6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11207 E. 2012/3367 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cebri icra aciz vesikası dolandırıcılık i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 41BK 53 · HUMK · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cebri icranın her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, her ne kadar dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında Eskişehirde yürütülen icra takibi sonucu alınan aciz vesikasına dayanılarak davalı hakında iş bu dava açlmış ise de, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında, öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yolların tüketilmesi ve ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden açılan davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, davalı İNG BANK A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, zamansız açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11214 E. 2012/7328 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11248 E. 2012/7619 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11212 E. 2012/2316 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak | Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11213 E. 2012/3336 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11210 E. 2012/7204 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11208 E. 2012/7221 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11247 E. 2012/2844 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11250 E. 2012/3059 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/11207 E.  ,  2012/3367 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2009 tarih ve 2009/381 - 2009/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200,00TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın Eskişehir Şubesine hesap açmaya giden müvekkilinin, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve güvenlik garantisi vermesi sebebiyle 29.11.1999 tarihinde 2.698,00 TL’lik “Off Shore” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, 21.12.1999 tarihinde ... tarafından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini, dava dışı Off Shore Bankası aleyhine yapılan icra takibinde borçlunun hiçbir malının olmadığının tespit edilerek borçlu hakkında aciz vesikası alındığını, davalı bankanın, müvekkilinin zararından Borçlar Kanununun 55 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, aslında Off Shore Bankasına havale edilmiş gibi gösterilen paranın davalı banka nezdinde kaldığını, uzun zamandır parasını alamaması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, 2.698 TL alacağın ve 6.000 TL manevi tazminatın 29.11.1999 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili,yetki itirazının yanı sıra, davalı Yurtbank ile dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın sadece davacının talebi doğrultusunda havale talimatını gerçekleştirdiğini, aciz vesikasının müvekkili hakkında hüküm ifade etmediğini, Off Shore Bankası hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, davacının bilinçli şekilde yüksek faiz elde etmek için parasını havale ettiğinin açık olduğunu, manevi tazminat verilmesi koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cebri icranın her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, her ne kadar dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında Eskişehirde yürütülen icra takibi sonucu alınan aciz vesikasına dayanılarak davalı hakında iş bu dava açlmış ise de, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında, öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yolların tüketilmesi ve ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden açılan davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, davalı İNG BANK A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, zamansız açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.

Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının Reddine, (2) nolu bentte yazan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048361500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.