6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11247 E. 2012/2844 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cebri icra aciz vesikası dolandırıcılık tüzel kişilik havale i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 41BK 53 · HUMK · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının parasının havale edildiği Yurt Security Off-Shore Ltd'nin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça bu kuruluş hakkında icra takibi yapıldığı ve aciz belgesi alındığı ileri sürülmüş ise de, cebri icranın her devletin kendi ülke sınırları içinde haiz bulunduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim off-shore bankası hakkında öncelikle bu ülkedeki tüm yasal yolların tüketilmesi ve buna rağmen alacağın tahsil edilememesi halinde davalıya müracaat edilebileceği, davacının ise bu yolu tüketmeden işbu davayı açtığı gerekçesiyle erken açılmış olan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... (Oyakbank) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11214 E. 2012/7328 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11212 E. 2012/2316 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3395 E. 2011/14864 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11211 E. 2012/2265 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2534 E. 2011/7817 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7952 E. 2011/8754 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7950 E. 2011/8752 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8146 E. 2011/8769 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/11247 E.  ,  2012/2844 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2009/383-2009/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını Yurtbank AŞ'nin Eskişehir Şubesi'nde değerlendirmek istediğini, ancak söz konusu banka çalışanlarının yönlendirmesi ile off-shore hesabı açtırdığını ve parasını bu hesaba yatırdığını, müvekkilinin hesabı açtırdığı sırada kendisine imzalatılan bir takım belgelerin havale talimatı olduğunu daha sonra öğrendiğini, TMSF tarafından 1999 tarihinde Yurtbank'a el konulduğunu, alacaklarının müvekkiline ödenmediğini, adı geçen banka aleyhine açılan alacak davasının erken açıldığından bahisle reddedildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından off-shore bankası aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını ve borç ödemeden aciz vesikası alındığını, off-shore bankasının yurt içinde ve dışında hiçbir malvarlığının bulunmadığının anlaşıldığını, bu arada bankanın hakim hissedarları ve yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verildiğini, müvekkiline ait paranın off-shore bankasına havale edilmiş gibi gösterildiğini ancak davalı banka nezdinde kaldığını, yaklaşık 9 yıldır parasını alamayan müvekkilinin büyük maddi sıkıntılar çektiğini, aile düzeninin ve psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, 3.008 TL'nin reeskont faiziyle ve 6.000 TL manevi tazminatın ise yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından aynı talep ile açılan davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunmadığından manevi tazminat istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının parasının havale edildiği Yurt Security Off-Shore Ltd'nin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça bu kuruluş hakkında icra takibi yapıldığı ve aciz belgesi alındığı ileri sürülmüş ise de, cebri icranın her devletin kendi ülke sınırları içinde haiz bulunduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim off-shore bankası hakkında öncelikle bu ülkedeki tüm yasal yolların tüketilmesi ve buna rağmen alacağın tahsil edilememesi halinde davalıya müracaat edilebileceği, davacının ise bu yolu tüketmeden işbu davayı açtığı gerekçesiyle erken açılmış olan davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... (Oyakbank) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak ...

tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/02/20012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047146500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.