Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16220 E. 2012/7565 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu↗ vekil hamil↗ zayi belgesi↗ vade tarihi↗ takas↗ ciranta↗ zayi↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ vade↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yararlanılan bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin davalı banka nezdinde kaybolduğu, davalı bankanın senet iptali davasını yetkili mahkemede açmayarak senedin tahsilinde gecikme yaşanmasına neden olduğu, davalı bankanın davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 4.000,00 TL’nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takas için bankaya verilen bononun davalı banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının hamili bulunduğu 4.000,00 TL bedelli bononun takas için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından vekil-hamil sıfatıyla zayi belgesi alınması için mahkemeye başvurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının bono bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın bononun kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, hamilin zayi nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun vade tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi gerekir.
Somut olayda, davacı bono borçlularına başvurmaksızın davalı bankadan kaybolan bononun bedelini talep etmektedir. Mahkemece, davacı taraf öncelikle senet borçlusuna ve cirantalarına başvurmadığı halde yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmetmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18254 E. 2014/7640 K.
Ortak:müracaat borçlusu · vekil hamil · zayi belgesi · zayi · hamil · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 4.000,00 TL bedelli «bononun» «takas» için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınması için mahkemeye başvurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi gerekir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» almak için mahkemeye başvurduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «çek» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · keşide tarihi · temerrüt faizi · çek · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafın dava konusu çekin bedelinin tahsili için davalı Bankaya «ibraz» ettiği, Banka'nın ise çeki kaybettiğinden dolayı ödeme tarihinde ödeme yapamadığı, bu hususun davalı tarafında kabulünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 11.000,00 TL' nin 30/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «çek» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Uyuşmazlık, davacının «çek» bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı «çek» borçlularına başvurmaksızın davalı Banka'da kaybolan çekin bedelini talep etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9414 E. 2010/506 K.
Ortak:müracaat borçlusu · vekil hamil · zayi belgesi · vade tarihi · zayi · hamil · uyuşmazlık konusu · bono
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 4.000,00 TL bedelli «bononun» «takas» için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınması için mahkemeye başvurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi gerekir.
Dava, «takas» için bankaya verilen «bononun» davalı banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 15.4.2001 «vade» tarihli, 3.500 Dolar bedelli «bononun» tahsil için davalıya verildikten sonra kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Bu itibarla davalı bankanın sorumluluğundan sözedilebilmesi için «bononun» «vade tarihi» ile «takibin kesinleştiği» tarih arasında bono borçlusunun mal varlığının elinden çıktığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin ispat edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takibin kesinleşmesi · keşideci
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 15.4.2001 «vade» tarihli, 3.500 Dolar bedelli «bononun» tahsil için davalıya verildikten sonra kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla davalı bankanın sorumluluğundan sözedilebilmesi için «bononun» «vade tarihi» ile «takibin kesinleştiği» tarih arasında bono borçlusunun mal varlığının elinden çıktığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin ispat edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5698 E. 2011/17644 K.
Ortak:müracaat borçlusu · vekil hamil · zayi belgesi · vade tarihi · zayi · hamil · uyuşmazlık konusu · bono
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 4.000,00 TL bedelli «bononun» «takas» için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınması için mahkemeye başvurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi gerekir.
Dava, «takas» için bankaya verilen «bononun» davalı banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 5 adet «bononun» tahsil için davalıya verildiği, bunlardan dördünün işlemsiz olarak davacıya iade edildiği, 40.000 USD bedelli bononun ise kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Bu itibarla, «müracaat borçlusu» olduğu da ileri sürülmediğine göre, davalı bankanın sorumluluğundan söz edilebilmesi için «bononun» «vade tarihi» ile «takibin kesinleştiği» tarih arasında bono borçlusunun mal varlığının elinden çıktığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin ispat edilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal davası · takibin kesinleşmesi · aciz vesikası · zayi nedeniyle iptal · keşideci · iptal davası · kâr kaybı · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından 4.000 USD bedelli 3 adet «bono» ile 40.000 USD bedelli bir bononun tahsil amacıyla davalı bankaya tevdi edildiği, 40.000 USD bedelli bononun davalı banka nezdinde kaybolduğu, kaybedilen bonoya ilişkin «zayi nedeniyle iptal davası» açıldığı ve söz konusu bononun iptal edildiği, davacının bono borçlusu aleyhine yaptığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacıya borç ödemeden «aciz vesikası» verildiği, bu aşamadan sonra bono bedelinden kusurlu davranışları ile bononun «kaybına» yol açan davalı bankanın sorumlu bulunduğu, ayrıca davacının alacağının tahsili için yaptığı «masrafların» da davalıdan istenebileceği, manevi tazminat istemi yönünden yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.000 USD'nin ve 4.249,48 TL'nin fa …
Taraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 5 adet «bononun» tahsil için davalıya verildiği, bunlardan dördünün işlemsiz olarak davacıya iade edildiği, 40.000 USD bedelli bononun ise kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu itibarla, «müracaat borçlusu» olduğu da ileri sürülmediğine göre, davalı bankanın sorumluluğundan söz edilebilmesi için «bononun» «vade tarihi» ile «takibin kesinleştiği» tarih arasında bono borçlusunun mal varlığının elinden çıktığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin ispat edilmesi gerekir.
Davalı tarafından bonoların tahsili amacıyla davacıdan alınan avans ile birlikte davalının «kusuru» nedeniyle davacı tarafından davalıya gönderilen «ihtarname» «masraflarının» davalıdan tahsili yerinde olmuş ise de, söz konusu ihtarnamelerin vekil aracılığıyla gönderildiğinden bahisle ayrıca «vekalet ücretinin» de hüküm altına alınması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2811 E. 2012/11713 K.
Ortak:takas · zayi
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 4.000,00 TL bedelli «bononun» «takas» için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınması için mahkemeye başvurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava, «takas» için bankaya verilen «bononun» davalı banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, elektronik ortamda «ibraz» edilmiş olması nedeniyle çekin kaybolmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, çekin elektronik ortamda Takas Merkezine ibraz edildikten sonra fiziken kaybedilmiş olması «zayi» «iptal davası» açılmasına ve görülmesine engel teşkil etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · iptal davası · çek · ibraz · teminat · teslim
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili banka şubesine «teminat» olarak «teslim» edilen çekin elektronik ortamda Takas Merkezine «ibraz» edildikten sonra kaybedildiğinden iptaline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, elektronik ortamda «ibraz» edilmiş olması nedeniyle çekin kaybolmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, çekin elektronik ortamda Takas Merkezine ibraz edildikten sonra fiziken kaybedilmiş olması «zayi» «iptal davası» açılmasına ve görülmesine engel teşkil etmez.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, dava konusu çekin Şekerbank tarafından Türkiye Garanti Bankası Takas Merkezi’ne «ibraz» edilmiş olması nedeniyle kaybolmadığı ve ilgili olmayan 3. kişilerin eline geçmediği kanaatine varılarak kabul için gerekli şartlar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16220 E. , 2012/7565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.10.2010 tarih ve 2009/1334-2010/1107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin alacaklı olduğu 4.000,00 TL bedelli senedi takas için davalı bankaya verdiğini, ancak senedin davalı tarafça kaybedildiğini, davalı bankanın senedin zayi olduğu iddiasıyla mahkemeye başvurduğunu, ancak davanın henüz sonuçlanmadığını, davalının vekalet görevini gereği gibi yerine getirmediği gerekçesiyle senet bedelinin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline karşı dava açılabilmesi için öncelikle senet borçlularına başvurulması gerektiğini, bir sonuç alınamazsa müvekkiline dava açılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yararlanılan bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin davalı banka nezdinde kaybolduğu, davalı bankanın senet iptali davasını yetkili mahkemede açmayarak senedin tahsilinde gecikme yaşanmasına neden olduğu, davalı bankanın davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 4.000,00 TL’nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takas için bankaya verilen bononun davalı banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının hamili bulunduğu 4.000,00 TL bedelli bononun takas için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından vekil-hamil sıfatıyla zayi belgesi alınması için mahkemeye başvurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının bono bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın bononun kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, hamilin zayi nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun vade tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi gerekir.
Somut olayda, davacı bono borçlularına başvurmaksızın davalı bankadan kaybolan bononun bedelini talep etmektedir. Mahkemece, davacı taraf öncelikle senet borçlusuna ve cirantalarına başvurmadığı halde yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmetmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058515500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz