Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8776 E. 2012/9909 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava↗ aciz vesikası↗ dolandırıcılık↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yollar tüketildikten sonra alacağın tahsil edilememesi halinde mahkemeye başvurulması gerektiği, kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılından bu yana istikrarlı uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle yasal yollar tüketilmeden erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı ING Bank A.Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) vekiline 20.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK.'nun 433/2 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 02.06.2010 tarihinde verilmiştir. Aynı Yasa’nın 433/2 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ING Bank A.Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı ING BANK A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, erken açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16537 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7090 E. 2012/14547 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
… de mahkemeye başvurulması gerektiği, kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılından bu yana istikrarlı uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Yurt Bank' tan ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan Yurt Security Off Shore Ltd Şti' den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının Yurt Security Ltd ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının erken açılmış bir dava olduğu kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılında verdiği içtihatların da bu yönde olduğu gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Yurt Bank' tan ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan Yurt Security Off Shore Ltd Şti' den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının Yurt Security Ltd ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının erken açılmış bir dava olduğu kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılında verdiği içtihatların da bu yönde olduğu gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı (eski ünvanı Oyakbank A.Ş) vekiline 10.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK.'nun 433/2 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 25.03.2011 tarihinde verildiği gibi temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcı da yatırılmadığından davalı ING Bank A.Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) vekilinin, katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11209 E. 2012/7365 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
… de mahkemeye başvurulması gerektiği, kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılından bu yana istikrarlı uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «cebri icranın» her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında, öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yolların tüketilmesi ve ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · feri müdahil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «cebri icranın» her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında, öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yolların tüketilmesi ve ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ve aynı zamanda «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11213 E. 2012/3336 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerç …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… , Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11246 E. 2012/7154 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan...hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak...tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaŞti hakkında öncelikle Kıbrıs’ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yollar tüketildikten sonra mahkemeye başvurulmasının gerektiği, tüm yasal yollar tüketilmeden davalı hakkında açılan davanın henüz erken açılmış bir dava olduğu, bu nedenle davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin de değerlendirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü’nün 2008/15.682 sayılı takip dosyası ile takip başlatılmışsa da «cebri icranın» her ülkenin kendi sınırları içerisinde yapılmasının gerektiği, Kıbrıs’ta mukim Yurt Off shore Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11210 E. 2012/7204 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… , Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · havale · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, hesabın «havale» edildiği Off Shore Bankası olan Yurt Security Off Shore Ltd Şti.nin ayrı bir «tüzel kişiliği» olduğu, davacı vekili her ne kadar off-shore hakkında Eskişehir 1.
3)Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8007 E. 2011/8765 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
… de mahkemeye başvurulması gerektiği, kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılından bu yana istikrarlı uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ...hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı Oyakbank A.Ş’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir.
O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11248 E. 2012/7619 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacıların ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerç …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… , Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · tüzel kişilik · havale · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'nin ayrı bir «tüzel kişilik» olarak Kıbrıs'ta bulunduğu, «cebri icranın» her devletin kendi ülke ve sınırları içinde haiz olduğu mutlak yetkilerden olduğu, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan Yurt Security Off Shore hakkında öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yollar tüketildikten sonra alacağın tahsil edilememesi halinde mahkemeye başvurulması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hesabın «havale» edildiği Off Shore Bankası olan Yurt Security Off Shore Ltd.
3- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12583 E. 2011/7811 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
… de mahkemeye başvurulması gerektiği, kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılından bu yana istikrarlı uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · havale · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ... ve Holding hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı Oyakbank A.Ş’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir.
O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8776 E. , 2012/9909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/446-2009/511 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş..vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka'nın Eskişehir Şubesi'ne hesap açmaya giden müvekkilinin, banka çalışanlarının Off Shore Bankası'nın kendi bankaları olduğu paranın tamamıyla banka güvencesi altında olduğu ve daha yüksek gelir sağladığı yönündeki tavsiye ve yönlendirmeleriyle 10/11/1999 tarihinde 8.500 TL’lik “Off Shore” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, müvekkilinin hesabın açılması sırasında bankaya duyduğu güvenle imzalamakta sakınca görmediği evrakların off shore bankaya havale talimatı olduğunu öğrendiğini, yaptığı işlemlerden dolayı 21.12.1999 tarihinde ... tarafından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini, davalı Banka'nın yöneticilerinin İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 ve 2005/100 esas sayılı davalarında mudileri dolandırmaktan dolayı yargılanıp ceza aldıklarını, her ne kadar 11. Hukuk Dairesi benzer davalar sebebiyle verdiği kararlarda "davacının öncelikle Kıbrıs’ta mukim Off Shore Bankası'na başvurmadan davalı banka aleyhine açılan davanın dinlenemeyeceğini" belirtmişse de bu usulü noksanlığın giderilmesi için Yurt Security Off Shore Bank Ltd’nin aleyhine Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/12640 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde borçlunun hiçbir malının olmadığının tespit edilerek hakkında aciz vesikası verildiğini, diğer bazı mağdurların Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde açtıkları alacak davasından verilen 3480/06 sayılı kararın ayni yerde icra takibine konulması sonunda söz konusu bankanın hiçbir mal varlığı bulunmadığından semeresiz kaldığını, davalı Banka'nın müvekkilinin zararından Borçlar Kanunu'nun 55 ve 100.
maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, aslında Off Shore Bankaya havale edilmiş gibi gösterilen paranın davalı Banka nezdinde kaldığını, yaklaşık 9 yıldır parasını alamayan, büyük sıkıntılar yaşayan müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek müvekkilinin 8.500 TL alacağının ve 7.000 TL manevi tazminatın 10.11.1999 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aciz vesikasının müvekkili hakkında hüküm ifade etmediğini, Off Shore Bankası hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili 24/12/2009 tarihli duruşmada, davayı aynı zamanda ... adına da takip ettiklerini belirterek, müdahale istemini içeren dilekçesini ve vekaletnamesini sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kıbrıs'ta mukim olduğu anlaşılan Yurt Security Off Shore Ltd Şti hakkında öncelikle Kıbrıs'ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yollar tüketildikten sonra alacağın tahsil edilememesi halinde mahkemeye başvurulması gerektiği, kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılından bu yana istikrarlı uygulamalarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle yasal yollar tüketilmeden erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı ING Bank A.Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) vekiline 20.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK.'nun 433/2 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 02.06.2010 tarihinde verilmiştir. Aynı Yasa’nın 433/2 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ING Bank A.Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı ING BANK A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, erken açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16537 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061267100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz