Teslimin ikrarı hâlinde geri alma savunmasının ispat yükü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1406 E. 2024/4717 K. · · İlk derece: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Satışa konu emtianın teslimine ilişkin ispat yükü davacıda olmakla birlikte, davalı teslim vakıasını kabul etmişse teslim olgusu ispatlanmış sayılır; bu hâlde malların sonradan haczedildiği veya geri alındığı yönündeki savunmayı ispat yükü davalıya geçer ve ispat yükünün aksi yönde tayini bozmayı gerektirir. Ayrıca, defter ve belge ibrazı için ihtar edilen tarafın bu belgeleri resmi bir merci elinde bulunmaları nedeniyle süresinde ibraz edememesi hâlinde mahkeme, mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırmalı ya da belgeleri ilgili merciden getirterek incelemelidir; salt süresinde ibraz edilmediği gerekçesiyle hüküm kurulamaz.
Ele alınan sorunlar
Teslim vakıasının davalıca kabul edilmesi hâlinde malların geri alındığı savunmasına ilişkin ispat yükünün kime ait olduğu → kabul
İddia: Davacı, dava dilekçesinde gösterdiği ve davanın sübutuna etki edecek delillerin toplanmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, davalının makinelerin kendisine teslim edildiğini ikrar ettiği hâlde makinelerin haczedildiği ve iade alındığı yönündeki savunmasını kesin delillerle ispatlayamadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Satışa konu edilen emtianın teslim edildiğine dair ispat yükü kural olarak davacı üzerindedir. Ancak somut olayda davalı üç makinenin kendisine teslim edildiği vakıasını kabul etmiş; bu makinelerden ikisinin, davacı şirketle organik bağı bulunan başka bir şirketin borçları nedeniyle kendileri nezdindeyken haczedildiğini, diğerinin ise sökülüp geri götürüldüğünü savunmuştur. Bu durumda mal teslimi olgusu ispatlanmış olup, davalının savunmasında geçen geri alınma vakıasının ispat yükü davalı üzerindedir. İspat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Defter ve belgelerin resmi bir merci elinde bulunması nedeniyle verilen süre içinde ibraz edilememesi hâlinde mahkemece yapılması gereken → kabul
İddia: Davacı, satışı kanıtlayacak belgeleri verilen süre içinde sunamamasının haklı bir nedene dayandığını, ticari defterlerinin vergi dairesince incelemede bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kabule göre de, defter ve belge ibrazı için ihtaratta bulunulan tarafın evrakın resmi bir merci elinde bulunması sebebiyle bunları ibraz edememesi hâlinde mahkemece mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da belgelerin ilgili merciden getirtilmek suretiyle incelenmesi gerekir; süresinde belge ibraz edilmediği gerekçesiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Teslim vakıasının ikrarı hâlinde ispat yükünün geri alma savunmasını ileri süren davalıya geçmesi ve resmi merci elinde bulunan belgelerin süresinde ibraz edilememesi hâlinde mahkemenin re'sen araştırma yükümlülüğü bakımından bağlayıcı emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Belge ibrazı için verilen süre: belgelerin resmi bir merci elinde bulunması sebebiyle süresinde ibraz edilememesi hâlinde, salt süresinde ibraz edilmediği gerekçesiyle aleyhe hüküm kurulamaz; mahkemece mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da belgelerin ilgili merciden getirtilmesi gerekir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ ikrar↗ teslim vakıası↗ kesin süre↗ belge ibraz yükümlülüğü↗ mahallinde bilirkişi incelemesi↗ ticari defterler↗ organik bağ↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3534 E. 2015/1629 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · sözleşmeden doğan dava · depo kararı · temerrüt faizi · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak tarafların «kusur» durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği ve ayrıca davaya konu portakalların kalitesi ile «birim fiyatının» ne olduğunun belirlenerek zararın tesbiti gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait depoda muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve birim fiyatının 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.688,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9924 E. 2015/6519 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · sözleşmeden doğan dava · depo kararı · kusur · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak tarafların «kusur» durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği ve ayrıca davaya konu portakalların kalitesi ile «birim fiyatının» ne olduğunun belirlenerek zararın tesbiti gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait depoda muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve birim fiyatının 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 63.713,70 TL’nin «hasar» bedeli ile 12.519,78 TL kasa bedeli olmak üzere toplam 76.233,48 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmişidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7514 E. 2015/9234 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · mahrum kalınan kâr · haksız eylem · kâr mahrumiyeti · depo kararı · hakkaniyet · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ndaki bu çelişki giderilmeksizin malların bozulduğu tarih itibariyle davacının da bu bozulmayı öngörüp öngöremeyeceği değerlendirilip verilecek tazminat miktarından «hakkaniyet indirimi» yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde maliyet bedeli, «mahrum kalınan» kar bedeli ve depolama ücreti için davalıya ödediği kira bedelini talep etmiştir.
Ancak zarar miktarı belirlenirken davalının «haksız eylemi» nedeniyle davacının yapmaktan kurtulduğu «masraflar» zarar miktarından düşülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının piyasadan satın aldığı 82,504 kg portakalı davalının çalıştırdığı soğuk hava deposuna «teslim» ettiği, portakalların muhafazası için davalı tarafından ilaçlama ve mumlama hizmetinin yapıldığı, net 80.000 kg portakalın «depoda» muhafaza edilmeye başlandığı, davacının bu iş için davalıya 22.000,00 TL kira ödediği, dava konusu portakallar için davacının piyasaya 65.000,00 TL tutarında çekle …
1 benzer karar daha
-
Menfi tespit | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6590 E. 2010/12589 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu karardaYani davalının gazetesinde yer alan AKDENİZ ibaresi ile portakal şekli, her iki gazete arasındaki «iltibası» ortadan kaldırmakta, davalıya ait gazeteye «ayırt edicilik» kazandırmaktadır.
Dava, davalının yayınladığı gazetedeki ALANYA ibaresinin davacının yayınladığı gazetedeki ALANYA ibaresi ile «iltibas» oluşturduğu iddiasına dayalı anılan ibarenin davalıya ait gazeteden çıkarılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalıya ait gazetenin anılan ibare ile yayınlanmasında okuyucu üzerinde «iltibas» oluşturacağı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, az önce açıklandığı üzere, taraflara ait gazetelerin isimlerinde yer alan ALANYA ibaresi dışında bir benzerlik bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1406 E. , 2024/4717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1139 Esas, 2023/103 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/550 E., 2020/398 K.
Taraflar arasındaki Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlunun, satılan 3 adet matbaa makinesinin ücretinin ödenmemesi ve iade edilmemesi nedeniyle borçlu aleyhine Bakırköy 15. İcra Dairesinin 2018/17771 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı taraf borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, davalıdan alacaklı olduklarını, satılan makinelerin kurulup çalışır hale gelmesi halinde bedelinin ödeneceğinin kabul edildiğini, ancak makinelerin kurulumu yapılmasına rağmen bedelinin ödenmediği gibi müvekkiline teslim de edilmediğini, davalı iş yerine gidildiğinde makinelerin bulunmadığının görüldüğünü belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Portakal Baskı .. AŞ yetkilisi ...tarafından kurdurulan paravan bir şirket olduğunu, Portakal Baskı'nın borca batık olduğunu,alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla ...tarafından eşi ...'ne Kiraz Medya'nın kurdurulduğunu, kuruluştaki yönetim kurulu başkanının da ...olduğunu,her iki şirket aynı kişi tarafından yönetilmekte olup aralarında organik bağ bulunduğunu, takibe konu 3 adet makinenin Kiraz Medya’ya ait olmayıp Portakal Baskı’ya ait olduğunu, bu hususun TOBB tarafından Portakal Baskı'ya ilişkin olarak düzenlenen kapasite raporu ile de sabit olduğunu, taraflarına teslim edilen tel dikiş makinesi ile giyotin makinesinin Portakal Baskı'ya ait borçlar nedeniyle haczedilerek muhafaza altına alındığını, kırım katlama makinesinin ise davacı şirket yetkilisi ...tarafından sökülerek götürüldüğünü, buna ilişkin iş yeri kamera kayıtlarını sunduklarını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinde borcun sebebinin "satılan 3 adet matbaa makinesinin ücretinin ödenmemesi ve iade edilmemesi nedeniyle 3 adet makina alacağı" olarak belirtildiği, davalı tarafça makinelerin dava dışı Portakal Baskı isimli şirkete ait olduğu, 2 adedinin bu şirketin borçları nedeniyle muhafaza altına alındığı, 3. makineye ise şirket yetkilileri tarafından el konulduğu belirtilerek haciz tutanakları ile Portakal Baskı'ya ait kapasite raporlarının ibraz edildiği, davacı vekiline makinelerin davacıya aidiyeti ile davalıya satışına ilişkin belgelerin ibrazı hususunda kesin süre verilmesine rağmen kesin süre içinde sunulmadığı, ibraz edilen 24.06.2020 tarihli dilekçede makinelerin davalı tarafından kuruluş aşamasında kaçırıldığı, makinelerin hile ve şantajla ele geçirildiğinin belirtildiği, dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, talebin takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacı tarafça makinelerin davacı şirkete aidiyetine ilişkin belgeler ile satışa ilişkin belgelerin sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkiline borçlu olmadığını iddia etmişse de, satılan üç makinenin bedelinin ödenmemesi ve makinelerin iade edilmemesi nedeniyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, satılan makinelerin kurulup çalışır hale gelmesi halinde bedelinin ödeneceğinin kabul edildiğini, ancak makinelerin kurulumu yapılmış olmasına rağmen bedelinin ödenmediği gibi makinelerin müvekkiline teslim de edilmediğini, davalı iş yerine gidildiğinde makinelerin bulunmadığının görüldüğünü, mahkemece ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, makinelerin faturası davalıya kesilmemiş olup makinelerin halen müvekkilinin demirbaşında göründüğünü, makineler çalıştıktan sonra kabul edildiğinde fatura kesileceğini, ancak davalının kuruluş aşamasında makineleri kaçırdığını, makinelerin hile ile ele geçirildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak icra takibi üç adet makinenin satış bedeline dayalı olup,alacağın varlığını ispat yükü üzerinde bulunan davacı, makinelerin davacı şirkete ait olduğunu ve davalıya satışının yapıldığını kanıtlayamamıştır. Bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçemizde göstermiş olduğumuz davanın sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması üzerinde eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, verilen süreler içerisinde satışı kanıtlayacak (fatura vs.) belgeleri sunamama nedenimiz haklı bir nedene dayandığını, müvekkiline ait ticari defterlerin Atışalanı Vergi Dairesince incelemede olduğunu, davalının gerçekleştirdiği fiillerden dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık şikayet dosyası ve savcılık makamınca dinlenen tanıkların dikkate alınmadığını, davalı taraf makinelerin kendisine teslim edildiğini ikrar ettiğini ancak işbu makinelerin birinin haczedilerek muhafaza altına alındığını ve diğer makinelerin ise müvekkil tarafından iade alındığını iddia ettiğini ve söz konusu hususları kesin delillerle ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya satışı yapıldığı ileri sürülen matbaa makinelerinin satış bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalıya satıldığı iddia edilen makinelerin davacı şirkete ait olup olmadığı, davalıya satışının davacı şirket tarafından yapılıp yapılmadığı, buna bağlı olarak davacının makinelerin satış bedelini talep hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, teslim edildiği, iddia edilen 3 adet makine bedeline ilişkin başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine yöneliktir. Satışa konu edilen emtianın teslim edildiğine dair ispat yükü davacı üzerinde bulunmakta ise de, davalı 3 makinenin teslim edildiği vakıasını kabul etmiş ancak davacı şirketle organik bağı bulunan başka bir şirketin borçlarından dolayı kendileri nezdindeyken ikisinin hazcedildiği, diğerinin sökülüp geri götürüldüğünü savunmuştur.
Bu durumda, mal teslim olgusu ispatlanmış olup davalının savunmasında bahsi geçen geri alınması vakıası ispat yükü davalı üzerinde olup, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de, defter ve belge ibrazı için ihtaratta bulunulan tarafın evrakın resmi bir merci elinde bulunması sebebiyle ibraz edilmemesi halinde mahkemece mahalinde bilirkişi incelemesi ya da ilgili merciden belgeleri getirtmek suretiyle incelenmesi gerekirken süresinde belge ibraz edilmemesi gerekçesiyle hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058670100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz