Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18254 E. 2014/7640 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müracaat borçlusu↗ vekil hamil↗ ticari temerrüt faizi↗ zayi belgesi↗ keşide tarihi↗ zayi↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ temerrüt faizi↗ çek↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafın dava konusu çekin bedelinin tahsili için davalı Bankaya ibraz ettiği, Banka'nın ise çeki kaybettiğinden dolayı ödeme tarihinde ödeme yapamadığı, bu hususun davalı tarafında kabulünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 11.000,00 TL' nin 30/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil için bankaya verilen çekin davalı Banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının hamili bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından vekil-hamil sıfatıyla zayi belgesi almak için mahkemeye başvurduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının çek bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, hamilin zayi nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek çek borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin keşide tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Somut olayda, davacı çek borçlularına başvurmaksızın davalı Banka'da kaybolan çekin bedelini talep etmektedir. Mahkemece, davalının eylemi nedeniyle bir zarar meydana gelip gelmediği incelenmeksizin davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9414 E. 2010/506 K.
Ortak:müracaat borçlusu · vekil hamil · zayi belgesi · zayi · hamil · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» almak için mahkemeye başvurduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «çek» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 15.4.2001 «vade» tarihli, 3.500 Dolar bedelli «bononun» tahsil için davalıya verildikten sonra kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takibin kesinleşmesi · vade tarihi · keşideci · bono · vade
Benzer bu karardaBu itibarla davalı bankanın sorumluluğundan sözedilebilmesi için «bononun» «vade tarihi» ile «takibin kesinleştiği» tarih arasında bono borçlusunun mal varlığının elinden çıktığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin ispat edilmesi gerekir.
Taraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 15.4.2001 «vade» tarihli, 3.500 Dolar bedelli «bononun» tahsil için davalıya verildikten sonra kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Oysa, mahkemece bu hususlar nazara alınmadan ve «vade tarihi» itibariyle «bono» borçlusunun ödeme gücünün varlığı araştırılmadan yazılı şekilde davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16220 E. 2012/7565 K.
Ortak:müracaat borçlusu · vekil hamil · zayi belgesi · zayi · hamil · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» almak için mahkemeye başvurduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «çek» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 4.000,00 TL bedelli «bononun» «takas» için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınması için mahkemeye başvurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · takas · ciranta · bono · vade · avans faizi
Benzer bu karardaVekil konumunda olan davalı Banka'nın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamaması veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi gerekir.
Dava, «takas» için bankaya verilen «bononun» davalı banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 4.000,00 TL bedelli «bononun» «takas» için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınması için mahkemeye başvurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yararlanılan bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin davalı banka nezdinde kaybolduğu, davalı bankanın senet iptali davasını yetkili mahkemede açmayarak senedin tahsilinde gecikme yaşanmasına neden olduğu, davalı bankanın davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 4.000,00 TL’nın «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18048 E. 2015/3486 K.
Ortak:müracaat borçlusu · keşide tarihi · zayi · hamil · çek
İncelediğiniz karardaVekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «çek» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Taraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» almak için mahkemeye başvurduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Uyuşmazlık, davacının «çek» bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaVekil konumunda olan davalı bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi için, «hamilin» «zayi» nedeniyle kambiyo senedinden kaynaklanan alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «kambiyo senedi» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kendisine «teslim» edilen «çek» ve senetleri, tahsil edememesi halinde kendisine teslim eden kişiye ya da bu konularda «temsil» «yetkisini» verdiği şahsa iade etmesinin gerektiği, somut olayda davacı gerçek kişi tarafından davalı bankaya teslim edilen kıymetli evraktan bir kısmının davacı şirket çalışanlarına iade edildiği ancak bu kişilerin temsilci olduklarına dair davalı bankanın yazılı bir onay veya talimat belgesi sunamadığı, bu haliyle bankanın işlemlerinde özensiz davrandığı, bir kısım çek ve senetlerin ise iade edilmeyip bankada tutularak takip ve tahsil açısından «yetkili hamil» davacının tahsil imkanının ortadan kaldırdığı, bu nedenlerle oluşan zarardan davalının sorumlu bulunduğu her ne kadar davacıların birlikte dava açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığını savunulmuş ise de davacı ... kredi ilişkisinde müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğu, davalı bankaya olan ödemeleri kendi şahsi hesabından yaptığı, usulsüzlükler nedeniyle uğranılan zarardan davacı şirketin de etkilendiği, dolayısıyla davacı …
Somut olayda, davacı tarafın «müracaat borçlularına» başvurup başvurmadığı ve başvurmuşsa akıbetinin ne olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · müteselsil kefil · kambiyo senedi · kefil · hukuki yarar · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kendisine «teslim» edilen «çek» ve senetleri, tahsil edememesi halinde kendisine teslim eden kişiye ya da bu konularda «temsil» «yetkisini» verdiği şahsa iade etmesinin gerektiği, somut olayda davacı gerçek kişi tarafından davalı bankaya teslim edilen kıymetli evraktan bir kısmının davacı şirket çalışanlarına iade edildiği ancak bu kişilerin temsilci olduklarına dair davalı bankanın yazılı bir onay veya talimat belgesi sunamadığı, bu haliyle bankanın işlemlerinde özensiz davrandığı, bir kısım çek ve senetlerin ise iade edilmeyip bankada tutularak takip ve tahsil açısından «yetkili hamil» davacının tahsil imkanının ortadan kaldırdığı, bu nedenlerle oluşan zarardan davalının sorumlu bulunduğu her ne kadar davacıların birlikte dava açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığını savunulmuş ise de davacı ... kredi ilişkisinde müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğu, davalı bankaya olan ödemeleri kendi şahsi hesabından yaptığı, usulsüzlükler nedeniyle uğranılan zarardan davacı şirketin de etkilendiği, dolayısıyla davacı …
1-Dava, tahsil için bankaya verilen kambiyo senetlerinin bir kısmının tahsil edilmeksizin «yetkisiz» kişilere usulsüz olarak iade edildiği, bir kısmının ise iade edilmediği gibi tahsili için de herhangi bir girişimde bulunulmadığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın sorumluluğuna gidilebilmesi için, «hamilin» «zayi» nedeniyle kambiyo senedinden kaynaklanan alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «kambiyo senedi» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalının eylemleri nedeniyle bir zarar meydana gelip gelmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuç neticesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5698 E. 2011/17644 K.
Ortak:müracaat borçlusu · vekil hamil · zayi belgesi · zayi · hamil · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» almak için mahkemeye başvurduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek «çek» borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin «keşide tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 5 adet «bononun» tahsil için davalıya verildiği, bunlardan dördünün işlemsiz olarak davacıya iade edildiği, 40.000 USD bedelli bononun ise kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından 4.000 USD bedelli 3 adet «bono» ile 40.000 USD bedelli bir bononun tahsil amacıyla davalı bankaya tevdi edildiği, 40.000 USD bedelli bononun davalı banka nezdinde kaybolduğu, kaybedilen bonoya ilişkin «zayi nedeniyle iptal davası» açıldığı ve söz konusu bononun iptal edildiği, davacının bono borçlusu aleyhine yaptığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacıya borç ödemeden «aciz vesikası» verildiği, bu aşamadan sonra bono bedelinden kusurlu davranışları ile bononun «kaybına» yol açan davalı bankanın sorumlu bulunduğu, ayrıca davacının alacağının tahsili için yaptığı «masrafların» da davalıdan istenebileceği, manevi tazminat istemi yönünden yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.000 USD'nin ve 4.249,48 TL'nin fa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal davası · takibin kesinleşmesi · aciz vesikası · zayi nedeniyle iptal · vade tarihi · keşideci · iptal davası · bono
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından 4.000 USD bedelli 3 adet «bono» ile 40.000 USD bedelli bir bononun tahsil amacıyla davalı bankaya tevdi edildiği, 40.000 USD bedelli bononun davalı banka nezdinde kaybolduğu, kaybedilen bonoya ilişkin «zayi nedeniyle iptal davası» açıldığı ve söz konusu bononun iptal edildiği, davacının bono borçlusu aleyhine yaptığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacıya borç ödemeden «aciz vesikası» verildiği, bu aşamadan sonra bono bedelinden kusurlu davranışları ile bononun «kaybına» yol açan davalı bankanın sorumlu bulunduğu, ayrıca davacının alacağının tahsili için yaptığı «masrafların» da davalıdan istenebileceği, manevi tazminat istemi yönünden yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.000 USD'nin ve 4.249,48 TL'nin fa …
Bu itibarla, «müracaat borçlusu» olduğu da ileri sürülmediğine göre, davalı bankanın sorumluluğundan söz edilebilmesi için «bononun» «vade tarihi» ile «takibin kesinleştiği» tarih arasında bono borçlusunun mal varlığının elinden çıktığının ve bu nedenle bononun tahsil edilemediğinin ispat edilmesi gerekir.
Taraflar arasında, davacının «hamili» bulunduğu 5 adet «bononun» tahsil için davalıya verildiği, bunlardan dördünün işlemsiz olarak davacıya iade edildiği, 40.000 USD bedelli bononun ise kaybolduğu, davalı banka tarafından «vekil-hamil» sıfatıyla «zayi belgesi» alınarak davacıya verildiği ve davacı tarafından bu zayi belgesine dayalı olarak «keşideci» hakkında başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığı ve aciz belgesi alındığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Vekil konumunda olan davalı bankanın «bononun» kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, «hamilin» «zayi» nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlıkları olduğu halde gerek bono borçlusu ve gerekse diğer «müracaat borçlularından» alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde bononun «vade tarihi» ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18254 E. , 2014/7640 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ IĞDIR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/10/2013
NUMARASI 2013/431-2013/830
Taraflar arasında görülen davada Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2013 tarih ve 2013/431-2013/830 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ciro edilen G.Bankası A.Ş'nin .. nolu 30/06/2013 tarihli çekini, 04/06/2013 tarihinde A.Iğdır Şubesi'ne teslim ettiğini ve ödemeyi almak üzere çek üzerindeki yazılı tarihi beklemeye başladığını, çek üzerindeki tarih olan 30/06/2013 tarihi gelince davalı Banka tarafından müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, taraflarınca yapılan araştırmada çekin banka şubesince kaybedildiğini öğrendiklerini, davalı Banka'nın dava konusu çekin zayi olduğuna dair dava açtığını, bu davanın yargılamasının halen devam ettiğini, müvekkiline ait çekin ciro edilerek kendisine devredilmesine rağmen ödeme gününde çek bedelini ödemeyen davalı Banka'nın başka bir merasime gerek kalmadan temerrüde düştüğünden bahisle;
davalı Banka'ya teslim edilen dava konusu çekin kaybedilerek müvekkilinin zarara uğraması nedeni ile çek bedeli olan 11.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 30/06/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çek keşidesi aleyhine tüm kanun yollarını bitirmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafın dava konusu çekin bedelinin tahsili için davalı Bankaya ibraz ettiği, Banka'nın ise çeki kaybettiğinden dolayı ödeme tarihinde ödeme yapamadığı, bu hususun davalı tarafında kabulünde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 11.000,00 TL' nin 30/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil için bankaya verilen çekin davalı Banka tarafından kaybedilmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının hamili bulunduğu 11.000,00 TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu, davalı Banka tarafından vekil-hamil sıfatıyla zayi belgesi almak için mahkemeye başvurduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının çek bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Vekil konumunda olan davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, hamilin zayi nedeniyle alacağını ispatlayamamasından dolayı mal varlığı olduğu halde gerek çek borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi veya ispat zorluğu çekilmediği halde çekin keşide tarihi ile icra takip tarihi arasında borçluların mallarını ellerinden çıkarması nedeniyle alacağı tahsil edememesi gerekir.
Somut olayda, davacı çek borçlularına başvurmaksızın davalı Banka'da kaybolan çekin bedelini talep etmektedir. Mahkemece, davalının eylemi nedeniyle bir zarar meydana gelip gelmediği incelenmeksizin davalının sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101806900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz