6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14777 E. 2012/5260 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme dilekçesi usulüne uygun tebligat tebligat kanunu m.35 işlemden kaldırma usulüne uygun tebliğ davanın açılmamış sayılması cy/cy şerhi açılmamış sayılma yenileme tebligat dava sebebi

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 409

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 16.04.2009 ve 22.12.2009 tarihli duruşmalarda davayı takip etmeyerek dosyanın HUMK m.409 gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yine davacı vekilinin 15.04.2010 tarihli duruşmaya gelmediği, davayı takip etmediği, dosyanın 3. defa işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi üzerine belirlenen duruşma gününün davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ve aynı madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17 maddesi ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddelerinde belirli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatı icra edenlere yapılacak tebligatların, önce muhatap şahsın aranıp varsa ona tebliğ edilmesi, bu şahıs bulunmadığı taktirde, aynı yerde daimi memur veya müstahdemlerinden biri bulunarak ona yapılması hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 23. maddesi hükmüne göre de, memur ve müstahdeme yapılan tebligatın muhatabın kendisine yapılamamasının nedeni ve tebligat yapılan kimsenin kimliğinin tebliğ mazbatasında açıkça belirtilmesi öngörülmüştür.

Somut olayda, yenileme dilekçesi üzerine 15.04.2010 tarihli duruşma gününe ilişkin tebligatın davacı vekiline, daimi çalıştığını beyan eden evrağı almaya reşit ve ehil işçisi Cansun Ceyran'a tebliğ edildiği yazılmak suretiyle yapıldığı ancak, muhatabın kendisine tebligat yapılamaması sebebinin şerh düşülmediği, muhatabın adreste aranıp da bulunamadığının belirtilmediği, tebligatın bu şekli ile usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. O halde, davacıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı kabul edilerek tebliğ edilen duruşma gününde dava takip edilmediğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11746 E. 2011/4277 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13841 E. 2012/4329 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Marka Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1503 E. 2015/6189 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16617 E. 2014/14172 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3489 E. 2019/5773 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Müstahsil makbuzu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4830 E. 2011/15704 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14777 E.  ,  2012/5260 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2010 tarih ve 2009/63-2010/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde tüm ev sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dairede 31.01.2008 tarihinde davalının dairesinde çıkan yangın sebebiyle meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini, 12.144,56 TL alacağın rucuen tahsili için icra takibi başlatılmış ise de, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yangının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini, %40'dan az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 16.04.2009 ve 22.12.2009 tarihli duruşmalarda davayı takip etmeyerek dosyanın HUMK m.409 gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yine davacı vekilinin 15.04.2010 tarihli duruşmaya gelmediği, davayı takip etmediği, dosyanın 3. defa işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Uyuşmazlık, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi üzerine belirlenen duruşma gününün davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ve aynı madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17 maddesi ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddelerinde belirli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatı icra edenlere yapılacak tebligatların, önce muhatap şahsın aranıp varsa ona tebliğ edilmesi, bu şahıs bulunmadığı taktirde, aynı yerde daimi memur veya müstahdemlerinden biri bulunarak ona yapılması hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 23. maddesi hükmüne göre de, memur ve müstahdeme yapılan tebligatın muhatabın kendisine yapılamamasının nedeni ve tebligat yapılan kimsenin kimliğinin tebliğ mazbatasında açıkça belirtilmesi öngörülmüştür.

Somut olayda, yenileme dilekçesi üzerine 15.04.2010 tarihli duruşma gününe ilişkin tebligatın davacı vekiline, daimi çalıştığını beyan eden evrağı almaya reşit ve ehil işçisi Cansun Ceyran'a tebliğ edildiği yazılmak suretiyle yapıldığı ancak, muhatabın kendisine tebligat yapılamaması sebebinin şerh düşülmediği, muhatabın adreste aranıp da bulunamadığının belirtilmediği, tebligatın bu şekli ile usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. O halde, davacıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı kabul edilerek tebliğ edilen duruşma gününde dava takip edilmediğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056181600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.