6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptaline, inkar tazminatına hükmedilmesi karar verilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/241 E. 2024/2039 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cif satış çarter parti sorumluluktan kurtulma halleri tahkim itirazı taşıyanın sorumluluğu tahkim şartı arabuluculuk sorumluluktan kurtulma konişmento husumet itirazı konşimento illiyet bağı tahkim kanun yolu aktif husumet zayi infaz kötü niyet tazminatı hamil hak düşürücü süre sulh hukuk mahkemesi kötü niyet usulden reddi iflas sulh asıl alacak icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı dosya masrafı hasar yükleten (shipper) dahili dava vekalet ücreti avans faizi ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TTK — TTK 1237

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tahkim şartının davacıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davanın süresinde açılıp açılmadığı, dava konusu yükün hasarından davalının sorumlu olup olmadığı, hasar miktarı ve diğer hususlara ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un1178 inci ve devamı maddeleri, 1237 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 1237

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1662 E. 2017/4494 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ttk 1237

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8794 E. 2017/6687 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13105 E. 2018/146 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Çarter parti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1345 E. 2010/5326 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/241 E.  ,  2024/2039 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/813 Esas, 2022/1066 Karar

vekili Avukat ...

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Can Üner dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı hayvan yeminin davalıya ait gemiye Rusya'dan hasarsız şekilde yüklendiğini, temiz konişmento düzenlendiğini, yükün Samsun Limanı'nda tahliyesi anında kullanılmaz halde hasarlandığının tespit edildiğini, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini, yükün hasarlı şekilde satıldığını, müvekkilinin 210.391,40 USD zarara uğradığını, hasar nedeniyle oluşan zararın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşımaya esas konişmentonun emre yazılı olarak düzenlendiğini, talep edenin yük alıcısı olduğunu ispatlamak adına konşimento asıllarını ibraz etmesi gerektiğini, aktif husumet itirazları olduğunu, yükün sigortalandığını, her türlü ihtilafın Londra CEDR (İhtilaf Çözüm Merkezi) arabuluculuk prosedürü ile çözümlenmesi gerektiğini, gemi mühendisi tarafından yapılan incelemeler neticesinde geminin tahıl taşımaya uygunluk belgesinin olduğunu, ambar kapaklarında ve mezarnasında herhangi bir deliğin bulunmadığını, gemi ambarına dışarıdan su girişinin olamayacağını; ancak yükün kendi içinde var olan nemin, ambarda yükün değmediği iç cidarlarında ve ambar kapağının iç cidarlarında yoğuşarak sudamlacıklarına dönüştüğünün tespit edildiğini, yükün tamamının hasarlı olarak kabulünün mümkün olmadığını, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 24.02.2016 tarihli 2015/712 E., 2016/166 K. sayılı kararı ile davaya konu 24.05.2015 tarihli konişmento ve 14.05.2015 tarihli çarter parti hükümlerinde sözleşmenin İngiliz Hukukuna tabi olduğunun kabul edildiği, her türlü itilafı Londra CEDR (İhtilaf çözüm merkezi) prosedürü içerisinde halletme konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle davalının tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 10.01.2018 tarihli 2016/13105 E., 2018/146 K. sayılı kararıyla dava konusu taşıma tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1237 nci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yük alıcısı ve konşimento hamili, davalının ise taşıyan olduğu, konşimentonun ön yüzünde çarter partiye atıf yapıldığı, çarter partideki tahkim şartının uygulanabilmesi için konşimento ile birlikte çarter partinin de hamile ibrazı gerektiği, davalının konşimento ile birlikte taşınan malların gönderileni olan davacıya çarter parti sözleşmesinin de verildiğini ispat edemediği, çarter parti hükümleri içerisinde yer alan tahkim şartına davalının dayanması mümkün olmadığından tahkim itirazının yerinde görülmediği, 24.05.2015 tarihli konşimentonun "Clean on board" yani "temiz" düzenlenmiş olması karşısında dava konusu emtianın yükleme limanında hasarsız, nem oranı uygun, temiz olarak yüklendiği, geminin denize, sefere ve yüke elverişli olduğu, varış limanında yapılan inceleme/tespitlere göre emtianın hasarlı ve kullanılmayacak nitelikte olduğu tespit edildiğinden hasarın davalının sorumluluğunda taşıma sırasında oluştuğu, gemi ambarlarının yeterince havalandırılmamasından dolayı terleme sonucu hasarın meydana geldiği, taşıyanın sorumluluktan kurtulma hallerine ilişkin iddia ve ispatın dosyada bulunmadığı, alınan raporlara göre emtianın tamamının hasarlandığı, davacının hasarlı emtiayı satarak toplam 535.148,35 TL gelir elde ettiği, davacıya sigorta şirketince yapılan ödemenin infaz aşamasında nazara alınması gerektiği, icra dosyasında itirazın alacaklı davacıya tebliğ hakkında belge olmadığından en geç dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinde itirazın varlığından haberdar olduğunu kabul etmek gerektiği, davacı dava dilekçesi ile 210.391,40 USD yönünden itirazın iptalini talep etmişken, 2.6.02.2020 tarihli dilekçesi ile talebinin 230.471,25 USD olduğunu bildirdiği, dilekçeden inceleme masraflarının da eklendiğinin anlaşıldığı, itirazın iptali davasının en geç itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerektiği, icra dosyasında itirazın alacaklı davacıya tebliği hakkında belge olmadığından en geç dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinde itirazın varlığından haberdar olduğunu kabul etmek gerektiği, davacının dava dilekçesinin üzerindeki kısmı 26.02.2020 tarihli dilekçesiyle yani dava tarihine göre 1 yıllık süreden çok sonra talep ettiğinden bu kısım hakkında hak düşürücü süre gerçekleşmiş olmakla dava dilekçesinde bildirilen miktarın hükme esas alındığı, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 524.695,27 TL asıl alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağa takip tarihi sonrası %10,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminat talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, Sigorta şirketi tarafından yapılan 67.666,91 USD ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısa karar ile gerekçeli kararda belirtilen kanun yolu bakımından çelişki bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, mal millileştirildiğinden tahkim itirazının kabulü gerektiğini, gönderilen sıfatıyla konişmentoyu gümrük ve ithalat işlemlerinde kullananın davacı olduğunu, bu nedenle de konişmento hükümleri ile bağlı olduğunu, davacının konişmentoyu kullanmakla konşimento şartlarıyla ve tahkim şartı da dahil olmak üzere konişmentoda atıfta bulunulan 14.05.2015 tarihli çarter partinin tüm şartları ile bağlı hale geldiğini, alacak kalemlerinin gerekçelendirilmediğini, yükün tamamının zayi olmadığını, davacının sigortacısı tarafından yapılan ekspertiz incelemesi ile zararın 60.475,80 USD olarak tespit edildiğini, sigorta şirketince bu nispette ödeme yapıldığını, kötü niyet tazminatının kabulü gerektiğini, geminin yükü taşımaya elverişli olduğunu, geminin yapısal özellikleri ile hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını, yükün davacı tarafça alınmayıp 6 gün gemide bekletildiğini, yük hasarının deniz suyundan değil, yükün üretimden sonra olgunlaşma süresi dolmadan gemiye yüklenmiş olması nedeni ile aşırı nemli olduğu bu nedenle de terlemeye maruz kaldığı ABS ekspertiz tarafından düzenlenen raporda ve Samsun 2.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/30 D. İş sayılı bilirkişi raporunda sabit olduğunu, CİF satış olması nedeniyle meydana gelen zarardan ihracatçının sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin güvence mektubu vermediğini, sefer sırasında ambarların havalandırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tahkim şartının davacıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davanın süresinde açılıp açılmadığı, dava konusu yükün hasarından davalının sorumlu olup olmadığı, hasar miktarı ve diğer hususlara ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un1178 inci ve devamı maddeleri, 1237 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051151000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.