YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6360 E. 2024/2586 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/35 E., 2020/27 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/76071 sayılı "RİTM" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalıların itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile redde mesnet 2012/57008 sayılı marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin olmadığını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-10224 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Şirket tarafından davacının markasına yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini ve bu karara müvekkilinin itiraz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiğini, dolayısıyla müvekkiline karşı dava açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı firmanın 2017/76071 sayılı marka başvurusuna davalı ve Eczacıbaşı A.Ş. tarafından itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca davalı Şirketin itirazının kabul edilmeyip yalnızca Eczacıbaşı A.Ş.'nin itirazının haklı bulunduğu, YİDK nezdinde de bu karara karşı yalnızca davacının itiraz ettiği, YİDK tarafından da 2018-M-10224 sayılı karar ile davacı itirazının ve marka başvurusunun reddine karar verildiği, buna göre davalı Şirketin bu davada pasif husumet sıfatı olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili marka başvurusuna yönelik, YİDK kararında da görüleceği üzere, davalı Koçak Farma ve dava dışı Eczacıbaşı firması tarafından itiraz edildiğini, YİDK kararının iptali davasında davalının, kararı veren kurum ile marka başvurusuna itiraz edenlerin olacağını, müvekkilince de usulüne uygun olarak itiraz sahibi davalının davada taraf olarak gösterildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından davacının marka başvurusuna itiraz edilmiş ise de Markalar Dairesi Başkanlığınca davalı itirazının reddedildiği, bu kararın itiraza uğramadığı ve davacı başvurusunun diğer şirketin itirazı üzerine reddine ilişkin Markalar Dairesi Başkanlığı kararına davacı tarafından itiraz edildiği, dava konusu YİDK kararının da, davacının bu itirazının reddine ilişkin YİDK kararı olduğu, dolayısıyla işbu davada davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceği, YİDK kararında davalı Şirketin unvanına yer verilmesinin de davalıya husumet yöneltilmesini haklı kılmayacağı, her ne kadar husumet uyuşmazlığın esasına ilişkin ise de istinaf edenin sıfatına göre İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinin, kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4940 E. 2020/3036 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6360 E. , 2024/2586 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/958 Esas, 2022/976 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/35 E., 2020/27 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/76071 sayılı "RİTM" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalıların itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile redde mesnet 2012/57008 sayılı marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin olmadığını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-10224 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Şirket tarafından davacının markasına yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini ve bu karara müvekkilinin itiraz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiğini, dolayısıyla müvekkiline karşı dava açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı firmanın 2017/76071 sayılı marka başvurusuna davalı ve Eczacıbaşı A.Ş. tarafından itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca davalı Şirketin itirazının kabul edilmeyip yalnızca Eczacıbaşı A.Ş.'nin itirazının haklı bulunduğu, YİDK nezdinde de bu karara karşı yalnızca davacının itiraz ettiği, YİDK tarafından da 2018-M-10224 sayılı karar ile davacı itirazının ve marka başvurusunun reddine karar verildiği, buna göre davalı Şirketin bu davada pasif husumet sıfatı olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili marka başvurusuna yönelik, YİDK kararında da görüleceği üzere, davalı Koçak Farma ve dava dışı Eczacıbaşı firması tarafından itiraz edildiğini, YİDK kararının iptali davasında davalının, kararı veren kurum ile marka başvurusuna itiraz edenlerin olacağını, müvekkilince de usulüne uygun olarak itiraz sahibi davalının davada taraf olarak gösterildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından davacının marka başvurusuna itiraz edilmiş ise de Markalar Dairesi Başkanlığınca davalı itirazının reddedildiği, bu kararın itiraza uğramadığı ve davacı başvurusunun diğer şirketin itirazı üzerine reddine ilişkin Markalar Dairesi Başkanlığı kararına davacı tarafından itiraz edildiği, dava konusu YİDK kararının da, davacının bu itirazının reddine ilişkin YİDK kararı olduğu, dolayısıyla işbu davada davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceği, YİDK kararında davalı Şirketin unvanına yer verilmesinin de davalıya husumet yöneltilmesini haklı kılmayacağı, her ne kadar husumet uyuşmazlığın esasına ilişkin ise de istinaf edenin sıfatına göre İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinin, kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124802800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz