YİDK kararının iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5388 E. 2024/1840 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/307 E., 2021/398 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BONAMORE+şekil" ibareli 21 ve 35 inci sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/19665 kod numarası ile yayımlandığını, bunun üzerine davalı Oms Paslanmaz Mutfak Araçları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından "AMORE" ibareli 8, 11 ve 21 inci sınıf ürünleri içeren 2013/55223 ve diğer davalı Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi AŞ tarafından "BONMORE" ibareli 29 ve 35 inci sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunulduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım malların çıkarıldığını, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazı inceleyen YİDK tarafından 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiğini, kararın haksız olduğunu, hukuka uygun bulunmadığını, bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak başvuru konusu işaret ve redde mesnet markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markalarının iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı OMS Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu "BONAMORE+şekil" ibareli işaret ile "AMORE" ve BONMORE ibareli markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki diğer farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Koçak A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, markalar arasında iltibas bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı TÜRKPATENT cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusunun "BONAMORE+şekil" ibareli olduğu, işarette asıl ve ayırt edici unsurun "AMORE" ibaresi tarafından temsil olunduğu, başvuru konusu işarette diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, ortalama tüketici tarafından işarette asıl ve ayırt edici unsurun AMORE olarak algılanacağı, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin "AMORE-MORE" ibareleri itibariyle aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, gerek kelime biçimleri, gerekse anlamsal ve sescil olarak bıraktıkları etkinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluştuğu, redde mesnet alınan davalılara ait markaların 21 ve 35 inci sınıftaki ürün ve hizmetleri içerdiği, başvurunun da zaten bu ürün ve hizmetler için reddedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka olarak zayıf bir ibareyi seçen girişimcilerin, bunun artılarından yararlandıkları gibi, bu ibarenin baştan itibaren zayıf bir marka olduğunu da kabullenmek durumunda olduklarını, düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesinin normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, markalar arasında karıştırılma tehlikesi olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru konusu yaptığı "BONAMORE+şekil" ibareli 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusu ile davalı Oms Paslanmaz Mutfak Araçları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin "AMORE" ibareli 8, 11 ve 21. sınıf ürünleri içeren 2013/55223 ve diğer davalı Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.'nin "BONMORE" ibareli 29 ve 35. sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu, zira başvuru kapsamında bulunan 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetler ile redde mesnet alınan markada bulunan 21 inci sınıf hizmetin benzer olduğu, diğer yandan tarafların markalarının aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş olup kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4940 E. 2020/3036 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9850 E. 2011/5701 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve 35. sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunduğu, zira başvuru kapsamında bulunan 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetler ile redde mesnet alınan markada bulunan 21 inci sınıf hizmetin benzer olduğu, diğer yandan tarafların markalarının aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… sescil ve anlamsal olarak başvuru konusu işaret ve redde mesnet markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markalarının «iltibasa» neden olacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Koçak A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, markalar arasında «iltibas» bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin unvanında yer alan “M-M” harflerinin davacı şirket unvanından ayırt edici nitelikte olduğu kabul edilmiş ise de, her iki şirketin unvanında asıl ve baskın unsur “KOÇAK” ibaresi olup, “M-M” harfleri «ayırt ediciliği» ortadan kaldırmayacağından ticaret unvanları arasında «iltibasın» varlığının kabulü gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki «iltibası» ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · münhasırlık · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · temerrüt faizi · terkin · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin unvanında yer alan M-M ibaresinin unvanlar arasındaki «iltibası» ortadan kaldırdığı, ancak davalıların “KOÇAK GAYRİMENKUL” ve “M – M KOÇAK GAYRİMENKUL” ibarelerini ticari faaliyetlerinde kullanmalarının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların markaya tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tesbit ve menine, 714,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
TTK'nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı, «münhasıran» sahibine aittir.
2-Dava, unvan «terkini», markaya tecavüzün önlenmesi, «haksız rekabetin» ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı şirketin “Koçak Emlak Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olarak 21.11.1991 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği ve en «son» unvanının “Koçak Emlak Müzayede Reklamcılık Ticaret ve Turizm Ltd.Şti.” olduğu, davalı şirketin ise “M – M Koçak İnşaat Gayrimenkul Otomotiv Akaryakıt Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat Ticaret Ltd.Şti.” unvanıyla 07.03.2005 tarihinde tescil edilerek faaliyete geçtiği, her iki «şirketin merkezlerinin» Ankara İli olduğu ve burada faaliyet gösterdikleri, faaliyet konularının aynı olduğu hususları çekişmesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3735 E. 2023/7448 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… karıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusunun "BONAMORE+şekil" ibareli olduğu, işarette asıl ve ayırt edici unsurun "AMORE" ibaresi tarafından «temsil» olunduğu, başvuru konusu işarette diğer unsurların yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, «ortalama tüketici» tarafından işarette asıl ve ayırt edici unsurun AMORE olarak algılanacağı, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin "AMORE-MORE" ibareleri itibariyle aynı …
… ve 35. sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunduğu, zira başvuru kapsamında bulunan 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetler ile redde mesnet alınan markada bulunan 21 inci sınıf hizmetin benzer olduğu, diğer yandan tarafların markalarının aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… sescil ve anlamsal olarak başvuru konusu işaret ve redde mesnet markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markalarının «iltibasa» neden olacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… ) bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, davacının, dava konusu marka başvurusunun kullanımına ilişkin delillerin dosyada mevcut olmadığı, kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanmadığı, itiraza mesnet markanın 2006 yılından bu yana tescilli olduğu, taraf markaları arasında ayniyet, benzerlik ve «iltibas» tehlikesi de bulunmadığından davacının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının …
… belirtilen kararı ile redde mesnet markanın esas unsuru olan "Koçak" ibaresinin aynen dava konusu başvuruda yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, başvuru kapsamından çıkarılan malların redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı anlaşıldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında görsel, kavramsal ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olduğu kanaatine varılmış olup, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün isabetli görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… icaret ünvanı hem de marka olarak kullandığını, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin 20. sınıfta kesintisiz ve yoğun kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin markası ile redde mesnet gösterilen "KOÇAK+ŞEKİL" markasının aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, müvekkilinin markasının aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ana unsuru olması nedeniyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bütün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… icaret ünvanı hem de marka olarak kullandığını, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin 20. sınıfta kesintisiz ve yoğun kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin markası ile redde mesnet gösterilen "KOÇAK+ŞEKİL" markasının aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, müvekkilinin markasının aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ana unsuru olması nedeniyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bütün …
… arkasının tesciline itiraz ve hükümsüzlük iddialarının bulunmaması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı, «uyuşmazlık konusu» “KOÇAK” kelimesi açısından davacının başvurusunun, davalı markası açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zar …
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, zira dava konusu başvuruda da ön plana çıkan ayırt edici unsurun "koçak" kelimesi olduğunu, başvuru konusu markanın redde mesnet müvekkili markasının serisi biçiminde algılanacağını, davacının, başvuru konusu markanın gerçek hak sahibi olduğu ve başvuru konusu işaretin «ticaret unvanının» ana unsuru bulunduğunu kendi marka başvuru süreci içerisinde dile getirmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine kara …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/377 E. 2010/956 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · menfi tespit
Benzer bu karardaŞti. arasındaki «genel kredi sözleşmelerinden» 07.09.2001 ve 04.07.2006 tarihli olanlarında kefillerden ...'in isminin bulunmadığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulü ile ... bakımından 678.011,00 TL, ... bakımından 137.500,00 TL üzerinden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İstem, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» kararına ilişkindir.
İhtiyati «haciz» isteyen bankanın sunduğu «genel kredi sözleşmelerinden», 07.09.2001 ve 04.07.2006 tarihli olanlarında borçlu ...'in imzasının bulunmadığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Öte yandan, «genel kredi sözleşmelerindeki» imzanın ...'e ait olmadığı açılabilecek «menfi tespit» davasının konusu olabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6360 E. 2024/2586 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · usulden reddi · hukuki yarar · husumet
Benzer bu kararda… itiraz ettiği, YİDK tarafından da 2018-M-10224 sayılı karar ile davacı itirazının ve marka başvurusunun reddine karar verildiği, buna göre davalı Şirketin bu davada «pasif husumet» sıfatı olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… davacı tarafından itiraz edildiği, dava konusu YİDK kararının da, davacının bu itirazının reddine ilişkin YİDK kararı olduğu, dolayısıyla işbu davada davalı Şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği, YİDK kararında davalı Şirketin unvanına yer verilmesinin de davalıya husumet yöneltilmesini haklı kılmayacağı, her ne kadar husumet uyuşmazlığın esasına ilişkin ise de istinaf edenin sıfatına göre İlk Derece Mahkemesince davanın «usulden reddine» karar verilmesinin, kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Şirket tarafından davacının markasına yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini ve bu karara müvekkilinin itiraz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiğini, dolayısıyla müvekkiline karşı dava açılmasında davacının «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5388 E. , 2024/1840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/607 Esas, 2022/579 Karar
DAVALILAR 1-Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş. vekili Avukat ...
2- ... vekili Avukat ...
3- Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/307 E., 2021/398 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BONAMORE+şekil" ibareli 21 ve 35 inci sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/19665 kod numarası ile yayımlandığını, bunun üzerine davalı Oms Paslanmaz Mutfak Araçları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından "AMORE" ibareli 8, 11 ve 21 inci sınıf ürünleri içeren 2013/55223 ve diğer davalı Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi AŞ tarafından "BONMORE" ibareli 29 ve 35 inci sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunulduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım malların çıkarıldığını, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazı inceleyen YİDK tarafından 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiğini, kararın haksız olduğunu, hukuka uygun bulunmadığını, bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak başvuru konusu işaret ve redde mesnet markaların tamamen farklı olduğunu, başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markalarının iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'nın 02.03.2018 tarih ve 2018/M-1678 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı OMS Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, görsel, anlamsal ve sescil olarak başvuru konusu "BONAMORE+şekil" ibareli işaret ile "AMORE" ve BONMORE ibareli markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, markalar ile başvuru konusu işaret arasındaki diğer farklı unsurlar bulunmasının farklı bir etki doğurmadığını, kapsamlarının da aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Koçak A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, markalar arasında iltibas bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı TÜRKPATENT cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusunun "BONAMORE+şekil" ibareli olduğu, işarette asıl ve ayırt edici unsurun "AMORE" ibaresi tarafından temsil olunduğu, başvuru konusu işarette diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, ortalama tüketici tarafından işarette asıl ve ayırt edici unsurun AMORE olarak algılanacağı, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin "AMORE-MORE" ibareleri itibariyle aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, gerek kelime biçimleri, gerekse anlamsal ve sescil olarak bıraktıkları etkinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluştuğu, redde mesnet alınan davalılara ait markaların 21 ve 35 inci sınıftaki ürün ve hizmetleri içerdiği, başvurunun da zaten bu ürün ve hizmetler için reddedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka olarak zayıf bir ibareyi seçen girişimcilerin, bunun artılarından yararlandıkları gibi, bu ibarenin baştan itibaren zayıf bir marka olduğunu da kabullenmek durumunda olduklarını, düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesinin normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, markalar arasında karıştırılma tehlikesi olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru konusu yaptığı "BONAMORE+şekil" ibareli 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusu ile davalı Oms Paslanmaz Mutfak Araçları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin "AMORE" ibareli 8, 11 ve 21. sınıf ürünleri içeren 2013/55223 ve diğer davalı Koçak Farma İlaç ve Kimya Sanayi A.Ş.'nin "BONMORE" ibareli 29 ve 35. sınıf ürünleri içeren 2011/47533 sayılı markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu, zira başvuru kapsamında bulunan 21/3, 21/6 ve 35/5 (21/3, 21/6). sınıf ürün ve hizmetler ile redde mesnet alınan markada bulunan 21 inci sınıf hizmetin benzer olduğu, diğer yandan tarafların markalarının aynı veya benzer varsa anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, diğer unsurların yeterli ayırt edicilik sağlamadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş olup kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051045000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz