Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11746 E. 2011/4277 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tebliğ↗ mazeret↗ takipsizlik kararı↗ tebligat kanunu m.35↗ bozma sonrası karar↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ maddi ve manevi tazminat↗ tebligat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, mazeret bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Somut olayda bozma sonrası duruşma günü davacı vekiline “Birlikte sakin muhatabın tebellüğe ehil işçisi ...’e tebliğ olundu” şeklinde tebligat parçasına meşruhat düşülmek suretiyle tebliğ edilmiş ise de, Tebligat Kanunu'nun 17 nci maddesine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlere yapılacak tebliğlerde önce muhatabın aranılması, onun bulunmaması halinde aynı yerde daimi memur veya müstahdemlerinden birisine tebligat yapılması gereklidir. Tebligat parçasında bu hususta bir açıklık bulunmamaktadır. Bu haliyle davacı vekiline yapılan tebliğ usulüne uygun değildir. Mahkemece, taraflara usulünce tebligat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usulsüz tebliğe dayanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13021 E. 2012/19753 K.
Ortak:mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, «mazeret» bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflara usulünce «tebligat» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «usulsüz tebliğe» dayanarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, mahkemece 20.09.2007 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olup, «yenilenmiş» olan davanın 09.10.2008 tarihli oturumunda «mazeret» bildiriminin kabul edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… osya kapsamı uyarınca davacı veya vekilinin herhangi bir özür bildirmeden 20.09.2007 tarihli duruşmaya bizzat katılmadıkları gibi kendilerini başka bir vekil ile de «temsil» ettirmedikleri, «dosyanın işlemden kaldırıldığı», yine davacı veya vekilinin geçerli bir «mazereti» olmaksızın 09.10.2008 tarihli duruşmaya bizzat katılmadığı gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gerekçesiyle HUMK.’nun 409 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 409. madde uyarınca bir kez «takipsiz» bırakıldıktan sonra «yenilenmiş» olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · temsil
Benzer bu kararda… osya kapsamı uyarınca davacı veya vekilinin herhangi bir özür bildirmeden 20.09.2007 tarihli duruşmaya bizzat katılmadıkları gibi kendilerini başka bir vekil ile de «temsil» ettirmedikleri, «dosyanın işlemden kaldırıldığı», yine davacı veya vekilinin geçerli bir «mazereti» olmaksızın 09.10.2008 tarihli duruşmaya bizzat katılmadığı gibi kendilerini başka bir vekil ile de temsil ettirmedikleri gerekçesiyle HUMK.’nun 409 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece 20.09.2007 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olup, «yenilenmiş» olan davanın 09.10.2008 tarihli oturumunda «mazeret» bildiriminin kabul edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14777 E. 2012/5260 K.
Ortak:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, «mazeret» bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflara usulünce «tebligat» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «usulsüz tebliğe» dayanarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 409. maddesi uyarınca «işlemden kaldırılan» dosyanın «yenilenmesi» üzerine belirlenen duruşma gününün davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ve aynı madde kapsamında «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 16.04.2009 ve 22.12.2009 tarihli duruşmalarda davayı takip etmeyerek dosyanın HUMK m.409 gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, yine davacı vekilinin 15.04.2010 tarihli duruşmaya gelmediği, davayı takip etmediği, dosyanın 3. defa işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
O halde, davacıya usulüne uygun olarak «tebligat» yapıldığı kabul edilerek tebliğ edilen duruşma gününde dava takip edilmediğinden bahisle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · cy/cy şerhi · dava sebebi
Benzer bu karardaSomut olayda, «yenileme dilekçesi» üzerine 15.04.2010 tarihli duruşma gününe ilişkin «tebligatın» davacı vekiline, daimi çalıştığını beyan eden evrağı almaya reşit ve ehil işçisi Cansun Ceyran'a tebliğ edildiği yazılmak suretiyle yapıldığı ancak, muhatabın kendisine tebligat yapılamaması «sebebinin» «şerh» düşülmediği, muhatabın adreste aranıp da bulunamadığının belirtilmediği, tebligatın bu şekli ile usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12559 E. 2012/18427 K.
Ortak:takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, «mazeret» bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflara usulünce «tebligat» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «usulsüz tebliğe» dayanarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında davacı tarafın duruşmayı takip etmemesi nedeniyle 07/05/2009 ve 28/10/2010 tarihlerinde dosyanın iki kez «işlemden kaldırıldığı» ve iki kez «yenilendiği», «son» olarak 08/03/2011 tarihli oturumda davacı tarafın davayı üçüncü kez «takipsiz» bıraktığı ve davalı tarafça da dava takip edilmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5 ve 409/son maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «yenileme» sonrası duruşma gününü bildirir «tebligatın» Avukat ..... tarafından verilen «yenileme dilekçesinde» bildirilen adrese çıkarıldığı, ancak avukatlık bürosundan ayrılan Avukat .... adına gönderilen tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, buna rağmen mahkemece 08/03/2011 tarihli oturumda, iade olunan tebligatın yenileme dilekçesinde belirtilen adrese gönderilmiş olduğu belirtilmek suretiyle tebligat geçerli sayılarak, davacı vekilinin dosyayı «takipsiz» bıraktığı ve dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
Dava, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden davacının davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK'nun 409/5-9. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, yargılama sırasında davacı tarafın duruşmayı takip etmemesi nedeniyle 07/05/2009 ve 28/10/2010 tarihlerinde dosyanın iki kez «işlemden kaldırıldığı» ve iki kez «yenilendiği», «son» olarak 08/03/2011 tarihli oturumda davacı tarafın davayı üçüncü kez «takipsiz» bıraktığı ve davalı tarafça da dava takip edilmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5 ve 409/son maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «yenileme» sonrası duruşma gününü bildirir «tebligatın» Avukat ..... tarafından verilen «yenileme dilekçesinde» bildirilen adrese çıkarıldığı, ancak avukatlık bürosundan ayrılan Avukat .... adına gönderilen tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, buna rağmen mahkemece 08/03/2011 tarihli oturumda, iade olunan tebligatın yenileme dilekçesinde belirtilen adrese gönderilmiş olduğu belirtilmek suretiyle tebligat geçerli sayılarak, davacı vekilinin dosyayı «takipsiz» bıraktığı ve dosyanın ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1531 E. 2011/10617 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, «mazeret» bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflara usulünce «tebligat» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «usulsüz tebliğe» dayanarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «takipsiz» bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa mahkemece, taraflardan birinin «mazeret» bildirmesi üzerine bu mazeretin kabulü ve bir kısım «ara» kararlar tesis edilerek yeni bir duruşma günü verilmesinden sonra geçmişe dönük olarak «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve HUMK 409/5.maddesi uyarınca da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
HUMK'nun 409/1. maddesinde, “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilir.” denilmektedir.
Mahkemece, bu beyan esas alınarak 01.05.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere HUMK’nın 409. maddesi gereğince «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · ara karar
Benzer bu karardaOysa mahkemece, taraflardan birinin «mazeret» bildirmesi üzerine bu mazeretin kabulü ve bir kısım «ara» kararlar tesis edilerek yeni bir duruşma günü verilmesinden sonra geçmişe dönük olarak «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve HUMK 409/5.maddesi uyarınca da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
HUMK'nun 409/1. maddesinde, “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilir.” denilmektedir.
Somut olayda, 01.05.2009 tarihli duruşmaya davacı taraf her hangi bir «mazeret» bildirmeksizin, davalı taraf ise mazeret bildirerek katılmamış, mahkemece, davalı vekilinin mazereti kabul edilerek ve bilirkişi raporu alınmasına yönelik bir kısım «ara» kararlar tesis edilerek 03.07.2009 tarihine duruşma günü verilmiştir.
Mahkemece, bu beyan esas alınarak 01.05.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere HUMK’nın 409. maddesi gereğince «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11746 E. , 2011/4277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2007 tarih ve 2007/234-2007/1199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline ait araca çarptığını, aracın tamamen hasar gördüğünü, ayrıca müvekkilinin yaralandığını, davalıların aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının sonuçlandığını, toplam 2.900,34 TL’sına hükmedildiğini, araç ticari olduğundan olay tarihinden bu yana ticari faiz alacağı hakkının doğduğunu ileri sürerek, işlemiş faiz alacağı olan 3.184,02 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sigorta A.Ş. vekili, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili, BK’nun 113. maddesi uyarınca asıl borç ödenmekle faiz talep hakkının düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tarafların 31.07.2007 günlü oturumdan haberdar oldukları halde oturuma gelmedikleri, mazeret bildirmedikleri, bu nedenle dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davanın 3 aylık yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Somut olayda bozma sonrası duruşma günü davacı vekiline “Birlikte sakin muhatabın tebellüğe ehil işçisi ...’e tebliğ olundu” şeklinde tebligat parçasına meşruhat düşülmek suretiyle tebliğ edilmiş ise de, Tebligat Kanunu'nun 17 nci maddesine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenlere yapılacak tebliğlerde önce muhatabın aranılması, onun bulunmaması halinde aynı yerde daimi memur veya müstahdemlerinden birisine tebligat yapılması gereklidir. Tebligat parçasında bu hususta bir açıklık bulunmamaktadır.
Bu haliyle davacı vekiline yapılan tebliğ usulüne uygun değildir. Mahkemece, taraflara usulünce tebligat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usulsüz tebliğe dayanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021007100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz