Ciro yasağına rağmen devralınan bonoda şahsi def'ilerin ileri sürülmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/325 E. 2024/2249 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kambiyo senedinin teminat olarak verildiği iddiası yazılı delille ispatlanmalıdır ve senetteki salt 'teminat' ibaresi yeterli olmayıp neyin teminatı olduğunun da gösterilmesi gerekir; ancak lehtar, ceza yargılamasındaki mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanıyla senedin teminat olarak verildiğini kabul edip karşılığında mal teslim ettiğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine almışsa ve bunu kanıtlayamayıp ticari defterlerini de sunmamışsa, senedin avans/teminat olarak verildiği kanıtlanmış sayılır. Tahsil cirosuyla devralan hamile karşı kural olarak şahsi def'iler ileri sürülemezse de, senedi üzerindeki ciro yasağı (menfi emre) kaydına rağmen devralan hamil bakımından alacağın temliki hükümleri uygulanacağından, borçlular lehtarla aralarındaki ilişkiden doğan def'ileri bu hamile karşı da ileri sürebilir. Menfi tespit davası icra takibinden önce açılmış ve alacaklı tarafından başlatılmış bir takip yoksa kötü niyet tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Bononun teminat senedi olarak verildiği iddiasının ispatı ve lehtarın mahkeme içi ikrarının etkisi → kabul
İddia: Davalı lehtar vekili, senedin teminat senedi olmayıp borç karşılığı verildiğini, senedin arkasındaki ibarenin senede teminat vasfı kazandırmayacağını, teminat iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini; ceza dosyasındaki beyanının bütün olarak (eski borçların da bulunduğu yönündeki kısmıyla birlikte) değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bononun teminat olarak verildiği iddiası bakımından ispat yükü davacılardadır ve bu iddianın yazılı delillerle ispatlanması gerekir; kambiyo senedindeki salt 'teminat' ifadesi iddianın ispatı için yeterli olmayıp senedin neyin teminatı olarak verildiğinin de açıkça belirtilmesi gerekir. Somut olayda bonoda 'teminat senedidir' ibaresi yer alsa da neyin teminatı olduğu açıkça gösterilmemiş ve bonoya atıf yapan bir sözleşme hükmü de bulunmamaktadır. Ancak lehtar, ceza yargılamasında hâkim huzurunda verdiği beyanında, senet verildiği sırada henüz mal alınmadığı için senedin arkasına ciro yasağı kaydı yazıldığını, sonradan malları teslim ettiğini beyan etmiştir. Bu mahkeme içi ikrar niteliğindeki bağlayıcı beyanla lehtar, senedin teminat olarak verildiğini kabul edip sonradan mal teslim ettiğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine almış; ancak mal teslimi iddiasını kanıtlayamamış, verilen süreye rağmen inceleme için ticari defterlerini de sunmamıştır. Böylece senedin alınacak mallara avans olarak verildiği kanıtlanmıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Ciro yasağı kaydına rağmen bonoyu devralan bankaya karşı şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesi → kabul
İddia: Davalı banka vekili, senedi tahsil cirosu ile devraldığını, tahsil cirosunda temsil söz konusu olduğundan senet borçlularının def'ilerini hamile karşı ileri süremeyeceklerini, hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, 'ciro edilemez' kaydının menfi emre kayıt sayılamayacağını ve alacağın temliki hükümlerinin uygulanamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı banka bonoyu lehtardan tahsil cirosu ile devralmıştır ve 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi gereğince davacıların diğer davalı ile olan ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerini kural olarak bankaya karşı ileri sürmeleri mümkün değildir. Ancak banka bonoyu üzerinde mevcut ciro yasağı kaydına rağmen devralmış olup bu durum alacağın temliki hükümlerini doğurur; bu nedenle davacılar, lehtar ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri bankaya karşı da ileri sürebilirler. Bononun teminat olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edildiği kanıtlanamadığından dava banka yönünden de kabul edilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Kötü niyet tazminatı talebi → ret
İddia: Davacılar vekili, kötü niyet tazminatı talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava takipten önce açılmış olup davalı alacaklı tarafından başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ciro yasağı kaydına rağmen senedi devralan hamile karşı şahsi def'ilerin alacağın temliki hükümleri uyarınca ileri sürülebilmesi ile teminat senedi iddiasında mahkeme içi ikrarın ispat yükü üzerindeki etkisi bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet (taraf sıfatı): ciro yasağı kaydına rağmen senedi devralan hamile karşı menfi tespit davası açılabilir; tahsil cirosu savunması husumetten ret sonucunu doğurmamıştır
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bono↗ teminat senedi↗ ciro yasağı (menfi emre kaydı)↗ tahsil cirosu↗ şahsi def'i↗ alacağın temliki↗ mahkeme içi ikrar↗ ispat yükü↗ ticari defterlerin sunulmaması↗ kötü niyet tazminatı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/129 E. 2013/1448 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» arka yüzündeki «ciro» «yasağı» nedeniyle davacıların, «lehtara» karşı ileri sürebilecekleri «şahsi def»'ileri, ciro yasağına rağmen senedi devralan davalı bankaya karşı da ileri sürebilecekleri, alım satım akdine konu malı «teslim» almadan satıcıya «avans ödemesi» yaptığını iddia eden davacıların, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu ayrıca bononun «teminat» olarak verildiği iddiası bakımından; «ispat yükü» kendisinde olan davacıların, bononun «teminat senedi» olduğu yönündeki iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, kambiyo senedindeki salt ‘teminat’ ifadesinin, iddianın ispatı için yeterli olmayıp, senedin neyin teminatı olarak verildiğinin de açıkça belirtilmesi gerektiği, somut olayda; dava ve takip konusu bonoda ''teminat senedidir'' ibaresi yer alsa da neyin teminatı olduğu açıkça belirtilmemiş olup bu hususta bonoya atıf yapan bir sözleşme hükmü de bulunmadığı, davalı ...'in hakkında «sahtecilik» suçundan Bakırköy 45.
… ların kendisinden tekstil ürünü aldıklarını, karşılığında dava konusu senedi verdiklerini; ancak senedi verdikleri sırada daha mal almadıkları için senedin arkasına «teminat» senedidir, «ciro» edilemez diye yazdıklarını; ancak daha sonra malları aldıklarını, eski borçlarının da bulunduğunu, senet bedeli ödenmeyince senedi bankaya kırdırıp kredi kullandığını «ikrar» ettiği, davalı ...'in mahkeme içi ikrar niteliğindeki bağlayıcı beyanıyla senedin «teminat senedi» olduğunu kabul edip, sonradan karşılığında davacılara mal verdiğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine aldığı halde mal «teslimi» iddiasını kanıtlayamadığı, Mahkemece verilen süreye rağmen inceleme için «ticari defterlerini» de sunmadığı, bu durumda senedin alınacak mallara avans olarak verildiği kanıtlanmış olmakla, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü gerektiği, davalı Bankanın bonoyu, davalı ...'ten «tahsil cirosu» ile devraldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi gereğince, davacıların diğer davalı ile olan ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerini davalı bankaya karşı ileri sürmelerinin mümkün olmadığı; ancak davalı banka bonoyu, üzerinde mevcut ciro «yasağı» «kaydına» rağmen devralmış olup bu durum «alacağın temliki» hükümlerini doğuracağından, davacıların, «lehtar» ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri bu nedenle davalı bankaya karşı ileri sürebilecekleri, «bononun» teminat olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edildiği kanıtlanamadığından davanın davalı banka yönünden de kabulü gerektiği, dava takipten önce açılmış olup davalı alacaklı tarafından başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından «kötü niyet tazminatı» talebinin reddi gerektiği Mahkemece «ihtiyati tedbir» kararı verilip teminat yatırılarak «infaz» edildiğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılma …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı talebinde bulunanın «bono» üzerine yetkili mahkeme olarak ... ibaresini yazdığı anlaşılmışsa da, bonodaki bu ibarenin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde yazıldığının ihtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından ispatlanması gerektiği, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin bu konuda delil de «ibraz» edemediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · ihtiyati haciz · keşideci · haciz · ibraz
Benzer bu kararda2) Ancak, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden borçlu ...'nin ihtiyati haciz kararına konu senedin arkasında cirosu var ise de, ihtiyati haciz talep eden ... «lehtar» olup ancak «keşideci» aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı talebinde bulunanın «bono» üzerine yetkili mahkeme olarak ... ibaresini yazdığı anlaşılmışsa da, bonodaki bu ibarenin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı şekilde yazıldığının ihtiyati haciz kararına itiraz edenler tarafından ispatlanması gerektiği, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin bu konuda delil de «ibraz» edemediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6569 E. 2015/13908 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» arka yüzündeki «ciro» «yasağı» nedeniyle davacıların, «lehtara» karşı ileri sürebilecekleri «şahsi def»'ileri, ciro yasağına rağmen senedi devralan davalı bankaya karşı da ileri sürebilecekleri, alım satım akdine konu malı «teslim» almadan satıcıya «avans ödemesi» yaptığını iddia eden davacıların, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu ayrıca bononun «teminat» olarak verildiği iddiası bakımından; «ispat yükü» kendisinde olan davacıların, bononun «teminat senedi» olduğu yönündeki iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, kambiyo senedindeki salt ‘teminat’ ifadesinin, iddianın ispatı için yeterli olmayıp, senedin neyin teminatı olarak verildiğinin de açıkça belirtilmesi gerektiği, somut olayda; dava ve takip konusu bonoda ''teminat senedidir'' ibaresi yer alsa da neyin teminatı olduğu açıkça belirtilmemiş olup bu hususta bonoya atıf yapan bir sözleşme hükmü de bulunmadığı, davalı ...'in hakkında «sahtecilik» suçundan Bakırköy 45.
… ların kendisinden tekstil ürünü aldıklarını, karşılığında dava konusu senedi verdiklerini; ancak senedi verdikleri sırada daha mal almadıkları için senedin arkasına «teminat» senedidir, «ciro» edilemez diye yazdıklarını; ancak daha sonra malları aldıklarını, eski borçlarının da bulunduğunu, senet bedeli ödenmeyince senedi bankaya kırdırıp kredi kullandığını «ikrar» ettiği, davalı ...'in mahkeme içi ikrar niteliğindeki bağlayıcı beyanıyla senedin «teminat senedi» olduğunu kabul edip, sonradan karşılığında davacılara mal verdiğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine aldığı halde mal «teslimi» iddiasını kanıtlayamadığı, Mahkemece verilen süreye rağmen inceleme için «ticari defterlerini» de sunmadığı, bu durumda senedin alınacak mallara avans olarak verildiği kanıtlanmış olmakla, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü gerektiği, davalı Bankanın bonoyu, davalı ...'ten «tahsil cirosu» ile devraldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi gereğince, davacıların diğer davalı ile olan ilişkiden kaynaklanan «şahsi def»'ilerini davalı bankaya karşı ileri sürmelerinin mümkün olmadığı; ancak davalı banka bonoyu, üzerinde mevcut ciro «yasağı» «kaydına» rağmen devralmış olup bu durum «alacağın temliki» hükümlerini doğuracağından, davacıların, «lehtar» ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri bu nedenle davalı bankaya karşı ileri sürebilecekleri, «bononun» teminat olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edildiği kanıtlanamadığından davanın davalı banka yönünden de kabulü gerektiği, dava takipten önce açılmış olup davalı alacaklı tarafından başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından «kötü niyet tazminatı» talebinin reddi gerektiği Mahkemece «ihtiyati tedbir» kararı verilip teminat yatırılarak «infaz» edildiğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılma …
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılmış olup davacı vekili 26.07.2012 tarihli dilekçesinde dava konusu «bononun» davacının dava Şti'deki hisselerinin bir kısmının davalıya devri karşılığında verildiğini belirtmiştir.
Mahkeme gerekçesinde “dava konusu «bononun» «vade tarihinin» bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde «tahrifat» olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık «ibraz» süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç ikrarı · tahrifat · vade tarihi · bedelsizlik · ikrar · hisse devir sözleşmesi · vade · limited şirket
Benzer bu karardaMahkeme gerekçesinde “dava konusu «bononun» «vade tarihinin» bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde «tahrifat» olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık «ibraz» süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Noterliği'nin 23.02.2010 tarih 02408 yevmiye nolu «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» incelendiğinde davacı B..
Yine davacının «ibraz» ettiği senedin arka yüzündeki yazının davalıdan sadır olması halinde senet açıkça davalının «borç ikrarını» içerdiğinden ayrıca başka delillerle borcun varlığının ispatı da da gerekmeyecektir.
S..'ya «bedelsiz» olarak verildiğini, dava konusu senedin de zorla imzalatılarak alındığını, bedelsiz olduğunu savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6978 E. 2012/4092 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · ciro silsilesi · lehdar · ciro · istirdat · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin arkasında davalı «lehdarın» cirosunun bulunduğu ancak çekin «ciro» edildiği Rotapaş A.Ş. yetkilisinin imzasının bulunmadığı, bu şekilde «çek» üzerindeki «ciro silsilesinin» bozulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdadına» ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/325 E. , 2024/2249 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/281 Esas, 2022/1536 Karar
DAVACILAR 1....
2.... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR 1. ... vekili Avukat ...
2.QNB Finansbank A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/39 E., 2019/1096 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve ihtiyati tedbir yönünden davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı banka vekili tarafından, duruşmasız olarak da davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ...Ş. vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin tekstil ürünlerinin perakende satışı işi ile iştigal ettiğini, davalı ...'in de tekstil ürünlerinin toptan satışını yaptığını, müvekkillerinin davalıdan mal almak amacıyla 30.12.2016 vade tarihli, 50.000,00 USD'lik senedi davalıya verdiklerini, senedin arka yüzünde "teminat senedidir ciro edilemez" ibaresi mevcut olmasına rağmen, davalı ...'in senedi davalı bankaya ciro ederek verdiğini ve davalı banka tarafından müvekkillerine protesto çekildiğini, müvekkillerinin davalı tarafa hiçbir borcu olmadığını, senedin mal gönderilmesine karşılık teminat olarak verildiğini ancak davalının mal göndermediğini, senedin arka yüzündeki kaydın iptal edilerek çizildiğini, tahrifat yapılmasına rağmen davalı bankanın basiretli tacir gibi davranmayarak müvekkillerine protesto gönderdiğini ileri sürerek dava konusu senet nedeniyle müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine alacağın senet bedelinin %20'sinden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senedin teminat senedi olmadığını, davacıların mal alımından kaynaklanan borçları nedeniyle dava konusu senedi müvekkiline verdiklerini ve vadesi geldiğinde ödemediklerini, senedin teminat senedi olmayıp borç karşılığı verildiğini, senedin arkasında "teminat senedidir ciro edilemez" ifadesinin bulunmasının senede teminat senedi vasfını kazandırmayacağını, senedin teminat senedi olabilmesi için üzerinde hangi borç ilişkisinin teminatı olarak verildiğinin belirtilmesi gerektiğini, davacıların teminat senedi iddialarını yazılı delille ispatlamaları gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, 09.07.2018 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ederek;
davacı ...'ın müvekkilinin sahibi ve yetkilisi bulunduğu CM Tekstil İnş.Turzm.Ltd.Şti.'nde mal aldığını, bedelini ödemediğini, daha sonra tarafların ödeme konusunda anlaşmaları ile dava konusu senedin verildiğini, senedin teminat senedi olmayıp borç karşılığı verildiğini, davacıların teminat iddiasını yazılı delille kanıtlamaları gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu senedi diğer davalıdan tahsil cirosu ile devraldığını, tahsil cirosunun temlik fonksiyonu olmadığını, müvekkilinin hak sahibi haline gelmediğini, sadece çekin tahsili hususunda vekil olduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı dava açılamayacağını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin senedi iyi niyetle iktisap eden 3. kişi konumunda olduğunu, diğer davalı ile davacılar arasındaki ilişkiyi bilmediğini, bilmesinin de beklenemeyeceğini, diğer taraflar arasındaki ticari ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını, davacıların iddialarını senetle ispat etmeleri gerektiğini, müvekkilinin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin davacı ... tarafından keşide edildiği, lehtarın davalı ... olduğu, davacı ... tarafından kefil olarak imzalandığı, senedin arka kısmında "teminat senedidir ciro edilemez" ibaresinin olduğu, bu ibarenin altında "... kefil" yazdığı ve her iki ibarenin üzerine iptal kaşesi basıldığı, davalı ... tarafından ciro edilerek davalı bankaya verildiği, senedin ön kısmında teminat senedi olduğuna dair bir ibare olmadığı gibi arka kısmındaki ibarenin de iptal edildiği, davalı ... hakkında açılan ceza davasında senette tahrifat yaptığına dair delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, senetteki ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, davalı bankanın senedi usulüne uygun ciro silsilesi kapsamında aldığı, davacıların senedin teminat senedi olduğunu kesin nitelikte bir delil ile ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine, senedin icra takibine konulmamasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup şartları oluştuğundan davacılar tarafından, davalı ...'e senet bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve ihtiyati tedbir yönünden davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...’in ceza davasındaki savunması kapsamında, tarafların teminat senedi düzenlenmesi ve senedin ciro edilmemesi konusunda anlaştıklarının anlaşıldığını; ancak tarafların senedin düzenlenme sebebi olan malın teslim edilip edilmediği konusunda ihtilafa düştüklerini, ispat yükü üzerinde olan davalının, iddialarını yazılı ve kesin delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, bu konuda delil sunulmadığını, senedin kesin borç ikrarı içermediği, mal karşılığında alınmadığı da gözetildiğinde, mal teslimini kesin ve yazılı delil ile ispat edemeyen davalının alacağının bulunmadığının ortaya çıktığını, davalı ...'in inceleme günü ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmediğini, mal teslimine dair dosyaya sevk irsaliyesi sunmadığını, alacak iddiasını ispat edemediği halde, Mahkemece ispat külfetinde yanılgılı karar verildiğini, bildirdikleri tanıklar dinlenilmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, dava konusu senedin üzerinde açıkça “teminat senedidir, ciro edilemez” şeklinde kayıt bulunduğunu, davalının, dava konusu bonodan dolayı alacaklı olduğunu ispat edemediğini, davalı ...'in ceza davasındaki savunmasında, dava konusu senet üzerindeki iptallerin davalı Banka tarafından yapıldığını açıkça belirttiğini, senedin üzerindeki kayıtları haksız olarak iptal eden ve müvekkillerinin zararına sebebiyet veren davalı bankanın da müvekkillerine karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının yok sayılmasına, kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun arka yüzündeki ciro yasağı nedeniyle davacıların, lehtara karşı ileri sürebilecekleri şahsi def'ileri, ciro yasağına rağmen senedi devralan davalı bankaya karşı da ileri sürebilecekleri, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacıların, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu ayrıca bononun teminat olarak verildiği iddiası bakımından; ispat yükü kendisinde olan davacıların, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, kambiyo senedindeki salt ‘teminat’ ifadesinin, iddianın ispatı için yeterli olmayıp, senedin neyin teminatı olarak verildiğinin de açıkça belirtilmesi gerektiği, somut olayda;
dava ve takip konusu bonoda ''teminat senedidir'' ibaresi yer alsa da neyin teminatı olduğu açıkça belirtilmemiş olup bu hususta bonoya atıf yapan bir sözleşme hükmü de bulunmadığı, davalı ...'in hakkında sahtecilik suçundan Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/234 E. sayılı dosyasında görülen davada hakim huzurunda verdiği beyanında, davacıların kendisinden tekstil ürünü aldıklarını, karşılığında dava konusu senedi verdiklerini; ancak senedi verdikleri sırada daha mal almadıkları için senedin arkasına teminat senedidir, ciro edilemez diye yazdıklarını; ancak daha sonra malları aldıklarını, eski borçlarının da bulunduğunu, senet bedeli ödenmeyince senedi bankaya kırdırıp kredi kullandığını ikrar ettiği, davalı ...'in mahkeme içi ikrar niteliğindeki bağlayıcı beyanıyla senedin teminat senedi olduğunu kabul edip, sonradan karşılığında davacılara mal verdiğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine aldığı halde mal teslimi iddiasını kanıtlayamadığı, Mahkemece verilen süreye rağmen inceleme için ticari defterlerini de sunmadığı, bu durumda senedin alınacak mallara avans olarak verildiği kanıtlanmış olmakla, davalı ...
aleyhine açılan davanın kabulü gerektiği, davalı Bankanın bonoyu, davalı ...'ten tahsil cirosu ile devraldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi gereğince, davacıların diğer davalı ile olan ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerini davalı bankaya karşı ileri sürmelerinin mümkün olmadığı; ancak davalı banka bonoyu, üzerinde mevcut ciro yasağı kaydına rağmen devralmış olup bu durum alacağın temliki hükümlerini doğuracağından, davacıların, lehtar ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri bu nedenle davalı bankaya karşı ileri sürebilecekleri, bononun teminat olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edildiği kanıtlanamadığından davanın davalı banka yönünden de kabulü gerektiği, dava takipten önce açılmış olup davalı alacaklı tarafından başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilip teminat yatırılarak infaz edildiğinden davalı ...
vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacıların dava konusu bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ihtiyati tedbirin devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince müvekkilinin ceza dosyasındaki beyanın esas alındığı belirtilmiş ise de müvekkilinin ceza dosyasındaki beyanında "davacıların eski borçlarının da bulunduğu" yönündeki beyanının görmezden gelindiğini, müvekkilinin ceza dosyasındaki beyanının bütün olarak nazara alınması gerektiğini, davalı ...'in cevabını ıslah dilekçesindeki savunmalarının dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu senedi tahsil cirosu ile devraldığını, bu durumun Mayıs 2016 tarihli senet tevdiat bordrosu ile sabit olduğunu, tahsil cirosunda temsil söz konusu olduğundan, senet borçlularının ancak çekin maliki olan cirantaya karşı haiz oldukları defileri hamile karşı ileri sürebileceğini, senedin üzerinde yazılan "teminat senedidir" ibaresinin senedin teminat senedi olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığını, yazılı delille ispatı gerektiğini, senede yazılan "ciro edilemez" kaydının menfi emre kayıt olarak kabul edilemeyeceğini, bu bağlamda alacağın temliki hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, senedin arkasındaki şerhin de iptal edildiğini, müvekkilinin dava konusu senedi iyi niyetle iktisap ettiğini, davacı ile diğer davalı arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu senet nedeniyle davacıların borçlu olup olmadıklarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 682, 687,688 vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051320400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz