TÜRKPATENT Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5814 E. 2024/2091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu mal↗ i̇i̇k 265↗ müktesep hak↗ münhasırlık↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/265 E., 2022/50 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/25264 sayılı moda life eğitim kurumları ibareli marka başvurusunun, davalı gerçek kişinin moda eğitim kurumları ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddine karar verildiğini oysa müvekkili markalarında asli esas unsur olarak kullanılan modalife ibaresini 2000 yılında davalı Kurum nezdinde tescil ettirildiğini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının terk edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın ilanının da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kendi adına nizasız fasılasız surette kullanımla ayırt edici nitelik kazandırdığı moda eğitim kurumları esas unsurlu markasının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan moda life eğitim kurumları ibareli markanın tescili için davacının başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, maliki olduğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvurusu veya tescili bulunmadığını, davacının tanınmışlığının ve yatırımlarının mobilya/ev eşyası sektöründe olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davalı şahsın redde mesnet alınan markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkı bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin modalife ibareli birçok markası olduğunu ve bu ibarenin tanımış marka olarak da tescilli bulunduğunu, markanın tescil edilmek istendiği 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin tüketicilerinin dikkat seviyesi yüksek bilinçli tüketiciler olduğunu, bu bakımından iltibas ihtimalinin gerçekçi bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu başvuru üzerinde önceki marklarından kaynaklı müktesep hakkı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak bulunan MODA kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerektiği, MODA ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, davacının başvuru markasında yer alan life ibaresinin başvuruya ayırt edicilik kattığı, davacının eski tescillerinin kendisine müktesep hak sağlayacak mahiyette olmadığı, idari nitelikteki tescil isteminin Mahkemelerce karşılanamayacağı, feri nitelikteki talepler bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 08.02.2018 tarih, 2018-M-951 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin marka başvurusunun tescili ve hükmün ilanı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada çekişmeli bulunan mal ve hizmetler sınıfı bakımından moda kelimesinin tanımlayıcı olmadığını, dayanılan emsal kararların yanlış değerlendirildiğini, life ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, markalar arasında benzerlik şartının gerçekleştiğini ve Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusu üzerine verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci ve 6 ncı maddesinin birinci fıkraları.
3. Değerlendirme
6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak tescil edilemez. Bu madde kapsamında mühim olan hususun marka olacak işaretin tescil edilmek istenen mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olup olmadığı; yani soyut ayırt ediciliği olan bir işaretin somut ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı hususudur.
Somut olayda, davacının başvuru markası "MODA LİFE EĞİTİM KURUMLARI" ibareli, davalının itiraza mesnet markaları ise "ÖZEL MODA EĞİTİM KURUMLARI", "MODA OKULLARI EĞİTİMDE YENİ MODA", "MODA YAYINCILIK YAYINCILIKTA YENİ MODA" ibareli markalardır. Diğer bir ifade ile itiraza mesnet markalar "MODA" ibareli markalardır. Taraf markalarının bir bütün olarak karşılaştırılması yapıldığında, markalardaki ortak unsurların; "moda, eğitim ve kurumları" ibareleri, farklılık gösteren unsurların ise başvuru markasında "life" (anlamı: hayat, yaşam) ile redde mesnet markalardan 2016/30585 nolu markadaki "özel" ibaresi olduğu, "life" İngilizce bir sözcük olup tüketicilerin sıklıkla karşılaştığı, neredeyse her alanda kullanılmakta olan bir ibare olduğu için markaların farklılaşmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, markalar arasında işitsel olarak markasal algı yaratacak olan "moda" ibaresinin ortak olması nedeniyle benzerlik ilişkisi kurulabileceği, dolayısıyla başvuru markası ile itiraza mesnet markalarda asıl veya ayırt edici unsurun "moda" ibaresi olduğu, tescil kapsamlarına göre diğer ibarelerin tali unsur olduğu, dava konusu marka başvurusunda aynı veya benzer olan mal ve hizmetler bakımından "moda" ibaresinin tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarında ortak olan ve uyuşmazlık kapsamındaki mal/hizmetlerle ilgili olan eğitim kurumları ibaresinin ilgili tüketici nazarında herhangi bir markasal algı oluşturmayacağı açık olup Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin farklı olduğu bir emsale dayanılarak moda ibaresinin tanımlayıcı olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1242 E. 2023/4639 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının «terk» edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın «ilanının» da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… duğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvur …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli “modalife” ibaresi «taşıyan» 38 adet marka bulunduğunu, ... (TPMK) tarafından 31.07.2013 tarihinde “modalife” ibaresinin tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın 2017/27185 numaralı "MİSS MODA LİFE" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturacağını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’nın 12.11.2018 tarih 2018-M-9348 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa farklı mal ve hizmetlerde …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli “modalife” ibaresi «taşıyan» 38 adet marka bulunduğunu, ... (TPMK) tarafından 31.07.2013 tarihinde “modalife” ibaresinin tanınmış marka olduğuna karar verildiğini, davalı tarafın 2017/27185 numaralı "MİSS MODA LİFE" ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturacağını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının YİDK’nın 12.11.2018 tarih 2018-M-9348 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa farklı mal ve hizmetlerde …
… ırılma tehlikesinin bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan koşulların oluşmadığı, davalının marka başvurusunun «kötüniyetli» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… eceği hâllerin" somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini, ayrıca itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların, müvekkilin markasının kapsamında yer alan mallar ile «son» derece benzer olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4349 E. 2022/8692 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının «terk» edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın «ilanının» da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… duğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvur …
Benzer bu kararda… markalar yan yana getirildiğinde, ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davacının MODA LİFE ibareli markasının mobilya sektöründe tanınmış olduğu, her ne kadar «uyuşmazlık konusu» hizmetler davacının markasının tanınmış olduğu sektörden farklı olsa da, çok da ilgisiz hizmetler olmadığı, davalının “Modalife” ibaresini başvuru konusu olan hizmetlerde kullanması halinde, davacı markalarının itibarının zarar görmesi de söz konusu olabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan şartlar gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nun 2015-M-12032 sayılı kararının iptaline, 2013/67854 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… nın "MODALİFE" ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirmesi yapılırken, markaların benzerliği ile mal ve hizmetlerin benzerliğine ilişkin unsurların birlikte gözönünde tutulması gerektiği, bu bağlamda davalı …
… izmetlere haklı sebeple karşı çıkabilmek için, markalara konu işaretler arasında en azından çağrışım yapabilecek benzerlik düzeyi yanında, markalara konu ibarelerin «ayırt edicilik» düzeyi yanında, kural olarak karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde olmasa bile markalara konu mal ve hizmetler arasında en azından sektörel bir benzerlik bulu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»).
… markalar yan yana getirildiğinde, ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, davacının MODA LİFE ibareli markasının mobilya sektöründe tanınmış olduğu, her ne kadar «uyuşmazlık konusu» hizmetler davacının markasının tanınmış olduğu sektörden farklı olsa da, çok da ilgisiz hizmetler olmadığı, davalının “Modalife” ibaresini başvuru konusu olan hizmetlerde kullanması halinde, davacı markalarının itibarının zarar görmesi de söz konusu olabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde yer alan şartlar gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nun 2015-M-12032 sayılı kararının iptaline, 2013/67854 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararı yönünden istinaf etmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiş, bu karar ise davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Bunun istisnası ise markanın «son» derece yüksek ve özgün bir «ayırt ediciliği» yüksek düzeyde bir tanınmışlığa sahip olmasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4254 E. 2022/7883 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının «terk» edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın «ilanının» da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… duğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvur …
Benzer bu kararda… tianın aynı ve/veya aynı tür olmadığı, davalı tarafa ait malların satış hizmeti olması bakımından ilişkili olduğu için markalar arasında KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» oluşmadığı, 2013 83572 , 2014 81135 sayılı markaları dışında kalan markalarındaki emtia listesinde yer alanların davalı başvurusunda yer almadığından emtia farklılığı nedeniyle iltibas oluşmadığı, 2013 83572, 2014 81135 sayılı markalar yönünden ise başvurudaki markanın kapsamı ile ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olsa da marka işaretleri arasında «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… usu ile davacının "MODA life" ibareli itirazına mesnet markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki «iltibasın» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlikten söz edilebilmesi için işaretlerin kapsadıkları mal ve hizmetlerin ortalama alıcıları nezdinde «iltibas» tehlikesine yol açılıp açılmayacağı, markalar arası benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının tespitinde mal veya hizmetin hitap ettiği kitle ve bu kitlenin toplumsal düzeyi ve durumu da önem arz etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · taşıyan
Benzer bu kararda… gibi, davacının itiraza mesnet markalarının esaslı unsuru olan ‘’MODALİFE’’ ibaresinin başvuru markasının içerisinde bulunduğu, aynı mallar üzerinde her iki markayı «taşıyan» ve aynı rafta satışa sunulan markaları gören «ortalama tüketici» kitlesinin her iki ürünü üreten işletmeler arasında idari-ekonomik veya işletmesel bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin yüksek olduğu, taraf markalarının mal ve hizmetlerinin aynı olduğu birlikte gözetildiğinde karşılaştırma konusu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ve diğer unsurların «iltibası» ortadan kaldırmaya yeter düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır.
… tianın aynı ve/veya aynı tür olmadığı, davalı tarafa ait malların satış hizmeti olması bakımından ilişkili olduğu için markalar arasında KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» oluşmadığı, 2013 83572 , 2014 81135 sayılı markaları dışında kalan markalarındaki emtia listesinde yer alanların davalı başvurusunda yer almadığından emtia farklılığı nedeniyle iltibas oluşmadığı, 2013 83572, 2014 81135 sayılı markalar yönünden ise başvurudaki markanın kapsamı ile ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olsa da marka işaretleri arasında «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4558 E. 2024/1993 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının «terk» edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16. ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın «ilanının» da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… duğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvur …
Benzer bu kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… arkaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının kapsadığı aynı/benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında «iltibas» ihtimalinin de olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait “modalife” ibareli markalarının farklı firmalarca kullanımına engel olunması gerektiğini, bu şekilde kullanımların «haksız rekabet» teşkil etmekle «iltibas» yaratacağının da çok açık olduğunu, taraf markalarında hatırlanacak olan simgenin “modalife” sözcüğünde odaklanması sebebiyle bu karıştırma riskini beraberinde getirdiği, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin varlığının ise markaların benzerliğinin kabulünü zorunlu kıldığını, her iki tarafın da ticaret sektöründe faaliyet gösterdiği için hitap ettikleri kitlenin aynı olduğunu, markanın tüketici nezdinde tercih edilmesi, bu müşteri kitlesi içinde güven yaratmasından kaynaklandığını, davalının “Myotti Modalife” marka başvurusu ile müvekkilin “modalife” ibareli markaları karşılaştırıldıklarında, söz konusu marka ve işaret altında sunulan emtianın hitap ettiği kişiler üzerinde bıraktığı iz itibariyle, işitsel, anlamsal, görsel ve biçimsel olarak birbirinin benzeri olduğunu, dava konusu işareti gören ve duyan tüketicilerin zihninde belirecek olan izin, “modalife” ibaresinden ötürü hemen müvekkilinin markalarını, bu hatırlatmanın, anılan işaretin redde mesnet markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak ya da taraflarının verdiği bir lisans gereği kullanıldığının algılanmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markalarıyla arasındaki ayniyet, benzerlik ve iltibas ihtimalinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına 2016/51369 sayı ile tesciline karar verilen “myotti modalife” markasının ve 2017-M-5765 sayılı YİDK kararının iptaline, «hükümsüzlüğünün tespitine», tescilin sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… le davanın kabulü ile, TÜRKPATENT'in 2017-M-6645 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5814 E. , 2024/2091 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1055 Esas, 2022/940 Karar
DAVALILAR 1. ... vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanlığı vekili Avukat ...
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/265 E., 2022/50 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/25264 sayılı moda life eğitim kurumları ibareli marka başvurusunun, davalı gerçek kişinin moda eğitim kurumları ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddine karar verildiğini oysa müvekkili markalarında asli esas unsur olarak kullanılan modalife ibaresini 2000 yılında davalı Kurum nezdinde tescil ettirildiğini, modalife ibareli onlarca markalarının bulunduğunu, ayrıca T/02446 tescil numarası ile tanınmış markalar sicilinde de kayıtlı olduğunu, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin Ankara’nın en büyük Türkiye’nin ise sayılı firmaları arasında yer aldığını, itiraz sahibinin tescilli markaları ile müvekkilinin modalife ibareli markalarının eş zamanlı kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın doğmadığını, uzun süredir bir arada kullanılan markalar karşısında işaretin ticarette kullanılmasının terk edilmesinin istenemeyeceğini, özellikle 16.
ve 41. sınıf emtialarının hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat ve özeni gözetildiğinde itiraz sahibi markaları ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı da tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığını, başvuru markasının müvekkilinin önceki markalarının serisi olarak algılanacağını ileri sürerek 2018-M-951 sayılı YİDK karaının iptali ile dava konusu markanın tescilini ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının YİDK kararının iptali ile birlikte markanın tescilini ve kararın ilanının da talep ettiğini, her bir talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davacının bu talepleri YİDK kararının iptali talebinden bağımsız olduğundan bu taleplerin reddi ile müvekkili lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kendi adına nizasız fasılasız surette kullanımla ayırt edici nitelik kazandırdığı moda eğitim kurumları esas unsurlu markasının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan moda life eğitim kurumları ibareli markanın tescili için davacının başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, maliki olduğu moda markasını özellikle 16., 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, söz konusu markada öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunduğunu, davacının şimdiye kadar tescil ettirdiği markalarının 20., 35. ve 37. sınıflarda olduğunu, davacının eğitim öğretim alanında herhangi bir marka başvurusu veya tescili bulunmadığını, davacının tanınmışlığının ve yatırımlarının mobilya/ev eşyası sektöründe olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davalı şahsın redde mesnet alınan markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkı bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin modalife ibareli birçok markası olduğunu ve bu ibarenin tanımış marka olarak da tescilli bulunduğunu, markanın tescil edilmek istendiği 16. ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin tüketicilerinin dikkat seviyesi yüksek bilinçli tüketiciler olduğunu, bu bakımından iltibas ihtimalinin gerçekçi bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu başvuru üzerinde önceki marklarından kaynaklı müktesep hakkı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak bulunan MODA kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerektiği, MODA ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, davacının başvuru markasında yer alan life ibaresinin başvuruya ayırt edicilik kattığı, davacının eski tescillerinin kendisine müktesep hak sağlayacak mahiyette olmadığı, idari nitelikteki tescil isteminin Mahkemelerce karşılanamayacağı, feri nitelikteki talepler bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 08.02.2018 tarih, 2018-M-951 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin marka başvurusunun tescili ve hükmün ilanı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada çekişmeli bulunan mal ve hizmetler sınıfı bakımından moda kelimesinin tanımlayıcı olmadığını, dayanılan emsal kararların yanlış değerlendirildiğini, life ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, markalar arasında benzerlik şartının gerçekleştiğini ve Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusu üzerine verilen YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci ve 6 ncı maddesinin birinci fıkraları.
3. Değerlendirme
6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak tescil edilemez. Bu madde kapsamında mühim olan hususun marka olacak işaretin tescil edilmek istenen mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olup olmadığı; yani soyut ayırt ediciliği olan bir işaretin somut ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı hususudur.
Somut olayda, davacının başvuru markası "MODA LİFE EĞİTİM KURUMLARI" ibareli, davalının itiraza mesnet markaları ise "ÖZEL MODA EĞİTİM KURUMLARI", "MODA OKULLARI EĞİTİMDE YENİ MODA", "MODA YAYINCILIK YAYINCILIKTA YENİ MODA" ibareli markalardır. Diğer bir ifade ile itiraza mesnet markalar "MODA" ibareli markalardır. Taraf markalarının bir bütün olarak karşılaştırılması yapıldığında, markalardaki ortak unsurların; "moda, eğitim ve kurumları" ibareleri, farklılık gösteren unsurların ise başvuru markasında "life" (anlamı: hayat, yaşam) ile redde mesnet markalardan 2016/30585 nolu markadaki "özel" ibaresi olduğu, "life" İngilizce bir sözcük olup tüketicilerin sıklıkla karşılaştığı, neredeyse her alanda kullanılmakta olan bir ibare olduğu için markaların farklılaşmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, markalar arasında işitsel olarak markasal algı yaratacak olan "moda" ibaresinin ortak olması nedeniyle benzerlik ilişkisi kurulabileceği, dolayısıyla başvuru markası ile itiraza mesnet markalarda asıl veya ayırt edici unsurun "moda" ibaresi olduğu, tescil kapsamlarına göre diğer ibarelerin tali unsur olduğu, dava konusu marka başvurusunda aynı veya benzer olan mal ve hizmetler bakımından "moda" ibaresinin tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarında ortak olan ve uyuşmazlık kapsamındaki mal/hizmetlerle ilgili olan eğitim kurumları ibaresinin ilgili tüketici nazarında herhangi bir markasal algı oluşturmayacağı açık olup Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin farklı olduğu bir emsale dayanılarak moda ibaresinin tanımlayıcı olduğundan bahisle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051208200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz