YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4079 E. 2024/43 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ taşıyan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini taşıyan tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''ormancılık ürünleri'' yönünden davalı ... başvurusunun reddedildiğini, ancak 31 inci sınıftaki diğer emtialar yönünden başvuru sürecinin devamına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkilinin 23 adet markasıyla iltibas oluşturduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin markasını 20 yılı aşkın süredir aralıksız kullanmakta olduğunu, müvekkilinin markalarının 2006’dan beri tescilli bulunduğunu, dava konusu markanın, önceki markaların devamı niteliğinde olduğunu, davacının daha önce de müvekkiline karşı benzer davalar açtığını, aynı konuyla ilgili emsal yargı kararlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Akdenizin Düğün Paketçisi" ibareli marka başvurusu ile davacının "Düğün Paketçisi" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil bir benzerlik bulunmakla beraber, davalının marka başvurusunda bırakılan, yani kapsamından çıkarılmayan mal ve hizmetler açısından, davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerlik göstermediği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki iltibas koşulunun da oluşmadığı, davalı ... başvurusu dolayısıyla kapsamındaki mal/hizmetler de dikkate alınarak, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının somut davada kanıtlanamadığı, diğer yönden davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin T/02446 tescil numaralı “MODALIFE” ibareli markasının TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "modalife Türkiye'nin düğün paketçisi" ibareli markanın "tanınmış" marka olduğuna 31.07.2013 tarihinde karar verdiğini, müvekkilinin "düğün paketçisi" ibaresini taşıyan markasının piyasada tanınmış durumda olduğunu, bu sıfatla kendisine sağlanan korumadan faydalanmasının gerektiğini, davalının marka başvurusu yapmasında, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" gerçekleştiğini, itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilinin markasının kapsamında yer alan mallar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden son derece benzer ve bağlantılı olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin pek çok markasıyla piyasada oluşturduğu bilinirlikten haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ''MODA LIFE'' ve ''Moda Life Türkiyenin Düğün Paketçisi'' ibareli tescilli markalarının tanınmış markalar olduğunu, ''düğün paketçisi'' ibaresi taşıyan marka ile son derece benzer olması nedeniyle karıştırma ihtimali olduğunu, benzer mal ve hizmetin tayininde piyasanın anlayışı ile halk tarafından karıştırılma ihtimalinin dikkate alınması gerektiği, farklı sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerinde benzer kabul edilebileceği, itiraza konu marka ile müvekkil markalarının son derece benzer ve bağlantılı olduğunu, davalının müvekkilin piyasada oluşturduğu bilinirlikten faydalanmak istediği, kötü niyetli olduğu, mahkemece 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki koşulların oluşmadığı ve YİDK kararının yerinde olduğuna dair kararının hatalı olduğunu, yetersiz kendi içerisinde çelişkili bilirkişi raporunun hükme alındığını, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2605 E. 2019/68 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini «taşıyan» tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''or …
… mındaki mal ve hizmetlerin benzerlik göstermediği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki «iltibas» koşulunun da oluşmadığı, davalı ... başvurusu dolayısıyla kapsamındaki mal/hizmetler de dikkate alınarak, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız …
Benzer bu kararda… LIFE DÜNYA'NIN DÜĞÜN PAKETÇİSİ+Şekil" ibareli tescilli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 20, 35 ve 37. sınıf emtialar yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal ve hizmetler yönünden ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının yukarıda ismi geçen tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde tanımlanan iltibas-benzerliğin oluştuğu, ancak davalının 2006/41130 sayılı, uzun süreli tescilli bulunan markasında geçen ibareler ile markanın kapsamındaki 35 ve 37. sınıflar yönünden, asli unsurlar muhafaza edilerek dava konusu 2013/81645 sayılı marka yönünden başvuruda bulunmasının «kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ı, başvuru konusu marka ile davacıya ait "MODA LIFE TÜRKİYE'NİN DÜĞÜN PAKETÇİSİ" ve "DÜĞÜN PAKETÇİSİ" markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, bu nedenle davacı markaların tanınmış olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davalının 2006/41130 sayılı markası nedeniyle kazanılmış hakk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… LIFE DÜNYA'NIN DÜĞÜN PAKETÇİSİ+Şekil" ibareli tescilli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 20, 35 ve 37. sınıf emtialar yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mal ve hizmetler yönünden ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının yukarıda ismi geçen tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde tanımlanan iltibas-benzerliğin oluştuğu, ancak davalının 2006/41130 sayılı, uzun süreli tescilli bulunan markasında geçen ibareler ile markanın kapsamındaki 35 ve 37. sınıflar yönünden, asli unsurlar muhafaza edilerek dava konusu 2013/81645 sayılı marka yönünden başvuruda bulunmasının «kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4558 E. 2024/1993 K.
Ortak:istinaf incelemesi · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini «taşıyan» tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''or …
… mındaki mal ve hizmetlerin benzerlik göstermediği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki «iltibas» koşulunun da oluşmadığı, davalı ... başvurusu dolayısıyla kapsamındaki mal/hizmetler de dikkate alınarak, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız …
… lli "modalife Türkiye'nin düğün paketçisi" ibareli markanın "tanınmış" marka olduğuna 31.07.2013 tarihinde karar verdiğini, müvekkilinin "düğün paketçisi" ibaresini «taşıyan» markasının piyasada tanınmış durumda olduğunu, bu sıfatla kendisine sağlanan korumadan faydalanmasının gerektiğini, davalının marka başvurusu yapmasında, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" gerçekleştiğini, itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilinin markasının kapsamında yer alan mallar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden «son» derece benzer ve bağlantılı olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin pek çok markasıyla piyasada oluşturduğu bilinirlikten haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… le davanın kabulü ile, TÜRKPATENT'in 2017-M-6645 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1242 E. 2023/4639 K.
Ortak:taşıyan · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini «taşıyan» tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''or …
… lli "modalife Türkiye'nin düğün paketçisi" ibareli markanın "tanınmış" marka olduğuna 31.07.2013 tarihinde karar verdiğini, müvekkilinin "düğün paketçisi" ibaresini «taşıyan» markasının piyasada tanınmış durumda olduğunu, bu sıfatla kendisine sağlanan korumadan faydalanmasının gerektiğini, davalının marka başvurusu yapmasında, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" gerçekleştiğini, itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilinin markasının kapsamında yer alan mallar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden «son» derece benzer ve bağlantılı olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin pek çok markasıyla piyasada oluşturduğu bilinirlikten haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… tle; müvekkiline ait ''MODA LIFE'' ve ''Moda Life Türkiyenin Düğün Paketçisi'' ibareli tescilli markalarının tanınmış markalar olduğunu, ''düğün paketçisi'' ibaresi «taşıyan» marka ile «son» derece benzer olması nedeniyle karıştırma ihtimali olduğunu, benzer mal ve hizmetin tayininde piyasanın anlayışı ile halk tarafından karıştırılma ihtimalinin dikka …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli “modalife” ibaresi «taşıyan» 38 adet marka bulunduğunu, ... (TPMK) tarafından 31.07.2013 tarihinde “modalife” ibaresinin tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın 2017/27185 numaralı "MİSS MODA LİFE" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturacağını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’nın 12.11.2018 tarih 2018-M-9348 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa farklı mal ve hizmetlerde …
… eceği hâllerin" somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini, ayrıca itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilin markasının kapsamında yer alan mallar ile «son» derece benzer olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… ırılma tehlikesinin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan koşulların oluşmadığı, davalının marka başvurusunun «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5814 E. 2024/2091 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini «taşıyan» tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''or …
… mındaki mal ve hizmetlerin benzerlik göstermediği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki «iltibas» koşulunun da oluşmadığı, davalı ... başvurusu dolayısıyla kapsamındaki mal/hizmetler de dikkate alınarak, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız …
Benzer bu kararda… ini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının «terk» edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın «ilanının» da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… duğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvur …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu mal · i̇i̇k 265 · müktesep hak · münhasırlık · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · terkin · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… rasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücünün de dikkate alınması gerektiği, MODA ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, davacının başvuru markasında yer alan life ibaresinin başvuruya ayırt edicilik kattığı, davacının eski tescillerinin kendisine «müktesep hak» sağlayacak mahiyette olmadığı, idari nitelikteki tescil isteminin Mahkemelerce karşılanamayacağı, feri nitelikteki talepler bakımından davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 08.02.2018 tarih, 2018-M-951 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin marka başvurusunun tescili ve hükmün «ilanı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… aki mal/hizmetlerle ilgili olan eğitim kurumları ibaresinin ilgili tüketici nazarında herhangi bir markasal algı oluşturmayacağı açık olup Bölge Adliye Mahkemesince «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetlerin farklı olduğu bir emsale dayanılarak moda ibaresinin tanımlayıcı olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/«265» E., 2022/50 K.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1195 E. 2021/1528 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · ilan · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu kararda… iyle davalı şirkete ait turizm işletme belgesi bulunmadığı, davalının bu belgeyi işbu yargılama devam ederken 29.04.2015 tarihinde tekrardan aldığı, davalı şirketin «ticari defter» ve belgeleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporlarında, davalının turizm işletme belgesine sahip olmadığı 09.07.2012 ila 29.04.2015 tarihleri arasında düğün yapıp gelir elde ettiğine dair bir emareye rastlanamadığı belirtilmişse de yerel bir internet sitesinde çıkan bazı haberlerde, davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığı ve organizasyona katılan bazı kişilere çekilişle hediye dağıttığının belirtildiği, anılan haberlerin davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığını ispat ettiği, söz konusu haberler karşısında şirket kayıtlarında bu organizasyonun yapıldığına dair kayıt bulunmamasının bir önemi bulunmadığı, davalı şirket eyleminin «haksız rekabet» niteliğinde olduğu, davacı yanca haksız rekabet sebebiyle tazminat talep edilmişse de bu talebin usulünce harçlandırılmadığı gerekçesiyle, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men’ine, tazminat talebine ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… aki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı yanca, bozma öncesinde «haksız rekabet» nedeniyle talep edilen tazminata ilişkin harcın usulüne uygun olarak ikmal edilmiş olmasına rağmen mahkemece, bu talebe ilişkin olarak harçlandırılmadığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm tesisi doğru olmasa da, temyiz edenin sıfatı ve ileri sürdüğü temyiz sebepleri gözetildiğinde belirtilen hususun sonuca etkili olmamasına göre, davalı v …
2-) Mahkemece, «haksız rekabetin» durdurulmasına karar verilmişse de davalı yanın, dava açıldıktan sonra ilgili bakanlığa başvurarak turizm işletme belgesi aldığı, anılan belgenin düğün gibi organizasyonların yapılması hususunda belediyelerce verilen düğün salonu işletme ruhsatıyla aynı değere sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davalının anılan belgenin alındığı tarihten sonra düğün organizasyonları yapması davacıya karşı «haksız rekabet» teşkil etmeyecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4079 E. , 2024/43 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/919 Esas, 2022/295 Karar
DAVALILAR 1.... vekili Avukat ...
2.... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/1 E., 2020/72 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına “düğün paketçisi” ibarelerini taşıyan tanınmış pek çok marka tescilinin bulunduğunu, “modalife Türkiye'nin düğün paketçisi” ibareli markanın tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/27569 numaralı "akdenizin düğün paketçisi" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Marka Daireleri Başkanlığına yapılan itirazlarının kısmen kabul edilerek 31 inci sınıftaki ''ormancılık ürünleri'' yönünden davalı ... başvurusunun reddedildiğini, ancak 31 inci sınıftaki diğer emtialar yönünden başvuru sürecinin devamına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkilinin 23 adet markasıyla iltibas oluşturduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin markasını 20 yılı aşkın süredir aralıksız kullanmakta olduğunu, müvekkilinin markalarının 2006’dan beri tescilli bulunduğunu, dava konusu markanın, önceki markaların devamı niteliğinde olduğunu, davacının daha önce de müvekkiline karşı benzer davalar açtığını, aynı konuyla ilgili emsal yargı kararlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Akdenizin Düğün Paketçisi" ibareli marka başvurusu ile davacının "Düğün Paketçisi" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil bir benzerlik bulunmakla beraber, davalının marka başvurusunda bırakılan, yani kapsamından çıkarılmayan mal ve hizmetler açısından, davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerlik göstermediği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki iltibas koşulunun da oluşmadığı, davalı ... başvurusu dolayısıyla kapsamındaki mal/hizmetler de dikkate alınarak, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının somut davada kanıtlanamadığı, diğer yönden davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin T/02446 tescil numaralı “MODALIFE” ibareli markasının TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "modalife Türkiye'nin düğün paketçisi" ibareli markanın "tanınmış" marka olduğuna 31.07.2013 tarihinde karar verdiğini, müvekkilinin "düğün paketçisi" ibaresini taşıyan markasının piyasada tanınmış durumda olduğunu, bu sıfatla kendisine sağlanan korumadan faydalanmasının gerektiğini, davalının marka başvurusu yapmasında, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" gerçekleştiğini, itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilinin markasının kapsamında yer alan mallar ile görsel, işitsel ve kavramsal yönden son derece benzer ve bağlantılı olduğunun ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin pek çok markasıyla piyasada oluşturduğu bilinirlikten haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ''MODA LIFE'' ve ''Moda Life Türkiyenin Düğün Paketçisi'' ibareli tescilli markalarının tanınmış markalar olduğunu, ''düğün paketçisi'' ibaresi taşıyan marka ile son derece benzer olması nedeniyle karıştırma ihtimali olduğunu, benzer mal ve hizmetin tayininde piyasanın anlayışı ile halk tarafından karıştırılma ihtimalinin dikkate alınması gerektiği, farklı sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerinde benzer kabul edilebileceği, itiraza konu marka ile müvekkil markalarının son derece benzer ve bağlantılı olduğunu, davalının müvekkilin piyasada oluşturduğu bilinirlikten faydalanmak istediği, kötü niyetli olduğu, mahkemece 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki koşulların oluşmadığı ve YİDK kararının yerinde olduğuna dair kararının hatalı olduğunu, yetersiz kendi içerisinde çelişkili bilirkişi raporunun hükme alındığını, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059589600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz