6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11209 E. 2012/7365 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava cebri icra aciz vesikası feri müdahil dolandırıcılık tmsf fer'i müdahil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 41BK 53 · HUMK · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cebri icranın her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında, öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yolların tüketilmesi ve ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden erken açılan davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ve aynı zamanda feri müdahil vekili temyiz etmiştir.

1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı ...Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) ve aynı zamanda fer'i müdahil TMSF vekiline 02.06.2010 ve 04.06.2010 tarihlerinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK.'nun 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 01.07.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ...Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) ve aynı zamanda fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı ...Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, erken açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16537 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8776 E. 2012/9909 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11248 E. 2012/7619 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7090 E. 2012/14547 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11247 E. 2012/2844 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11246 E. 2012/7154 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11207 E. 2012/3367 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11213 E. 2012/3336 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11212 E. 2012/2316 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/11209 E.  ,  2012/7365 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2009 tarih ve 2009/407-2009/447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı Banka'nın Eskişehir Şubesi'ne hesap açmaya giden müvekkilinin, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve güvenlik garantisi vermesi sebebiyle “Off Shore” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, son olarak 29.12.1999 tarihinde 8.591,00 TL'sini söz konusu hesaba yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini, dava dışı Off Shore Bankası aleyhine Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü nezdinde yapılan icra takibinde borçlunun hiçbir malının olmadığının tespit edilerek borçlu, hakkında aciz vesikası alındığını, davalı Bankanın, müvekkilinin zararından Borçlar Kanununun 55 ve 100.

maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, aslında Off Shore Bankası'na havale edilmiş gibi gösterilen paranın davalı Banka nezdinde kaldığını, uzun zamandır parasını alamaması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, 8.591,00 TL alacağın ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazının yanı sıra, davalı Yurtbank ile dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın sadece davacının talebi doğrultusunda havale talimatını gerçekleştirdiğini, aciz vesikasının müvekkili hakkında hüküm ifade etmediğini, Off Shore Bankası hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat verilmesi koşullarının gerçekleşmediğini, davacının daha önce aynı talep ile dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, kesin hüküm bulunması sebebiyle dava şartının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cebri icranın her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında, öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yolların tüketilmesi ve ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden erken açılan davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı ve aynı zamanda feri müdahil vekili temyiz etmiştir.

1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı ...Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) ve aynı zamanda fer'i müdahil TMSF vekiline 02.06.2010 ve 04.06.2010 tarihlerinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK.'nun 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 01.07.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ...Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) ve aynı zamanda fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı ...Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, erken açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16537 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.

Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve aynı zamanda feri müdahil vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte yazan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, fer'i müdahil harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059908900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.