Borç ikrarı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6569 E. 2015/13908 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç ikrarı↗ tahrifat↗ vade tarihi↗ bedelsizlik↗ ikrar↗ hisse devir sözleşmesi↗ bono↗ vade↗ limited şirket↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılmış olup davacı vekili 26.07.2012 tarihli dilekçesinde dava konusu bononun davacının dava Şti'deki hisselerinin bir kısmının davalıya devri karşılığında verildiğini belirtmiştir. Dosyada mevcut Ankara 62. Noterliği'nin 23.02.2010 tarih 02408 yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesi incelendiğinde davacı B.. T..'un dava dışı E 2 hissesini 1.000,00 TL karşılığında davalı M.. S..'ya devrettiği görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, şirket hissesinin müvekkili M.. S..'ya bedelsiz olarak verildiğini, dava konusu senedin de zorla imzalatılarak alındığını, bedelsiz olduğunu savunmuştur. Bu savunma karşısında davacı vekili davalının savunmasının aksine dava konusu senedin şirketin %20 hissesinin devri karşılığında verildiğini senedin arka yüzüne davalı tarafından kendi el yazısı ile “Şirketin %20 hissesine karşılık verilmiştir” ibaresinin yazıldığını iddia etmiştir.
Mahkeme gerekçesinde “dava konusu bononun vade tarihinin bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde tahrifat olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık ibraz süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Dava konusu senedin arka yüzündeki “Şirketin %20 hissesine karşılık verilmiştir” ibaresinin davalıdan sadır olduğunun anlaşılması halinde devir bedelinin Ankara 23.02.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde yazılan 1.000 TL olmayıp senet bedeli kadar olduğu, bu taktirde de hisse devir bedelinin ödenmediği anlaşılmış olacaktır.
Yine davacının ibraz ettiği senedin arka yüzündeki yazının davalıdan sadır olması halinde senet açıkça davalının borç ikrarını içerdiğinden ayrıca başka delillerle borcun varlığının ispatı da da gerekmeyecektir.
Bu durumda mahkemece, HMK'nın 207. madde hükmü de nazara alınmak suretiyle dava konusu senedin arka yüzündeki yazının davalıya ait olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1311 E. 2024/5007 K.
Ortak:tahrifat · bedelsizlik
İncelediğiniz karardaS..'ya «bedelsiz» olarak verildiğini, dava konusu senedin de zorla imzalatılarak alındığını, bedelsiz olduğunu savunmuştur.
Mahkeme gerekçesinde “dava konusu «bononun» «vade tarihinin» bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde «tahrifat» olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık «ibraz» süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, çekin keşide tarihinde yapılan «tahrifat» nedeniyle adi yazılı belgeye dönüştüğünü belirtmişse de imzasını inkar etmemekle ödeme yönündeki savunmasını bu halde de kanıtlamak zorunda olup, davalı şirket «temsilcisi» davacı ile paralel biçimde dava konusu «çek» bedelinin diğer davalıya gerek «hak ediş» alacaklarını «temlik» ederek gerekse banka hesabı ile ödediğini belirtmiş ise de; bu yöndeki iddia ve savunma Ankara 2.
Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/827 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda çekin «tahrif» edilmiş olduğu ve iğfal kabiliyeti oluşturacağı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalının ceza dosyasına verdiği ifadesinde; yaklaşık olarak 2 yıl önce ...
Şti. isimli firma ile akraba dediği davacı müvekkilinin ihalelere girmek için paraya ihtiyacı olduğunu ve kendisine de «kar payı» vermek koşulu ile kendisinden 152,500,00 TL ve 190.300,00 TL tutarında para verdiğini ve müvekkiline ait çekin arka yüzüne ... ve ... isimli kişilerin «kefaletini» aldığını belirttiği, çeklerin üzerinde «tahrifat» yapıldığı belirtilmiş olmasına ve çeklerin gerçek «keşide tarihi» 27.05.2009 olması neticesinde tahrifat yapılarak 20.12.2009 haline getirilmesi karşısında dava dosyası içerisinde bulunan «protokol» başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere tahrif edilen bu «çek» nedeniyle borcunun bulunmadığının ortada olduğunu, çek üzerinde tahrifat yapılmasıyla birlikte çekin kambiyo vasfınının ortadan kalktığını, adi belgeye dayanarak alacağın kanıtlanamayacağını ve bu nedenle de davalıya borçlu bulunmadığının tespitine de karar verilmesi gerektiğini, icra takibi konusu yapılan çekin arka yüzündeki «ciro silsilesinin» de kopuk olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat çeki · hak ediş · ciro silsilesi · keşide tarihi · delil değerlendirmesi · karine · kar payı · alacağın temliki
Benzer bu karardaŞti. isimli firma ile akraba dediği davacı müvekkilinin ihalelere girmek için paraya ihtiyacı olduğunu ve kendisine de «kar payı» vermek koşulu ile kendisinden 152,500,00 TL ve 190.300,00 TL tutarında para verdiğini ve müvekkiline ait çekin arka yüzüne ... ve ... isimli kişilerin «kefaletini» aldığını belirttiği, çeklerin üzerinde «tahrifat» yapıldığı belirtilmiş olmasına ve çeklerin gerçek «keşide tarihi» 27.05.2009 olması neticesinde tahrifat yapılarak 20.12.2009 haline getirilmesi karşısında dava dosyası içerisinde bulunan «protokol» başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere tahrif edilen bu «çek» nedeniyle borcunun bulunmadığının ortada olduğunu, çek üzerinde tahrifat yapılmasıyla birlikte çekin kambiyo vasfınının ortadan kalktığını, adi belgeye dayanarak alacağın kanıtlanamayacağını ve bu nedenle de davalıya borçlu bulunmadığının tespitine de karar verilmesi gerektiğini, icra takibi konusu yapılan çekin arka yüzündeki «ciro silsilesinin» de kopuk olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, alınan borç karşılığında «teminat çeki» düzenlediklerini ve «ciro» edilerek davalı Erkaylar Petrol İnş.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu «çek» üzerinde, çekin «teminat çeki» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi davacı tarafından da buna ilişkin bir delilin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, davacının çek bedelini diğer davalı …
2.Davalı şirket «temsilcisi», dava konusu çekin şirkete ait borcun «teminatı» olarak diğer davalı ...' de durmakta iken «çek» bedelinin şirket banka hesabından diğer davalıya ödendiğini, ayrıca şirketin Devlet Demiryolları Sivas İşletmesindeki hak edişlerinden de «alacağın temliki» suretiyle çeke karşılık ödeme yapıldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6569 E. , 2015/13908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ A
TARİHİ 30/12/2013
NUMARASI 2011/480-2013/392
Taraflar arasında görülen davada .......... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 gün ve 2011/480-2013/392 sayılı kararı onayan Daire’nin 09/02/2015 gün ve 2015/64-2015/1576 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının bir ticari ilişki sebebiyle 30.000 Euro bedelli bonoyu müvekkiline verdiğini, müvekkilinin akrabalık ilişkisine güvenerek vade tarihi bulunmayan bonoyu aldığını, bono bedeli ödenmeyince müvekkilinin takip başlattığını, davalının şikayeti üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'nin ibraz için 1 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle takibi iptal ettiğini, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek TTK'nın 644'üncü maddesi uyarınca 30.000 Euro'nun ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılmış olup davacı vekili 26.07.2012 tarihli dilekçesinde dava konusu bononun davacının dava Şti'deki hisselerinin bir kısmının davalıya devri karşılığında verildiğini belirtmiştir. Dosyada mevcut Ankara 62. Noterliği'nin 23.02.2010 tarih 02408 yevmiye nolu limited şirket hisse devir sözleşmesi incelendiğinde davacı B.. T..'un dava dışı E 2 hissesini 1.000,00 TL karşılığında davalı M.. S..'ya devrettiği görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, şirket hissesinin müvekkili M.. S..'ya bedelsiz olarak verildiğini, dava konusu senedin de zorla imzalatılarak alındığını, bedelsiz olduğunu savunmuştur. Bu savunma karşısında davacı vekili davalının savunmasının aksine dava konusu senedin şirketin %20 hissesinin devri karşılığında verildiğini senedin arka yüzüne davalı tarafından kendi el yazısı ile “Şirketin %20 hissesine karşılık verilmiştir” ibaresinin yazıldığını iddia etmiştir.
Mahkeme gerekçesinde “dava konusu bononun vade tarihinin bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde tahrifat olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık ibraz süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Dava konusu senedin arka yüzündeki “Şirketin %20 hissesine karşılık verilmiştir” ibaresinin davalıdan sadır olduğunun anlaşılması halinde devir bedelinin Ankara 23.02.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde yazılan 1.000 TL olmayıp senet bedeli kadar olduğu, bu taktirde de hisse devir bedelinin ödenmediği anlaşılmış olacaktır.
Yine davacının ibraz ettiği senedin arka yüzündeki yazının davalıdan sadır olması halinde senet açıkça davalının borç ikrarını içerdiğinden ayrıca başka delillerle borcun varlığının ispatı da da gerekmeyecektir.
Bu durumda mahkemece, HMK'nın 207. madde hükmü de nazara alınmak suretiyle dava konusu senedin arka yüzündeki yazının davalıya ait olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.02.2015 günlü, 2015/64 Esas-2015/1576 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158038500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz