TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4558 E. 2024/1993 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükümsüzlüğün tespiti↗ istinaf incelemesi↗ limited şirket↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “Moda Life Türkiye’nin Düğün Paketçisi” ibareli markalarının tanınmış marka olarak tescil edildiğini ancak bu tanınmışlığının göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların haksız rekabet teşkil etmekle iltibas yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, hükümsüzlüğünün tespitine, tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2018 tarih, 2017/324 E. ve 2018/514 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarih, 2019/1032 E. ve 2021/221 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.11.2022 tarih, 2021/4254 E. ve 2022/7883 K. sayılı kararıyla davacı markasının tanınmış olduğu sektörler açısından da başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler dikkate alınarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve genel değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca taraf markalarının mal ve hizmetlerinin aynı olduğu birlikte gözetildiğinde karşılaştırma konusu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edildiği, emtialar benzer/ilişkili bağlantılı olduğundan aynı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında farklı mal/hizmet koşulunun ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, TÜRKPATENT'in 2017-M-6645 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4254 E. 2022/7883 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… tianın aynı ve/veya aynı tür olmadığı, davalı tarafa ait malların satış hizmeti olması bakımından ilişkili olduğu için markalar arasında KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» oluşmadığı, 2013 83572 , 2014 81135 sayılı markaları dışında kalan markalarındaki emtia listesinde yer alanların davalı başvurusunda yer almadığından emtia farklılığı nedeniyle iltibas oluşmadığı, 2013 83572, 2014 81135 sayılı markalar yönünden ise başvurudaki markanın kapsamı ile ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olsa da marka işaretleri arasında «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… usu ile davacının "MODA life" ibareli itirazına mesnet markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki «iltibasın» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlikten söz edilebilmesi için işaretlerin kapsadıkları mal ve hizmetlerin ortalama alıcıları nezdinde «iltibas» tehlikesine yol açılıp açılmayacağı, markalar arası benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının tespitinde mal veya hizmetin hitap ettiği kitle ve bu kitlenin toplumsal düzeyi ve durumu da önem arz etmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… gibi, davacının itiraza mesnet markalarının esaslı unsuru olan ‘’MODALİFE’’ ibaresinin başvuru markasının içerisinde bulunduğu, aynı mallar üzerinde her iki markayı «taşıyan» ve aynı rafta satışa sunulan markaları gören «ortalama tüketici» kitlesinin her iki ürünü üreten işletmeler arasında idari-ekonomik veya işletmesel bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin yüksek olduğu, taraf markalarının mal ve hizmetlerinin aynı olduğu birlikte gözetildiğinde karşılaştırma konusu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ve diğer unsurların «iltibası» ortadan kaldırmaya yeter düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır.
… tianın aynı ve/veya aynı tür olmadığı, davalı tarafa ait malların satış hizmeti olması bakımından ilişkili olduğu için markalar arasında KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» oluşmadığı, 2013 83572 , 2014 81135 sayılı markaları dışında kalan markalarındaki emtia listesinde yer alanların davalı başvurusunda yer almadığından emtia farklılığı nedeniyle iltibas oluşmadığı, 2013 83572, 2014 81135 sayılı markalar yönünden ise başvurudaki markanın kapsamı ile ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olsa da marka işaretleri arasında «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak tanınmış marka korumasından yararlanabilmek için, tek başına benzerlik bulunması yeterli olmayıp, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen, sonraki tarihli başvuru konusu işaretin tescilinin tanınmış markanın itibarına veya «ayırt edicilik» karakterine zarar vermesi ya da tanınmışlıktan haksız yarar sağlaması hallerinden en az birinin gerçekleşme ihtimalinin bulunması da zorunludur.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4079 E. 2024/43 K.
Ortak:istinaf incelemesi · iltibas
İncelediğiniz kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini «taşıyan» tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''or …
… mındaki mal ve hizmetlerin benzerlik göstermediği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki «iltibas» koşulunun da oluşmadığı, davalı ... başvurusu dolayısıyla kapsamındaki mal/hizmetler de dikkate alınarak, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız …
… lli "modalife Türkiye'nin düğün paketçisi" ibareli markanın "tanınmış" marka olduğuna 31.07.2013 tarihinde karar verdiğini, müvekkilinin "düğün paketçisi" ibaresini «taşıyan» markasının piyasada tanınmış durumda olduğunu, bu sıfatla kendisine sağlanan korumadan faydalanmasının gerektiğini, davalının marka başvurusu yapmasında, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" gerçekleştiğini, itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilinin markasının kapsamında yer alan mallar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden «son» derece benzer ve bağlantılı olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin pek çok markasıyla piyasada oluşturduğu bilinirlikten haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lli "modalife Türkiye'nin düğün paketçisi" ibareli markanın "tanınmış" marka olduğuna 31.07.2013 tarihinde karar verdiğini, müvekkilinin "düğün paketçisi" ibaresini «taşıyan» markasının piyasada tanınmış durumda olduğunu, bu sıfatla kendisine sağlanan korumadan faydalanmasının gerektiğini, davalının marka başvurusu yapmasında, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" gerçekleştiğini, itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilinin markasının kapsamında yer alan mallar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden «son» derece benzer ve bağlantılı olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin pek çok markasıyla piyasada oluşturduğu bilinirlikten haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… tle; müvekkiline ait ''MODA LIFE'' ve ''Moda Life Türkiyenin Düğün Paketçisi'' ibareli tescilli markalarının tanınmış markalar olduğunu, ''düğün paketçisi'' ibaresi «taşıyan» marka ile «son» derece benzer olması nedeniyle karıştırma ihtimali olduğunu, benzer mal ve hizmetin tayininde piyasanın anlayışı ile halk tarafından karıştırılma ihtimalinin dikka …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini «taşıyan» tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''or …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1242 E. 2023/4639 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli “modalife” ibaresi «taşıyan» 38 adet marka bulunduğunu, ... (TPMK) tarafından 31.07.2013 tarihinde “modalife” ibaresinin tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın 2017/27185 numaralı "MİSS MODA LİFE" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturacağını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’nın 12.11.2018 tarih 2018-M-9348 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa farklı mal ve hizmetlerde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli “modalife” ibaresi «taşıyan» 38 adet marka bulunduğunu, ... (TPMK) tarafından 31.07.2013 tarihinde “modalife” ibaresinin tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın 2017/27185 numaralı "MİSS MODA LİFE" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturacağını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’nın 12.11.2018 tarih 2018-M-9348 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa farklı mal ve hizmetlerde …
… ırılma tehlikesinin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan koşulların oluşmadığı, davalının marka başvurusunun «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… eceği hâllerin" somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini, ayrıca itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilin markasının kapsamında yer alan mallar ile «son» derece benzer olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5814 E. 2024/2091 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının «terk» edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın «ilanının» da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… duğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvur …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu mal · i̇i̇k 265 · müktesep hak · münhasırlık · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · terkin · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… rasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücünün de dikkate alınması gerektiği, MODA ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, davacının başvuru markasında yer alan life ibaresinin başvuruya ayırt edicilik kattığı, davacının eski tescillerinin kendisine «müktesep hak» sağlayacak mahiyette olmadığı, idari nitelikteki tescil isteminin Mahkemelerce karşılanamayacağı, feri nitelikteki talepler bakımından davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 08.02.2018 tarih, 2018-M-951 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin marka başvurusunun tescili ve hükmün «ilanı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… aki mal/hizmetlerle ilgili olan eğitim kurumları ibaresinin ilgili tüketici nazarında herhangi bir markasal algı oluşturmayacağı açık olup Bölge Adliye Mahkemesince «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetlerin farklı olduğu bir emsale dayanılarak moda ibaresinin tanımlayıcı olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/«265» E., 2022/50 K.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4349 E. 2022/8692 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… le davanın kabulü ile, TÜRKPATENT'in 2017-M-6645 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… markalar yan yana getirildiğinde, ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davacının MODA LİFE ibareli markasının mobilya sektöründe tanınmış olduğu, her ne kadar «uyuşmazlık konusu» hizmetler davacının markasının tanınmış olduğu sektörden farklı olsa da, çok da ilgisiz hizmetler olmadığı, davalının “Modalife” ibaresini başvuru konusu olan hizmetlerde kullanması halinde, davacı markalarının itibarının zarar görmesi de söz konusu olabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan şartlar gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nun 2015-M-12032 sayılı kararının iptaline, 2013/67854 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… nın "MODALİFE" ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların birlikte gözönünde tutulması gerektiği, bu bağlamda davalı …
İlk Derece Mahkemesince, YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararı yönünden istinaf etmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiş, bu karar ise davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBunun istisnası ise markanın «son» derece yüksek ve özgün bir «ayırt ediciliği» yüksek düzeyde bir tanınmışlığa sahip olmasıdır.
Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
… markalar yan yana getirildiğinde, ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davacının MODA LİFE ibareli markasının mobilya sektöründe tanınmış olduğu, her ne kadar «uyuşmazlık konusu» hizmetler davacının markasının tanınmış olduğu sektörden farklı olsa da, çok da ilgisiz hizmetler olmadığı, davalının “Modalife” ibaresini başvuru konusu olan hizmetlerde kullanması halinde, davacı markalarının itibarının zarar görmesi de söz konusu olabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan şartlar gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nun 2015-M-12032 sayılı kararının iptaline, 2013/67854 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… izmetlere haklı sebeple karşı çıkabilmek için, markalara konu işaretler arasında en azından çağrışım yapabilecek benzerlik düzeyi yanında, markalara konu ibarelerin «ayırt edicilik» düzeyi yanında, kural olarak karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde olmasa bile markalara konu mal ve hizmetler arasında en azından sektörel bir benzerlik bulu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4558 E. , 2024/1993 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2023/50 Esas, 2023/106 Karar
DAVALILAR 1.Ottimoda Tekstil Kumaş İplik İmalat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “Moda Life Türkiye’nin Düğün Paketçisi” ibareli markalarının tanınmış marka olarak tescil edildiğini ancak bu tanınmışlığının göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların haksız rekabet teşkil etmekle iltibas yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, hükümsüzlüğünün tespitine, tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2018 tarih, 2017/324 E. ve 2018/514 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarih, 2019/1032 E. ve 2021/221 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.11.2022 tarih, 2021/4254 E. ve 2022/7883 K. sayılı kararıyla davacı markasının tanınmış olduğu sektörler açısından da başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler dikkate alınarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı ve genel değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca taraf markalarının mal ve hizmetlerinin aynı olduğu birlikte gözetildiğinde karşılaştırma konusu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edildiği, emtialar benzer/ilişkili bağlantılı olduğundan aynı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında farklı mal/hizmet koşulunun ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, TÜRKPATENT'in 2017-M-6645 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca aranan şartların gerçekleşmediğini, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ile dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051110600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz