Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16413 E. 2012/6552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sıfatı↗ yetki belgesi↗ cmr konvansiyonu↗ cmr↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ yetki↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu malın çalındığı araçların her ikisinin de davalıya ait olduğu, davalı şirketin taşıma yapan araçların maliki olması nedeni ile hasardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından araçların ...’a satıldığı iddia edilmiş ise de bu konuda hiçbir belge sunulamadığından bu iddianın ispat edilemediği, ayrıca araçlarla ilgili uluslar arası taşıma yetki belgelerinin de davalı şirket adına olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin 112.217,59 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Ancak, uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taşımanın yapılacağı güzergah dikkate alındığında dava konusu taşıma, uluslararası niteliktedir. Karayolu ile milletlerarası taşımacılıkta yeknesak bir düzenleme oluşturmak amacıyla düzenlenen “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi’ne (CMR) Türkiye de 14.12.1993 gün ve 21788 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 3939 Sayılı Yasa ile katılmayı kabul etmiştir. CMR’nin kapsamını belirleyen 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve teslim için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. Anılan sözleşme, Anayasamızın 90. maddesi uyarınca milli hukukumuzun bir parçası haline gelmiş durumdadır. Yargıç, HUMK.nun 76. maddesi uyarınca CMR hükümlerini kendiliğinden öncelikle uygulamak zorundadır. Bu sözleşmede taşıyıcı sıfatı, tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası taşıma sözleşmesinin tarafı olduğu iddia edilen taşıyıcı aleyhine açılmıştır. CMR hükümlerine tabi taşımalarda da taşıyan, teslim aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir. O halde, uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümleneceği dikkate alınıp, iddia ve savunma kapsamında aralarında uluslararası taşıma hukukunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken CMR hükümlerine göre değerlendirme yapmayarak tazminat miktarını belirleyen bilirkişi heyeti raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17448 E. 2015/2517 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · teslim
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyan», «teslim» aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir.
Benzer bu karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcılar» aleyhine açılmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyan», «teslim» aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · temerrüt
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne; 48.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4023 E. 2015/11051 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
CMR’nin kapsamını belirleyen 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve «teslim» için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
Benzer bu karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, «taşıyıcının» taşımadan dolayı meydana gelen kayıp ve «hasarın» kendi kusurundan doğmadığını ispatlayamadığı ayrıca TTK'nın 782 ve 784. maddeleri uyarınca yardımcılarının ve «ara» taşıyıcıların kusurlarından da sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
CMR’nin kapsamını belirleyen 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve «teslim» için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · ara karar · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, «taşıyıcının» taşımadan dolayı meydana gelen kayıp ve «hasarın» kendi kusurundan doğmadığını ispatlayamadığı ayrıca TTK'nın 782 ve 784. maddeleri uyarınca yardımcılarının ve «ara» taşıyıcıların kusurlarından da sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7504 E. 2012/13690 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · teslim · Sigorta
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyan», «teslim» aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir.
Benzer bu karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcılar» aleyhine açılmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyan», «teslim» aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:abonman sigorta poliçesi · trafik kazası · rücuen tazminat · reeskont faizi · açılmamış sayılma · yenileme · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2) Ancak, uyuşmazlık, taşımacılık sorumluluk «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Şti aleyhine açılan davanın takip edilmediği ve yasal sürede «yenilenmediği» gerekçesiyle, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 5.110,00 TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı Özger Pazarlama Ltd.
Şti’ne ait akaryakıtın «trafik kazası» sonucunda zarar gördüğü, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nın tam kusurlu olduğu, davalı Özger Ltd.
Şti aleyhine açılan davanın HUMK.un 409 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7267 E. 2011/128 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · teslim
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyan», «teslim» aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir.
Benzer bu karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda da «taşıyan», «teslim» aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · hasar
Benzer bu kararda… nması konusunda davalıyla anlaştığı, davalının Almanya’dan İstanbul’a taşımayı iki araçla yaptığı, İstanbul’dan Tarsus’a ise tek araçla gerçekleştirdiği, bu nedenle «hasarın» oluştuğu, arızanın giderilmesi için 10 günlük süre gerektiği, «kazanç kaybının» da olduğu, zararın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.125.00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davacının Almanya’dan satın aldığı makinelerin bu ülkeden Tarsus İlçesi’ndeki fabrikasına taşınması konusunda davalı ile sözleşme imzaladığı, iki ayrı araç yerine tek araçla taşımanın gerçekleştirildiği, bu nedenle hasarlı «teslim» yapıldığı ve zararın doğduğu iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2121 E. 2013/18561 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, davalı «taşıyıcının sorumluluğu» ve sınırları noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Davalının sorumluluğu ile sorumluluğunun kapsamının ve davaya konu «hasar» miktarının da CMR hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiği kabul edilerek CMR hükümlerinin tartışılması ve konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Davaya konu «hasara» sebep olan kaza uluslararası karayolu taşıması esnasında meydana gelmiş olup taşımanın yapıldığı güzergâh dikkate alındığında, uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemekle dava inkar edilmiş sayılmakla birlikte, davalı tarafından taşıması yapılan emtianın, «hasar» gördüğü sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16774 E. 2015/1999 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, davacı «taşıyıcının sorumluluğu» ve sınırları noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · taşıyıcının sorumluluğu · navlun · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «navlun bedelinin» tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının sorumluluğu ile sorumluluğunun kapsamının ve davaya konu «hasar» miktarının da CMR hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiği kabul edilerek CMR hükümlerinin tartışılması ve taşıma uzmanı ile dava konusu emtianın hasarından anlayan bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Uyuşmazlık, davacı «taşıyıcının sorumluluğu» ve sınırları noktasında toplanmaktadır.
-
Taşıyıcının sınırlı sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1995 E. 2023/2718 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaCMR’nin kapsamını belirleyen 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve «teslim» için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.
Bu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
Benzer bu karardaDavacı tarafından taşıması yapılan emtianın alıcısına hasarlı «teslim» edildiği hususunda da bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
CMR'nin 23. maddesinde azami sorumluluk miktarı gösterilerek «taşıyıcının sınırlı sorumlu» olduğu esası getirilmiştir.
Dava konusu poliçede «taşıyıcının sorumluluğunu» kaldıran özel bir durum gösterilmemiş, bu nedenle zarara neden olan kazanın oluş şekli itibariyle taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenin bulunup bulunmadığı CMR hükümleri çerçevesinde incelenerek sorumluluğu ortadan kaldıran nedenin bulunmaması halinde yükün «ziyaı» nedeniyle «sınırlı sorumluluk» limitinin belirlenerek, ödenecek olan tazminat bedelinin bu limit değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik değerlendirme ile karar verilmesi doğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · rücuen tazmin · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · ziya · hasar
Benzer bu karardaDava konusu poliçede «taşıyıcının sorumluluğunu» kaldıran özel bir durum gösterilmemiş, bu nedenle zarara neden olan kazanın oluş şekli itibariyle taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenin bulunup bulunmadığı CMR hükümleri çerçevesinde incelenerek sorumluluğu ortadan kaldıran nedenin bulunmaması halinde yükün «ziyaı» nedeniyle «sınırlı sorumluluk» limitinin belirlenerek, ödenecek olan tazminat bedelinin bu limit değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik değerlendirme ile karar verilmesi doğ …
Dava, uluslararası kara taşıması ile taşınan emtianın «hasara» uğraması nedeniyle ödenen tazminat bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
CMR'nin 23. maddesinde azami sorumluluk miktarı gösterilerek «taşıyıcının sınırlı sorumlu» olduğu esası getirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının taşıdığı yükte oluşan «hasar» sebebiyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1084 E. 2016/9282 K.
Ortak:taşıyıcı sıfatı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası «taşıma sözleşmesinin» tarafı olduğu iddia edilen «taşıyıcı» aleyhine açılmıştır.
2 - Ancak, uyuşmazlık, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Benzer bu karardaBu sözleşmede «taşıyıcı sıfatı», tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Şti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, «fiili taşıyıcının» ise diğer davalı ...
Şti. ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» uyarınca «navlun bedeli» olan 7500 USD nin %50 sinin peşin %50 sinin «teslim» mukabilinde ödenecek olmasına istinaden bilirkişi raporuyla «defter» kayıtlarından anlaşıldığı ve «ibraz» edilen «havale» dekontuyla ispatlanan 3750 USD navlun ücretinin ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · fiili taşıyıcı · navlun alacağı · navlun bedeli · alt taşıyıcı · yoklukla malul karar · yokluk · navlun
Benzer bu karardaAsıl dava, taşımaya konu emtia üzerine konulan «hapis hakkının» «yoklukla malul» olduğunun tespiti, davacı tarafından «depo» edilen nakit «teminatın» davacıya iadesi ile iade tarihine kadar geçen süre için «avans faizine» hükmedilmesi istemine, karşı dava ise «navlun bedeli» ile yükleme ve antrepoda muhafazaya yönelik «masrafların» asıl davada davacı-karşı davada davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Şti'den olan «navlun alacağının» «muaccel» olmaması hususları nazara alındığında asıl davada davalı- karşı davada davacıların «hapis hakkını» kullanmalarının koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Şti. ile yaptığı «taşıma sözleşmesi» uyarınca «navlun bedeli» olan 7500 USD nin %50 sinin peşin %50 sinin «teslim» mukabilinde ödenecek olmasına istinaden bilirkişi raporuyla «defter» kayıtlarından anlaşıldığı ve «ibraz» edilen «havale» dekontuyla ispatlanan 3750 USD navlun ücretinin ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davacı-karşı davalının mahkeme veznesine «depo» ettiği 3.268,00 TL'nin davalı/karşı davacılara verilmesine, bu bedel 3.268,00 TL için 23/02/2010 karşı dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizinin» de davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalılar/karşı davacılara verilmesine, antrepo bedelinden davacı tarafından depo edilmeyen fazla kısım olan 155,00 TL'nin 23/02/2010 karşı dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalılar/karşı davacılara ödenmesine, 7.000,00 USD (Amerikan Doları) «navlun» ücretinin 23/02/2010 karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının Amerikan Doları döviz cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile fiili ödeme günündeki T.C Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davacı/karşı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16413 E. , 2012/6552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2010 tarih ve 2009/71-2010/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan bakır elektrik kablolarının .....’ın sürücüsü olduğu araç ile Irak’a götürülmek üzere Çorlu'daki Vatan Kablo A.Ş. fabrikasından yüklendiğini, Mersin’deki gümrük işlemlerinin ardından aracın Osmaniye’de boş ve terk edilmiş olarak bulunduğunu, olay nedeniyle sigortalıya 112.217, 59 TL hasar tazminatı ödendiğini, davalı şirketin hasardan sorumlu olduğunu, bu nedenle davalı hakkında başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalı hakkındaki icra takibinin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bakır elektrik kablolarının taşındığı çekici ve dorsenin müvekkili adına kayıtlı olsa da söz konusu araçların yaklaşık iki yıl önce .... isimli kişiye satıldığını ve müvekkili ile sürücü arasında istihdam ilişkisi bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu malın çalındığı araçların her ikisinin de davalıya ait olduğu, davalı şirketin taşıma yapan araçların maliki olması nedeni ile hasardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından araçların ...’a satıldığı iddia edilmiş ise de bu konuda hiçbir belge sunulamadığından bu iddianın ispat edilemediği, ayrıca araçlarla ilgili uluslar arası taşıma yetki belgelerinin de davalı şirket adına olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin 112.217,59 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Ancak, uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taşımanın yapılacağı güzergah dikkate alındığında dava konusu taşıma, uluslararası niteliktedir. Karayolu ile milletlerarası taşımacılıkta yeknesak bir düzenleme oluşturmak amacıyla düzenlenen “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi’ne (CMR) Türkiye de 14.12.1993 gün ve 21788 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 3939 Sayılı Yasa ile katılmayı kabul etmiştir. CMR’nin kapsamını belirleyen 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve teslim için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır.
Anılan sözleşme, Anayasamızın 90. maddesi uyarınca milli hukukumuzun bir parçası haline gelmiş durumdadır. Yargıç, HUMK.nun 76. maddesi uyarınca CMR hükümlerini kendiliğinden öncelikle uygulamak zorundadır. Bu sözleşmede taşıyıcı sıfatı, tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur.
Somut olayda dava doğrudan uluslararası taşıma sözleşmesinin tarafı olduğu iddia edilen taşıyıcı aleyhine açılmıştır. CMR hükümlerine tabi taşımalarda da taşıyan, teslim aldığı gönderiyi tam ve sağlam bir şekilde alıcısına teslimle mükelleftir. O halde, uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümleneceği dikkate alınıp, iddia ve savunma kapsamında aralarında uluslararası taşıma hukukunda uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken CMR hükümlerine göre değerlendirme yapmayarak tazminat miktarını belirleyen bilirkişi heyeti raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056911500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz