaki 675 sayılı KHK'nın ''dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesi gereğince dava ve takip şartının bulunmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · re'sen terkin · lehdar · tahkikat · borçlu olunmadığının tespiti · lehtar · bedelsizlik · hamil
Benzer bu kararda1-İlk derece mahkemesince, icra takibine konu çekin «lehdarı» olan şirketin 670 sayılı KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu ve 29.10.2016 tarihli 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu 675 sayılı KHK 16/3. maddesi “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde «ilan» edilen «olağanüstü hal» kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve «dağıtım» kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'«sen terkin» üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi «dahil» bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve «iflas» takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5'inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.” şeklinde olup, davalı «çek hamili» bahsi geçen hükümde ki müsessese sahibi gerçek kişi veya tüzel kişilerden değildir.
Dava, davacı tarafından mal «teslimi» için avans verilen çeklerin «lehdar» şirketin 17.8.2016 tarihli 670 sayılı KHK ile kapatılması sonucu «bedelsiz» kalan çeklerden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu senetlerin «lehtarı» olan davalının ortağı olduğu şirketin 17.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 670 sayılı «olağanüstü hal» kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında kanun hükmünde kararname ile Fetö bağlantılı olmaları sebebiyle kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, sicilden «kaydının» re'«sen terkin» edilerek tasfiyesine karar verildiği, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi ile hakkında açılan davanın dava şartı bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesinin özel yasalardaki dava şartlarını saklı tuttuğu, her ne kadar 6100 sayılı Yasa'nın 115/2 madde uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte ise de, 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi uyarınca özel dava şartı olan bu durumun gerçekleşmesi halinde davanın reddine karar verilmesi g …
İşbu davada, dava dışı senet «lehdarı» olan şirket anılan KHK kapsamında olup, somut vaka ile bağdaşmayan gerekçe ile dava «şartı yokluğu» nedeniyle KHK nedeniyle davanın reddine dair verilen karar doğru olmayıp, mahkemece işin esasına girilerek gerekli «tahkikatın» yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5535 E. 2024/1750 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · zilyetlik · finansal kiralama · usulden reddi · ihtar · ihtarname · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda… niversitesi, Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek 667 sayılı KHK uyarınca kapatılmış olup davacı, taraflar arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 6361 sayılı Kanun'un 30. maddesi hükmü gereğince «ihtar» veya «ihbara» gerek duyulmadan feshedildiğini, sözleşmede kiracı konumunda bulunan üniversitenin kapatılması ve sözleşmenin feshedilmesine rağmen mülkiyeti kendisine ait olan sö …
Üniversitesinin fer'i «zilyet», müvekkilinin asli zilyet olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından «tüzel kişiliğin sona ermesi» nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, davalının haksız şekilde el konulmuş taşınırları bedel ödemeden ve bilgi verilmeden kullanmaya başladığını, davalıya «ihtarname» çekildiğini, fakat sonuç alınamadığını ileri sürerek müvekkiline ait taşınırların tespit edilecek değerinin ve «ecrimisil» alacağının miktarının tam ve «kesin» olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline ait menkuller ile ilgili haksız olarak el konulma tarihi olan 23.07.2016 tarihinden «hükmün kesinleşeceği» süreye kadar şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil tazminatının yasal faiziyle birlikte tahsiline, alınmış olan kamu yararı kararı gereğince mülkiyeti müvekkiline ait ol …
TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ve KHK ile kapatılan dava dışı üniversite arasında yapılan «finansal kiralama sözleşmesinin» üniversitenin «tüzel kişiliğini» kaybetmesi nedeniyle sona ermesi üzerine sözleşmeye konu taşınır malların (ekipmanların) davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı iddiasına dayalı tazminat, ta …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya «teslim» edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip «temerrüde» düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya «ihtarname» gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da «ihtar» edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten so …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, «finansal kiralama» konusu malın müvekkiline davalı tarafından «teslim» edildiğini belirttiği, «finansal kiralama sözleşmelerinde», malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, «zilyetliğinin» ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmelerinde», kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere «zilyetliğinin» ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından «tasarruf yetkisi» de «dahil» olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık «rıza» beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline «teslim» etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf «yetkisini» tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine «hukuki yararlarının» bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · eş rızası · hukuki yarar · kötüniyet · yetkisizlik kararı · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmelerinde», kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere «zilyetliğinin» ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından «tasarruf yetkisi» de «dahil» olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık «rıza» beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline «teslim» etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf «yetkisini» tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine «hukuki yararlarının» bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… inin dava konusu aracı borçlarını ödeyemediği için davacıya iade ettiğini, bu hususun dava dilekçesinin 3 üncü madde 2 üncü paragrafında beyan edildiğini, davacının «ihtarnamesinde» verilen 60 günlük süre içerisinde borcun ödenmediğinden dolayı sözleşmenin feshedildiğini, davacının «kötüniyetli» olarak zaten «teslim» aldığı bir araç için dava açtığını ve tedbir talep ettiğini, mahkemenin de davayı kabul ettiğini, oysa davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya «teslim» edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip «temerrüde» düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya «ihtarname» gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da «ihtar» edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten so …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, «finansal kiralama» konusu malın müvekkiline davalı tarafından «teslim» edildiğini belirttiği, «finansal kiralama sözleşmelerinde», malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, «zilyetliğinin» ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5095 E. , 2025/4544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/47 Esas, 2023/1957 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/283 E., 2018/538 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile ... Üniversitesi arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'na (6361 sayılı Kanun) uygun olarak farklı tarihlerde düzenlenen ana sözleşme ve eki niteliğinde iki adet sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşme gereği sözleşme konusu ekipmanların ... Üniversitesi kullanımına sunulduğunu, kiralanan ekipmanların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, ... Üniversitesinin fer'i zilyet, müvekkilinin asli zilyet olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından tüzel kişiliğin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, davalının haksız şekilde el konulmuş taşınırları bedel ödemeden ve bilgi verilmeden kullanmaya başladığını, davalıya ihtarname çekildiğini, fakat sonuç alınamadığını ileri sürerek müvekkiline ait taşınırların tespit edilecek değerinin ve ecrimisil alacağının miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkiline ait menkuller ile ilgili haksız olarak el konulma tarihi olan 23.07.2016 tarihinden hükmün kesinleşeceği süreye kadar şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil tazminatının yasal faiziyle birlikte tahsiline, alınmış olan kamu yararı kararı gereğince mülkiyeti müvekkiline ait olan ekipmanların ...
ve Maliye Bakanlığı'na devrine karar verilirse menkullerin bedellerinin tespiti ile müvekkili şirkete dava tarihinden itibaren işleyecek uygulana en yüksek faizi, kararın kesinleşmesinden sonra kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ecrimisil tazminatının taşınmazlar için söz konusu olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davayı 30.05.2018 tarihinde açtığı, davacı tarafından sözleşme yapılan ... Üniversitesi'nin OHAL kapsamında kapatıldığı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (675 sayılı KHK) "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında, 20.07.2016 tarihli, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilân edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17.08.2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5.
maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir, hükmünün yer aldığı, eldeki davada 675 sayılı KHK'nın 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... Üniversitesi'nin 667 sayılı KHK’ya ekli listede yer alan kapatılan kurum ve kuruluşlardan olduğu, 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, buna göre Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, KHK nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ve KHK ile kapatılan dava dışı üniversite arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesinin üniversitenin tüzel kişiliğini kaybetmesi nedeniyle sona ermesi üzerine sözleşmeye konu taşınır malların (ekipmanların) davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı iddiasına dayalı tazminat, taşınırların kamu yararı kararı kapsamında davalı Bakanlığa devri hâlinde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı, ... Üniversitesi ile 6361 sayılı Kanun'a uygun olarak farklı tarihlerde ana sözleşme ve eki niteliğinde iki adet finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeler gereği sözleşme konusu ekipmanların ... Üniversitesi kullanımına sunulduğunu, kiralanan ekipmanların mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, ... Üniversitesinin fer'i zilyet bulunduğunu, sözleşmenin davacı tarafından ... Üniversitesinin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, davacının kendisine ait finansal kiralama sözleşmesine konu malları geri alamadığı gibi kullanma tazminatlarını da alamadığını, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını belirterek yukarıda dava dilekçesinde açıklanan taleplerle davalı T.C.
... aleyhine dava açmış, İlk Derece Mahkemesince 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, tarafların istinaf başvuruları da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
6361 sayılı Kanun'un 18. maddesi, "Finansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir." düzenlemesini, 23/1 maddesi ise, "Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir. Ancak taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilir." düzenlemelerini içermektedir. Bu düzenlemelerden anlaşılan, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracı, kira bedellerini tamamen ödeyip malın mülkiyetini satın alma hakkını kullanarak malları satın almadığı sürece malların mülkiyetinin finansal kiralama şirketine ait olduğudur.
Kiracı ... Üniversitesi, Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenerek 667 sayılı KHK uyarınca kapatılmış olup davacı, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin 6361 sayılı Kanun'un 30. maddesi hükmü gereğince ihtar veya ihbara gerek duyulmadan feshedildiğini, sözleşmede kiracı konumunda bulunan üniversitenin kapatılması ve sözleşmenin feshedilmesine rağmen mülkiyeti kendisine ait olan sözleşmeye konu taşınırları geri alamadığını, bu taşınırların ... .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve ... Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin ek binasında kullanımda olduğunu iddia etmektedir. Dava dilekçesinde davalı olarak ... ile T.C. ... gösterilmiştir.
Davacı, finansal kiralama konusu taşınırların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia ederek dava açmış olup bu çerçevede davanın, 675 sayılı KHK 16/3 maddesi hükmü yollamasıyla 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle doğrudan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, dosyaya sunulan finansal kiralama sözleşmeleri, konu ile ilgili çıkartılan KHK hükümleri, yazışmalar, 6361 sayılı Kanun hükümleri, tarafların iddia ve savunmaları araştırılıp irdelenerek ve ayrıca davacının dava dilekçesindeki talebinin ve ön inceleme duruşmasındaki talebinin kısmen farklı olması nedeniyle talebi de açıklattırılarak davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının somut uyuşmazlık çerçevesinde usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma kararına muhalif kalmaktayız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167466900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz